Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

CHP, örgütsel yapısını ve siyaset yapma anlayışını yenilemelidir

14.9.2018
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

CHP’nin 95’inci kuruluş yıldönümü nedeniyle hazırladığımız bu çalışmada; yalnızca geçmişe ilişkin anılar, siyasal gündem ve 2019 yerel seçim sürecine yönelik hazırlıklarla sınırlı kalmak istemiyoruz. Aynı zamanda CHP’nin temel örgütsel meseleleriyle ilgili var olan sorunlar nasıl aşılabilir? Parti nasıl yenilenebilir, nasıl daha etkin ve güçlü hale getirilebilir? Bu konulardaki düşünce ve önerilerimizi de paylaşmak istiyoruz.

 

Mehmet Şakir Örs CHP yazı dizisi İkinci Bölüm

 

Bülent Ecevit, bir İzmir ziyaretinde Şeref Bakşık ve Süleyman Genç ile birlikte, radyodan siyasal gelişmeleri dinliyor.

 

 

CHP’nin temel sorunu, örgüt yapısı ile seçmen profili arasındaki uyumsuzluk

 

Örgütsel yapılarda ilk basamak, başlangıç önemlidir. Eğer ilk düğme yanlış iliklenirse, bu yanlışlık diğer alanlara da yansıyacak ve etkileyecektir. Dolayısıyla örgütsel yenilenmede işe üyelikten başlamak gerekiyor. Geçtiğimiz tüzük kurultayında gündeme gelen, ancak iyi anlatılamadığı ve yeterince anlaşılamadığı için kabul edilmeyen farklı bir üyelik sistemini, yeniden gündeme getirmek istiyoruz.

CHP’de ‘aktif üyelik’ sistemine geçilmelidir. Bu bağlamda partide siyasal katılım süreci yeniden düzenlenmelidir. Parti çalışmalarına, eylemlerine, eğitimlerine katılan üyeler ‘aktif üye’ olarak kabul edilmelidir. Seçme ve seçilme hakkı aktif üyelere verilmelidir. Bu sistem, adil biçimde ve etkin olarak denetlenmelidir.

Dünyada birçok sol partide uygulanan ‘aktif üyelik’ sistemi, parti örgütünü daha etkin ve nitelikli hale getirecektir. Ayrıca partinin demokratik ve siyasal katılım süreçlerini çok yönlü güçlendirecektir. CHP’nin temel sorunu olan, seçmen profili ile örgütsel yapıları arasındaki uyumsuzluğu giderecektir.

 

 

Partinin inandırıcılığı ve güvenilirliği

Siyasal partilerde, hele sol partilerde ideoloji temel bir alandır. İdeolojik açıklık, berraklık önemlidir. Hayata ve dünyaya bakışın ortaklaştırılması, siyasal ve toplumsal gelişmeler karşısında ortak politikalar oluşturulması ve bunların birlikte savunulup hayata geçirilmesi yaşamsaldır.

Böylesi bir anlayış, CHP’nin ideolojik yaklaşımlarının net olmasını ve program ile tüzüğünün de ideoloji ile uyumlu - bütüncül olmasını gerektirir. Yalnızca bunlar yetmez, aynı zamanda yönetim kadrolarının da, ideoloji ve program ile uyumlu olması gerekir. Partinin inandırıcı ve güvenilir olmasının yolu, bu bütünlükten geçiyor.

CHP’nin, parti ideolojisini açıklayan, siyasal ve toplumsal politikaları tartışıp ortaklaştıran, merkezi bir teorik yayın organına gereksinimi vardır. Bu yayın organı, parti örgütleri, üyeleri ve aksiyonerleri için bir pusula işlevi görecektir. Partinin siyasal gelişmelerle ilgili değerlendirmeleri, doğru biçimde kavranabilecek ve savunulabilecektir. Hayatın ve mücadelenin içinde, söylem ve eylem birliği sağlanabilecektir. Bu süreç, parti içi eğitimle yaygınlaştırılıp çok yönlü pekiştirilebilir.

 

 

‘İnsan ve üretim odaklı’ örgütlenme anlayışı

Bir partinin iktidar olabilmesi için, hayatın tüm alanlarında etkili ve örgütlü olması gerekiyor. Bunun için, partide, ‘insan ve üretim odaklı’ bir örgütlenme anlayışı öne çıkarılmalıdır.

