Facebook ta paylaştweet le

CHP'li başkanlardan "Su" mesajı

22.3.2021
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

CHP’li büyükşehir ve il belediye başkanları 22 – 23 Mart tarihlerinde düzenlenen “Kentlerde Sürdürülebilir Su Politikaları Zirvesi” için İzmir’de bir araya geldi.

“Dünya Su Günü’nde, hafif yağmurlu ve bereketli bir günde, İzmir’de, Türkiye’nin yeni su politikasının temellerinin atıldığı tarihi buluşmaya hoş geldiniz" diyerek konuşmasına başlayan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, "Türkiye’de son 60 yılda, Marmara Denizi’nden daha büyük sulak alan kurutuldu. Doğal karakterini koruyan, sağlıklı ve özgürce akana nehir ekosistemi neredeyse hiç kalmadı. Yeraltı suları yüzlerce metre derinlere çekildi. Ülkemiz, susuzluk ve kuralık nedir bilmezdi. Bereketli topraklarımız, kuraklık ve susuzlukla tarihinde ilk defa bu dönemde tanıştı. Her yıl bu sene suyumuz bitecek mi kaygısını taşımaya başladık. Türkiye’nin bugün kuraklık ve susuzlukla tanışmasının nedeni, suyumuzun yarım asra aşkın süredir yanlış yönetilmesi. İklim krizi, topraklarımızdaki susuzluk tehlikesini her gün daha fazla büyütürken,  bu eskimiş politikanın topyekun terk edilmesi beklenirdi. Yazık ki çağın gereğini yerine getiren yeni bir su politikası inşa etmek şöyle dursun, eski politikanın açtığı fay hatlarını daha da derinleştiren kararlar ve altındaki imzalar çoğalıyor. Daha 3 gün önce, 19 Mart’ta, dünya kuraklık ve susuzlukla pençeleşirken, Türkiye’de sulak alanlarının korunmasına yönelik yönetmelikte değişiklik yapıldı. Yıllardır korunan sulak alanlarda, büyük altyapı projelerine izin verildi. 2019 verilerine göre, ülkemizdeki su kaynaklarının yüzde 77’si tarımsal sulamada kullanılıyor. Çağdaş yöntemlerle yapılan tarımsal ürün modelleri, bu miktarın en azından yarısını hiç kullanmadan çok daha yüksel tarımsal ürün elde edebileceğimizi gösteriyor. Bilim, içme suyumuzu ve doğamızı koruyarak, kuraklık ve yoksullukla mücadele etmenin yol haritasını çiziyor. Hal böyleyken akılcılığını yitirmiş su politikasının doğruluğuna terk edilen Türkiye tarımı, artık bereket değil, kuraklık ve yoksulluk tohumları serpiyor. İzmir’de ‘Başka bir tarım mümkün’ diyerek bu durumu tersine çevirmeyi ve bugün güçlü bir tarım ekonomisini geliştirmeye başladık. Burada ülkemiz için susuzluğun kader olmadığını gösteren yeni ve çağdaş bir su politikası açıklayacağız. Türkiye’nin 22 belediye başkanının imza taşıyan, ‘Başka bir su yönetimi mümkün’ adlı bu ortak metin, dilerim ihtiyacımız olan şu 3 duyguyu çoğaltır: Cesaret ve kararlılığımız, dipdiri yaşattığımız umudumuz, canımız gibi sahip çıktığımız birlik ve beraberliğimiz. Türkiye’nin suyunu yaşatmak için hepiniz İzmir’de hoş geldiniz" dedi.

 

