Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Ege Bölgesi, 21. yüzyılda inovasyon, dijital dönüşüm ve sürdürülebilirlik ile büyüyecek

23.11.2018
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

NTV ile Özgencil Grup’un işbirliği ve Ege Ekonomiyi Geliştirme Vakfı’nın (EGEV) bölge ortaklığıyla bu yıl SwisOtel Büyük Efes’te ikincisi gerçekleştirilen Ege Ekonomik Forum’da Türkiye ve Ege Bölgesi ekonomisinin mevcut durumu ve gelecek vizyonu masaya yatırıldı. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Binali Yıldırım’ın açılış konuşmasını yaptığı etkinlikte İzmir ve Ege Bölgesi’nin geleceğinin “inovasyon, dijitalleşme ve sürdürülebilirlik” ekseninde şekillenmesi gerektiği vurgulandı.

ENGİN TATLIBAL - GİZEM AY

 

“DEĞİŞİMİ ISKALAYAMAYIZ”

Binali Yıldırım (TBMM Başkanı)- Trump’ın seçilmesinin ardından dünyanın ayarı bozuldu. Korumacı politikalar ve günübirlik alınan keyfi kararlar, küresel iş dengesini bozdu. ABD'nin İran'a yaptırım kararı, Rusya'ya ve bu bölgeye ekonomiyi, döviz kurunu, doları kullanarak uyguladığı doğrudan ve dolaylı baskılar ve yaptırımlar, bölgesel gelişmeleri olumsuz yönde etkilemektedir. Bu şartlar içinde Ege Bölgesi, her zaman Türkiye'nin üreten bölgesi olmuştur. En büyük kaynak insan kaynağı. O da bizde var. Kaynağı dışarıda aramamıza gerek yok. Gençleri hazırlayacağız. İzmir'de üniversiteler bunun için var. Uzmanların tahminlerine göre önümüzdeki dönemde bugün var olan mesleklerin çoğu gidecek. Onun için artık birbirimizi yoran yıpratan konulara değil ülkemizi ileri taşıyacak konulara vakit ayırmamız lazım. Değişimi ıskalarsak sonunda hayal kırıklığı yaşarız.

 

“BREXIT TİCARETİMİZİ ARTIRACAK”

Nihat Zeybekci (Cumhurbaşkanlığı Ekonomi Politikaları Kurulu Başkanvekili)- Dünyadaki enerji fiyatları, 2018'de zirve yaptı. Ancak son dönemde bu maliyetler düşüşe geçmiş durumda. Avrupa'da son dönemde önemli değişimler yaşanıyor. Dış ticaretimizin önemli bir bölümünü yaptığımız AB’de yaşananları dikkatle takip ediyoruz. Euro bölgesinde 2018'deki büyüme, önceki seneye göre bir tık aşağıda olacak. İngiltere'nin AB'den ayrılmasının ardındanda Türkiye, serbest ticaret anlaşması imzalayacak. Daha kapsamlı bir anlaşma, İngiltere ile gerçekleşecek.

ÇİFTÇİYE 490 MİLYON LİRA DESTEK BÜTÇESİ

Bekir Pakdemirli (Tarım ve Orman Bakanı)- Bugün ilk defa buradan çiftçilerimiz için bir müjde açıklamak istiyorum, bugün itibarıyla başta organik tarım destekleri olmak üzere birçok kalemde toplam 490 milyon liralık destek ödemesine başlıyoruz. Önümüzdeki 6 ay içinde kasaplık hayvanlarla ilgili herhangi bir ithalatımız olmayacak. Bunu net söyleyebilirim ama Türkiye (tüketimini) 6 kilogramdan 15 kilograma çıkarırken üretimini yüzde 70 artırmış. Bugün itibarıyla tüketici tercihleri proteinde bir miktar daha ette olduğu için bizim bu konuyla ilgili ithalat bağımlılığımızı tamamen ortadan kaldırmamız 3 senelik bir program. 2021 yılı içinde biz artık 'Türkiye tamamen bu konuda ithalata bağımlı olmaktan kesinlikle çıkacaktır. Ucuz eti sosyal sorumluluk olarak görüyoruz. Türkiye'de 81 ilde teşkilatı olan 3 büyük markette 29 liradan kıyma, 31 liradan kuşbaşı et satışları sürmekte. Bunu devam ettirmeyi düşünüyoruz. Diğer taraftan tabii ki et sektörü de para kazanmalı ama sektörde her oyuncuya ihtiyaç var. Türkiye'nin aylık et tüketimi ihtiyacı 100 bin tondur, bunun aşağı yukarı 5 bin tonu sosyal sorumluluk projesi kapsamında bizim de desteklediğimiz Et ve Süt Kurumu tarafından yapılan, vatandaşın ucuz ete ulaşmasını sağlayan proje.

