Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

''Türkiye için'' muhalefet nerede?

21.9.2018
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

GÖZLEM, konuyu masaya yatırdı, işte görüşleri…

GİZEM AY

 

Türkiye bir yılını doldurmadan ikinci seçime hazırlanıyor. 24 Haziran 2018 milletvekili genel seçiminin ardından Mart 2019’da yerel seçimler yapılacak. Siyasi partiler bunun için hazırlıklara başladı. Cumhurbaşkanlığı Hükümet sisteminin ilk seçimi olması nedeniyle 24 Haziran seçimleri Türkiye için tarihsel kavşaklardan biriydi. Bu seçimle birlikte Türkiye yeni bir yönetim sistemine geçti. “Başkanlık” sisteminin ikinci seçimi Mart 2019’da yapılacak. Türkiye seçimden seçime koşarken, iktidar adeta dış dünyadan “kopuk” politika izliyor. Muhalefet ise üzerine ölü toprağı serpilmiş “hem dış dünyadan kopuk, hem de hak ihlallerini içeren” politika ve icraata adeta seyirci kalıyor.

Dış politikadaki “günlük ve çelişkilerle dolu bir politika izlenmenin” Türkiye’ye maliyeti her geçen gün artıyor. Bunun yanı sıra iki yıl süren OHAL sürecinde “Basın ve düşüncelerini ifade” özgürlükleri başta, özgürlükler, insan hakları, yargı bağımsızlığı gibi “demokratik hukuk devleti” ilkelerinden uzaklaşılması, yabancı ülkelerle “gerilimli dış politika” izlenmesi Türkiye’yi uluslararası arenada adeta yalnızlaştırdı.

Uluslararası sivil toplum kuruluşu Sınır Tanımayan Gazeteciler tarafından 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü gününde açıklanan küresel basın özgürlüğü endeksinde Türkiye 180 ülke içerisinde 157'nci sırada yer aldı. Kuruluşun raporunda, Türkiye'de basın özgürlüğünün son 30 yılı aşkın dönemin en kötü seviyelerine gerilediği ifade ediliyor. Türkiye'de demokrasi, insan hakları, hukuk devleti, yargı bağımsızlığı alanlarında belirgin bir geriye gidişle adından çokça söz ettirdi. Basın özgürlüğü, ifade özgürlüğü, işçi eylemleri, toplantı ve gösteri yürüyüşleri özgürlüğünde geriye gidişe muhalefet adeta sessiz kaldı.

GÖZLEM, Türkiye’nin demokratikleşme, insan hakları, özgürlükler, yargı bağımsızlığı, hukuk devleti alanlarında yeniden “üst lige” çıkması için neler yapması gerektiğini uzmanlara sordu.

 

 

“DEMOKRASİ BİR YAŞAM BİÇİMİDİR”

 

Ali Naili Erdem (Eski Milli Eğitim Bakanı)- Türkiye’de henüz demokrasinin “yerleşik” kurumları yok. Yargı, tek adamın ortaya koymuş olduğu görüşe yani başkanlık sistemine göre düzenlendi. Parlamenter düzen reddedildi, kuvvetler ayrılığı şu anda yok. Bunların olmadığı yerde demokrasiden bahsetmeniz mümkün değil.  Demokrasinin olabilmesi için hukukun, ahlakın ve insan haklarının demokrasinin içeriği olması lazımdır. Demokrasi sayısal kavramdan ibaret değildir, parlamentodaki sağlanan çoğunluk değildir. Demokrasi bir yaşam biçimidir.

Başkanlık sistemi Türkiye’ye uygun bir sistem değildir. Belli bir sistemin içerisinde denetim yok ise, orada hukuk dışlanmış ise, sadece başkanın ağzından çıkan sözler kararname şeklinde kanun olarak kabul ediliyor ise burada demokrasiden bahsetmek mümkün değildir.  Demokrasi; hukuk, ahlak, insan sevgisi, hoşgörü ve sorumluluktan oluşur. Örnek almayı düşündüğümüz Avrupa bunlara sahip.

