Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Büyük Zafer'in 96. Yılı kutlu olsun!

31.8.2018
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Yaşar Aksoy'dan 30 Ağustos özel yazısı.

Her yıl 30 Ağustos günü kutlаnаn Zafer Bayramı, ülkemiz Türkiye’de ve Türk milleti halkı tarafından coşkulu etkinliklerle kutlanmaktadır. Peki Zafer Bayramı hakkında ne kadar bilgimiz var? 30 Ağustos Zafer Bayramı nedir?. Türkiye ve Türk Milleti için neden bu kadar önemlidir?. Dilerseniz en başından başlayalım..

1919 – 1922 arasında dünyaya ve ülkemize tarih sayfalarında şöyle bir bakalım.
Bir yanda galip devletlerin önderi Wilson (Amerika Devlet Başkanı), Lloyde George (İngiltere Başbakanı), Clemenso (Fansa Başbakanı), Orlando (İtalya Başbakanı) ve Venizelos (Yunanistan Başbakanı)..
İşte Bunlar, Yunanistan ordularını, 15 Mayıs 1919’dan sonra İzmir’den Anadolu’ya sürerek bir koca ülkeyi kan ve revan içinde bırakanlardı..

Şehirleri, kasabaları ve köyleri yaktılar, kadınları astılar ve içtiler şarapları; madenleri, buğdayı ve çiçekleri çaldılar ve de çanları, orkestraları..
Öte yanda ise mazlum bir ulusun halk savaşçıları vardı..
Hey nereye gidiyorsun, niye kaçıyorsun?.. Hesabını vermeden yurdumu paylaşmanın.. Hesabını vermeden kanını şehitlerimin… Hesabını vermeden yetimlerimin, savaş dullarımın… Hesabını vermeden yakılıp yıkılan vatanımın.. Kaçmak var mı insanlığa hesap vermeden?..
Yunan ordusu, 30 Ağustos Başkumandanlık Meydan Savaşı’nda yenilecek ve gerisin geriye kaçacaktı. Ulusal kurtuluşun ve devrimin parıltısı görülecekti böylece kapkaranlık ufukta..

 

BAŞKUMANDAN SAVAŞI

30 Ağustos… 1922 yılı..
Saat 17.00’de topçu ateşiyle birlikte saatlerce yaktı kavurdu Mehmetçik’in emeği ve kanı zalim dağları, bayırları ve ovaları…
Saat 19.25’e kadar çelikten surlar dövüldü ve işte tam o dakikalarda 5.ci ve 2.ci Kafkas Tümeni ilk olarak girdi düşman mevzilerine. Elini attı zafer tacına. Sonra tüm birlikler hep beraber tacı koydular Mustafa Kemal Paşa’nın başına…

Böylece büzüldü Kızıltaş deresi, Büyük Adatepe, Allıören… Yükseldi Murat dağı, Çalköyü, Dumlupınar… Pençeleşti Vatantepe, Özgürtepe, Zafertepe… Çöktü Batı, Yunan, İstanbul, saltanat, kuvayı inzibatiye… Kükredi Doğu, Türk, Ankara, halk, kuvayi milliye…

Kanı helal olsun Mehmetçik’in. Özgürlük kanıdır 30 Ağustos’ta akan kan, unutma yurttaş. Tekrar gelen olursa, kim geldi, niçin diye sorma. Savaş vatan için, öl bayrak ve tam bağımsızlık uğruna…

 