 

“YENİ AÇILIMLAR GETİRECEK”

Erol Ayyıldız (İzmir Valisi)- Küresel ekonomideki gelişmeler ışığında ikincisi düzenlenen Ege Ekonomik Forum, çok önemli bir etkinlik. İzmir, tarih boyunca Türkiye’nin adı üretimle anılan ve dünyaya açılan bir merkezi olmuştur. İzmir İktisat Kongresi’nde de yeni kurulan Cumhuriyet’in ekonomide izleyeceği yol, yine burada çizilmiştir. Ege Ekonomik Forum'un bölge ekonomisine yeni açılımlar getireceğine inanıyoruz.

 

“SÜRECİ GALİP BİTİRMELİYİZ”

Mehmet Ali Susam (EGEV Yönetim Kurulu Başkanı)- Ege Bölgesi şehirleri, EGEV çatısı altında dayanışma içinde güçlü bir bölgesel kalkınmayı harekete geçirmek için lobi yapıyor. Türkiye zor bir süreçten geçmektedir. Biz bu işten galip çıkmalıyız. Bir ve beraber olarak, ülkemizi çağdaş uygarlığın üzerine çıkarmak için katma değerli üretim yapmalıyız.

 

“BÖLGELERİN GÜCÜ ARTMALI”

Aclan Acar (Doğuş Yayın Grubu Başkanı)- Dünya ekonomisi, her zamankinden farklı bir geçiş süreci yaşamaktadır. Korumacı politikalar ve global ticaret savaşları ve bunlarla birlikte dünyadaki gelişmeleri değerlendirerek Türkiye'nin farklı bölgelerinde neler yapabileceği hakkında çalışmalar yapıyoruz. Çünkü küresel rekabetin artığı ortamda bölgelerin gücünü artırmak büyük önem taşıyor.

 

 

 

++++++++BİRİNCİ OTURUM++++++++

DEĞİŞEN KÜRESEL EKONOMİK SİSTEMDE NASIL DOĞRU KONUMLANABİLİRİZ?

Ege Ekonomik Forum’un ilk oturumu, NTV Ekonomi Müdürü Gökay Otyam moderatörlüğünde gerçekleşti ve global konjonktür içinde Türkiye’nin rolü masaya yatırıldı. Oturumda Piri Reis Üniversitesi’nden Prof. Dr. Erhan Aslanoğlu “Türkiye’nin büyüme kadar küresel iklim değişikliği ve sürdürülebilir kalkınma konularını gündemine alması gerekiyor. Kalkınma, büyüme ile birlikte demokrasi, eğitim ve hukuk gibi kavramları da içeriyor. Türkiye bir dünya devleti olacaksa konuya bu açılardan yaklaşmalı” derken Lancaster Üniversitesi’nden Prof. Dr. Vudayagi Balasubramanyam ise “Hem Türkiye ve hem de Hindistan, hizmet sektörüne dayalı ekonomilere sahipler. Bence Türkiye’nin yapması gereken, güçlü olduğu hizmet sektörüyle üretim sektörünü eşgüdümlü büyütmeyi düşünmektir. Genç nüfus oranı yüksek bir ülke olarak Türkiye’nin bunu bayarabileceğini düşünüyorum” diye konuştu. Forum İstanbul Onursal Başkanı Yavuz Canevi “Beğensek de beğenmesek de dünya, kredi derecelendirme kuruluşlarının notlarını referans alıyor. Bu notlarımızın yüksek olabilmesi için kredibilitemizin yüksek olması, onun için de yatırım ortamını iyileştirerek adli yargı süreçlerini hızlandırmamız gerekiyor” derken Ticaret Bakanlığı ab Dış İlişkiler Genel Müdür Vekili Mehmet Tan ise Türkiye’nin mevcut ticari ilişkilerini geliştirme çalışmalarını “ABD’nin bölgesel ticari anlaşmalardan vazgeçmeye başlamasıyla biz de harekete geçerek 25 ayrı ticaret anlaşması yaptık” sözleriyle anlattı. Çin Halk Cumhuriyeti İzmir Başkonsolos Vekili Ni Xiaojing ise “2000 yıl öncesinin İpek Yolu’na baktığımızda Çin ve Anadolu’nun kıtaları aşarak birbirine bağlandığını görüyoruz. Şimdi de Bir Kemer Bir Yol inisiyatifi ile bu bağı geleceğe taşıyoruz. Ticaret savaşları konusunda kritik dönemler yaşandı, ancak tünelin ucunda ışığın göründünü düşünüyorum” diye konuştu.

