Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Yeni Yılın Yeni Umutlar Getirmesi Dileğiyle..

31.12.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Sabah gazetesi yazarı Hıncal Uluç, gazetemiz için 2021 yılından beklentilerini dile getirdiği bir yazı kaleme aldı.

Sabah’taki okurlarım bilirler.. Her yeni yıla O. Henry’nin efsane olmuş öyküsü “Bir Yılbaşı Hediyesi” ile başlarım.. Öyküye eklediğim tek kendi notum da, yıllardır tekrar eder, durur..

“Yeni Yılın Yeni Umutlar Getirmesi Dileğiyle..”

İnsana verilecek en büyük armağandır çünkü Umut..

Çünkü.. Umutsuz yaşanmaz!.

Yeni Yıl, Yeni umut!.

Öcal Ağabeyim aradığı zaman, ipadimden bir uzak diyar gazetesi okuyordum..

Başlığı ilgimi çekmişti..

“Daha 12 aylıkken ölen 2020 için bir “Orbituary/ Ölüm Yazısı..”

Dünya basınında çok yaygın ve çok okunan yazılardır Orbituary’ler.. Ünlü biri öldü mü, nerdeyse yarım sayfa onun yaşamı anlatılır.

Bu defa “Ölüm yazısı” topu topu 12 aylık 2020 için kaleme alınmış..

Yazar anlatıyor önce..

Bir arkadaşı telefon etmiş ve demiş ki..

“Son beş on yıldır, yılbaşı gecesi, saat 12’yi bulmadan yatıyorum. Ama bu yılbaşı, bastıran uykumdan gözlerimi açamaz hale gelsem de, başıma bir bardak soğuk su döküp uyanık kalacak ve 2020 denen bu lanet yılın geberip gittiğinden emin olacağım..”

Einstein’in bir lafını bu sıralar çok kullanıyorum..

“Tesadüf, Tanrı’nın kendisini gizlemek için yaptığı şeylerdir..”

Tam bu yazıyı okurken, hep sessizde duran  cebim ışıldadı. Eğildim, baktım. Öcal Ağbim arıyor.. Açtım tabii..

Gözlem için bir özel Yılbaşı sayısı hazırlıyorlarmış.. Ben de 25 yıllık Gözlem okuruyum ya.. Hem de ne güçlükler, ne emeklerle çıkan bu haftalık “Muhteşem” İzmir gazetesine aboneyim 25 yıldır ve tiryakisiyim..

Ağbim “Bir yazı istiyoruz senden” dedi. “Yeni Yıl Özel Sayımız için..”

Gözlem’de yazmak benim için onur, gurur.. “Tabii.. Mutlulukla” dedim..

Ağbim uyardı..

“2020’yi bakarak, gelecek için umut veren bir yazı olmalı..”

Tamam.. “Yeni yılın ilkesi bende zaten “Yeni Umutlar” ama..

Tamam da bu geberesice 2020’den, geleceğe umut ne çıkar ki.. Hem de sporda..

Tribünler boş.. Seyircisiz spor olur mu?.

Spor sayfaları boş.. Ama onlar 2020’ye mahsus değil.. Onlar sadece Üç Büyükleri yazarlar.. Üç Büyüklerin üçü de boş.. Futbolu unutmuşlar.

Eee.. Eee!. Şimdi ben ne yazacağım da, ne umut vereceğim, okura..

Ama dedim ya, emir yüksek yerden.. Öcal ağbim “Yaz” deyince yazacağız, el mahkum.. Bir defa, biz Kafkasyalı, Çerkez asıllıyız.. Bizim törede, ikizlerden önce doğan bile büyüktür. Sözü dinlenir.. ki, Öcal Ağabeyimin benim gazeteci olmamdaki fiili katkısı da unutulmaz..

Bizi gazeteci yapan M. Ali Ağabey “Yazının en önemli yeri giriştir. Okuru o girişte yakalayamazsanız, gerisine altın döşeseniz okumaz” derdi.

Ağbim harikaydı giriş yazmakta.. Ben, sıfır.. Yazının tümü aklımda, ama giriş cümlesi yok.. Çaktırmadan ağbime götürürdüm, “Şuna bir giriş yaz” diye.. Yazardı.. Aylarca yazdı.. Ben giriş yazmayı öğrenene dek yazdı.. Yani bende büyük emeği olanlardan biri de o..

Şimdi ne kadar kızıyordur, “Bunca yazdın, hala konuya girmedin” diye..

Gireceğim ağbi gireceğim, merak etme..