Muhalefet bu konuda hiçbir şey yapmıyor. Muhalefet henüz iç kavgasını bitirmedi. Kendi kavgalarından dönüp sağa sola bakamıyorlar. Türkiye’de neler olduğunun farkında bile değiller. Türkiye’nin sorunu şu an için CHP’nin başında kimin olacağı değil, ülkede yaşananlardır. Muhalefet ülkede olanları gündem maddesi yapmalı bu kavgalara acilen son vermelidir.

 

 

 

 

“TÜRKİYE’NİN KARNESİ ÇOK KÖTÜ”

 

Ertuğrul Yalçınbayır (Eski Başbakan Yardımcısı) - Hem ekonomisi hem insan hakları ve bunların toplamı olan insani gelişmişlikte Türkiye’nin karnesi evrensel standartlarda bilimsel standartlarda fevkalade kötü.

Türkiye’de atamayı yapan tek kişi, onayan tek kişi, atanan tek kişi, atananlar tek kişi böyle bir sistem dünyada yok.  Örneğin Türkiye Varlık Fonu; atayan tek kişi, atanan atayan kişi, onaylayan tek kişi ve bunların yargı denetimi yok. Tüm bunlar hukuka uygunluk bakımından da, insan hakları bakımından da evrensel standartlar bakımından da eşi benzeri olmayan bir konumda. Türkiye nevi şahsına münhasır bir şekilde yönetiliyor. Böyle bir yönetim anlayışının demokraside yeri yoktur.

Vergiler, parlamentonun en önemli işidir, bütçeyi yapmak en önemli işidir. Önümüzdeki günlerde bütçe gelecek, kalkınma planı gelecek tüm bunları yapacak olan nevi şahsına münhasır tek kişi olacak. Tek kişinin olduğu yerde demokrasi olmaz, danışma olmaz, denetim olmaz. Bunlar olmazsa insan hakları, düşünce özgürlüğü gibi konulardan bahsedemeyiz. Böylesine bir ülkeye de ne içeride ne de dışarıda güvenilmez.

 

Muhalefetin bıkmadan usanmadan olanları halka anlatması gereklidir. Muhalefetin halkı mukayese etmeye, düşünmeye yönlendirmesi gerekir. Mukayese edebilmek araştırmayı, tartışmayı, düşünce özgürlüğünü gerektirir. Türkiye, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi İhlallerini kabul ederek o ihlalleri önleme planını resmi gazetede yayımladı ama onları uygulamayı bırakın daha da kötüye gitti. Düşünce özgürlüğünün olmadığı yerde muhalefetin çok da yapacak bir şeyi yok. Muhalefetin tek yapabileceği durmadan anlatmak, halkı bilgilendirmektir.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

YPG / PYD Fırat'ın Doğusu'ndaki "32 kilometre derinliğindeki Güvenli Bölgeden çekiliyor" ve "ağır silahları" bırakıyor. Güvenli Bölgesi ABD ile işbirliği içinde "Türk ...

Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov "Suriye'nin toprak bütünlüğü zarar görmemeli" derken, Esat ordu birliklerinin girdiği "Kobani" başta Münbiç ve Rakka gibi şehirlerin "ne ...

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence görüşmesinin piyasalara yansıması nasıl oldu? Türkiye - ABD zirvesinden çıkan ateşkes kararının ...

GÖZLEM konuyu uzmanlara sordu. İşte cevapları...

Suriye'de Fırat'ın doğusundaki terör unsurlarına yönelik başlatılan ''Barış Pınarı Harekatı'' sonrası Türk ekonomisindeki gelişmeler nedir? GÖZLEM konuyu uzmanlarına s...

Türkiye İstatistik Kurumunun açıkladığı rakamlara göre tüketici enflasyonu tek haneye düştü. Çarşı / Pazar / Ev / Mutfak gerçeklerinden çok uzak olan bu rakamlara hem ...

20 yıl Adalet Partisi İzmir milletvekilliği, 5 defa bakanlık yapan ''İzmirli'' Ali Naili Erdem, Türk Siyasetinin dününü ve bugününü anlattı. İzmir'de bıraktığı izleri...

Yazarlar
Website Security Test