Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Ortak beklenti ''Sağlık''

31.12.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Medicana International İzmir Hastanesi Tıbbi Direktörü Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Çağ Çal, 2021 yılıyla ilgili beklentilerini kaleme aldı.

Umutsuz kalmak insan aklını ve duygu durumunu en fazla zorlayan fiili durum olmalı. Güzele yönelik ümit taşınmadan uyanılan bir sabahın neye ve kime yararı olabilir? Sonuçta; insan aklı böyle çalışıyor, gönlü böyle besleniyor; yıl yenilenmesi olsun, ev yenilenmesi olsun, iş yenilenmesi olsun hepsinin yanında biraz daha iyiye kavuşulacağına yönelik umut getirmesi arzu ediliyor, bekleniyor.

Umut ve sağlık aynı cümlede sıklıkla birlikte kullanılan kelimeler. Sağlıklı doğmak, sağlıklı kalmak, sağlıklı yaş almak dilden dile dolaşan temenniler, ümitler. Lakin 2021 yılbaşına kadar yerküremizde hiç bu kadar fazla insanın ortak dileği, beklentisi “sağlık” olmamıştı. Çünkü COVID pandemisi tüm insanlığın binlerce yıl sonra ilk defa böylesine yaygın kabul gören ortak bir dilek ve ümit üzerinde buluşmasını sağladı, binlerce yaşamın yitirilmesinin ardından.

Hemen her insanın sağlıklı bir yaşam istemesinin arka planındaki beklenti şüphesiz daha da uzun bir yaşamdır. Gelişen teknolojiye paralel olarak sağlıkta teşhis ve tedavinin ciddi ilerleme sağlaması kaçınılmaz olarak insan ömrünü uzattı. Çok değil, 1950’li yıllarda dünyada doğum anındaki bireyin yaşam beklentisi 50 senenin altındayken 2020’lerde yetmiş yaşın üzerine çıktı (World Population Prospects 2017;UN). Daha uzun sağlıklı yaşamak beklentisinin günlük yaşamda karşılık bulabilmesi mutluluk verici olsa da eşlik eden ve çözüme muhtaç olan hayli fazla sorunu beraberinde getirdiği gerçeği yadsınamaz.

Gelecek yıla ve yıllara umutla bakmak, bakabilmek gayesiyle yazmaya başladığım için yaşamanın önündeki kaldırılması gerekli engellere bakarak ilerlemekte yarar olduğuna inanıyorum. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre insanlar arasındaki en fazla ölüme yol açan neden iskemik kalp hastalıkları, bir anlamda kalp krizidir. Ardından inme (felç) ve akciğer hastalıkları (KOAH) geliyor. Acaba gelecek yıllarda bulaşıcı hastalıklar böylesi bir listede nasıl yer alacak?

Kalp ve damar hastalıklarına yönelik araştırmalar için yılda 2 milyar Amerikan dolarından fazla harcama yapılıyor olması en sık ölüme neden olan iki hastalığa çare bulunması açısından gelecek yıllara umutla bakmamızı sağlıyor. İlk 10 ölüm nedeni arasında yer almamasına rağmen kanser ve kanser genomiğine yönelik çalışmalar için 8 milyar Amerikan dolarından fazla bütçe ayrılması ise çok dikkat çekici bir tespittir. Bununla birlikte çok daha fazla dikkat çekici bir konu ise COVID-19 aşısı için sadece Avustralya devletinin 2 milyar Amerikan dolarından fazla fon ayırmasıdır. Tıbbi cihazların geliştirilmesine yönelik araştırmaları ve maliyetleri de hesaba dâhil edecek olursak sağlıklı ve uzun bir yaşam için hayli fazla yatırım yapıldığı rahatlıkla söylenebilir.

