Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Aziz Kocaoğlu ''Yokum'' dedi; CHP’de adaylık süreci başladı

5.10.2018
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

2004 yılından bu yana İzmir Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanlığı görevini yürüten Aziz Kocaoğlu, Mart 2019’da yapılacak yerel seçimlerde yeniden aday olmayacağını açıkladı.

Aslında Kocaoğlu’nun kararı, CHP’yi bilen ve takip edenler için beklenmedik bir gelişme değidil. Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ile Başkan Kocaoğlu’nun arası, beş yıl önceki yerel seçimlerdeki aday belirleme çalışmalarından itibaren, ilçe ve il kongreleri ve parti kurultayları boyunca peyderpey açılıyordu. İzmir ile Ankara arasındaki gerginlik, 2016’da dönemin il başkanı Alaattin Yüksel’in istifasıyla üst seviyeye çıkmıştı. Nihayet Cumhurbaşkanlığı seçiminin ardından Aziz Kocaoğlu “Partinin yönetim şekli ve ilkelerinde değişim” deyince ipler hemen hemen koptu. Geçtiğimiz Salı günü gerçekleşen Opera İzmir temel atma töreninde Genel Merkez Kocaoğlu’nu yalnız bıraktı. Hatta, Cumhuriyet tarihinin bu önemli kültür yatırımının temel atma törenine, ilçe belediye başkanlarının büyük çoğunluğu gelmedi.

Kocaoğlu, verdiği sözü tuttu, 1 Ekimde kürsüye çıktı ve kararını açıkladı; “Aday olmayacağım. Bu kararı, 2014 yerel seçimlerden önce vermiştim, Binali Yıldırım’ın aday olmaması şartı ile. O aday olunca oldum. Şimdiki kararım, o günkü kararımdır!”

Kocaoğlu “Adayım” deseydi, ne olurdu; Genel Merkez, kendisini aday gösterir miydi? Çevremize baktığımızda, “siyasetle ilgilenenlere ve içinde olanlara göre” bu soruya “Evet” diyenlerin sayısı “Hayır” diyenlerden çok azdı. Sonuç olarak, “Kocaoğlu’nun kararının siyasetin güncel gerçeklerine uyduğu ve CHP’de muhtemel bir iç kavgayı önlediği yorumları” da yapılıyor.

Peki, İzmir’in yıllardır en güçlü partisi konumunda bulunan CHP, büyükşehir belediye başkanlığı için kimi aday gösterecek? O kadar çok isim var ki, “Kim” yerine “Nasıl ve hangi özelliklere sahip” sorusunu sormak, bu aşamada daha mantıklı görünüyor.

 

Toplantının satırbaşları

 

Adaylık ile ilgili düzenlediği basın toplantısında Başkan Aziz Kocaoğlu, İzmir Modeli'nin aklı ve bilimi önde tutan stratejisiyle başarıya ulaştıklarını belirterek şunları kaydetti: “Katılımcı bir yönetim anlayışıyla, fikir aşamasından itibaren kentlilerle birlikte, konunun uzmanlarıyla, etkilenecek vatandaşlarla her yatırıma beraber karar verdik. Göreve geldiğimiz günden bu yana finans yapısı en sağlam, dünya ölçeğinde ulaşılması çok zor, uluslararası finans kuruluşlarından 3A derecesi alan bir kurum haline geldik. Yatırımlarımızı 28 kat artırdık.”

