Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Dikkat… ''Dünya'' ve ''insan'' ile beraber ''liderlik'' ve ''liderler'' de değişiyor; neden?

2.11.2018
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Brezilya genel, Almanya yerel seçimleri “önemli bir gerçeği” ortaya koydu. Gözlem “Dünya ve lider değişimini” uzmanlara sordu, işte görüşleri…

GİZEM AY

 

Dünyada dengeler değişiyor. Bu değişim yeni liderler çıkarıyor. Brezilya’da devlet başkanlığına Sosyal Liberal Parti’nin (PSL) adayı aşırı sağcı Jair Bolsonaro seçildi. “Brezilya’nın Trump’ı” olarak anılan Bolsonaro, ırkçı söylemleri ve kadınlara yönelik hakaretleriyle sık sık gündeme gelen bir isim. Eski bir asker olan Bolsonaro, oyların yüzde 55,2’sini, İşçi Partisi’nin (PT) adayı Fernando Haddad ise oyların yüzde 44,8’ini aldı. Bolsonaro seçilmesinden sonra yaptığı ilk açıklamada “Sosyalizm, komünizm, popülizm ve aşırı sol ile hiçbir temasımız olmayacak. Brezilya’nın kaderini değiştireceğiz” dedi.

Bolsonaro’nun seçimleri, ABD’den sonra 30 milyonla en fazla nüfusa sahip Evanjelistlerin desteğiyle kazandığı belirtiliyor. Darbe dönemini savunan, işkenceyi meşru gören Bolsonaro, Şili diktatörü Pinochet için “Diktatörlük döneminde daha fazla insan öldürülmüş olsaydı ülke bugün çok daha iyi bir yerde olurdu” ifadelerini kullanmıştı.

Bireysel silahlanmanın da artması gerektiğini savunan Bolsonaro seçim kampanyasında, “Her dürüst vatandaş, erkek ya da kadın, eğer evlerinde silah bulundurmak isterlerse belli kriterlere bağlı olarak silah sahibi olabilmeli” ifadelerine yer vermişti.

 

Dünya liderlerinde büyük ölçüde bir değişim var.

ABD’de Trump, Rusya’da Putin, Brezilya’da Bolsonaro, Venezuela’da Nicolas Maduro, Filipinler’de Rodrigo Duterte, Kuzey Kore’de Kim Jong-Un, Fransa’da Emmanuel Macron, Yunanistan’da Aleksis Çipras; “ülke lider tipi” hızla değişiyor. Yunanistan’da Çipras, yükselişini ülkede yaşanan ekonomik krize, Macron ise sosyal medyada oluşan ilginin sonucunda seçimleri kazandı. Diğer liderler içinsse “sert ve radikal” söylemlerinin seçimleri kazanmalarında etkileyici rol oynadığı görülüyor.

 

 

TRUMP’TAN BOLSONARO’YA TEBRİK

Konuşmalarında sık sık ABD Başkanı Donald Trump’a olan hayranlığını dile getiren aşırı sağcı lideri, seçim sonuçlarının netleşmesinin ardından Trump arayarak tebrik etti. Beyaz Saray Sözcüsü Sarah Sanders, Trump ve Bolsonaro arasında gerçekleşen telefon görüşmesinde, Trump’ın, Bolsonaro’yu seçim zaferi için tebrik ettiğini belirterek “İki lider de ABD ve Brezilya halkının yaşamlarını geliştirmek için yan yana çalışacaklarına dair güçlü bir taahhütte bulundular” dedi.

Bolsonaro'nun dış politikada ABD Başkanı Donald Trump'ın çizgisine yakın bir çizgiyi tercih etmesi bekleniyor. “Brezilya'nın Paris iklim değişikliği anlaşmasından çekebileceğini” söyleyen Bolsonaro, “anlaşmanın şartlarının Brezilya'nın egemenliğini sınırladığını ve Amazon bölgesine dair alınacak kararlar konusunda hükümetin elini bağladığını” savunuyor. ABD Başkanı Trump da geçen yıl Haziran ayında ülkesini Paris İklim Değişikliği Anlaşması'ndan çekmişti.