Cumartesi ve Pazar sabahları çalışmam. Hafta sonu yazıları cumadan yazılır çünkü. Bu yüzden pazar sabahını Gözlem’e ayırdım. Caner gelecek, kahvemi yapacak. İçip aşağı ineceğim, bilgisayara..

..ve tesadüfe bakar  mısınız?. Kahvemden son yudumu alırken, ben salonda iken hep bir müzik kanalı açıktır ya.. Ekranımda bir şarkı sunumu belirdi..

“JP Saxe & Julia Michaels / İf the world was ending!.”

Buyur bakalım Einstein Efendi..

Ben “Umut” yazısı yazmaya giderken karşıma çıkan hem de liste başı şarkıya bak?.

“Dünya sona eriyor olsaydı!.”

Ama ermiyor Sevgili Okurlar.. Ermediği sürece biz varız.. Biz var olduğumuz sürece umut da var.. Olmalı.. Olacak!.

..ve ben “Gelecek için” hem de nasıl umutlu olduğumu 28 ekimde köşemde yazmışım, iyi mi?.

Kısa.. Hemen okuyabilirsiniz?.

* * *
Vanlı Mahsum Değer'i yazmıştım geçen hafta sonu.. Milliyet'in yeni kampanyası, "Anadolu Kaplanları" dizisinde Van'ı okurken rastlamıştım adına.. 20 yaş altı Balkan Şampiyonu uzun mesafe koşucusuydu ve "Amacım, 2024 Olimpiyatları'nda madalya almak" diyordu, sekiz çocuklu ailenin yokluk içinde büyüyen ve spor yapan çocuğu..
Van'ın yetiştirdiği en başarılı iş adamlarından Rixos Oteller grubu patronu, sevgili arkadaşım 
Fettah Tamince'ye seslendim o yazımda..
"
Bu Vanlı gence destek olmalısın" dedim..
Yurt dışında imiş Fettah.. Hemen Türkiye'deki adamlarına talimat vermiş..
"
Hıncal ağbimi bulun ve ona deyin ki, Mahsum artık bana emanettir.."
Yaşa Fettah!. Senden bu yanıtın geleceğini adım gibi
 biliyordum zaten..
Mahsum, yarınlarda bayrağımızı göndere çektirirken bil ki, ipi bir ucundan tutan da sensin!.

* * *

Mahsum’u Milliyet dahil, hiç bir spor sayfasında görmedim. Milliyet bir kampanya başlatmış, Anadolu Kaplanları diye.. Her hafta bir ile gidiyorlar. Enine, boyuna yazıyorlar..

Van ekine merakla saldırdım.. Anlıyam, şanlıyam, Vanlıyam ya.. O ekte okudum dağda bayırda, sürü peşinde koşarken doğal antrenman yapan ve harika bir uzun mesafe koşucusuna dönüşen Mahsum’u.. Van ekinde.. Spor sayfasında değil.. O ek olmasa.. Benim Van’a özel merakım olmasa.. Ben Fettah’ı tanımasam..

Einstein’e bakar mısınız, bakmaz mısınız, şimdi?.

Bizim gençlik yıllarımızda, gazeteler, hatta Eskrimi bile manşet yaparlarken, Ağrı Bölgesi Spor Müdürü Elfesya Alptekin vardı, ora dağlarından seçer seçer Ankara’ya yollardı gençleri.. Sadık Salman mesela..

Şimdi Elfesyalar yok. Bu Vanlı çocuk kendi kendini yetiştirmiş.. Amacı Olimpiyat Şampiyonu olmak.. Olimpiyat Şampiyonu Van’da olunmaz artık.. Devletle de olmaz.. Dünyada olmuyor.. Bir sponsor lazım.. Dostum, arkadaşım Vanlı Hemşerim Fettah Tamince geldi aklıma da yazdım.. “Mahsum’a sahip çık” diye..

İki günde geldi yanıt.. İşte o yazı bunun üzerine yazıldı..

Böyle yetenekler, böyle sahiplenen iş adamları olur da “Umut” olmaz mı?.

* * *

İbrahim Çolak!. Halka dalında Dünya Şampiyonu.. Avrupa Şampiyonu da oldu, 2020’de.. Dünya Jimnastik Kitabına da adını yazdı.. “The Colak” diye.. Onun icat ettiği, ilk defa onun sunup dünyaya tanıttığı hareketi “Uluslararası Jimnastik Federasyonu” kitabına aldı.

Hayır.. Bu defa tesadüf değil.. Çünkü o kitapta daha önce bir başka Türk’ün hareketi “The Celen” adı ile kayıtlı. Bu defa Bolulu bir genç, gene imkansızlıklar içinde dünyaya adını duyurmuş ve onun keşfettiği bu hareket de  onun adıyla ölümsüzleşmişti ayni kitapta, yıllar yıllar önce..