Kocaoğlu, görev yaptığı 14.5 yılda yaptığı icraatları da anlattı. Doğayı ve doğal kaynakları koruyarak kente hizmet etmek için büyük projelere imza attıklarını dile getirdi. Bugün İzmir'in, Türkiye’nin sürdürülebilir büyüme yolunda örnek işler yapan ve yaşamak için can atılan 1 numaralı kenti haline gelmesinin mutluluğunu yaşadıklarını söyleyen Kocaoğlu, şunları kaydetti: “Geçmişine olduğu kadar geleceğine de sahip çıkan, çağdaş değerlere olan inancını her geçen gün daha güçlü hissettiren; katılımcılık, yerel demokrasi ve uzlaşma kültürü konularında çıtayı hayli yukarı taşıyan ve her zaman dik duran 'önder, özel, örnek ve delikanlı bir kent'; modası geçen değil ‘model olan’ bir İzmir yarattık İzmirlilerle birlikte. Bunu başarırken, doğruları korumaktan korkmadık. Adaletten ayrılmadık. İzmir’in hassasiyetinden zerre taviz vermedik.  Dik durduk. Haksızlık önünde eğilmedik. İzmirlilerin başını öne eğdirmedik. Bazıları için acı da olsa, hep doğruları söyledik. Yapamayacağımız şeylerin, yapabileceklerimizi engellemesine izin vermedik.”

 

“Değişimde ısrarcıyım”

 

Yeni dönemde aday olup olmayacağını seçimlerden 6 ay önce kamuoyuna duyuracağını haftalar öncesinden söyleyen Aziz Kocaoğlu, “Hep aday mı olacağım? Hep belediye başkanlığında, siyasette mi kalacağım? Bırakman gerektiğinde bırakmak, devretmek lazım. Bu konuda da örnek bir davranış sergilediğim için kendimi mutlu hissediyorum. Son örneğim de bu olsun diyorum” dedi.

Kocaoğlu, bir süre önce gündeme getirdiği partisinde değişimden yana olduğu sözlerini yenileyerek, “24 Haziran seçimlerinden kısa bir süre sonra, CHP Genel Merkezi’ne yönelik bir değişim çağrısı yapmıştım. Söz konusu değişimin Sayın Genel Başkanımızın öncülüğünde gerçekleşmesi, partimize büyük güç katacaktır; demiştim. Üzerinde çok tartışılan, parti yönetiminde fırtınalara yol açan bu açıklamam aslında çok açık ve anlaşılırdı. Bugün sizlerin huzurunda bir kez daha altını çizmek istiyorum ki o açıklamayı yaptığım gün ne düşünüyorsam, bugün yine aynı noktadayım. Yani değişimde ısrarcıyım. Değişimin tehdit değil fırsat olarak görülmesi gerektiği kanaatindeyim. Kişilerle problemim yok. Sorun yönetim biçimi ve ilkelerdir. Yaşamım boyunca kimsenin adamı olmadım. Sözlerimin arkasına başka şeyler gizlemedim. Ne düşünüyorsam onu söyledim. Ne söylediysem onu yaptım. Ve ne yaptıysam arkasında durdum. Her zaman önce devletim, sonra partim için çalıştım. Böyle geldim, böyle gideceğim. Gizli hesapları olmayan, çıkar peşinde koşmayan, atadan CHP’liyim. Partimin menfaatlerini, her türlü kişisel çıkarın üzerinde tutarım. Bunun aksi bir tavır içinde olanlarla, gücümün yettiğince ve sonuna kadar mücadele etmeyi görev bilirim”

 

“24 Haziran'la ilgisi yok”

 

Toplantının sonunda basın mensuplarının sorularını da yanıtlayan Başkan Kocaoğlu, 24 Haziran sonrası gelişmelerin kararında hiçbir etkisi olmadığını belirterek, “Ben aday olma iradesini gösterdiğim zaman adaylığımın da tartışılmayacağını adım kadar emin olarak biliyordum. Ben bu kararı 2014 yılı seçimlerine girerken verdim. Bu kararımı Genel Merkez'le paylaştım. Siyasette bir şey var; tarlada izi olmayanın harmanda yüzü olmaz. Bize bu saatten sonra fikrimiz sorulur mu, sorulmaz mı bir şey diyemiyorum. Doğru bildiğimizi, inandığımızı söylemek isteriz. Ben bu kararı 2014 yılı seçimlerine giderken verdim. Sayın Genel Başkan'a da aday olmayacağımı söylemiştim. Sadece 'Binali Bey'in ismi konuşuluyor, ona göre karar vereceğim' demiştim ve Recep Tayyip Erdoğan, Binali Yıldırım'ın elini kaldırdığı an, ben de adaylık dosyasını verdim” diye konuştu.