Bolsonaro'nun Trump'ın politikaları ile örtüşen bir diğer yaklaşımı ise Brezilya'nın İsrail'deki büyükelçiliğini Tel Aviv'den Kudüs'e taşımak istiyor oluşu. Bolsonaro başkan seçilmesi durumunda ilk resmi yurtdışı ziyaretini İsrail'e yapacağını da söylemişti.

 

ALMANYA’DA MUHAFAZAKAR VE SAĞ YÜKSELİŞTE

Almanya’da göç ve İslam karşıtı söylemleriyle dikkat çeken sağ-popülist Almanya İçin Alternatif (AfD) ile Yeşiller Partisi yükselişini sürdürüyor. Almanya'nın Hessen eyaletinde yapılan seçimde Merkel'in partisi Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) ağır kayıp verdi. CDU, koalisyon ortağı Sosyal Demokratlarla birlikte 10 puan kaybetti. Hessen eyaletinde seçimlerin gerçek kazananlarının Yeşiller ve AfD olduğu görülüyor. Yeşiller bir önceki seçimlere göre oylarını yüzde 8'den fazla arttırarak yüzde 19,5 ile tarihi bir başarıya imza attı. Bu başarıdaki en önemli etkenin liste başı adayı 47 yaşındaki Yemen kökenli Tarık El-Vazir'in bölgedeki popülaritesi. 2014 yılından bu yana Hessen Başbakan Yardımcılığı görevini üstlenen el-Vazir aynı zamanda eyaletin ekonomi, enerji, ulaşım ve bölgesel kalkınma bakanıydı. Almanya seçimlerini klasik iki büyük parti iki büyük kentte açık ara kaybettiler. Yeşiller 3’üncü, göçmen karşıtı AfD de 4’üncü parti oldu. Bu sonuçlar üzerine 18 yıldır Almanya’yı yöneten Merkel, yeni dönemde partisinin genel başkanlığına aday olmayacağını ve siyasetten çekileceğini açıkladı.

 

AFD'NİN TÜRKİYE POLİTİKALARI

Göç ve İslam karşıtı söylemleriyle dikkat çeken Almanya İçin Alternatif Partisi, Türkiye'nin AB üyeliğine karşı çıkıyor. Hemen tüm siyasi partilerin seçim kampanyalarında olduğu gibi AfD'nin de seçim kampanyasında Türkiye politikası önemli bir bölüm oluşturuyordu.

 

“KAOSDA SIRADAN İNSANIN DÜZEN ARAYIŞI”

