Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

İşçinin yarım maaşını 6 ay devlet ödesin mi? Ekonomi yönetiminden ses yok, iş dünyası da ''o sesi'' bekliyor

28.9.2018
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Uzmanların da “öneri konusunda” kafaları karışık, işte görüşleri…

Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Nurettin Özdebir, “Sanayicinin maaşları ödeyemez duruma geldiğini” söyleyerek “işçi çıkarmamak için maaşların 6 ay süreyle İşsizlik Fonu’ndan ödenmesini” istedi. Bu öneri, iş aleminde de tartışıldı, ne var ki, Özdebir’in özellikle ekonomi uzmanlarından beklediği “destek” gelmedi. Ekonomi yönetiminden de ses seda çıkmadı.

Özdebir, “çok sayıda işçinin işsiz kalmasına da yol açacak bu durumun çözümü için kısa çalışma ödeneği olarak bilinen ve kriz dönemlerinde uygulanan sistemin hayata geçirilmesi gerektiğini” belirtmiş” ve "Kısa çalışmanın derhal çıkması lazım. Zora giren firmaların ödeyemediği işçi maaşının yarısını işveren, kalan yarısını da 6 ay süreyle İşsizlik Fonu ödesin istiyoruz. Bu sistem 2008 krizi sonrasında uygulandı. Sistemin mevzuatı hazır ama karar alınması lazım. Ben bugün o işçileri işten çıkarsam hepsine Fon'dan zaten işsizlik maaşı verilecek. İnsanlar işsiz kalacağı gibi bu işin Fon'a bir maliyeti olacak. Onun yerine insanlar işinde kalsın, çalışılan sürenin maaşını patron, işçinin izinde olduğu dönemin maaşını da Fon ödesin. Bu düzenlemenin 6 aylık bir dönem için hayata geçirilmesi gerektiğini ilgili bakanlara ilettik" demişti.

 

 

 

“EKONOMİ DALGALI SÜREÇTEN GEÇİYOR”

Ender Yorgancılar (Ege Bölgesi Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı) – Türkiye ekonomisi oldukça dalgalı bir süreçten geçiyor. Bu süreçten beklentiler olumsuz etkilenirken, fiyatlama davranışları da bozuluyor. Piyasalar Merkez Bankasının yüksek faiz artışı kararının ardından açıklanacak yeni ekonomi programına odaklanmıştı. Bunun da başlıca gerekçesi böylesi sisli bir ortamda Programın adeta kılavuz işlevi görecek olmasıydı. Açıklanan program incelendiğinde gerek amaçlar gerekse politikalar boyutuyla bu işlevi önemli ölçüde göreceği anlaşılmaktadır. Programın özellikle büyüme boyutunda gerçekçi olduğu söylenebilir. Kamunun tasarrufta öncü rolü üstlenecek olması da son derece önemli. Şimdi sıra öngörülen tedbirlerin kararlılıkla hayata geçirilmesinde. Böyle yapıldığında döviz piyasalarında istikrar sağlanabilecek, ekonomi yeniden daha yüksek büyüme patikasına girecektir.

Türkiye’nin kısa vadede acil ve öncelikli iki sorunu var; Bu öncelikli iki sorun kurlarda istikrar ve enflasyonun tek hanelere düşürülmesidir. Bunlar gerçekleştirildiğinde faizlerin de gerilemesi ve yatırım ikliminin yeniden bahara dönmesi mümkün olabilecektir. Yeni Ekonomi Programında buna imkan verecek önlemleri görmek, özellikle enflasyona gereken önemin verildiği görmek bizi mutlu etti. Ancak geçmişte ve halen yaşadığımız süreçlerden de gerekli dersleri çıkarmamız, bir daha da yerli üreticinin rekabet gücünü zayıflatan düşük reel kur dönemine dönmememiz gerekiyor. Programda enflasyon hedeflerinin az da olsa altında bir kur artışı öngörülmesi bizleri biraz düşündürmüştür. İhtiyacımız olan şey reel döviz kurlarında istikrar, düşük enflasyon, düşük faiz ve yatırım çekişli ihracata yönelik büyümedir.

Programda cari açığı düşürmek için ithalata bağımlılığın azaltılmasına ve ihracatın artırılmasına yönelik önlemleri çok önemli ve anlamlı buluyoruz. Bu noktada biz sanayicilere önemli görevler düşüyor. Bizler de bu görevleri devletin desteği ve yol göstericiliğinde yerine getirmeye çalışacağız. Yapılması gereken öncelikli sektörel yatırımlar için uygun mikro-klimanın yaratılmasıdır. Biz İzmirli sanayiciler olarak bir araya gelecek ortak akıl ile bu süreçte üstlenebileceğimiz rolleri, ithalatın azaltılmasına katkı verebileceğimiz sektörleri belirleyeceğiz.