 

++++++++İKİNCİ OTURUM++++++++

YENİ DENGE ARAYIŞINDA EGE BÖLGESİ’NİN ROLÜ

Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Vahap Munyar’ın moderatörlüğünde gerçekleşen ikinci oturumda Ege Bölgesi ekonomisi konuşuldu. Bu oturumda Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi “Bu yıl rekon sayıda firmayı ihracatçı yaptık. EİB olarak yıllık hedefimiz 12 milyar dolar ihracat yapmaktı, bunu aştık ve yıl sonu hedefimizi 14 milyar dolara çıkardık. Ege Bölgesi, ithalattan fazla ihracat yapıyor ve ihracatını en hızlı artıran bölge konumundayız” derken Ege Bölgesi Sanayi Odası Başkanı İbrahim Gökçüoğlu “Sanayi 4.0 bağlamında Ege Bölgesi’nin bilgi teknolojileri, sağlık biyoteknolojisi, organik tekstil ve yenilenebilir enerji potansiyeli gibi avantajları var. Bunlarla birlikte İzmir Teknoloji Üssü, bölgenin vasatlıktan çıkış noktası olacaktır” dedi. ESBAŞ CEO’su Dr. Faruk Güler “ESBAŞ olarak 2,1 milyar dolar ihracat yapıyoruz ki bu, tüm Ege Bölgesi’nin toplam ihracatının beşte biri demektir. Türkiye’deki tüm serbest bölgelerin toplam ihracatının üçte birini de ESBAŞ yapmaktadır” diye konuştu. Üretime yeni geçen Star Rafineri’nin CEO’su Elchin Ibadov ise “Star Rafineri’nin devreye girmiş olmasıyla Ege’ye ilişkin tüm ekonomik istatistikler olumlu yönde değişecek. 2022 veya 2023’te hezmete girecek aromatik ve PTA yataramlarımız ile Türkiye’ye ve Azerbaycan’a hizmet etmeye devam edeceğiz” dedi. Oturuma katılan İzmir Ticaret Odası Başkanı Mahmut Özgener de görüşlerini “Hedeflerimiz için altyapı oluşturmamız büyük önem taşıyor. İZTO olarak çalışmalarımızın odağında bu unsur var. İzmir’in e-ticaretin merkezi olması için projeler üretiyoruz. Kentlerin rekabetine sahne olan günümüzün dünyasında İzmir’in kendini aşabilmesi için daha çok çalışmamız gerekiyor” sözleriyle dile getirdi. Son olarak söz alan Türk Eximbank Genel Müdürü Adnan Yıldırım da “Türk Eximbank olarak tarıma dayalı sektörlere yıl sonuna kadar 200 milyon dolar mevsimsel ek destek vereceğiz. Bu müjdeyi burada vermek istiyorum. Türkiye ihracatının yüzde 26’sında Eximbank olarak desteğimiz var. Bu yıl hali hazırda 10843 firmaya toplamda 35 milyar doların üzerinde ihracat desteği verdik. İhracatçımızın finansmana erişim sorunu yaşamasına izin vermeyeceğiz. İhracat ne kadar artarsa, sağladığımız finansman da bunun 3-4 puan üzerinde artacak” dedi.

