Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Uyuşturucu kaçakçısı Zindaşti ve Burhan Kuzu gündemde

12.2.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

İranlı Naci Şerifi Zindaşti ve Zindaşti'yi serbest bırakan hakim ile Burhan Kuzu, Türkiye siyaset gündeminde en çok konuşulan konulardan biri oldu. Naci Şerifi Zindaşti kimdir, neden serbest bırakıldı ve Burhan Kuzu ile olayın ilgisi ne?

Habertürk'ten Mustafa Şekeroğlu'nun haberine göre uyuşturucu ticareti yaptığı ileri sürülen İranlı Naci Şerifi Zindaşti, geçtiğimiz yıl tutuklandı ancak birtakım olaylar sonrasında serbest bırakıldı.

Habertürk'ün aktardıklarına göre eski milletvekili Burhan Kuzu da Zindaşti'nin tahliyesi için hakimlere baskı yapmıştı. Tahliye kararına imza atan Hakim Cevdet Özcan ile Zindaşti’nin yeniden tutuklanmasını isteyen ve daha önce tutuklanmasını sağlayan hakim ve savcıların HSK müfettişlerine verdikleri ifadeler, tahliyenin nasıl yaşandığına da ışık tutuyor. Tahliye sürecine tanık olan hakim ve savcılar tutanaklara geçen ifadelerinde Burhan Kuzu'nun Zindaşti'nin tahliyesi için hakimleri aradığını doğruluyor.

İranlı uyuşturucu baronu olarak bilinen Naci Şerifi Zindaşti ve adamları hakkında tahliye kararı veren hakim Cevdet Özcan ile tahliye kararına tanık olan diğer hakimlerin müfettişlere verdiği ifadelere Habertürk ulaştı. Hakimler ve Savcılar Kurulu müfettişleri tepki çeken tahliye kararına imza atan Cevdet Özcan ile 2 tanık hakimin ifadesini aldı.

Zindaşti ve adamlarının tutuklanmalarını sağlayan Savcı Ercan Devrim iki sayfalık ifade vererek tahliye kararı veren Hakim Cevdet Özcan hakkında şöyle konuştu;

Cevdet Bey en az 3-4 kez farklı zamanlarda beni ziyarete etmişti. Bu ziyaretlerde söz konusu soruşturma dosyasının akıbetini ve ne zaman iddianame düzenleneceğini sormuştu. Bu ısrar ve genel itibarı ile kullandığı çekingen ve mahcup dil bende merak ve şüphe uyandırdı. Tehdit edildiğini veya kendisine şantaj yapıldığını düşündüm ve böyle bir şey olup olmadığını son gelişinde kendisine sordum. Bana ‘Üzerimde çok baskı var. Çok baskı yapıyorlar’ dedi. Nereden olduğunu sorduğumda ‘Ankara’dan Burhan Kuzu sürekli arıyor’ şeklinde yanıtladı. Ben kendisine soruşturmanın yakın zamanda sonuçlanmayacağını söylediğimde benden tutukluluğun gözden geçirilmesi kararının kendi nöbetine denk getirilmemesini, kendisine düşürülmemesini rica etti. Yanlış hatırlamıyorsam Cevdet Bey, dosyanın önüne gelmesi halinde mazeret izni kullanacağını ya da rapor alacağını söylemişti. Cevdet Özcan’ın verdiği tahliye kararına şaşırdım. Cevdet Bey bu dosyada tahliye ve tutukluluğa itiraz kararları vesilesiyle dosyayı görmüştü. tutukluluğun devamına ilişkin karar vermişti. Dosyayı önceden biliyordu ve bu nedenle karara şaşırdım ve şüphe duydum.”

Savcı Ercan Devrim ifadesinde Cevdet Özcan’ın şüpheli bir kararına daha dikkat çekti. Devrim, tutanaklara geçen ifadesine göre; Naci Şerifi Zindaşti ve adamları İran Maliye Bakanı’nın oğlunun parasının yağmalandığı iddia edilen bir dosyada Hakim Cevdet Özcan’ın önüne gelmiş; Zindaşti’nin adamları polis tarafından gözaltına alınmış ama buna rağmen elde ciddi deliller olmasına rağmen Hakim Cevdet Özcan’ın huzuruna çıkan sanıklar adli kontrol kararı ile serbest bırakılmıştı. Ercan Devrim bu dosyanın numarasını da HSK müfettişlerine verdi. "201762718 sayılı dosyada verdiği karar şüphemi çekti. Tesadüf de olabilir ancak bu dosyayı da Zindaşti’yi tutukladığım dosyaya ekledim"