Vatandaşlar da desteklenmeli. Programın beklentileri genel olarak karşılıyor. Bugüne kadar ki en gerçekçi ekonomi programlarından biri ile karşılaştık. Ekonomik birimlerin beklentilerinin iyileşmesi ve ekonomik iklimin normale dönmesi için uygulama çok önemli hale geldi. Ayrıca programın detaylarını da görmemiz gerekiyor. Ancak tüm vatandaşların da programa destek vermesini diliyoruz.

 

 

 

“İŞÇİ ÜCRETLERİ MUTLAKA ÖDENMELİ”

Ali Nail Kubalı (Ekonomist)- Şirketler ciddi sıkıntıdalar, bunu biliyoruz ancak işçi ücretlerinin mutlaka ödenmesi gereken en son tasarruf yapılması gereken noktadır. Ekonomik açıdan da öyle çünkü; Geliri olmazsa harcaması olmaz, harcaması olmazsa ülkede talep daha da çok düşer. Şirketler daha da zor durumda kalırlar o yüzden işçi ücretleri kesilmemeli bir çare bulunmalı. İşçi ücretlerinin kesilmemesi, işçilerin işten çıkarılmaması gerekir. Şirketlerin son çaresi olmalı işçi çıkarmak.

Kriz dönemlerinde küçülen talep bizim gibi ülkelerde ihracatı arttırarak ithalat yerine de yerli üretim yapılarak karşılanır. Bunun ilk ve en kısa yolu da kurların yükselmesini kabul etmektir. Böylelikle döviz bazında ucuzlayan üretimlerimiz daha çok ihraç edilir! Aynı anda pahalılanan ithalat da yavaşlar. İthalat yerine yapılacak yerli üretim ve artan ihraç malları üretimi işçi istihdamını arttıracak ve talepte bir azalma olmayacaktır!

Bu yapılırsa ücretlerin kısmen de olsa kamu tarafından ödenmesine gerek kalmayacaktır.

 

 

 

“KİMİN PARASINI KİME BAĞIŞLIYORSUNUZ”

Sıtkı Şükürer (Yeminli Mali Müşavir)- Kimin parasını kime bağışlıyorsunuz? Bir kere bu yaklaşım yanlış. Fondaki para her pozisyonda işsizlik fonu adı üzerinde işçinindir. Genel anlamda bir ekonomik kriz yaygınlık kazanırsa, işçi çıkarımları büyük boyutlara ulaşırsa, acaba bu fon ne ölçüde ne kadar süreyle derde ilaç olabilir, bunun hesabının iyi yapılıyor olması lazım. Acaba bu hesap yapılmış mıdır, yoksa ortaya bir demeç mi patlatılmıştır, bu konuda açıkça net bir izlenim alamadım. Dolayısıyla bu açıklamalar çok saygı duyduğum açıklamalar değil.

 

******

 

“ÖNERİ CİDDİYETLE ELE ALINMALI!..”

Öcal Uluç (Gazeteci – Yazar) – ASO Başkanı’nın önerisi, “bir kalemde çöpe atılacak” bir öneri değil. Bu krizi iş alemi yaratmadı. İşçi de yaratmadı. Neden “krizin bütün bedelini” iş alemi ve işçi ödesin? İşten çıkarılacak olanlara zaten İşsizlik Fonu’ndan maaş ödenmeyecek mi? ‘İşçi çıkarmamak için yarı yarıya ödeyelim’ önerisi üzerinde durulmalı ve “Öneri disipline edilmelidir”; hangi işçiler neden çıkartılacak, kaç işçi çıkarılacak, çıkarılmalar haklı mı, zorunlu mu; bunlar tespit edilerek, bu öneri yürürlüğe konabilir. “6 ay için” deniliyor, “binlerce işçi işsiz kalmayacaksa”, neden olmasın?..

 

++++++

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

GÖZLEM konuyu uzmanlara sordu. İşte cevapları...

Suriye'de Fırat'ın doğusundaki terör unsurlarına yönelik başlatılan ''Barış Pınarı Harekatı'' sonrası Türk ekonomisindeki gelişmeler nedir? GÖZLEM konuyu uzmanlarına s...

Türkiye İstatistik Kurumunun açıkladığı rakamlara göre tüketici enflasyonu tek haneye düştü. Çarşı / Pazar / Ev / Mutfak gerçeklerinden çok uzak olan bu rakamlara hem ...

20 yıl Adalet Partisi İzmir milletvekilliği, 5 defa bakanlık yapan ''İzmirli'' Ali Naili Erdem, Türk Siyasetinin dününü ve bugününü anlattı. İzmir'de bıraktığı izleri...

''Enerjisini, zamanını, bilgi ve birikimini sonuna kadar Karşıyaka için kullanacağını'' dile getiren Tugay, öncelikli olarak yapmak istediği 5 konuyu ve belde için ger...

İstanbul'daki can kaybı yaşanmayan deprem "Deprem değil, bina öldürür" gerçeğinin ciddi işaretlerini verdi. Sadece İstanbul mu, İzmir başta Anadolu'nun çok yerinde "ay...

GÖZLEM konuyu masaya yatırdı; işte uzman görüşleri...

Yazarlar
Website Security Test