Hüsnü Erkan (Prof. Dr) –Tüm Dünyada gündeme gelen ve giderek artan yeni politik lider tipleri, yaşanan kaos ortamlarında sıradan insan ve kitlelerin savunma, korunma ve güven arayışı güdülerinin yarattığı muhafazakar kişiliklerdir. Bu gelişmenin temel nedeni, bilim ve teknolojideki inanılmaz hız ve boyuttaki değişim ve dönüşümün yarattığı,  köklü toplumsal altüst oluşlar içinde, geçmişin bilinen  inanç, ideoloji  ve kişiliklerine sığınma arayışından  kaynaklanıyor. Son 40 yılda teknolojik ve toplumsal değişimlerle birlikte gelen alt-üst oluş süreçlerinin, kapsam ve hız olarak, tüm insanlara, kurumlara, işletmelere ve toplum kesimlerine, hatta küresel bloklara dayattığı kaotik belirsizlik, insanlarda düzen, istikrar ve güven arama güdüsünü tetiklemektedir. Böylesi zor ve toplumsal dönüşüm dönemleri, insanları iç güdüsel olarak, geçmişin muhafazakar değerleri olan, düzen ve istikrar getireceği beklentisi ile otoriter yönetimlere veya son sığınma siperi olarak dini değer ve ideolojilere yönlendirir. Zira belirsizliğin ilacı olarak, muhafazakarlığın ve otoriterliğin, tekilci ve mutlakcı belirlilikleri onlar için son sığınak ve umuttur.  Ancak bu içgüdüsel muhafazakar savunma arayışı tek başına insanlara sağlıklı yolu açmaktan uzaktır. Zira budenli köklü ve zor geçiş dönemlerinde,   insanlığın ve toplumların önünü açacak doğru yöntem ve liderlik; duygusal tepki ideolojilerinden değil; aklın rehberliğindeki yeni arayış ve sentezlerle yakalanabilir. Bugünün kaotik süreçlerinden çıkış yolu ararken, köklü Avrupa uygarlığı bile,  içgüdüsel muhafazakar tepki ideolojisinden, örneğin ırkçı-milliyetçi ideolojiden, kendini korumakta oldukça zorlanıyor. Doğru çözüm veya kaosun derinleşmesi ikileminde iki uç lider tipini örnek vermek istiyorum. Alman halkının I. Dünya Harbi sonrası aşağılanması ve aşırı enflasyon ortamı ertesinde ırkçı muhafazakar ideolojide sığınma arayışı Dünyanın felaketi olmuştur.  Buna karşın, koca İmparatorluğun çöküş kaosunu ve yedi düvelin üstüne çullandığı bir süreçte büyük dahi Atatürk, aklın ve bilimin rehberliği içinde yeni stratejik sentezlerle, çağın ve uygarlığın en önüne geçme hevesinde olan yeni bir yol ve yeni bir ulus yaratmıştır.  Kısacası doğru seçim, aklın ve bilimin rehberliğindeki doğru inanç ve değerlerle birlikte yaratılan yeni sentezlerde aranmalıdır. Bu yönde, toplumun önünü açan, akla, bilime, teknolojik yenilenme ve çağdaş insanı değerlere dayalı yeni sentez getiremeyen liderler, kendi toplumlarına yük olmaktan ileri gidemeyeceklerdir.

 

 

“GELECEK UYGARLIKTA LİDERLİK”

Zeki Hozer (Dr.) –Teknolojik gelişmeler kuşkusuz insan ömrünü uzatacak. 2000’li yıllarda doğanların 120’li yaşlara kadar ortalama yaşam süreleri söz konusu olacak. Küresel ısınmanın etkisi ile buzulların erimesi sonucu bugün bilinen şehirlerin çoğu sular altında kalacağından, insanlar binlerce metre yüksekliğinde inşa edilen apartmanlarda yaşıyor olacak. Genetik mühendisliği ve DNA rekombinant teknolojisi ile tüm hastalıklar yol edilmiş olacak ve robot işçiler nedeni ile insanlar, üretim zincirinden tamamen çekilecekler. Önümüzdeki iki yüzyıl içinde memeli türlerinin %60’ının kaybolacağı trajik bir biyo çeşitlilik daralması yaşanırken, uydu güneşlerle şehirlerin total aydınlatıldığı çözümler devreye girecek. Islak bağlantı denilen, beynin direkt bilgisayara bağlandığı, böylece organik yapılar ile sentetik inorganik nesnelerin ara yüz tanımlı entegre sistemleri devreye alınacak. Nesnelerin interneti (ıoT), halogramik teknoloji, arttırılmış gerçeklik (augmentedreality) ve yapay zeka uygulamaları standartlaşacak. Mars’ta ve sabit yörüngeliasteoritlerde uzay kolonileri kurulurken, evrendeki dünya dışı yaşam forumları ile ilk temaslar sağlanacak. Dünya ekonomik güç dengesi, 2050’lerde Amerika ve Avrupa ekseninden Asya’ya (Çin ve Hindistan) kayacak, devam eden yüzyılda da insan özelinde ekonomik güç odakları oluşacak. Digital devrimin tamamlandığı 50.0 endüstri dünyasında, her insanin çalışmadan hayatını idame ettireceği, bilginin en büyük zenginlik olacağı bir konfügürasyon ortaya çıkacağından, bugün konuştuğumuz politik, sosyolojik ve ekonomik sorunların ne anlamının olabileceğini okuyucularımızın takdirine bırakıyorum!