Dünyaya bir çağrıda bulunacağız

Türkiye'nin kuraklığa doğru gittiğini ifade eden Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş “Orta Anadolu 20 - 25 yıl içinde çölleşecek. Bunu görüyoruz ama göre göre hiçbir tedbir alınmıyor. Herkes suyu hoyratça kullanıyor ve su konusunda hiçbir karar alınmıyor. Daha önce yurt dışında yaptığımız incelemede, 1930’lu yıllarda dünyanın her yerinde kuraklık olduğunu ve incelemeye gittiğimiz yerde tedbirini aldıklarını gördüm. Kimse çaydan su alamıyor, sondaj vuramıyor, gölden keyfine göre su alamıyor. Tarımla uğraşanlar dahil, belli bir plan dahilinde suyu kullanabiliyor. Biz biraz geç keşfettik bunu. Şu anda Ankara’da o kadar çok hobi bahçesi var ki, suyumuzun yüzde 70’ini yüzde 15’lik bir azınlık kullanıyor ve tamamen serbest sulama yoluyla suyumuzu yok ediyor, toprakları da kireçlendiriyor ve kullanılmaz hale getiriyor. Biz bu konulara ilişkin görüşlerimizi zaman zaman Çevre Bakanlığı’na bildiriyoruz, kademeli tarifeye geçilmesi gerektiğini söylüyoruz. Ancak Türkiye’nin yarısına yakınını yöneten belediye başkanları olarak, yan yana gelip çağımızın elması olan suyu korumak adına bir manifesto hazırladık. Buradan bir manifesto yayınlanacak. 11 büyükşehir belediye başkanı ve diğer belediye başkanlarımızla birlikte. Dünyaya bir çağrıda bulunacağız. İnşallah kulak verilir ve bir an evvel tedbir alınır. Şöyle bir huyumuz var maalesef, biz bir şey kaybettikten sonra tedbir alıyoruz. İlk defa kaybetmeden tedbir alan yönetim var. inşallah hep birlikte bunu başaracağız” diye konuştu.

Nüfusun yarısı su sıkıntısı yaşayacak

Su ve verimli toprakların 40 yıl sonra çok değerli olacağının altını çizen Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar “Bugünden ciddi sıkıntı çekmeye başladık. 10 yıl sonra tüm dünyada yaşayan nüfusun yarısının su sıkıntısı yaşayacağı aşikar. Bunun için önlem alınmazsa, sorunun  artacağı belli. Bugünlerde bunun öncesini görüp tedbir almak, başka bir su yönetimini tartışmak ve onun sonucunu çıkarmak son derece değerli” dedi.

Bugünün değil yarının da suyunu koruyalım

Mazereti nedeniyle zirveye bir video mesajla katılan Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek ise “Bugün Antalya'da 2,5 milyon yerli ve yabancı turiste, vatandaşlarımıza hijyenik koşullarda, sağlıklı, içilebilir kesintisiz su temin ediyoruz. Artan nüfus ve iklim değişikliğine bağlı olarak gelecekte bizim de yaşayacağımız su sıkıntılarına karşı geç kalmadan tedbir almalıyız. Sadece bugünün suyunu değil yarının suyunu da koruyarak doğacak çocuklarımızın hakkını da korumalıyız. Göreve geldiğimiz günden bu yana bir çok çalışmayı başlattık. Su kayıp ve kaçakların önlenmesine yönelik 300 kilometrelik şebeke yenilemesini yaptık. Bilinçsiz ve aşırı su tüketiminin önüne geçmek amacıyla kademeli tarife başlattık. Tarım arazilerinde kapalı devre sulama sistemini yaptık” şeklinde konuştu. 

 

Tarımda modern sulama sistemi

Doğal su kaynakları korumanın öneminden bahseden Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu “Özellikle de, yeraltı kaynaklarımızı maalesef üzülerek ifade ediyorum, vahşice kullanıyoruz. Özellikle kaçak açılan sondaj kuyularının acilen önlem alınması ve denetimlerin en üst noktada yapılması gerektiğine inanıyorum. Yine tarımda modern sulama sistemlerine geçilmeli. Ürüne göre su sarfiyatı da çok önemli. Planlama yapılması gerektiğini düşünüyorum. Susuzluk bizi yönetmeden biz suyu yönetelim” dedi.

Yer altı suları yer değiştiriyor

Suyun insan hayatı hem de diğer canlıların yaşamlarındaki önemini hatırlatan Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen “Evlerimizde zaman zaman yaşanan su kesintileri eziyete dönüşebiliyor. Türkiye, su zengini olmayan bir ülkedir. Ülkemizde bulunan akarsu, dere, çay, göl ve sulak alan yer altı suları itibariyle fakirdir. Bunun için de su kullanımında dikkatli olmalıyız. 85 milyon nüfusa sahip olan bu topraklar, doğanın kendisini hoyratça kullananlara karşı aldığı  tedbirleri de çok iyi bildiğimiz için geleceği su açısından güvence altına almak zorundayız. Doğanın kendisini savunma yollarından biri de göller kuruyor. Yer altı suları yer değiştiriyor. Onlardan kullanabilme şansımızı aran nüfusa karşı ters istikamette zor duruma düşürecek bir fakirliğe doğru sürüklüyor. Genellikle çoğu kesimde vatandaşlarımız istediğim zaman istediğim kadar suyu kullanabilme imkanına sahip olmak için hizmet bekliyor. Bu yanlış bir algı. Parası karşılığında suyun parasını ödediği sürece suyu istediği kadar kullanabilme alışkanlığını değiştirmeliyiz. Bunun için hepimize görev düşüyor. Çocuklardan başlayarak su sıkıntımızın ne kadar büyük tehlike arz ettiğini anlatmak zorundayız. Parasını ödediğim zaman isteğim zaman su kullanabilirim düşüncesinin yanlış olduğunu şimdiden insanların aklına koymak zorundayız. Suyun verimli kullanılması konusunda tarımla uğraşan kesimi aydınlatmamız lazım" diye konuştu. 