DÜŞMAN KAÇIYOR

Düşman Dumlupınar’a doğru kaçmak istiyordu. 1.ci ve 2.ci Kolordu karargahları ile beş tane tümeni kıskaç içinde inliyordu. Yunan Başkumandanı Trikopis, “Dağ yollarından Çalköy’de toplanın” dedi, dağılmış ve çökmüş birliklerine.
Onlar gece yarısı süvari akıncıları ve ateşten baskıncılar arasında Çalköy’e ulaşmaya çabalarken, üzerlerinde bayraklaşmış hırkaları ve güneşi taşıyan fırkaları ile küçük Asya’nın savaşçıları zelzeleden beter haykırışlarla adım adım yaklaştılar zafere.
Kağnı seslerine karışmış memleket türküleri dillerinde, hesabını almak için Türk’ün hepsinin yürekleri tetiklerinde. Kim miydi onlar?
Mazlum bir ulusun direnişçisi, çetecisi, seymeni, dadaşı, subayı, neferi, kadını, mermisi, kılıncı, hançeri, yumruğu ve yüreği idiler… Dağdan taştan ormandan çayır ve çimenden taşıp gelen kuvayı milliyesiydiler..
Başkumandanlık Meydan Savaşı’nı, “vatan ve namus” uğruna erkekçe dövüşerek kazanmışlardı..

 

AKDENİZ HEDEFİ

Genel Kurmay Başkanı Fevzi Paşa ve Batı Cephesi Kumandanı İsmet Paşa ile Çalköy’de yıkık bir evin avlusunda kırık bir kağnının yanı başında buluşan Mustafa Kemal Paşa, savaş alanından halkın ordusuna son emrini yazdırdı:
“Millet Meclisi’nin orduları… Bu savaşta mağrur bir orduyu yendiniz. Büyük ve soylu milletin fedakarlığına layık olduğunuzu ispat ettiniz. Sahibiniz olan millet geleceğinden emin olacaktır artık. Eşsiz savaşınızdaki cesaret ve fedakarlığınızı gördüm ve izledim… Ordular bundan sonra ilk hedefiniz Akdeniz’dir, ileri..”
Akdeniz hedefi, ne Mersin’di, ne Antalya..
Hedef, İzmir’in ta kendisiydi bundan böyle..
Ulusal kurtuluşun şanlı şafağı artık doğmak üzereydi..

 

Büyük Zafer’in kahraman ve mübarek kadrosu
30 Ağustos Zaferi ertesinde yapılmış bu afiş çalışmasında zaferin kadrosu tümüyle resmedilmiş. Başkumandan Gazi Mustafa Kemal Paşa ve Fevzi Paşa’dan İsmet Paşa’ya, Kazım Karabekir Paşa’dan Refet Bele Paşa’ya kadar tüm kahraman kumandanlar sıraya dizilmiş. Rahmetle analım.. (Yaşar Aksoy Arşivi)


Trikopis’in esir edilmesi, yani Ulusal kurtuluşun eşsiz dehası
Türk Ulusal Kurtuluş Savaşı, Emperyalizm’e ve onun kiralık Yunanistan ordularına karşı eşsiz bir halk ihtilalini yöneten Başkumandan Mustafa Kemal Paşa’nın halkıyla birlikte yarattığı eseridir. 30 Ağustos Zaferini simgeleyen zamanında yapılmış bir kartpostal herşeyi anlatıyor; Yunan Başkumandanı Trikopis esir ediliyor.. (Yaşar Aksoy Arşivi)

 

Türk Tarihi’nde yıldızın parladığı ay: Ağustos!

Türklerin Anadolu’yu fethinin ilk adımı olan Malazgirt Zaferi ve de Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurulmasının müjdecisi 26 - 30 Ağustos Büyük Taarruz ve Zaferi. Ve de bu iki zafer arasında kazanılmış olan “diğer” büyük zaferler:
• 26 Ağustos 1071 : Malazgirt Zaferi
• 11 Ağustos 1473 : Otlukbeli Zaferi
• 23 Ağustos 1514 : Çaldıran Zaferi
• 24 Ağustos1516 : Mercidabık Zaferi
• 29 Ağustos 1521 : Belgrad’ın Fethi
• 29 Ağustos 1526 : Mohaç Zaferi
• 1 Ağustos 1571 : Kıbrıs’ın Fethi
• 23 Ağustos 1921 : Sakarya Meydan Savaşı
• 26-30 Ağustos 1922 : Büyük Taarruz ve Zafer!

 

Atatürk, Zafer Haftası’nı Nutuk’ta anlatıyor..