Elbette elimizde kristal bir küremiz yok, ancak yıllar sonrasının demografik, sosyal, kültürel, jeopolitik ve ekonomik panoramasını ortaya koymak için yeterli donelere sahibiz.

Bugün doğanlar, 22. yüzyıla girdiğimizde 80 yaşında olacaklar ki bu, o zamanın anlayışına göre orta yaş olarak algılanacak. Zamanla, dünyadaki hızlı nüfus artışı ve enerji gereksinimi sorunları çözüleceğinden, uygarlık, İnsansız üretim zincirinin yepyeni sosyal ve endüstriyel ilişkilerini yapılandıracak.

Peki, bu dünyanın liderliği nasıl olacak? Gerçekten lidere ihtiyaç olacak mı? Bugün bir liderden beklenen vizyonerlik, stratejik düşünme yeteneği, ikna kabiliyeti, yenilikçilik, inovatif perspektif ve risk alma gibi özellikler, her şeyin gerçekleşmesini yüzde yüz bilen sibernetik robot ve bilgisayar dünyasında ne anlama gelecek? Kesin olan bir şey var o da bu liderlerin şu altı konuda net çözümlere sahip olması gerekecek: Hızlanan globalizm (küreselleşme 2.0,3.0,4.0….), küresel iklim değişikliği, progresif teknolojik gelişim, digitalleşen yaşam sorunları, demografik problemler ve egosantrizm (bireyselleşme). Bireyselleşme toplumun her aşamasında söz konusu, örneğin Fransa’da Macron, seçim öncesi birkaç ay içinde kurduğu partisi ile seçimleri kazandı. Türkiye’de seçimleri kazanan Erdoğan mı? Yoksa AKP mi? Ya da şöyle ifade edelim, Erdoğan’ın ağırlığı olmadan AKP Parti oyu hangi yüzdeye karşılık gelir?

Geleceğin liderleri, insanlığı, dünya nüfusunun total yenilenebilir kaynaklarla uyumlu bir sayıya indirilmesi için ikna etmesi gerekecek. Böylece, doğanın tahribatı, küresel ısınma, enerji sıkıntısı ve açlık ortadan kalkacak. Geleceğin liderleri, kaotik ya da çapraşık sosyal ve siyasal etkileşimlerin ve duyarlılıkların arttığı bir ortamda, teknolojiden yararlanarak anlık, realtime-online referandumlarla kararlar alabilecek. George Orwal’ın 1984 romanında tanımlandığı gibi, her insanın her an her yerde izlenebildiği geleceğin dünyasında sürekli gözetim, özel hayatın gizliliğini esastan ortadan kaldıracak ve tüm verilere sahip olan bir tür tiranın selfleri olarak hayatlarımızı idame edeceğiz. Bugünün ihtirası aklından büyük darbecilerin benzerleri bilgisayar Hackerları, ana sistemi ele geçirecek atraksiyonlarla yeni liderler haline gelmesini önleyecek sistemleri bulmamız da gerekecek. Ya da teknolojinin hakimiyetini protesto eden sosyal NGO örgütlerinin yanında tüm teknolojiyi yok etmeyi hedefleyen ve insanlığı orta çağın tarım toplumlarına döndürmeyi amaçlayan marjinal teröristler görülecek!

Bugün, insan doktorların doğru tanı koyma olasılığı %70 iken robot doktorlar %92 doğrulukla tanı koyabilmesi gibi belki de robot liderler olacak!

  

“DÜNYA SİYASETİ YENİDEN ŞEKİLLENİYOR”

Mehmet Şakir Örs (Gazeteci/Yazar) –Son dönemde, bütün dünyada, siyasal ve ekonomik açıdan ilginç gelişmeler yaşanıyor. Dünyanın farklı bölgelerinde ve ülkelerinde yapılan seçimlerde, çoğunlukla ırkçı, aşırı milliyetçi ve dinci, faşist eğilimli liderler, partiler seçimleri kazanıyor. Ardı ardına yaşanan bu olumsuz gelişmeler, barıştan, demokrasiden, eşitlikten ve özgürlükten çana çevreleri ürkütüyor, tedirgin ediyor. Tabii aynı zamanda, dünyanın ve insanlığın geleceği adına da endişelendiriyor.