 

İzmirlilere teşekkür

 

Konuşmasının son bölümünü ise teşekkürlere ayıran Başkan Kocaoğlu, “15 yıla yaklaşan Başkanlık görevim sürecinde bana desteğini hiç bir zaman esirgemeyen, varlığıyla bana her zaman güç veren sevgili İzmirli hemşehrilerim başta olmak üzere; İzmir Büyükşehir Belediyesi'ndeki mesai arkadaşlarıma, meclis üyelerimize, muhtarlarımıza; Genel Başkan'dan sade üyesine kadar Cumhuriyet Halk Partisi'nin her kademesindeki değerli arkadaşlarıma; İzmir'in saygıdeğer yöneticilerine; her fırsatta birlikte olduğumuz, kentimizin kalkınması için kader birliği yaptığımız iş insanlarımıza, akademisyenlerimize, siz basın mensuplarına, spor ve sanat dünyasına; üreticilerimize, işçilerimize, memurlarımıza, esnafımıza; yarınımızın güvencesi öğrenci ve öğretmenlerimize ve elbette sevgili eşim ve evlatlarıma sonsuz şükranlarımı sunuyorum. Teşekkürler İzmir” dedi.

 

“Partim için çalışacağım”

Büyükşehir Belediye Başkanlığı yaptıktan sonra siyaseti bir yere seçilmek anlamında noktalamak gerektiğini dile getiren Başkan Aziz Kocaoğlu şöyle devam etti: “Ama bu partiye çalışmayacağım, hizmet etmeyeceğim, seçimlerde elimden geleni yapmayacağım anlamına gelmemeli. Eski bir belediye başkanı, bir partili olarak sağlığımız el verdiği müddetçe fikirlerimizi sunacağız. Bu koltuktan daha büyük bir koltuk yok. Bu yüzden son görevim Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevidir. Ben 2019 yerel seçimlerinden yerelde iktidarın artacağını, kaybedilen 8 ilçeden en az 5'inin tekrar kazanılacağını umuyorum. Ben kararımı verdim ve açıkladım, bunu açıklamamın nedeni de birçok kez yazıldı, çizildi. Ben erken açıklamayı Genel Merkezin ve adayların elini kolaylaştırmak için yaptım. '6 ay önce açıklarsan sıkıntı yaşarsın' şeklinde uyarılar oldu ama o zaman haksızlık yapmış olurdum.”

 

***********

 

 

“KOCAOĞLU’NIN İSMİ İZMİR’DE ANILACAKTIR”

Güman Kızıltan (Eski Kültür ve Turizm Müsteşarı, İzmir Kent Konseyi İkinci Dönem Başkanı) –Sayın Aziz Kocaoğlu, üç dönemlik istisnai bir müddeti kendisine hizmet dönemi olarak seçmiş ve bunu da son derecede yerinde ve isabetli kararları ve yönetimiyle taçlandırmıştır. Bana göre Sayın Kocaoğlu’nun İzmir’e yaptığı hizmetler, normalin üzerinde faydalar temin eden geniş bir yatırım yelpazesini teşkil etmektedir. Aynı zamanda İzmir Stratejik Planı ile kendisinden sonra gelecek olan belediye başkanlarına bir yol haritası bırakmıştır. Bu bakımdan Sayın Aziz Kocaoğlu, benim gözümde 150 yıllık İzmir belediyecilik tarihinin istisnai simalarından bir tanesidir.

