Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Kurtuluş mu, erteleme mi?

19.10.2018
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Kriz yok” açıklamalarına rağmen ekonomik kriz her sektörü derinden etkilemeye devam ediyor. Her gün peş peşe konkordato ilanları geliyor. İflastan kaçmaya çalışan yüzlerce şirket konkordato seçeneğine sarılmış durumda.

Konkordato, şirketlerin borçlarının yeniden yapılandırılması için başvurdukları hukuki bir yöntem. Mali durumu bozulmuş olan borçlunun, borçlarını belli bir oranda ve vadede ödemesine ilişkin alacaklıları ile yaptığı ve mahkemece onaylanan bir anlaşma niteliği taşıyor. İflas erteleme ve konkordato arasında fark var. 2003 yılında yürürlüğe giren iflas erteleme olağanüstü hâl (OHAL) ile askıya alınmış ve 15 Mart 2018'de yürürlüğe giren bir torba yasa ile tamamen kaldırılmıştı. İflas ertelemeye başvuracak şirketin borcunun, alacaklarından daha fazla olması gerekiyordu. Konkordatoya başvurmak için ise sadece "borçları ödeyememek" ya da "ödeyememe riskinin olması" yeterli oluyor. İflas ertelemeye yalnızca anonim şirketi olanlar başvurabilirken, konkordatoya şahıs şirketi ya da kooperatif olarak da başvuru yapılabiliyor.

Borçlarının mahkeme kararıyla yapılandırılması yoluna başvuran şirketler arasında, her sektörden büyük ya da küçük ölçekli şirket var. Bu yola başvuranların sayısı net olarak bilinmiyor ancak Mart ayından bu yana sayının arttığı biliniyor. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Salı günkü grup toplantısında konkordato ilen eden şirket sayısının 3 bini geçtiğini açıkladı.

Konkordato başvurusu kabul edilen şirketlerde alacaklılar haciz işlemi yapamıyor, bankalar kredilerini isteyemiyor, ipotekler satışa çıkarılamıyor ve devlet bir çeşit geçici koruma sağlamış oluyor. Konkordato, borçlu şirketlerin mali durumunu düzeltip iflastan kurtulmasını ve alacaklıların da belli bir vadeyle alacaklarını temin etmelerini amaçlıyor.

Büyük ölçekli şirketlerin konkordato ilan etmesi ise taşeronları olan küçük ve orta ölçekli şirketleri de konkordato ilan etmeye itiyor. Uzmanlar, bunu "domino taşı" etkisine benzetiyor. Son zamanlarda birbirini ardına gelen konkordato haberlerini, büyük ölçekli firmaların teker teker konkordato ilan etmesine bağlıyor. Konkordato başvurularının sayısının daha da artması beklenirken uzmanlar yargı sisteminin kilitlenebileceği uyarısı yapıyor.

Şirketleri konkordato ilan etmeye götüren en önemli sonunun başında döviz kurlarında yaşanan artış gösteriliyor. Türk Lirası'nın değer kaybı sonrası dolar uzun süre gündemde kalmıştı. Dövizdeki artış birçok sektörü ve firmayı zora sokmuştu. Bu yüzden, neredeyse her gün onlarca firma konkordato ilan ediyor. Şimdiye kadar konkordatoya başvuran şirket sayısının 3 binin üzerinde olduğu tahmin ediliyor.

DW Türkçe’de yer alan Aram Ekin Duran’ın haberine göre, Türkiye’de borçlarını ödeyemediği için konkordato ilan eden ünlü restoran zinciri Kaşıbeyaz’ın Yönetim Kurulu Başkan Vekili Murat Kaşıbeyaz  “İlk hatamızı 2013'te aldığımız 9,5 milyon dolar gibi bir döviz kredisiyle yaşadık. Paritedeki durumun aleyhimize döneceğini aklımıza getirmedik” diyor.

Bugün Türkiye’de yüzlerce şirket, bu ünlü restoran zinciri ile aynı kaderi paylaşıyor. Son 10 yılda dolar ile borçlanmanın cazibesine kapılan şirketler, Türk Lirası’nın yaz sonunda Dolar karşısında hızla değer kaybetmesi sonrasında iflas seçeneği ile yüz yüze geldi. İflastan kaçmak isteyen şirketler için ise tek seçenek konkordato olmuş durumda.

Son dönemde Hotiç, Yeşil Kundura, Gilan, Beta, Keskinoğlu, Gilan, Remoil, Fleetcorp, Om-A Tekstil, Makro Market, Akel İnşaat, Yörsan gibi Türkiye’nin dört bir yanında faaliyet gösteren farklı sektörlerden pek çok şirket, konkordato ilan etti. Bu şirketler içerisinde Türkiye’nin en büyük tavuk üreticisinden yüzlerce mağazası bulunan perakende devlerine kadar iş dünyasının önemli markaları yer alıyor.