Son olarak, Latin Amerika’nın en büyük ülkesi Brezilya’da yaşanan seçimde, ‘Brezilya’nın Trump’ı’ olarak adlandırılan aşırı sağcı Bolsonaro’nun işbaşına gelişini de bu bağlamda değerlendirmek gerekiyor.

Aslında yaşananlar, uzun bir süredir dünyaya egemen olan küreselleşmenin kitleler nezdinde yarattığı ekonomik adaletsizliklerin, eşitsizliklerin ve dengesizliklerin, kısacası ekonomik ve siyasal hoşnutsuzlukların yol açtığı güçlü bir anafor… Bütün bu olumsuzluklardan bunalan kitleler, yeni arayışlara yöneliyorlar. Bu arayış da onları aşırı milliyetçi, güvenlikçi, dinci, korumacı yeni söylemlerin, politikaların etkisi altına savuruyor. Mağdurlar, kendileri için sığınacak yeni bir ‘saçak altı’ arıyorlar.

Sıkça yinelediğimiz gibi, tam anlamıyla ‘yağmurdan kaçarken doluya yakalanma hali’ yaşanıyor. Küreselleşmenin neoliberal politikalarından olumsuz etkilenen, o politikaların sağanağından korunmak isteyen kitleler, şemsiyeyi yanlış yerde arıyorlar, ya da yanlış yerde şemsiye açıyorlar. Otoriter, sağcı, tek adamcı, muhafazakâr siyasal anlayışları güçlendiriyorlar.

İşte son dönemde Brezilya’da yaşanan ekonomik krizin, yolsuzlukların ve Evanjelistlerin körüklediği dinsel yönelimin, bu ülkeyi getirdiği nokta; Bolsonaro gibi birisinin iktidarıdır. Aslında yaşanan bu süreçten, herkesin gereken dersi çıkarması gerekiyor. Çünkü orada yaşananlar, birçok ülkede yaşananlarla benzeşiyor. Avrupa’da da benzer gelişmeler yaşanıyor. Avrupa Birliği’nin (AB) ana damarı olan Almanya’da yaşanan siyasal gelişmeler ve Merkel’in aktif siyasetten çekilmesi kararı da; sonuçta AB’yi, dünyayı ve bizim ülkemizi de doğrudan etkileyecek yeni siyasal süreçlerin habercisidir.

Dünya siyaseti yeniden şekillenirken ve dünyada yeni bir dönem açılırken; bütün bu olup bitenleri dikkatlice izlemek, doğru politikaları ve yaklaşımları gündeme getirmek, önemli bir siyasal görev ve sorumluluktur.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

2015’de yapılan kapsamlı anlaşmadan çekilen ABD’nin İran’a yönelik yeni yaptırımları, üçüncü ülke ve şirketleri de kapsayacak şekilde uygulamaya kondu. Ham petrolünün ...

Gözlem’e konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, hizmette devamlılığa vurgu yaparak “Biz bilim ne diyorsa onu yaptık. Gelecek başkan da bu anlayışı de...

TÜFE’nin alt kalemlerinden ev eşyası grubunda yüzde 38, ulaştırmada yüzde 32; gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 31,5 ve konutta yüzde 25,72 artış gerçekleşti. Yılbaşı...

Dünya ABD'deki kritik ara seçimler tamamlandı. Demokratlar Temsilciler Meclisi’nde çoğunluğu Cumhuriyetçiler’in elinden alırken, Cumhuriyetçiler ise Senato’daki çoğunl...

USB ve PwC’nin raporuna göre Türkiye’deki dolar milyarderi sayısı 29’dan 36’ya çıkarken uzmanlar, gelir dağılımındaki dengesizlik ile işsizlik ve enflasyonun getirdiği...

Yazarlar
Website Security Test