Suat Çelen..

Ama kimse yüzüne bakmadı. Kimse elinden tutmadı. Suat da yaşayabilmek için Beden Eğitimi öğretmenliğine döndü, faal sporculuğu bırakıp.

Jimnastik son yıllarda öyle istenmez, öyle unutulmuş bir spordu ki, kimse yukarlardan torpille, güya yapılan seçimi kazanıp, aslında emirle başkan olmaya heveslenmemişti. Bu yüzden Jimnastik, işin ehli, uzmanı, bileni, çilesini çekeni Suat Çelen’e kaldı ve arka arkaya zaferler başladı.

Şu isimlere bakın.. İçlerinden birini duydunuz, birini bildiyseniz çok talihlisiniz demektir.

Duygu Doğan, Azra Akıncı, Peri Berker, Nil Karabina, Eda Asar..

Kim, hangi spor sayfası doğru dürüst yazdı ki, bilesiniz?.

Bunlar daha dün denecek kadar yakın zamanda Ukrayna’da Avrupa Şampiyonu olan Türkiye Ritmik Jimnastik Kız Takımı.. Suat’ın kızları yani, onlar da..

Olimpiyatların üç temel sporundan, en çok izlenenlerinden biri Jimnastik.. Öbürü Atletizm.. Sonuncusu da yüzme..

Burada durun.. Yüzmede de bir Michael Phelps adayımız var.. Onu da minnacık bir haberde okudum..

“Budapeşte'de düzenlenen Uluslararası Yüzme Ligi'nde mücadele eden Fenerbahçe'nin milli yüzücüsü Emre Sakçı, 25.74'lük derecesiyle erkekler 50 metre kurbağalamada birinciliğe ulaştı. Sakçı, 26.06'lık derece elde eden olimpiyat ve dünya şampiyonlukları bulunan Büyük Britanyalı Adam Peaty'yi geride bıraktı.”

Emre’nin arkasında Fenerbahçe var.. Futbola bulaşmasa, Fenerbahçe’nin gelmiş geçmiş en iyi başkanlarından biri olarak tarihe geçecek Aziz Yıldırım’ın yeniden yarattığı ve arkasında durduğu, bizde hâlâ “Amatör Branşlar” dediğimiz, futbol dışı dallarda bireysel, takımsal harikalar yaratan Aziz Yıldırım’ın müthiş Yüzme Takımından yetişmiş.. Emre’nin bayrağımızı Olimpiyat Gönderine çektirmesi için 2024 Oyunlarını beklemeye de gerek yok sanki.. Bu muhteşem Emre o işi, ertelenen 2020 Oyunlarında, yani seneye yapacak sanki.

 

Olimpiyatların en önemli 3 Dalı.. Ve üçünde de bayrak çektirecek, marş çaldıracak 3 umut..

Yoktan var olan 3 umut!.

2021’e umutla bakın, sporcular, sporseverler..

Yeni Yılın Yeni Umutlar getirmesi dileğiyle, Sevgili Okurlar!..

***********

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

AKP Kabine Toplantısı sonrası "yerinde karar" döneminin başlaması bekleniyor. Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı REcep Tayyip Erdoğan'ın toplantı sonrası açıklama yapm...

Başta esnaf olmak üzere birçok vatandaşın merakla beklediği AKP Kabine Toplantısı sonrası AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan açıklamalarda bulunuyor. Sağlık Bakanı...

Zonguldak'ın Çaycuma ilçesinde yaşayan ve Çaycuma Devlet Hastanesi'nde sağlık memuru olarak çalışan Yusuf A. 16 yaşındaki oğlu A.O.A’yı “Allah yoluna kurban ettim” diy...

Olağanüstü toplanan İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi’nde 30 Ekim depremi sonrasında ağır ve orta hasarlı olarak tespit edilen yapılar ile 1998 yılındaki yönetmelik ön...

Gençleri girişimciliğe özendirmek için her yıl Mart ayının ilk haftasının ‘Girişimcilik Haftası’ olarak kutlandığını belirten Eskinazi, "Girişimcilik yeniliktir. İnsan...

Tarım Gazetecileri ve Yazarları Derneği (TAGYAD), yaş meyve sebze sektörünün temsilcilerini, meyve ve sebze insan sağlığı açısından taşıdığı önemin yanı sıra, sektörün...

Kullanıcılar android ve apple uygulamalarında sorun yaşanan Yemeksepeti'ne aynı zamanda "web" sitesinden de erişemiyor. Yemeksepeti çöktü mü? sorusunun ve yaşanan soru...

Yazarlar
Website Security Test