“20 - 21 Ağustos 1922 gecesi 1. ve 2.Ordu Komutanlarını da Cephe Komuta Merkezine çağırdım. Genelkurmay Başkanı ile Cephe Komutanı’nı da yanımda bulundurarak, saldırının nasıl yapılacağını harita üzerinde kısa bir savaş oyunu şeklinde açıkladıktan sonra, Cephe Komutanı’na o gün vermiş olduğum emri tekrarladım…

24 Ağustos 1922’de komuta merkezini Akşehir’den Şuhut kasabasına, 25 Şubat sabahı da oradan Kocatepe’nin güneybatısındaki çadırlı ordugâha naklettik.
26 Ağustos sabahı Kocatepe’de hazır bulunuyorduk. Sabah saat 05.30 ‘da topçu ateşimizle saldırı başladı.

Efendiler, iki gün içinde (26,27 Ağustos günleri) düşmanın Karahisar güneyinde 50 ve doğusunda 20-30 kilometre uzunluğundaki sağlamlaştırılmış cephelerini düşürdük. Düşman ordusunun bütün kuvvetlerini 30 Ağustos’a kadar Aslıhanlar yöresinde kuşattık. Yaptığımız savaş sonunda düşmanın ana kuvvetlerini yok ettik ve esir aldık, ordu başkomutanı General Trikopis’de esirler arasında idi.

Demek ki tasarladığımız kesin sonuç beş gün içinde alınmış oldu. 31 Ağustos günü ordularımız ana kuvvetleri ile İzmir’e diğer birlikleriyle de Eskişehir ve kuzeyine ilerliyordu.

Her safhasıyla düşünülmüş, hazırlanmış, idare edilmiş ve zaferle sonuçlandırılmış olan bu harekât Türk ordusunun, Türk subay ve komuta heyetinin yüksek güç ve kahramanlığını tarihe bir kere daha geçiren büyük bir eserdir.

Bu eser, Türk milletinin hürriyet ve bağımsızlık düşüncesinin ölümsüz bir abidesidir. Bu eseri yaratan bir milletin evladı, bir ordunun başkomutanı olduğumdan, mutluluk ve bahtiyarlığım sonsuzdur.”

Gazi Mustafa Kemal Atatürk (Nutuk)


Büyük Taarruz, Atatürk’ün askeri dehasını gösterir.



Büyük Taarruz ve Başkumandanlık Savaşı haritası
Mavi Kuvvetler : Türk Ordusu, Kırmızı Kuvvetler : Yunan Ordusu

 

Atalar, Atatürk’ü kutluyor
30 Ağustos Zaferi’nden sonra yapılan bir görsel tasvirde, Mustafa Kemal Paşa, yanında İsmet ve Fevzi Paşalar olduğu halde büyük zaferden sonra, Selimiye Camii önünde, Sultan Alpaslan, Mimar Sinan ve Fatih Sultan Mehmet tarafından karşılanıyor.

 

Albay Reşat Bey

Albay Reşat Bey’in şehadeti

“… 27 Ağustos 1922 sabahı 57. Tümen bu tepeyi kuşatmış, saat 10.30’da Mustafa Kemal telefonda komutana:

– Albay Reşat Bey, bu önemli tepeyi ne zaman alacaksınız?

– Komutanım, yarım saat sonra alacağız.

– Başarılar diliyorum.

Mustafa Kemal telsizle birliği arar (Saat: 11.00):

– Reşat Bey’i istiyorum.

– Komutanım Reşat Bey size bir mesaj bırakarak intihar etti. Okuyorum, komutanım: “Yarım saat zarfında bu tepeyi almak için söz verdiğim halde sözümü yapamamış olduğumdan dolayı yaşayamam komutanım.”

Mustafa Kemal’in gözlerinden yaşlar boşanır:

– Allah rahmet eylesin. Reşat Bey büyük bir vatanseverdir.

 

ŞİİRLER...

 

Kocatepe

Boz kalpağıyla kar yağmış
Altın saçıyla gün vuran
Bir ulusta kan kaynamış
Bir canlı Kocatepe O.

Ağustos'un sıcağından.
Duruyor tarih içinde...
Nabzı odur, gündüz gece
Vuruyor tarih içinde.