Öte yandan İstanbul’da 6 Nisan 2018 günü düzenlenen operasyonla yakalanan Zindaşti ile birlikte 5 kişi hakkında tutuklama kararı veren o dönemin İstanbul 7. Sulh Ceza Hakimi Ersin Ö.'nün de tanık olarak ifadesi alındı

Ersin Ö., "Dosyadaki şüpheliler tutuklanmak üzere benim hakimliğime sevk edilmişti. Zindaşti’nin üzerine atılı eylemler kan gütmesi saikiyle adam öldürmeye azmettirme ve suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçlarıydı. Dosyadaki mevcut delil durumu itibarıyla şüphelilerin atılı suçları işlediklerine yönelik kuvvetli şüphe bulunduğu kanattan vararak şüphelilerin tutuklanmasına karar vermiştim. Tahliye olduklarını medya aracılığı ile duydum" dedi.

Ersin Ö., ifadelesini şöyle sürdürdü;

"Tahliye kararı verildikten sonra henüz itiraz merciine yani 6. Sulh Ceza Hakimliğince dosya ele alınmadan önce Burhan Kuzu’nun avukatı en az 3-4 kez benimle görüşmek istemişti. Hatırladığım kadarıyla avukat ismi M. İ. idi. Kendisiyle görüşmek istemediğimi ancak en sonunda çat kapı odama girmesi sebebiyle görüşmek zorunda kaldım. Bu kişi söz konusu itirazı değerlendirecek 6. Sulh Ceza Hakimi’nin hangi kanattan olduğunu sordu. Ben kendisine bir yanıt vermedim. Ve geçiştirmeye çalıştım. Yalnızca adaletli bir insan olduğunu ve dosya ne ise vicdanına göre karar vereceğini söyledim. Yanımda emrivaki şeklinde telefonunu çıkararak Burhan Kuzu’yu aradı ve beni görüştürmek istedi. Telefona yanıt verilmemesi nedeniyle herhangi bir görüşme gerçekleşmedi.”

Kuzu’nun avukatı ile bir daha görüşmediğini ifade eden Ersin Ö., tahliye olan Zindaşti ve adamı hakkında tekrar tutuklama kararı veren 6. Sulh Ceza Hakimi Özkan G.'nin kendisini arayarak huzursuz olduğunu ifade etti. Ersin Ö. “Aktardığına göre bu dosya ile ilgili Burhan Kuzu kendisiyle görüşmüş ve bilgi alıp vermek istemiş. Ayrıca kendisini bağlatırken, başdanışman sıfatını kullanarak sekreteri vasıtasıyla Külliye’den aradığını iletmiş” diye konuştu. HSK müfettişleri, Naci Şerifi Zindaşti ve adamı Ekrem Öztunç’un tartışmalı bir şekilde tahliye edilmesinin ardından yeniden tutuklanmalarına karar veren hakim Özcan G.'nin ifadesine de başvurdu.

6. Sulh Ceza Mahkemesi Hakimi Özcan G., 14 Ekim 2019 günü HSK müfettişlerine 3 sayfalık tanık olarak ifade verdi. Halen 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi Hakimi olan Özcan G., hakim Özcan’ın verdiği kararın hatalı olduğunu şöyle anlattı: “Komisyon başkanımız Ayhan Ayan, beni aradı ve önemli bir dosyada tahliye kararı verildiği için itirazın benim önüme geleceğini iletti. Medyatik ve önemli bir dosya olması vesilesiyle dikkatlice incelememi istedi. Ben dosyadan böyle haberdar oldum. Ben mi kendisini aradım yoksa o mu beni aradı hatırlamamakla birlikte 5. Sulh Ceza Hakimi Cevdet Özcan, ile bu dosya üzerinde konuştum. Dosyayı kendisi bilmekteydi. Bana Naci Şerifi Zindaşti ve Ekrem Öztunç bakımından Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itirazının kabul edilebileceğini, diğer şüphelilerin yattıkları sürenin alacakları cezayı karşılayabileceği için itirazın reddedilebileceğini dile getirdi. Bunun dışında bir şey konuştuğumuzu hatırlamıyorum. Naci Şerifi Zindaşti ve Ekrem Öztunç (tahliye edilen diğer sanık) bakımından atılı suçların ve delil durumu itibariyle tahliye kararının yanlış olduğu kanaatine vardım. Bu nedenle Cumhuriyet Başsavcılığı itirazını kısmen kabul ettim. Bu kişiler hakkında yakalama kararı çıkartılmasına karar verdim"

OLAYIN BURHAN KUZU İLE BAĞLANTISI NEDİR?