 

++++++++ÜÇÜNCÜ OTURUM++++++++

YARININ ÜRETİM MORELİ: ENDÜSTRİ 4.0

Sabah Gazetesi Teknoloji Yazarı Timur Sırt’ın moderatörlüğünde gerçekleşen oturumda ilk olarak Petkim Dijitalleşme ve Teknoloji Genel Müdür Yardımcısı Murad Abdullayev söz aldı. Abdullayev, “Petkim’de sahip olduğumuz altyapı, teknoloji ve SOCAR’dan aldığımız yatırım gücünü dijitalleşme süreçlerimizde kullanıyoruz. Eğitim konusu bu noktada büyük önem taşıyor. Çünkü insana yatırım yapmadan teknoloji yatırımı yapılamayacağının farkındayız” dedi. Universal Robots Türkiye Ortadoğu ve Afrika Satış Geliştirme Müdürü Kandan Özgür Gök de “Esneklik, verimlilik ve katma değer gibi unsurları en üst düzeye çıkartmak için dijitalleşmeden bahsediyoruz, ancak işin en önemli faktörü, hala insan. İnsanları ve robatları birbirleri karşısında en doğru şekilde konumlardırarak ancak optimum verim sağlanabilir” diye konuştu. Sadıgözoğlu Hidrolik Makina CEO’su Mustafa Sarıgözoğlu firmasının dijitalleşme sürecini “Otomotiv yan sanayii alanında çalışan bir firma olarak 2000’li yılların başında otomasyon teknolojisine mecburen adım attık. Şu anda birbiriyle haberleşebilen robotlardan oluşan bir üretim birimimiz var. Makinelere ve robotlara anlam ve verimlilik katacak olan, insan faktörüdür. Bu durum, nitelikli işgücünün önünü açacaktır. Bu da eğitim konusunun önemini ortaya çıkartmaktadır” sözleriyle dile getirdi.

 

++++++++DÖRDÜNCÜ OTURUM++++++++

YARININ DÜNYASINDA EGE’NİN KENTLERİ VE YAŞAM ALANLARI

Forum İstanbul Başkanı Haluk Sur’un moderatörlüğünde gerçekleşen ilk günün son oturumunda Kentsel Strateji Kurucu Ortağı Faruk Göksu “İzmir, Akdeniz havzasının doğu kentidir; batısında da Barcelona vardır. Barcelona’nın stratejik planında bilgi ve inovasyon unsurları var; İzmir de kendi stratejik planında aynısını yapmış, ilaveten tarımı ve sağlığı eklemiş. İzmir, tıpkı Barcelona gibi bölgesinin lider kenti olabilir. Bunun için Barcelona’nın yaptığı gibi yeni kent merkezi, EXPO alanı ve Urla teknoloji koridorundan müteşekkil bir ‘Altın Üçgen’ oluşturması gerekiyor. Ayrıca yönetsel anlamda Aydın ve Manisa ile birlikte hareket edilmesi gerekiyor” dedi. Urban Green Global Kurucusu Sidney Rasekh ise “Günümüz dünyasında ülkelerin değil, kentlerin rekabeti söz konusu. Ancak bir kentin, örneğin İstanbul ile rekabet edebilmesi demek, gitgide İstanbul gibi olması, ona benzemesi demek değildir. Aksine kendi içine dönerek, kendi özelliklerine odaklanıp kendisi gibi olmaya çalışarak bu rekabetçiliği ortaya koyabilir. Ege kentlerinin ve İzmir’in bu durumu mutlaka göz önüne alması gerekiyor” ifadelerini kullandı. Son olarak konuşan GYODER Başkanı Feyzullah Yetgin ise “Gayrımenkul sektörü zaman zaman talep yönünden sorunlar yaşıyor, ancak hem kentsel dönüşüm ve hem de iç göç açısından sektörümüz büyük önem taşıyor. Biz Türkiye’de ağırlıklı olarak yıkıp yeniden yapmaya odaklanıyoruz ve sosyal donatı alanları unsurunu kaçırıyoruz. Bunu mutlaka dikkate almamız gerekiyor” diye konuştu.

 

 

+++++++++++++++++İKİNCİ GÜN+++++++++++++++++

 