 

Su konusunda birlikte karar verelim

“Bazı problemler vardır ki, çat kapı yapar. Hayatını altüst eder. Bazı problemler vardır ki, yıllardır bağıra bağıra gelir ve siz çaresiz bir şekilde onun gelişini ve sizi boğmasını seyredersiniz. Covid-19 öyle bir şey. Geldi, kapıyı çalmadan girdi hayatımızı bir yıldır altüstü etti. Bu insanoğlu için çok sürpriz bir mesela. Çözüm için bütün bilim adamları çalışıyor, Covid-19’dan insanları kurtarmaya çalışıyor" diyerek söze başlayan Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş sözlerini şöyle sürdürdü: "Herkes diyor ki Türkiye su konusunda fakir bir ülke, biz de şahitliğini yapıyoruz ve yıllardır da kuraklığa doğru emin adımlarla gidiyoruz. Dünyanın 3’te 2’si suyla kaplı ama bizim kullanma ve içme suyu olarak kullanacağımız sadece bu suyun yüzde 2’si. Yüzde 2’lik suyumuzu, hem kullanma hem de içme konusunda çok iyi muhafaza etme ve kullanma politikaları için buradayız. Dünyada önemli olan 2 öğe var. Gelecekle ilgili iştahımızı kabartan ya da bizi mahzunlaştıran. Biri güvenilir gıda, biri teknoloji. Teknoloji konusunda dünya endüstri 5.0’ı konuşurken, biz anca 2,5’lardayız. Buna kavuşmamız için belki birkaç asır geçebilir. Ama güvenilir gıda konusunda dünyanın ilk 5 ülkesi olabiliriz. Ama bunu kullanabileceğimiz suyla ölçmemiz lazım. Kuraklaşmamış coğrafyamızla ölçmemiz lazım. Burada alacağımız kararlar, ortak hedef ve ortak yürüyüşümüzü belirleyecek. Bizler hep siyasetçiyiz karşınızda ama şu var ki, sağlık ve bilim olduğu zaman siyasetin bir tarafta olması lazım. Bütün ilgili makamların bu konuyu çözmek için el ele vermesi lazım. Bugün de belediye başkanları ve bilim adamları bu konu için buradayız, hep birlikte su konusunda da birlikte karar verelim, emin adımlar atalım hedefe hep birlikte sağlıklı şekilde ulaşalım.”

 

Milletle inatlaşılmaz

Ülkemizin her sabah gündeminin yoğun değiştiği bir ortamda kıymetli bir konuyu konuşmaya geldiklerini ifade eden İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu "Meselemiz çok önemli. Ülkemizin yüzde 65’ini temsil eden bir nüfusa sahibiz. Bugünkü mesele herhangi geçici bir mesele değil. Ülkemizde birçok sorun var. Bunların hepsini çözebiliriz. Su meselesi öyle değil. Bu süreç isteyen bir mesele… Su meselesinde büyük bir iradeyi hep birlikte ortaya koyma sorumluluğumuz var. Dünyanın birçok yerinde kuraklık sorunu var. Göç dalgası var. Su kaynaklarının ülkemizde tahrip edilmesine yönelik hiçbir hamlede bulunmamalıyız, bulunanlara da izin vermemeliyiz. Milletle inatlaşılmaz, derler doğayla hiç inatlaşılmaz. Doğaya karşı bir takım hamlelerde bulunma ciddi hasarlar yaratıyor. Bunlardan bir tanesini İstanbul’da yaşamaktayız. İstanbul’da inşa edilmek istenen beton kanalı 16 milyon insanın hayatını negatif etkileyecek bir tehdittir bir ihanettir. Hep beraber seferberlik sürecini başlatmanın sorumluluğu taşıyoruz. Bunun başlangıç olduğunun bilinmesi lazım. Tüm kurum ve kuruluşların el birliğiyle sürece dahil olması gerekir. Yıllarca sürecek bir durum. Başarıya ulaştık deme şansımız yok. Böylesi önemli bir konuda iş birliği yapmanın onurunu yaşıyorum” dedi. 