Aday olup olmama kararı elbette kendisine aittir; ancak benim görüşüme göre bu konuda verdiği karar, son derece isabetli olmuştur. Çünkü insanlar ne yaparlarsa yapsınlar, bilhassa yönetimlerde uzun süre kalmaları, yüz eskimesine sebebiyet verir. Ayrıca kendisi gibi tecrübeli olan insanların diğerlerine bu tecrübelerini aktarması fırsatını da önler. Dolayısıyla ben Sayın Kocaoğlu’nun hizmetlerinden dolayı edindiği tecrübeli, bu şekilde, etrafına daha sağlıklı ve verimli bir biçimde aktarabileceğini düşünüyorum. Bu, ayrıca önemli bir husustur. Çünkü tecrübe dediğimiz şey, kolay kazanılmaz ve engin bir görüş ile vizyon sahibi olmayı, süreçlerin ve olayların eksilerini ve artılarını çok iyi hesap eden bir zihne sahip olmalarını icap ettirdiği gibi aynı zamanda bundan sonraki adaylara da örnek olma görevini beraberinde getirir. Bu bakımdan Sayın Kocaoğlu, yaptığı hizmetlerle Behçet Uz gibi, Osman Kibar gibi, Burhan Özfatura gibi, İhsan Alyanak gibi daima hatırlanacak bir belediye başkanıdır.

 

Sayın Kocaoğlu’nun ardından göreve gelecek belediye başkanının seçilmesinde, Kocaoğlu’nun fazlasıyla sahip olduğu birtakım hususiyetlerin aranması gerekiyor. Kentlerini “marka” haline getiren yerel yöneticilere baktığınızda, sahip oldukları ortak özellikleri görürsünüz. Bu potansiyel İzmir’de vardır. Şehirlerin bu potansiyellerini tespit ederek geliştirmesi, bu vizyona uygun başkanlarla olur. Muhterem İlgüner ve Christer Asplund’un “Marka Şehir” adlı kitabında açıkladığı şu özelliklerin, aday belirlemede göz önünde bulundurulması gerektiği inancındayım: Vizyoner önderlik ve kişisel yüreklilik. Çatışan ve akıl çelen fikirler arasında belli başlılarına odaklı yaklaşım. Talep odaklı yaklaşım. Farklı unsurları bir araya getirebilme kapasitesi. Yeni akıl ve gelişmeleri hazmetme. Global görüş ve düşünce. Kültürler arası deneyim. Temsil yeteneği. İletişim üstünlüğü. İnandırıcılık, genel kabul. Durulması gerekli yeri ve zamanı kestirme. Şan ve şöhreti en aza indirecek alçakgönüllülük. Etkili girişkenlik. Beklentilerin ötesini gerçekleştirme.

Bu özelliklere sahip ve İzmir’e unutulmaz eserler bırakan Sayın Kocaoğlu da örnek zarafet, tevazu ve ortak aklın başarılı bir temsilcisidir.

 

***********

 

 

“ADAY BELİRLENİRKEN AZİZ BEY’E MUTLAKA DANIŞMALIDIR”

 

Uğur Yüce (TARKEM Başkan Vekili) –Sayın Aziz Kocaoğlu, kendisinin de ifade ettiği gibi bu dönem bırakacaktı. Dolayısıyla beklenen bir karardır. Kendisi için de, İzmir için de hayırlı olmasını diliyorum. Ancak; tabi ki Aziz Bey’in yerine kimin aday gösterileceği çok önemlidir. İzmirliler bu konuda çok hassastır ve çok da dikkatlidirler. Aziz Bey, her şeyden evvel çok dürüst bir insan olduğu için, çalışkan olduğu için ve hakikaten kent yararına çalıştığı için iki dönem daha İzmirliler tarafından seçildi.

İzmirliler, adayın kişiliğine bakanlar ve kararlarını öyle verirler. Hangi partiden olduğu da aslında o kadar önemli değildir. Bunun örneklerini geçmişte yaşadık. Örneğin Sayın Burhan Özfatura, muhafazakar kimliğine rağmen önce ANAP’tan, sonra DYP’den olmak üzere iki kez seçildi. Benzer şekilde bu kez aday gösterilecek isim konusunda da İzmirlilerin hassasiyetlerine saygı gösterileceğini umut ediyoruz.