Hakim Özcan G.'nin ifadesinde Zindaşti ve adamlarının tartışmalı biçimde tahliye edilmesi olayında nüfuzunu kullandığı gerekçesiyle ismi sık sık gündeme gelen eski milletvekili Burhan Kuzu’nun da ismi tutanaklara şöyle geçti: “Eşimle birlikte bir alış veriş merkezindeyken telefonum çaldı. Ailemle alış veriş yaparken Telefonum tanımadığım bir başka cep telefonu numarası aradı. Açtım. Kendisini Burhan Kuzu olarak tanıttı. Söz konusu dosyayla ilgili konuşmaya başladı. dosyadaki adam öldürme suçlarına ilişkin ölenlerin yabancı ve suç yerinin yabancı memleket olduğunu, Türk kanunlarının uygulanmayacağını, Zindaşti’nin tutuksuz yargılanmasını, İran ile ilişkileri bakımından daha faydalı olduğunu hatırladığım kadarıyla iletti. Ben kendisine dosyada kararımı verdiğimi artık benlik bir şey olmadığını izah etmeye çalışsam da bulunduğum ortamın da gürültü olması sebebiyle beni anlamadığını düşünüyorum. Telefonu kapattıktan sonra o gün yeniden kendisiyle görüşmedim.”

KUZU TEKRAR ARADI

Ertesi gün iş gününde adliyede bulunduğu sırada sabit bir telefon numarasından arandığını söyleyen Özcan G. “Cep telefonum sabit bir hattan aranmıştı. Açan kişi Külliye’den aradığını, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Burhan Kuzu’nun görüşmek istediğini iletti ve bağladı. Burhan Bey bana yine dosyayı kastederek dosya numarasını vereyim mi diye sordu ve dosyayı hatırlattı. Ben kendisine ben zaten kararı verdim. Gerek yok diyerek geçiştirdim. Numara gerekirse zaten buluruz dedim. Konuşma sonlandı. Bu durumdan yine rahatsız olmuştum. İstanbul 7. Sulh Ceza Hakimi Ersin Bey ile konuştum. Dosyayı o da biliyordu. Huzursuz olduğum için dosya hakkındaki fikrini sordum. O da delil durumundan bana bahsetti. Ben ona Burhan Kuzu’nun beni aradığını ve aramızda geçen konuşmayı aktardım. O da ‘Doğrusunu yapmışsın rahat ol’ içerikli beni rahatlatmak maksatlı sözler söyledi”

“TAHLİYE KARARI VEREN HAKİM ODAMA GELDİ”

Aynı gün Cevdet Özcan’ın kendi odasına geldiğini anlatan Özcan G. şöyle devam etti: “Cevdet Bey odama geldi. Bu konu üzerine sohbet etmeye başladık. Bana Zindaşti’den bahsetti. Emniyet içerisinde bir kesimin onu haber elemanı olarak kullanmaya çalıştığını, diğer kesimin ise onu yakalamaya çalıştığını söyledi. Burhan Kuzu’dan konu açıldı. Bana kendisini de adli tatilden önce Burhan Kuzu’nun aradığını ve bu dosya ile ilgili görüştüğünü, ısrar ettiğini söyledi. Kendisinin de ‘Hocamız bir şey diyemiyoruz’ dediğini aktardı. Sonrasında bu aramaları kastederek ‘Sonuçta böyle oldu’ dedi ve tahliye kararını kastetti. Böyle bir konuda arandığım için endişeliydim. Komisyon başkanımızla telefonla görüştüm. Rahatsızlığımı dile getirdim. O da adı geçen şahısla görüştüğünü bir daha aramaması gerektiğini ilettiğini, tekrar araması halinde görüşmemesi, başsavcının da bu konudan haberdar olduğunu, adı geçen şahsın tekrar araması halinde suç duyurusunda bulunacaklarını bana söyledi.”