Sanki dünyada su bitmeyecek gibi...

“Çağımızın en önemli sorunu, sadece ülkemizin değil, tüm dünyanın şu anda boğuştuğu en önemli sorunlarının başında küresel ısınma, onun getirdiği iklim değişikliği, nihayetinde su arzında da ortaya çıkan sıkıntılar kuraklık" diyen Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer "Artan insan nüfusunun, insan nüfusunun artması sonucu ihtiyaçların artması.  İnsanların ihtiyaçlarını giderecek alanlarda özellikle bizim gibi hala gelişme çabası içinde olan ülkelerde yanlış uygulamalar, bugün bu sorunu kucağımıza getiriyor. Sanki dünyada su bitmeyecek gibi insanlar bu sorunu bile bile çözümü noktasında tüm dünya bir arada bir ortak akılla çözüm üretemiyor. Bir tarafta Batılılar çevre dostu gibi görünürken  aslında küresel ısınmanın temel unsurlarından bir tanesi. Ülkemizde de gördüğümüz gibi, merkezi yönetimin yasal düzenlemeler yaparken daha çok vahşice daha fazla kar elde etmek isteyen bazı lobilerin etkisiyle yaptıkları düzenlemeler bu sorunu kucağımıza getiriyor. Herkese görev düşüyor. Merkezi yönetime, yerel yönetimlere, STK’lara bilim insanlarına, tüm insanlığa, vatandaşlarımıza bu sorunu çözmek için bir arada olma görevi düşüyor. Biz yerel yöneticiler olarak kendi alanımızda yapmamız gerekeni yapmak zorundayız. Biz de görevimizi yaparken, yetki ve sorunluluk çerçevesinde bunu yapabiliyoruz. Biz yasalar çerçevesinde bazı iş ve işlemleri yapıyoruz. Bu yasaları yapan başta yasa koyucu TBMM, yeni sistemde cumhurbaşkanlığının kararları bizi direk etkileyen unsurlar. Başta tarım olmak üzere, su tüketiminin en yoğun yaşandığı tarımsal üretim, diğer taraftan sanayide ve insanların temiz suya erişiminde tüketiminde mutlaka bilimin çağın gerçeklerine uygun politikalar izleme zamanıdır. Belediyeler olarak bizler, insanların temiz suya erişimi görevi ile birinci derecede sorumluyuz. Altyapıdan kaçak kayba kadar, teknolojik sistemlere dönüşüme kadar her alanda bizlerin de yenilik anlayışı içinde olma zorunluluğu var. Çok bütçeler ayırıyoruz, gerçekten altyapıya çok paralar ayırıyoruz ama insanlığın geleceği açısından bu son derece önemli” diye konuştu. 

 

Toprakları tuzlandırıp heba ediyoruz

Suyun öneminin herkes tarafından bilindiğini söyleyen Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün "Yapılacak olan şeyin öncelikle su kaynaklarını korumakla ilgili mutlak suretle bir protokol hazırlanmalı. Başka hiç bir kurumun örneğin maden arama ruhsatı alan kuruluşların buralara müdahalesi engellenmesi lazım. Hazların, kaynakların korunması lazım. Suyun yüzde 70'i tarımda kullanılıyor. Ve yapılan sulama vahşi sulama. Toprakları da tuzlandırıp heba ediyoruz. Çağdaş bir sulama sistemine geçilmesi gerekiyor. Gri su değimiz kullanılmış suyun dönüştürülerek tekrar kullanılması elzem. Muğla merkez ve şimdi yapmakta olduğumuz tesislerde arıtma suyunu yeşil alan ve ağaçların sulanması niteliğinde üretiyoruz. Muğla'nın yeşil alanlarının yüzde 85'i arıtmada elde ettiğimiz sudan sulanıyor.  Yağmur suyunun toplanarak bunun daha sonra kullanılmasını sağlamalıyız. Bütün bunları yapabilmek için Su Bakanlığı'nın kurularak suyu en üstte tutan ve onu esas almak lazım” dedi.