Bununla birlikte Aziz Bey’in ardından İzmir’i en iyi kimin yöneteceğini en sağlıklı bilebilecek kişi, yine Aziz Bey’dir. Dolayısıyla CHP’nin aday belirlemede Sayın Aziz Kocaoğlu’na danışarak hareket etmesini ümit ediyoruz. Aziz Bey’in bu mevzuda önereceği kişiler, genel merkez tarafından birinci derecede dikkate alınmalıdır ve nihai karar verilmeden önce muhakkak Aziz Bey ile görüşülmelidir.

Süreç itibariyle Aziz Bey’in yeniden aday olmasının söz konusu olmadığını düşünüyorum. Bunu kendisine teklif etmek bile Aziz Bey’i tanımamaktır. Asla kabul etmeyecektir ve dönmeyecektir. Ayrıca aday olmama konusunda verdiği karar da doğrudur ve herkesin buna saygı duyması gerekir.

Yerin altına yatırım yapan insanların icraatları gözle görülmediği için zaman zaman kamuoyu, bu hizmetleri yeterince takdir edemez. Ama Aziz Bey, gerçekten bu kent için yapılması gerekeni yapmıştır. Kırsal alanlardaki tarlaların arasındaki daracık yolları bile asfaltlamıştır. Pek çok yere su ve kanalizasyon götürmüştür, arıtmaya dünya çapında yatırım yapmıştır. Ama insanların çoğu bunları görmüyor, akıllar sürekli yer üstünde, parklarda, bahçelerde. Orada da örneğin Kültürpark projesi muhteşem bir projedir, ama İzmirliler bu projeyi anlamak istememişlerdir. Bir de 15 yılın getirdiği bir metal yorgunluğu da vardır. Bundan sonrasının da İzmir’e hayırlı olmasını dilerim.

 

 

 

“BÜYÜKŞEHİR İÇİN ADAY VE İHTİMAL ÇOK, BUNLARA AZİZ KOCAOĞLU DA DAHİL”

 

Sıtkı Şükürer (Yeminli Mali Müşavir) –Aziz Kocaoğlu yeniden aday olmayacağını açıkladı. Genel Merkez bu karara memnun olmuş gözüküyor. Şimdi “top” Genel Merkez’de. Kılıçdaroğlu’nun işi zor. Kulis bilgilerine göre bir “kadın” aday arayışı içindeymiş. Hani bu post’a heves edenler çoktur. Neticede CHP’nin en önemli kamu makamı İzmir Büyükşehir Belediyesi’dir. Karar Ankara’da çatılacağından halen milletvekili aday adaylarının şansı daha yüksek. Kılıçdaroğlu muhtemelen bir kamuoyu araştırması yaptıracaktır. Belki de parti içinde bir önseçim bile söz konusu olabilir.

Bizim duyumlarımızda Murat Bakan ve Tunç Soyer isimleri ön plana çıkıyor. Murat Bey parti nezdinde güçlü bir aday. Tunç Bey ise kamuoyunda tanınan bir kişi. Başka adaylar yok mu? Aday çok. EBSO Başkanı Ender Yorgancılar uzun zamandır konuşulan bir isim. Mehmet Ali Susam, özellikle EGEV başkanlığı ile küllerinden yeniden doğdu. Ayrıca pek çok medyatik milletvekillerinin de ismi geçiyor.

Bakınız bir opsiyon daha var. O da Aziz Bey’in Genel Merkez’in talebi ile yeniden aday olması. An itibariyle bu durum pek olası gözükmüyor. Zira Aziz Kocaoğlu için Ankara’da epeydir kazanlar kaynıyordu. Ama kamuoyu yoklamalarında Aziz Bey ismi çok ön plana çıkar ve AK Parti de Mahmut Özgener gibi iddialı bir adayla podyuma çıkarsa, Kocaoğlu’na tekrar ricacı olunabilir. Ha Aziz Bey kabul eder mi? Ya da Genel Merkez bu yola sapar mı? Siyasette olmaz olamaz.