Ay-yıldızı gökte doğmuş
Yerde al kanla yuğrulan
Çaldıran'dan Yavuz ağmış,
Bayrağı öpe öpe O.

Malazgirt'ten de Alpaslan.
Sarıyor tarih içinde.
Alnından onlar öptükçe
Yürüyor tarih içinde.

Behçet Kemal ÇAĞLAR

 

Zafer

Anneler dindiriniz gönlünüzün yasını,
Düşman kaniyle sildik palamızın pasını,
Yeniden çizmek için vatan haritasını,
Kandan ve kıyametten bir sahneye çevirdik,
Gökleri çatırdayan bir vatan parçasını.

Anneler ağlamayın dönmeyenlerinize,
Vatan katillerini getirdik işte dize,
Dumlupınar üstünde yol ararken denize,
Çöktü savletimizden düşmanla dolu dağlar,
Gökler genişleyerek Akdeniz geldi bize!

Biz taze kanlarını hürriyetine katan,
Bir nesliz, ülkemizde biziz yegâne sultan,
Tanyeri nur alıyor muzaffer alnımızdan...
Karşımıza çıkmayın Akdeniz dalgaları,
Yolumuzu bekliyor yekpare ana vatan!

Kemalettin KAMU

 

BAYRAK ALTINDA

Bu gün genç, ihtiyar, kadın, kız, kızan,
Uzanıp yatsak da çardak altında,
Boruyu çalınca yarın borazan,
Hemen toplanırız bayrak altında.

Bizi hiç tasalı görmez bu yerler;
Yiğitler, ölürken bile gülerler,
Yeter ki yaşayan er oğlu erler,
Bizi çiğnetmesin ayak altında.

Kalbimiz çırpınır yurdu andıkça,
Gözlerde zaferin nuru yandıkça;
Üstünde bu bayrak dalgalandıkça,
Gönlümüz rahattır toprak altında.

Faruk Nafiz ÇAMLIBEL

 

ZAFER

30 ağustos
başkumandanlık savaşı
bu savaş ne büyük savaş
bir yanda
emperyalizm ve işbirlikçileri
bir yanda mazlum uluslar
ve anadolu’nun türkleri

vuruşunca
bu iki dünya
dünya, dünya olalı
dünyanın zaferle biten
ilk bağımsızlık savaşını
yaşadı ve
“ya istiklal ya ölüm!” dedi

tarihçi
işte o an yazdı
ve kazıdı tarihe:
“tarih,
sonsuza dek
bunu saygıyla anacak”
dedi…

YAŞAR AKSOY

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

Enflasyon iki ay sonra yeniden çift haneye çıktı. 9 ay boyunca küçülen ekonomi, bu yılın 3. çeyreğinde yüzde 0.9 büyüdü. İşsizlikteki artış ise sürüyor. Hayat pahalılı...

Ülkenin her tarafından “erkekler tarafından hunharca işlenmiş kadın cinayetleri” haberleri geliyor. Savcılar, kadınların “korunma taleplerini” savsaklıyor, hakimler “e...

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Almanya Başbakanı Angela Merkel ve İngiltere Başbakanı Boris Johnson, zirve kapsamında bir ar...

Türkiye’de kadına şiddet eylemleri, çoğunlukla cinayetle sonuçlanıyor ve giderek artıyor. Erkek şiddeti durmuyor, durdurulamıyor. Savcılar “koruma kararları” almıyor. ...

“Esrarengiz” bir iddianın, iki gazeteci - Saray - Muharrem İnce - CHP Genel Merkezi arasında kopardığı fırtına ana muhalefeti sarstı ve... “Kumpas” ortada “sahipsiz” ...

Türkiye’de para piyasalarının gözü kulağı hep dışarı. En ufak bir haber döviz kurunu yukarı taşıyor. Döviz, gün içerisinde, hatta saatler içinde ciddi oranda artışlar ...

Afetler ülkesinde “koordinasyon noksanlığı” yıllardır sürüyor, Afetlerle “birçok” bakanlık, kurum ve kuruluş” ilgili, ama her büyük afette kaos yaşanıyor. “Çareyi” uzm...

Yazarlar
Website Security Test