Sağlıkla ve umut arasındaki yakın birlikteliğin bir farklı hali sağlık ve ekonomi arasında bulunmaktadır. Günümüz koşullarında sağlık halinin satın alınması kaçınılmazdır ve bedeli birileri ödemek zorundadır. Daha net bir ifade ile “parası olan sağlığını satın alabilir”. Yerkürede yaşayan insan sayısındaki artış, uzayan yaşam süresi, farklı gerekçelerle karmaşık ve pahalı sağlık hizmeti alma gereksinimi göz ardı edilemeyecek kadar büyük bir harcama bütçesi yaratmaktadır. Farklı ülkelerde değişik zaman ve modellerde ilan edilen Sağlık Reformu Paketleri harcamaları karşılamaya ne kadar olanak tanıyor? İstisnasız tüm iktidar sahiplerinin kâbusunun bu konu olduğu rahatlıklar söylenebilirse de kısa, orta hatta uzun vadede etkin, kalıcı çözüm beklentisi hayalden öteye geçememektedir.

İnsan sayısındaki artış yavaşlamadığına, ömürler kısalmadığına ve gereksinimler daha pahalı ilaç veya sistemlerle karşılanır hale geldiğine göre tek çare sağlık hizmeti maliyetini düşürmek olmalıdır. Sağlık alanında kullanılan teknoloji bu noktada yeniden gündeme çözüm gayesiyle giriyor: “Sağlık Hizmetinin Dijitalleşmesi.”

Sağlıkta dijitalleşmeden söz edilmeye başlandığı ilk günlerde yaramaz çocukların gerçekleşmesi imkânsız hayallerinden dem vurulurdu. COVID pandemisi ile birlikte özellikle ileri yaştaki insanların evlerinden çıkamaz hale gelmeleri sağlık hizmetinin zaman ve zeminden bağımsız olma zaruretine farklı bir boyut getirdi. Gelişmiş ülkeler dâhil olmak üzere mevzuatın sağlık hizmetinin dijital dönüşümüne köstek olucu bir noktada kalması gelişimi, kullanımı ve ilerlemeyi engelliyor. Sağlık hizmetine ihtiyaç duyan hastayla hizmet sağlayıcı hekimin farklı araçlar vasıtasıyla görüntülü konuşuyor olması şüphesiz sağlık hizmetinin dijitalleşmesi olgusuna hayli uzak. Sağlık verilerinin takibi, analizi, koruyucu tıp uygulamalarına zemin sağlanması gibi kritik noktalara dokunul(a)mayan bir dijital dönüşüm sağlık harcamalarının azaltılmasına yeterli katkı sağlayamaz.

Hastalıkların ortaya çıkmasına neden olan faktörlerin belirlenmesi ve engellenmesi, hastalık halinin engellenemediği durumlarda teşhis ve tedavisinin yapılabilmesine yönelik çok yoğun emek ve harcamanın yapılıyor olması 2021 yılına umutla sağlık alanından umutla bakmamızı sağlıyor. Uzun ömür farklı sağlık sorunlarıyla karşılaşmamıza yol açsa da yaşamak güzel. İyi yıllar…

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nde Müjgan Suver, Huriye Serter ve Zeynep Gürel Gözlem için yazdı...

CANAN KAFTANCİOGLU, SEBNEM KORUR FİNCANCİ et MERAL AKSENER : trois femmes sur la route d’ERDOGAN en Turquie Issues de divers horizons, les opposantes défient le dirige...

ABD’de Jeo Biden yönetiminin 20 Ocak’ta göreve gelmesinden bu yana Ankara ile Washington arasında soğuk rüzgarlar esiyor. Biden, göreve başlamasının ardından birçok dü...

Dokunulmazlıkların kaldırılması ve HDP’nin kapatılmasına yönelik girişimler, Cumhur İttifakı’nın, 2023 planını olarak yorumlanıyor. İddialara göre, iktidar muhafazakar...

İzmir sivil toplum örgütleri ve iş dünyasının önde gelen kadınları, huzurlu ve güçlü bir toplum olmanın yolunun cinsiyet farkının ortadan kaldırılmasından geçtiğini sö...

Sağlık Bakanlığı tarafından paylaşılan koronavirüs risk haritasına göre İzmir’de Seferihisar ve Çeşme ilçeleri düşük risk grubunu gösteren mavi rengin sahibi oldu. Sef...

Bornova Belediyesi, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde, kadınlardan kadınlara etkinlik yapıyor. Koronavirüs tedbirlerine göre hazırlanan etkinliklerde kadın girişimcilere ...

Yazarlar
Website Security Test