Biz, Aziz Bey’in bu beklentiyle siyasi bir hamle yaptığına ihtimal vermiyoruz. Hiç şüphesiz, çıkışı samimidir. Ancak, şartlar ileride ne olur, kimse bilemez. Nitekim Aziz Bey de o mealde bir laflar etmiş. Esasında “değişim” iyidir. Koca CHP ve İzmir tek kişiye endeksli kalmamalı. Umarız genç, dinamik, iş bilir bir adaya karar verirler, hem İzmir hem de tüm ülke siyaseti bu işten kazançlı çıkar.

 

 

“SAYIN AZİZ KOCAOĞLU VE İZMİR GERÇEĞİ...”

 

Orhan Ayber (Yazar) –Sayın Aziz Kocaoğlu, hafta başında önümüzdeki yerel seçimlerde aday olamayacağını açıkladı. Şüphesiz ki bu karar, kendi özgür iradesi ile verilmiştir. 15 yıl başkanlık görevini yürütmüş bir kişi olarak, kararını saygı ile karşılıyorum.

Ancak; başkanlık süresince izlediği hizmet anlayışını yorumlamak istiyorum.

1- Sayın Kocaoğlu, görevde bulunduğu sürede, geçmiş dönemlerde pek çok iktidarın yapamadığı veya yapmaya gücünün yetmediği KOOPERATİFÇİLİĞİ başarı ile uyguladı.

2- Ulaşımda toplu taşımaya verdiği önem ile tüm dünyanın takdirini kazandı ve uluslararası ödüle layık görüldü.

3- Elektrikli ulaşımda adeta devrim yarattı ve ülkemize örnek oldu.

4- İzmir, Aydın ve Manisa’yı kaplayan alanda -ki bu alan aşağı yukarı Hollanda’nın toplam yüzölçümüne yakındır- ortak yapılacak et, süt ve balık tesislerini gerçekleştirecek iradesi vardır (Şarbon hastalığını da dikkate almanızı rica ederim).

5- Kağıt maliyetlerinin son dönemdeki artışı karşısında Anadolu’daki yerel basının ışıkları bir bir sönerken, İzmir’deki yerel basına hayat verme gayretlerini takdir etmememiz olanaksızdır. Altı; bugün tüm çevrelerin ortak önerisi olan üretim ekonomisinin en güzel örneklerini kırsal bölgelerde vermiştir.

Sonsöz; Sayın Kocaoğlu’ndan sonra İzmir şayet iktidar yanlısı bir belediyenin yönetimine geçerse,“Bizim fıtratımızda böyle şeyler yok” deyip devrim niteliğindeki bu başarılar çöpe giderse, sadece kentimiz için değil, ülkemiz için de büyük kayıp olacaktır. CHP’yi yönetenlerin dikkatine sunarım.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

Piyasalardaki durgunluk ile enflasyonist ortamın aynı anda yaşanmasına ekonomistler “Stagflasyon” diyor. Tek başına enflasyondan veya yine tek başına resesyondan daha ...

Suudi Arabistan – Türkiye ilişkilerini büyük ölçüde etkileyecek olan “Washington Post gazetesi muhabiri Suudi Arabistanlı gazeteci Cemal Kaşıkçı olayındaki sır perdesi...

Türkiye gündeminin başına “iğneden ipliğe her ürüne yapılan zamlar” yerleşti. “Sıçrama yapan” hayat pahalılığına karşı, iktidar “dış güçler” argümanını kullanırken, be...

GÖZLEM, konuyu masaya yatırdı ve 81 milyonu doğrudan ilgilendiren soruyu uzmanlara sordu. İşte görüşleri...

Uzmanların da “öneri konusunda” kafaları karışık, işte görüşleri…

Yazarlar
Website Security Test