Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

''Muhalefet, ‘doğru’ adaylarla üç büyük kenti de kazanabilir''

30.11.2018
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

GÖZLEM, “AK Parti’nin adayları belli, CHP – İYİ Parti ittifakı kimleri aday göstermeli sorusunun cevabını uzmanlardan aldı, işte görüşleri…

GİZEM AY

Mart ayının son gününde gerçekleşecek olan yerel seçimler, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçilmesinin ardından ilk önemli nabız yoklaması olması açısından önem taşıyor. Her ne kadar yerel seçimlerde belli oranda parti yerine adaya oy verme refleksi söz konusu olsa da, ülkenin ciddi bir bölümünde “AK Partili aday kazanmasın” veya “CHP’li aday kazanmasın” diyerek oy veren ciddi miktarda seçmen olduğu da bir gerçek.

Bu tür yaklaşımın en baskın olduğu merkezlerin başında, hiç kuşkusuz İzmir geliyor. Geleneksel olarak merkez sağ seçmene sahip olduğu düşünülen İzmir’de büyükşehir belediyesini ve bir dönem Buca hariç metropol ilçeleri, AK Parti’nin kuruluşundan itibaren sürekli CHP’li adaylar kazandı. Ancak özellikle son iki seçimde Aziz Kocaoğlu faktörü, bilhassa metropol dışındaki 19 ilçede seçmen davranışını önemli ölçüde etkiledi. Kocaoğlu’nun hem tarımsal üretimle geçinen kesime verdiği önemli destek ve hem de birleştirici kişisel karizması, CHP için İzmir’de sürükleyici oldu. Ancak şimdi Aziz Kocaoğlu yok ve bu yüzden CHP yönetiminin Büyükşehire aday göstereceği isim büyük önem taşıyor.

Zira AK Parti, Ege Bölgesi genelinde etkisi güçlü ve bakanlığı döneminde de İzmir ekonomisinin temel sürükleyicisi olan ihracat camiası ile sıcak ilişkiler kurmuş bulunan Nihat Zeybekci’yi büyükşehir adayı olarak ilan etti. Pek çok siyaset yorumcusuna göre aday tercihinde çok ciddi bir hata yapılmadığı takdirde İzmir’de CHP hâlâ favori.

İttifakların konuşulduğu Ankara ve İstanbul ise kıran kırana mücadelere sahne olacak. Ankara’da bir önceki seçimi kıl payı kaybeden Mansur Yavaş, AK Parti karşıtı kesimin en önemli aday adayı konumunda. İttifakın çatlamaması halinde AK Partili Mehmet Özhaseki karşısında şansı yüksek görülüyor.

İstanbul ise pek çok siyaset yorumcusuna göre muammalarla dolu bir seçim öncesi manzara çiziyor. AK Parti’nin en iddialı olduğu İstanbul’daki sandıklarda referandumdan “Hayır” sonucu çıkmıştı. Bu sonucun yerel seçim sonuçlarına da yansıyıp yansımayacağı, cevabı en çok merak edilen soru.

 

 

“ADAYLAR BİRLEŞTİRİCİ OLMALI”

Ali Naili Erdem(Eski Milli Eğitim Bakanı) -CHP, Halkın teveccühüne mazhar olacak, siyasi partinin dar kalıplarında sıkışan değil başarıyı sağlayacak, ister parti içinden ister parti dışından adayları bulmalıdır. Mutlaka kendi partimden birini arıyorum demek doğru değildir. Önemli olan halka hizmet edecek kişiyi bulmaktır. Bulduğunuz kişi belediye başkanı olduğu yörenin tüm insanlarına hizmet edecek nitelikte bir insan olmalıdır. O sizden, bu bizden ayrımına girmemelidir. Toplayıcı ve birleştirici bir insan olmalıdır. Ankara için tespitim; Millet İttifakı Mansur Yavaş konusunda anlaşırsa, Yavaş’ın kazanacağından yanadır. İzmir için; Nihat Zeybekci’nin İzmir’de kazanmasını mümkün görmüyorum. İstanbul için; partiler henüz kendileri adaylar konusunda anlaşmış durumda değiller, ancak önümüzdeki seçimler için AKP’nin İstanbul’da kazanma şansı olduğunu düşünmüyorum. AKP’nin en güçlü adayı da çıkarılsa, kazanabileceğini sanmıyorum.

 

 

“HAYIR’I BİRLEŞTİRİP BÜYÜTECEK ADAYLAR...”

Mehmet Şakir Örs (Gazeteci/Yazar) -Ana muhalefet Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), adı üstünde, siyasal iktidara karşı en büyük güç ve en temel seçenektir. Bu nedenle de siyasal işlevi ve sorumluluğu büyüktür. Her şeyden önce, önümüzdeki yerel seçimin ana taşıyıcı kolonu ve birleştirici gücü olmak zorundadır. CHP, böylesi bir anlayış ve sorumlulukla yerel seçime hazırlanmalıdır.