Bir ‘kitle partisi’ olarak CHP, insanı ve hayatı odağına alarak, hayatın tüm alanlarında örgütlenmelidir. Var olan klasik il-ilçe-belde örgütlenmesi şekli, artık günümüzde yeterli değildir. Organize bölgeler, sanayi - esnaf siteleri, büyük çarşılar, üniversiteler, fabrikalar, işlikler, kırsal kesim - köyler… Kısacası hayatın nabzının güçlü ve hızlı attığı her yer, temel bir örgütlenme alanıdır. CHP, kitlesel yapısı içinde; işçiyi - işsizi, esnafı, köylüyü, girişimciyi, emekliyi, aydını, kadını, genci; kısacası herkesi kucaklamalı ve örgütlemelidir. Örgütlenme politikalarını ve yöntemlerini, buna göre yenilemelidir.

Siyasal mücadelede büyük önem taşıyan kadın ve gençlik örgütlenmesinde; partiye doğrudan bağlı olmayacak, ama parti dostu ve destekçisi olacak yeni örgütlenmeler gündeme getirilebilir. Örneğin 12 Mart öncesinde var olan Sosyal Demokrasi Dernekleri Federasyonu (SDDF) ve yayın organı ‘Sosyal Demokrat Eylem’ örneğinden hareketle, günümüz koşullarına uygun yeni örgütlenme biçimleri yaratılabilir.

 

 

Yeni bir program ve tüzük

Sol, sosyal demokrat partilerde ideolojinin en önemli göstergesi yazılı belgelerdir. Bunlar içinde parti programı ve tüzüğü büyük önem taşır. 21’inci yüzyıl koşullarında ve ülkemiz siyasasında, CHP’nin yeni bir programa ve tüzüğe ihtiyacı vardır.

İçinde bulunulan sorunlara somut çözümler üreten bir program ve parti içi yaşamda karşılaşılan sorunları aşmaya yarayacak demokratik bir tüzük; CHP’nin kendi iç dinamikleriyle, örgütleri, üyeleri ve aksiyonerleri ile birlikte ortaklaşa hazırlanmalıdır. Başta sendikalar, demokratik kitle örgütleri, aydınlar olmak üzere, parti dostlarından da katkı ve görüş alınmalıdır.

Kısa, net, uygulamaya yönelik pratik çözümler içeren, bir manifesto özelliği taşıyan böylesi bir program ve tüzük taslağı; tabandan başlayarak çevreden merkeze yürüyecek demokratik bir tartışma ve eylem süreci ile hazırlanmalıdır. Kurultay dönemlerinde gündeme gelen bu çalışmalar, bir program ve tüzük kurultayı ile taçlandırılmalıdır. Böylece partinin tüm bileşenlerinin, her aşamasında katkılarının olacağı bir programı ve tüzüğü sahiplenmesi, savunması daha kolay ve verimli olacaktır.

 

 

Politikalar; sınıfsal, sosyal ve toplumsal ihtiyaçlara cevap vermeli

Son dönemlerde siyasal alana bulaşan temel bir hastalık kimlik siyasetidir. İnsanların ırkı, dini, mezhebi sorgulanır olmuştur. Bu özellikler üzerinden siyaset şekillendirilmeye çalışılmaktadır. Bu çok yanlış bir yaklaşımdır. Hele sol ve sosyal demokrat partilere hiç yakışmamaktadır.

Giderek CHP’nin örgütsel yapısını da etkileyen ve parti ile ilgili haksız algılara yol açan bu hastalık, hızla aşılmalıdır. Siyasal politikalar sınıfsal, sosyal ve toplumsal tercihler üzerinden inşa edilmelidir. Örgütsel yapılar ve kadrolar, bu anlayışa uygun olarak biçimlendirilmelidir.

 

 

Siyasal katılım ve parti içi demokrasi

CHP üyelerinin parti süreçlerine yeterli ölçüde katılım göstermediğini biliyoruz. Bu durumun bir nedeni üyelerin yaş düzeyinin yüksek oluşu ise, diğer temel neden de örgütsel hantallıktır. Partide siyasal çalışma, seçim dönemlerinde seçim kampanyasına katılmak ya da parti içi delege - yönetim seçimlerinde yarışmaktan ibaret hale gelmiştir. Parti içi demokrasiden de anlaşılan, yalnızca adayların önseçimle belirlenmesi talebidir. Oysa siyasal mücadele ve parti üyeliği, hayatın her anında ve her alanında verilmesi gereken bir uğraştır, bir sorumluluktur, bir yaşam biçimidir. Parti içi demokrasi de, öncelikle partinin siyasal politikalarının oluşturulması süreçlerine katılabilmektir. Bunun kanallarının açık olmasıdır.

Bu bağlamda, partinin ve partililerin, siyaset yapma tarzını değiştirmesi - yenilemesi gerekiyor. Parti örgütleri, genel siyasal konuların yanı sıra yerel gündemi de önemsemelidirler. Halkın yerel sorunlarına çözüm üretmeli ve taleplerine sahip çıkmalıdırlar. Partinin gündemini yerel konularla zenginleştirmelidirler.