++++++++BİRİNCİ OTURUM++++++++

TARIM VE GIDADA YENİ POLİTİKA ARAYIŞLARI

Ege Ekonomik Forum’un ikinci gününün ilk oturumu, CCI Kurumsal İlişkiler Direktörü ve Forum İstanbul Yönetim Kurulu Üyesi Servet Yıldırım’ın moderatörlüğünde gerçekleşti. Tarım sektöründe yol arayışlarının konuşulduğu oturumda ilk sözü alan Dokuz Eylül Üniveristesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yaşar Uysal, Türkiye’nin havza bazlı tarımsal üretim modeline geçmekte çok geç kaldığını belirterek “Dünyada yaşanan gelişmelerin yanında bu nedenle de artık ülkemiz, bilgi teknolojilerini tarımsal üretim süreçlerine ertegre etmek zorundadır. Açığını kapatmak, rekabet edebilmek ve uzun vadede tarımsal hasılasını artırmak için buna mecburuz” dedi. İzmir Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Işınsu Kestelli ise altyapı yatırımlarının önemine dikkat çekerek “Türkiye’nin milli futbol takımının sorunu neyse, tarımda yaşadığı sorun da odur; yani altyapı. Uzun yıllardır devletimiz tarımsal desteklemeler konusunda oldukça büyük bir özveri gösteriyor. Ancak bunların yanında altyapı yatırımlarının artık ciddi biçimde gündeme alınması gerektiğine inanıyoruz. Çünkü böyle olunca çiftçinin aldığı verim, desteği karşılamıyor ve tüketici de önüne gelen gıdanın kalitesinden ve fiyatından memnun kalmıyor. Girdi maliyetlerini azaltmak, eğitimli işgücünü artırmak, çiftçilikte nüfusu gençleşterecek hamleler ve çiftçilerle üniversitenin işbirliğini artıcak adımlar atarak altyapı konusunda ilerleme sağlanması gerekiyor. Dijital devrim trenine ilk binenlerden olmadan bunu başaramayız” diye konuştu. Tire Süt Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Eskiyörük de kooperatifçiliğin önemini “Dünyanın geneline baktığınızda, zengin ve gelişmiş ülkelerin aynı zamanda kooperatifçiliğin güçlü olduğu ülkeler olduğunu görüyorsunuz. ABD, Avrupa ülkeleri ve Japonya buna örnektir. Bizde ise yıllarca ‘komünist işi’ denilerek kooperatifçilik adeta öcü gibi gösterildi. Biz bu algıyla yıllarca mücadele ettik ve geldiğimiz noktada önemli işler başardık. Tarımsal yapımız ağırlıklı olarak küçük aile işletmelerine dayanıyor. Bu yüzden de kooperatifçilik büyük önem taşıyor” sözleriyle dile getirirken Haykoop Merkez Birliği Başkanı Ahmet Ertürk ise çiftçilerin en önemli sıkıntısının yüksek gübre fiyatlar olduğunu ifade etti.

 

++++++++İKİNCİ OTURUM++++++++

TARIMIN GELECEĞİNDEN TOPLUNLARIN GELECEĞİNE

Dünya Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hakan Güldağ’ın moderatörlüğünde gerçekleşen günün ikinci oturumunda tarım ve gıdada gelecek vizyonu masaya yatırıldı. Dijital dönüşümün uygulanmasına ilişkin kendi örneklerini anlatan Doktar Firması CEO’su Tanzer Bilgen “Doktar olarak amacımızı, bilgiye dayalı kararlarla inovatif bir şekilde tarımı geliştirmek olarak ifade edebilirim. Biz kendimizi uluslararası pazarın bir oyuncusu olarak görüyoruz. Çünkü hem üretim ve hem de potansiyel olarak Türkiye gayet iyi bir noktada. Bunu çok daha iyi bir seviyeye çıkarmak için bilgi teknolojilerine, bunların uygulanmasına ve optimizasyon süreçlerine ihtiyacımız var” dedi. Kök Projekt Kurucu Ortağı Semi Hekim ise “Bizim firmamız, esasen Tanzer Bey’in Doktar ile yaptığını yapan yeni firmaların ortaya çıkması için uygun platformların oluşması adına çalışıyor. Örneğin Babinno gibi, Fazla Gıda gibi dijital bazlı işlem yapan firmalar için altyapı olanakları sunuyoruz” diye konuştu. Gelecek için yapısal dönüşümün önemine vurgu yapan Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi Başkanı Ümmühan Tibet ise “Zeytin ağıcı, binlerce yıldır bu toprakların asli unsuru oldu. Ancak bu ağacın iki ürünü olan sofralık zeytin ve zeytinyağı konusunda biz uzun yıllar ihmalkar davrandık. Dünyada toplam 11 milyon hektar alanda zeytin ziraati yapılıyor ve Türkiye olarak 849 bin hektar ile bu alandan pay alıyoruz. Ülke olarak 2023 yılında üretim anlamında İspanya’nın ardından dünya ikinciliği hedefi koyduk. Sofralık zeytin anlamında bu hedefi hali hazırda yakalamış durumdayız; zeytinyağında da benzer noktaya gelebilmek için sektörda yapısal reformların hayata geçirilmesi gerekiyor” ifedesini kullandı. Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Birol Celep de gıdada Ar-Ge’nin önemini “Tarımın Türkiye ekonomisine katkısı, 1970’li yıllarda yüzde 30’lar seviyesindeydi. Günümüzde bu oran, yüzde 4’lere, 5’lere düşmüş durumdadır. Bizler bu bölgenin üreticileri ve ihracatçıları olarak ürünlerimizi katma değerli bir şekilde tasarlayıp satmak düşüncesine odaklanmak durumundayız. Üretimde planlama, inovasyon ve Ar-Ge ile bu katma değeri ancak yaratabiliriz. Gıda, artık modası olan bir alan ve dolayısıyla tasarım ve Ar-Ge uygulamalarına çok uygun bir yapısı olduğunu düşünüyorum” sözleriyle dile getirdi.