 

Yeni su politikaları mümkündür

Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Albayrak ise konuşmasında şu ifadelere yer verdi: “Bugün geldiğimiz noktayı, çok farklı nedenlerle anlatabiliriz. İki çarpıcı örnekle kendi açımdan anlatarak süreyi tamamlamak istiyorum. 35 yıl kadar Tekel fabrikasında görev yaptım muhtelif kademelerde. Tekirdağ’da ilk başladığımız dönemde, bizim üzüm alımlarının başladığı dönemdir olgunluk dönemi. Her sene 15 Eylül ile 20 Eylül arası devam eder yıllarca. 1973 yılında başladığım dönemde buydu, 2007 yılında ayrıldığım zaman 15 Ağustos’a inmişti. 1 ay geriye giderek küresel iklim değişikliklerinin sonuçlarını net bir şekilde anlatabiliriz. Su politikalarına, su elde edilmesine, mevsimlik kar yağışlarına ne kadar etki ettiğini takdirlerinize sunuyorum. Ama ikincisi var ki, Türkiye’nin gündeminde. Edirne, Kırklareli, Çanakkale, Tekirdağ, tek büyükşehir belediye başkanı olarak onların da izinleriyle abisi olarak konuşmak için kendilerinden izin aldım. Ergene diye bir havzamız var, Ergene diye nehrimiz var. Yıllar yılı, Trakya’nın en gözde ürünlerinin, tarımsal politikalarında büyük etki olan bu nehrimiz 1970’lerde başlayan 1990’larda hızlanan, 2000’lerde zirve yapan sanayileşmeyle, örneğin Tekirdağ’da 13 tane organize sanayi bölgesi var, bin 51 tane şirket var, bin 541 tane de sanayi kuruluşu var.  Özellikle ilk zamanlarda tekstil ağırlıklı fabrikalar kurulmuş ve yeraltı suları öylesine müsrifçe kullanılmış ki Ergene’nin debisi 2 kat artmış. Ama kirlenerek artmış. Şu anda hükümetimizin Ergene Eylem Planı diye 2011’de başlatmış olduğu Ergene’yi temizlemek ve eski haline getirmek programı hala bir sonuç almış değil. Ergene hala zehir akıtıyor. Büyük hastalıkların da sonuçlarını görüyoruz. Ancak bu arada en büyük önemli unsur, bu debinin artmasında kullanılan suyun yeraltı suyu olması. Biz Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi olarak 30 Mart 2014’te kurulduğumuzda, yıllık 70 milyon metreküp kullandığımız suyun yüzde 89’unu 420 yer altı kuyusundan kullanıyoruz. Öyle bir hale geldik ki, ilk zamanlar 50 - 60 metreden çıkan su, artık 350- 400 metrelere indi. Su aşağıya indikçe kalitesi de düşüyor. Bu suyun kullanılabilir hale gelmesi için mutlaka ve mutlaka masraf gerektiriyor. Su pahalı oluyor. Çözüm var mı var. Yeni su politikaları mümkündür diyerek manifestoyu imzalayacağız. 11 büyükşehir belediye başkanı ve 11 il belediye başkanım. Biz bunun sözünü veriyoruz. İnşallah tarım politikalarının yüzde 70’inin tarımda kullanılması, buna yeni politikalar üretmemiz gerekiyor. Biyolojik arıtmalarla çevreyi  toparlamamız gerekiyor. Tekirdağ olarak bunu yapmış bulunuyoruz ama inançlıyız, güveniyoruz kendimize. Manifesto ile sizlere güzel bir gelecek vaat ediyoruz” dedi.   

 

 



 

 

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

İzmir Gazeteciler Cemiyeti 25 Mayıs’ta yeni başkanını seçmek için sandığa gidiyor.

Azerbaycan’ın 28 yıl sonra Ermenistan işgalinden kurtardığı Dağlık Karabağ Türk mobilyacıları tarafından donatılacak.

Dünya Sağlık Örgütü’nün trans yağlara karşı başlattığı küresel kampanya, dünyada yankı bulmaya devam ediyor.

İş dünyasının sürdürülebilir kalkınma konusundaki farkındalığını ve etkisini artırmak amacıyla BM Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri çerçevesinde hareket eden EGİAD Ege...

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlediği “önyargı ve empati” konulu Engelsizmir Ulusal Karikatür Yarışması’nda finale kalan eserler belli oldu.

Cumhuriyet Halk Partisi Konak İlçe Başkanı Çağrı Gruşçu, Türk Polis Teşkilatı’nın 176’ncı kuruluş yıl dönümü vesilesiyle Konak İlçe Emniyet Müdürlüğünü ziyaret etti.

Mersin'in Mut ilçesinde yaklaşık 9 ay önce askerlerin sevk edildiği otobüsün devrilmesi sırasında yaralanan ve tedavi gördüğü hastanede 8 Nisan’da hayatını kaybeden şe...

Yazarlar