Bütün iddiaların odağındaki isim, uyuşturucu baronu Naci Şerifi Zindaşti hakkındaki tartışmalı tahliye kararını veren hakim olan Cevdet Özcan da müfettişlere ifadesini yazılı olarak verdi. Halen Erzurum Adliyesi’nde görev yapan Cevdet Özcan, kendisine yönelik suçlamaları reddederken, “FETÖ”nün kumpasına uğradım” dedi. 8 sayfalık ifadesinde Hakim Cevdet Özcan, FETÖ’nün 17/25 Aralık ve 15 Temmuz darbe girişimine karşı kritik görevlerde yer aldığını anlattı ve FETÖ’nün birçok kritik ismini tutukladığı için hedefe konulduğunu öne sürdü.

Hakim Özcan, Naci Şerifi Zindaşti’yi tahliye ettiği kararını müfettişlere şöyle anlattı: “Prof. Dr. Burhan Kuzu’nun beni telefon ile araması üzerine kendisinin dosyaya vakıf olduğunu fark ettim. Çok detaylı bir şekilde kendisi dosyayı anlattı. Ben de kendisine anlattıklarını bildiğimi dosyadaki süreci de ve mevcut delil durumunu ona bildiğimi ancak daha önce sağlık sebeplerinden ötürü tahliye kararı verdiğim Ömer Faruk Kavurmacı isimli şahsın tahliyesinden dolayı tarafıma birçok iftira atıldığını, bu yönden kamuoyunda hakkımızda algı yaratacak olaylara sebebiyet verebileceğini söyledim. Bunun üzerine kendisi kesinlikle benimle ilgili hiçbir şüphe olmadığını, kendisinin ve benim ismimden dolayı asla bir isnatta bulunulmayacağını söyledi. Ben de derhal dosyanın soruşturma savcısı olan (ki Ömer Faruk kavurmacı isimli şahsın dosyasında da aynı savcı görev yaptığından) Ercan Devrim’e gittim. Telefon görüşmesini anlattım. Kendisi de beni doğruladı. Burhan Kuzu’nun dosyaya vakıf olduğunu, esasen dosyada yeterli somut delil olmadığını, iddianame düzenleyecek durumda olmadığını, bir şekilde iddianame düzenlense bile mahkumiyet kararı çıkamayacağını ifade etti. Ben de mevcut delil durum çerçevesinde kendisi ile aynı görüşte olduğumu ifade ettim. Ancak Ömer Faruk Kavurmacı dosyasından sonra şahsımla ilgili çok yıpratıcı iftira içerir yayınlar yapıldığını söyleyerek benim nöbetime denk getirmemesini rica ettim. Kendisi de bana hak verdi.”

Ancak dosyanın kendi mahkemesine gönderildiğini anlatan Özcan diğer hakimlerin aksine Zindaşti’nin tutuklu kalmasına neden olacak delil olmadığını savundu: “Bilindiği üzere tutuklu dosyaların tamamı soruşturma aşamasında en geç CMK’nın 108. Maddesi uyarınca 30’ar günlük süreler ile tutukluluk halinin devam edip etmeyeceği hususunda değerlendirme yapılır. Bu değerlendirme yapılırken, mevcut delil durumu, tutukluluk kararından sonra yeni delil elde edilip edilmediği, tutukluluk halinin devamının gerektirip gerektirmediği, iddianame düzenlenecek şekilde somut maddi delillerin bulunup bulunmadığı, iddianame düzenlenmesi halinde isnat edilen suçların işlenip işlenmediğini, mahkumiyet hükmü kurmaya yeterli delil olup olmadığı gibi hususlar birlikte değerlendirilir, mevcut deliller çerçevesinden tutuklama tedbiri dışında koruma tedbirleri uygulamak suretiyle umulan faydanın sağlanıp sağlanmayacağı ayrıntılı olarak değerlendirilmektedir.”

“SOMUT OLAY VE DELİL YOK”

“Somut olay bakımından hakimliğimizce 11 Ekim 2018 tarihinde verilen karardan görüleceği üzere çok açıklayıcı gerekçeli karar verilmiş, deliller tümüyle değerlendirilmiş, dosyada mevcut deliller çerçevesinde tutukluluk devamına gerektirecek ölçüde yeterli somut maddi deliller olmadığından tutuklama tedbirinin uygulanmasının devamına gerek görülmediğinden ‘Yurt dışı çıkış yasağı’ ve ‘belirli sürelerde kolluk birimine imza vermek suretiyle’ adli kontrol hükümlerinin uygulanmasına karar verilerek tutuklu 6 şüphelinin tahliyesine karar verilmiştir…”