 

 

Ütopya yaratmak, umut ve güven vermek

Partileri, örgütlenmeleri canlı kılan ve onları en geniş kesimlerle buluşturan temel öğe, onların ütopyalarıdır. Her siyasal örgütlenmenin ve partinin bir ütopyası, bir hikâyesi olmalıdır. Bu ütopyaya öncelikle partinin üyeleri yürekten inanmalı ve dalga dalga tüm topluma taşıyıp yaymalıdır.

Bu konuda, Cumhuriyeti kuran ve ülkemizin bugünlere ulaşmasında önemli bir rolü olan CHP’nin engin bir tarihsel birikimi olduğunu düşünüyoruz. Hele yakın siyasal tarih böylesi anlamlı örneklerle doludur. Örneğin 1970’li yıllarda ‘Toprak işleyenin, su kullananın’ ve ‘Ne ezen ne ezilen, insanca hakça bir düzen’ belgileri, hala anımsadıkça yürek tellerimizi titretmekte ve siyasal bilincimizde titreşimler yaratmaktadır. Günümüz koşullarında halka götürülebilecek yeni ütopyalara gereksinim olduğunu düşünüyoruz.

Siyasal sorunlara ülkeyi yönetmeye hazır bir partinin ciddiyetiyle ve sorumluluğuyla yaklaşmak temel olmalıdır. Güncel gelişmeleri değerlendirirken ve iktidarın politikalarını eleştirirken, iktidar olunduğunda o sorunların nasıl çözüleceğini de ortaya koymak gerekmektedir. Halk, seçmen, ana muhalefet partisinden bunu beklemektedir.

Bu konu ciddi ve üretken bir çalışma düzeneği kurma zorunluluğunu da beraberinde getirmektedir. Bu bağlamda önümüzdeki süreçte gölge kabineler, gölge bakanlıklar ya da gölge çalışma grupları oluşturmanın ve çözüm politikaları üretmenin yararlı olacağını düşünüyoruz.

Halk, seçmen, siyasal tercihlerini değiştirmek için; ülkeyi var olan iktidardan daha iyi yöneteceği iddiasını ortaya koyan ve yalnızca bunu ortaya koymakla yetinmeyip bu konuda güven uyandıran seçeneklerin arayışı içindedir. Ana muhalefet partisi CHP, ülkeyi ve özellikle de ekonomiyi çok daha iyi yöneteceği umudunu ve güvenini halka vermeli ve inandırmalıdır.

Parti içi ilişkilerde sevgi ve dayanışma egemen olmalıdır. Siyasal mücadelede dostluk, vefa, sevgi ve dayanışma önemli kavramlardır. Hele sol partilerde bu kavramlar daha büyük anlam taşır. CHP’nin en önemli sorunlarından biri, partide sevgi eksikliğidir. Parti içi yaşamda

sevgi, saygı ve dayanışma her yönüyle güçlendirilmelidir. Parti içi ilişkilerde yoldaşlık - yol arkadaşlığı temel olmalıdır.

Gelecek Bölüm: CHP, ‘100’üncü yıl tezleri’ ve ‘demokrasi programı’ ile halkın karşısına çıkmalı

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

EGSD Yönetim Kurulu Başkanı Atınç Abay, konuk olduğu Gözlem Gazetesi Yayın Kurulu Toplantısında Türk şirketlerinin mevcut ekonomik darboğazdan çıkış sürecini iyi yönet...

Gözlem, “Atatürk Düşmanlığının yaygınlaştırılmaya çalışıldığı” bir dönemde Ali Erbaş’ın, Mısıroğlu’nu ziyaretinin arka planını araştırdı ve uzmanlara sordu, işte cevap...

TÜSİAD, “Kalkınmayı esas alan bir perspektifle serbest piyasa ilkelerinden taviz vermeden, ekonomimizi yeniden ayağa kaldırmamız gerekiyor. Bunun yolu en başta şeffaf,...

GÖZLEM öğrencileri bile isyan ettiren olayları ve “Milli Eğitimin yarınını” uzmanlara ordu, işte cevapları…

2015’de yapılan kapsamlı anlaşmadan çekilen ABD’nin İran’a yönelik yeni yaptırımları, üçüncü ülke ve şirketleri de kapsayacak şekilde uygulamaya kondu. Ham petrolünün ...

Gözlem’e konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, hizmette devamlılığa vurgu yaparak “Biz bilim ne diyorsa onu yaptık. Gelecek başkan da bu anlayışı de...

TÜFE’nin alt kalemlerinden ev eşyası grubunda yüzde 38, ulaştırmada yüzde 32; gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 31,5 ve konutta yüzde 25,72 artış gerçekleşti. Yılbaşı...

Yazarlar
Website Security Test