 

AKP Milletvekili: Kriz algısı oluşturuluyor

AKP Ankara Milletvekili Barış Aydın, ekonomideki sıkıntıları bahane edip mali yükümlülüklerinden kaçmak amacıyla konkordato ilan edip fırsatçılık yapan firmalar hakkında önlem alınacağını bildirdi. Aydın, bu uygulamayı amacından saptıran firmalar olduğunu ve konkordato ilanlarının kısa sürede olağan dışı boyutlara ulaştığını vurguladı. Aydın yaptığı açıklamada, ‘' Piyasaların işleyişini bozan fırsatçı firmalar var. İhtiyacı olmadığı halde sırf ödemelerinden kurtulmak için bu yola başvuruyorlar, piyasayı bozarak sağlam firmaları da zora düşürüyorlar. Özellikle küçük ilçelerdeki mahkemelerden kolaylıkla konkordato kararları çıkarıldığına ilişkin bilgiler geliyor. Konkordato ilanları, uygulamanın amacının dışına çıkmaya başladı. Mali yükümlülüklerinden kaçınan kötü niyetli bazı firmalar sahte konkordato furyası başlattı. Bazı avukatlık bürolarının firmalarla 150-200 bin liraya anlaşıp adeta anahtar teslimi konkordato kararı aldırdıkları söyleniyor. Bu yola başvuran fırsatçılar, konkordato ilanı sayısını şişirerek ekonomide kriz var algısı oluşturmaya çalışıyor.” dedi.

 

 

 

“KONKORDATO FURYA HALİNE GELDİ”

 

Mustafa Günenç (Emekli Banka Genel Müdürü) – Konkordato istisnai olarak başvurulması gereken ve iyi niyetli borçluya bir nevi nefes aldırmak için hakim kararıyla uygulamaya konulan bir müessesedir. Son haftalarda bu istemler bir furya halini almıştır. Bunun bir kısmını fırsattan istifade olduğunu düşünüyorum. Ama ne olursa olsun bu yoğunlukta bir konkordato işlemi karara bağlanırsa piyasada bir domino etkisi yaratır. Çünkü genelde borçlular bir kısım borçlarının silinmesini isterler. Diğer bir ifadeyle borçlarının yüzde 75 – 80’ini ödeyeyim derler. Bunun iki bacağı vardır. Konkordato alacaklılara nasıl tesir edecektir. Alacaklı da nakit dengesini alacağını tam ve vadesinde almak üzere hazırladığına göre onun da nakit dengesi ve bünyesi bozulacaktır. Burada karar verici hakimlere düşen görev bence bir bilirkişi değil, başka bir piyasadan yeminli müşavire ayrı bir inceleme yaptırılıp ondan sonra karar verilmesi gerekir. Bu aynı zamanda fırsattan istifade etmek isteyenlerinde iştahını kursağında bırakır.

35 yıllık bankacılık idarecilik hayatımda bu konkordato müessesesiyle 4 defa karşılaştım. 4’ü de maalesef iflasla sonuçlandı. Çünkü konkordato isteyen firmanın piyasada sicili bozulmuş oluyor. Tedarikte bulunması çok zorlaşıyor. Ve firma yaşayamıyor. Bugünkü durum bu müessesenin ötelenen sorunlarla ülke ekonomisine daha büyük zarar vereceği inancındayım.

 

 

“KONKORDATO GİRDABI”

İ. Burak Oğuz (Mali Müşavir) –Bir konkordato furyasıdır gidiyor. Konkordato ilan eden şirketlere her gün yenileri ekleniyor. Sektöründe güçlü ve lider şirketler. Daha doğrusu biz öyle biliyorduk. Ama durumun hiç de öyle olmadığı ortada. Şirketler gerçekten zor durumda mı yoksa bunu fırsat bilip kendilerine çıkar mı sağlıyorlar bilinmez ama görünen o ki, konkordato ilan eden şirketler listesi uzayıp gideceğe benziyor.

Konkordato, borçlarını ödeyemeyen ya da ödememe tehlikesi altında olan şirketlerin alacaklılara olan borçlarını ödeyebilmelerini sağlayan bir sistemdir. İşin hukuki ve teknik boyutu bir tarafa, ekonomik sonuçları çok önemlidir.