HAKİM ÖZCAN: AZMETTİRMEYE DELİL YOK

Cinayete azmettirme suçundan da Zindaşti’nin tutuklanmasına yetecek delil olmadığını savunan Hakim Özcan ifadesinde şu görüşlere yer verdi: Hakimliğimizce verilen kararı tekrar etmek gerekirse şüphelinin “öldürmeye azmettirme” ve “çıkar amaçlı suç örgütü yöneticisi olma” suçlarından tutuklandığı, hakimliğimizce itiraz ve tutukluluk incelemesinin de bu minvalde yapıldığı kararda da ayrıntılı gerekçe yazıldığı, bu gerekçeden de anlaşılacağı üzere isnat edilen öldürtmeye azmettirme suçundan ‘aslı maddi fail’ bulunmadığı, bu yönden herhangi bir ismin de tespit edilemediği, şüphelinin öldürmeye azmettirme olarak değerlendirilebilecek anlamda yeterli somut ve maddi deliller olmadığı kanaatine ulaşıldığında anılan şekilde karar verilmiştir.”

Zindaşti’nin tahliyesinden sonra rüşvet olarak Kapalıçarşı’da bir kuyumcuda yüklü miktar para aldığı iddialarını da yalanlayan Özcan, yine kendisine kumpas kurulduğunu iddia etti: “Hayatımda Kapalıçarşı’da herhangi bir kuyumcuya gitmedim. O kadar saçma ve uydurma bir iddia ki bu iddiaların tamamen gerçek dışı olduğu çok rahat bir şekilde çürütülebilir. 15 yıldır aynı telefonu kullanıyorum. İstanbul’un her yerinde kameralar var. Araştırılsın.”

TAHLİYE KARARI VEREN HAKİM ŞÜPHELİ SANIK OLDU

Bu arada tahliye kararı ile ilgili Hakim Cevdet Özcan hakkında, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nca iddianame hazırlanmıştı. Doğan Kasadolu’nun ‘ihbar eden’, Orhan Ünğan’ın müşteki olarak yer aldığı iddianame de Özcan'ın Zindaşti'yi tahliye etmesi karşılığında rüşvet aldığı iddia ediliyor. İddianamede, Özcan’ın avukatlar Oktay Bağatır ve Servet Haznedar'dan üzerinden seri numarasının bir şifre olarak kullanıldığı 10 liralık banknot alarak, Kapalıçarşı'da bulunan bir kuyumcudan 3.5 milyon dolar aldığı iddia ediliyor. İddianamede, Zindaşti'nin FETÖ üyesi Zekeriya Öz'e de zamanında 300 bin euro rüşvet verdiği de ileri sürülüyor. İddianamede Özcan'ın, FETÖ üyeleri Metin Topuz, Zekeriya Öz ve Cihan Kansız ile irtibatı bulunan, 'uyuşturucu ticareti', 'terör örgütü yöneticiliği' gibi birçok suçtan kaydı bulunan Zindaşti ile 3 adamının yurt dışına kaçmasına neden olduğu iddia ediliyor.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

İran'ın batısındaki Batı Azerbaycan eyaletine bağlı Kotur ilçesinde 5,7 büyüklüğünde deprem meydana geldi. İran'daki deprem nedeniyle Van'da 7 kişinin öldüğü bildirili...

Koronavirüs'ün İran'a bulaşması Türkiye'de paniğe sebep oldu. İran'da yeni tip koronavirüs (Kovid-19) nedeniyle can kaybı 4'e yükseldi.

Marmara Grubu Vakfı Genel Kurulu yapıldı. Birlik ve beraberlik mesajlarının verildiği genel kurulda, yapılan seçim sonucu Dr. Akkan Suver, oy birliği ile yeniden Genel...

FETÖ soruşturmasın kapsamında TUSKON ve üye şirketlerine yönelik davadan dosyası ayrılan sanık Ömer Faruk Kavurmacı, tekrar gündemde ve 15 yıl hapsi isteniyor.

Elektronik Haberleşme Kanunu kapsamında gerekli altyapı iyileştirmelerini yapmadıkları gerekçesiyle Turkcell, Vodafone ve Türk Telekom’a para cezası kesildi. Kesilen c...

İdlib'den yine acı haber: Milli Savunma Bakanlığı Twitter'dan duyurdu. İdlib'de 2 asker şehit, 5 asker yaralı.

Sosyal paylaşım sitelerinde 'yemek' amacıyla toprak satışının yapılması dikkat çekti. Yeditepe Üniversitesi Koşuyolu Hastanesi Çocuk Hematoloji Uzmanı Dr. Çetin Timur,...

Yazarlar
Website Security Test