 

++++++++ÜÇÜNCÜ OTURUM++++++++

SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK HAYVANCILIK VE EGE BÖLGESİ İÇİN FIRSATLAR

Milliyet Gazetesi Ekonomi Müdürü Şükrü Adaç’ın yönettiği, günün üçüncü oturumunda Ege Bölgesi’nin hayvancılık potansiyeli konuşuldu. Pınar Et Genel Müdürü Tunç Tuncer “Sürdürülebilirliği yakalamak için hayvancılıkta her paydaşın bir katkı elde etmesi gerekiyor. Bunun için uzun vadeli politikalara ihtiyaç var.  Bunu yaptığınızda dış etkilere ve salınımlara daha dayanıklı bir sistem elde edilmiş olacaktır. 2019’da mevcut durumu muhafaza edilebilir görüyoruz. Et acısından değerlendirdiğinizde biraz daha zaman alacak gibi gözüküyor” dedi. Tarım ve Orman Bakanlığı Hayvancılık Genel Müdürü Zekeriyya Erdurmuş ise Türkiye süt ve et konusunda dövizdeki gelişmelere bağlı olarak ciddi bir sorun yaşandığını söyledi. Erdurmuş, “İşin temelinde planlı üretim yatıyor. Bakanlık olarak koyduğumuz hedefte rahat adım atabilecek bir pozisyondaydık. Ancak kur dalgalanması, sadece yem açısından değil, tüm hayvancılığı doğrudan ve dolaylı şekilde etkiledi. Ancak orta ve uzun vadede herhangi bir sorun gözükmüyor” diye konuştu. Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Zootekni Bölüm Başkanı Prof. Dr. Fatin Cedden de dünya nüfusunun 2059’da 9 milyarı geçeceğinin tahmin edildiğini belirterek “Nüfus aratarken insanlar kentlere yerleşiyorlar. Bu da hayvansal gıdaya talebi artıracaktır. Bu talebin kanatlı ette iki katın üzerinde olacağı düşünülüyor. Gelecek 40 yılda daha az yetiştirici olacağı kesin. Bu konunun dünyada daha fazla tartışılması gerektiği inancındayım” dedi. Zootekni Federasyonu Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Mesut Türkoğlu ise Türkiye’nin protein tüketimi bakımından gelişmiş ülkelerin gerisinde olmadığını belirterek “Tükettiğimiz proteinin ancak yarısı kaliteli olursa dengeli beslenmiş sayılırız. Dünya nüfusu artacak, bu nedenle arzu ettiğimiz kaliteli ve dengeli beslenme için daha fazla üretime ihtiyaç var” ifadesini kullandı.

 