Konkordato ilan eden şirket bir nevi hukuki zırh ile kendini korumaya alırken,aynı zamanda, şirketten alacağı olanlar ile pazarlığa oturarak yeni bir yapılandırma ve ödeme planı ile borçlarının da bir kısmından kurtulmaktadır. Birkaç gün önce ünlü bir turizm devi daha konkordato talebinde bulundu. Borçlarına 9 ay erteleme ve 3 eşit taksitte 3 yıl vade teklifinde bulundu. Konkordato talep eden otele mal verdiğinizi düşünün, gıda, meşrubat, tefrişat, hizmet vs. vs. 30 gün bilemedin 60 gün vadeli verdiğinizi varsayalım. Doğal olarak mal ve hizmet veren tedarikçi de otelden alacağı paraya göre borçlarını ödeyecek, ticaretini devam ettirecek, bütçesini ve finans planını buna göre yapmış. Şimdi ne olacak, bırakın 60 günde tahsilat yapmayı; 9 ay sonra 3 eşit taksitte ve 3 yılda alacak. Kredi faizlerinin %40’ları aştığı, yurtiçi üretici fiyat enflasyonunun  (Yİ-ÜFE) %46,15 olduğu bu ortamda ayakta kalması mümkün değil. Büyük şirket paçayı kurtarırken küçük tedarikçinin vay haline.

Bir de madalyonun diğer tarafına bakalım.

Konkordato ilan etmenin ciddi bir maliyeti var. Öncelikle iyi bir hukuki danışmanlık alanız gerekir. Borçlunun varlıklarının, borçlarının en az yüzde 50’sini karşılamaya yeteceğini gösterir bir konkordato projesi hazırlanarak Asliye Ticaret Mahkemesine başvurulur. Bu proje, borçlarının yüzde kaçını ya da hangi vadelerde ödeyebileceği kapsar. Tüm bu hazırlıkların maliyeti borçlu şirketin büyüklüğüne göre değişmekle birlikte beş sıfırlı rakamları geçebilmektedir.

Küçük şirketlerin bu büyüklükteki maliyetleri karşılaması mümkün değil. Zaten konkordato maliyetini karşılayacak parası olan ticaretini sürdürmeye devam eder. Ekonomimizin yüzde doksanından fazlasını oluşturan KOBİLERİN birçoğu konkordato ilan edecek finansal güçleri dahi olmadığı  için çaresiz başına gelecekleri beklemeye devam ederler.

Dolayısı ile konkordato ilan eden büyük şirket, rahat bir nefes alırken, ona mal satan tedarikçi küçük şirketin eli kolu bağlanır. Zaten, büyük şirketlerin vahşi satın alma gücü ile düşük karla -kimi zaman karsız- malını satan tedarikçi küçük şirket, konkordato karşısında bırakın kar elde etmeyi büyük bir zararla karşı karşıya kalır. Hiç tahsilat yapamamaktansa ne kurtarabilirsem kardır mantığıyla maliyetinin altında olsa dahi kendisine sunulan yeni ödeme planını kabul etmek zorunda kalır.

Türkiye’nin içinden geçmekte olduğu ekonomik kriz sürecinde konkordato ilan eden şirketlerin ekonomiye verdikleri hasarın yanında; girdabında sürüklenen küçük şirketlere verdikleri hasar daha büyüktür. Bu konuda gereken yasal düzenlemeler yapılarak, konkordato ilan eden şirketten alacağı olan şirketlerin de korunması sağlanmalıdır.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

EGSD Yönetim Kurulu Başkanı Atınç Abay, konuk olduğu Gözlem Gazetesi Yayın Kurulu Toplantısında Türk şirketlerinin mevcut ekonomik darboğazdan çıkış sürecini iyi yönet...

Gözlem, “Atatürk Düşmanlığının yaygınlaştırılmaya çalışıldığı” bir dönemde Ali Erbaş’ın, Mısıroğlu’nu ziyaretinin arka planını araştırdı ve uzmanlara sordu, işte cevap...

TÜSİAD, “Kalkınmayı esas alan bir perspektifle serbest piyasa ilkelerinden taviz vermeden, ekonomimizi yeniden ayağa kaldırmamız gerekiyor. Bunun yolu en başta şeffaf,...

GÖZLEM öğrencileri bile isyan ettiren olayları ve “Milli Eğitimin yarınını” uzmanlara ordu, işte cevapları…

2015’de yapılan kapsamlı anlaşmadan çekilen ABD’nin İran’a yönelik yeni yaptırımları, üçüncü ülke ve şirketleri de kapsayacak şekilde uygulamaya kondu. Ham petrolünün ...

Gözlem’e konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, hizmette devamlılığa vurgu yaparak “Biz bilim ne diyorsa onu yaptık. Gelecek başkan da bu anlayışı de...

TÜFE’nin alt kalemlerinden ev eşyası grubunda yüzde 38, ulaştırmada yüzde 32; gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 31,5 ve konutta yüzde 25,72 artış gerçekleşti. Yılbaşı...

Yazarlar
Website Security Test