++++++++DÖRDÜNCÜ OTURUM++++++++

EGENİN BAŞARILI KADINLARI

Forum’un ikinci gününün dördüncü oturumu, İzmir Ticaret Borsası Başkanı Işınsu Kestelli’nin yönetiminde, iş dünyasında lider kadınların katılımıyla gerçekleştirildi. Oturumda konuşan Türkiye Yelken Federasyonu Başkanı Özlem Akdurak, iş hayatının ilk 20 yılında bankacılık yaptığını belirterek “Daha sonra kulüpçülüğü, yelkenciliği ve çocuklara hizmeti adım adım öğrendim. Eşimle birlikte Solo Yelken Kulübü’nü kurduk. Daha sonra ‘Çeşme Yelken Kulübü’ne başkanlık yapar mısın’ diye bir teklif aldım ve hem mali hem hukuki yapıları inceleyerek başkan oldum. Kasım 2016’da da Türkiye Yelken Federasyonu’na başkan seçildim. Rize’den Edirne’ye kadar Türkiye’nin 4 bin yanında denizci nesiller yetiştirmeye çalışıyoruz” dedi. Baltalı Keçi Çiftliği Sahibi Funda Baltalı da hukuk fakültesini bitirdikten sonra kendi yolunu çizdiğini belirterek “Tarım ve hayvancılık yapmayı çok istiyordum. Keçi çiftliği kurmaya karar verdim. Çanakkale’ye gittik keçileri aldık ancak keçilerde hastalık çıktı. Elimdeki bütün imkanları kullanarak küçük bir mandıra kurdum ve süt üretmeye başladım. Şu anda raflara baktığınızda %100 keçi sütünden üretilen ürünlerin yüzde 80’ini bizim çiftliğimiz üretiyor” diye konuştu. Piyanist ve Uluslararası Cortemilia Piyano Yarışması Dünya Birincisi Nehir Özzengin de 4 yaşında piyanodaki yeteneğinin keşfedildiğini ifade ederek “Son 5 yılda 5 uluslararası ödül kazandım. Piyanosuz geçen bir günüm bile yok. Bu yolda bazen sıkıldım, bazen yoruldum ama asla pes etmedim. Yapabileceğimi biliyordum kendime inanıyordum ve böyle başarılara imza attım” dedi. Monteida Satış ve Pazarlama Direktörü Aysun Uygun da iş hayatında yaşadıklarını “Zeytinyağı sektörü de diğer sektörlerde olduğu gibi erkek egemen bir sektör. Bugün Ege’nin başarılı kadınlarının ağırlandığı bir koltuktayım ve bu beni çok gururlandırıyor” ifadesini kullandı. Jimmy Key Yönetim Kurulu Başkanı Günseli Ünlütürk de 1979 yılında Orta doğu Teknik Üniversitesi Metalurji Mühendisliği Bölümü’nden mezun olduğunda elinde sadece hayalleri ve diploması olduğunu belirterek “Sahaya kadınların girmesinin çok hoş karşılanmadığı hatta uğursuzluk getirdiğinin düşünüldüğü bir dönem de çalışma hayatına başladım. Bir gün bir büyüğüm, seni bir farikaya götüreceğim ve sen orada işe başlayacaksın dedi. Orada tek bayan olarak çalıştım. Başta zorluk çektim ancak kadınların iletişim becerileri kuvvetlidir bilirsiniz, bu zorluklarla başa çıkabildim. Kadınlar daha çok yönlü düşünebiliyor ve daha iyi iletişim kurabiliyor. Bunun için ekonomiye kazandırılmalarının bölgesel kalkınma için çok önemli olduğunu düşünüyorum” dedi.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

Uzmanlar, enflasyonda yaşanan ve halkın “şüphe ile” karşıladığı düşüşün vergi oranlarında ve akaryakıtta yapılan indirimlerle gerçekleştiğini, bunun ise orta vadede da...

19 otelden ikisinin rezervasyonlarının Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Ersoy’un sahibi olduğu ETS Tur tarafından yapıldığı” haberleri kamuoyunda tepki yarattı. tepki çe...

Uluslararası Kredi Derecelendirme Kuruluşu Standard & Poor’s (S&P), Türk bankalarının genel durumunu değerlendirdi.

Ege Ekonomiyi Geliştirme Vakfı (EGEV) Başkanı Mehmet Ali Susam, ikincisi düzenlenen Ege Ekonomik Forum süresince Ege ekonomisinin ve potansiyelinin Türkiye’nin gündemi...

GÖZLEM, bu soruyu siyasetin duayenlerine ve uzmanlara sordu, işte görüşleri…

Rusya ve Ukrayna, bir kez daha savaşın eşiğinde... Rusya’nın üç gemisine el koyduğu Ukrayna seferberlik ilan etti ve Rus Ordusu bölgeye ilave S-400’ler sevk etti. Geri...

GÖZLEM, “AK Parti’nin adayları belli, CHP – İYİ Parti ittifakı kimleri aday göstermeli sorusunun cevabını uzmanlardan aldı, işte görüşleri…

Yazarlar
Website Security Test