31 Mart 2019 yerel seçiminin temel mücadele alanı ve belirleyicisi büyük kentler, özellikle de üç büyük kent olacaktır. Buralarda seçim yarışı, iktidarla ana muhalefetin adayları arasında geçecektir.  Doğal olarak bu kentler için izlenecek seçim stratejileri ve belirlenecek adaylar büyük önem taşımaktadır.

Bu seçime ve bu kentlere, yalnızca aday, projeler, kent vizyonu ve politikaları gibi yerel seçimin klasik dinamikleri üzerinden yaklaşılamaz. Böylesi bir yaklaşım sığ ve yetersiz kalır. Ayrıca günümüzün siyasal gerçekleriyle de örtüşmez. Çünkü 31 Mart 2019 seçimi, yerel seçim olmanın da ötesinde siyasal anlamlar taşıyacaktır. Elbette yerel dinamikler de önemlidir ama bunlar yeterli değildir. Özellikle üç büyük kentteki seçime, daha büyük bir pencereden bakılması gerektiğini düşünüyoruz.

Üç büyük kentin yakın dönemdeki en önemli siyasal referansı, 16 Nisan anayasa oylamasında ‘hayır’ demiş olmalarıdır. Öyleyse, CHP’nin belirleyeceği adayların, öncelikle, yeni yönetim sistemine ‘hayır’ diyenleri birleştirip bütünleştirmesi, daha doğrusu onları bütünüyle temsil etmesi gerekir. Hatta bu da yetmez, ‘hayır’ı daha da büyütmesi ve son dönemde siyasal iktidarın izlediği ekonomik ve siyasal politikalardan bunalıp, iktidar partisinden uzaklaşan seçmen kitlesini de kucaklaması hedeflenmelidir.

Seçim çevrelerinin demografik yapısı, seçmenlerin nitelikleri ve özellikleri elbette önemlidir. Bunlar da aday tercihlerinde mutlaka dikkate alınacaktır. Ama bizce belki bunlardan da önemli olan, CHP’nin kendi iç dengeleri ve dinamikleridir. Çünkü gerçekçi olursak, CHP’nin en büyük sıkıntısı ve zorluğu kendi içindedir. Belirlenecek CHP adayları, öncelikle partinin dinamiklerini tümüyle kapsayıp harekete geçirebilecek nitelikte isimler olmalıdır.

Üç büyük kent içinde, neredeyse yarım asırdır yaşadığımız güzel kentimiz İzmir’e özel bir paragraf açmak istiyoruz. Son dönemlerdeki muhalif tavrı ve duruşuyla öne çıkan İzmir’in, CHP için özel bir anlamı ve önemi vardır. İktidarın İzmir’e dışarıdan aday ithal etmesiyle birlikte, CHP için, artık İzmir’de seçimi kazanmak değil, seçim sonrasının 5 yılı önem kazanmıştır. Bu 5 yıllık hizmet döneminde; CHP’nin anlayışını ve duruşunu en iyi biçimde temsil edecek ve buradan tüm Türkiye’ye mesajlar verecek bir aday belirlenmelidir.

CHP”nin üç büyük kentte ismi geçen aday adayları ilgili değerlendirmeyi, isimler üzerinden yapacak olursak, şunları ifade edebiliriz: İstanbul’da; Beylikdüzü Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu isminin öne çıktığını düşünüyoruz. Yeni ve yıpranmamış bir isim olan İmamoğlu, hem başarılı bir belediyeci, hem de İstanbul’un Anadolu’dan gelenlerle dolmuş kent çeperlerine hitap edebilecek bir isimdir. Çok bilinmeyen ve tanınmayan bir isim oluşu ilk bakışta dezavantaj gibi görünse de, aynı zamanda avantaj olarak da değerlendirilebilir. Yeter ki aday olarak belirlenmesinde ve kampanyaya başlanmasında çok geç kalınmasın. İmamoğlu’nu tanımak ve çalışmalarını bilmek isteyenlere, Hümanist Yayıncılık’tan çıkmış ‘Benim Sevgili Başkanım’ kitabını önerebiliriz. Bu isimle, İstanbul’da, 1989 seçimindeki Nurettin Sözen örneği tekrarlanabilir. Aday adayı diğer isimler arasında, İstanbul’un tüm ayrıntılarına hâkim olan ve uzun süredir bu işe hazırlanan Gürsel Tekin ismini mutlaka dikkate almak gerekiyor. Muharrem İnce’nin sandık koşulu ise, parti yönetimince karşılanmayacakmış gibi duruyor. Ankara’da; İyi Parti ile yapılan işbirliği görüşmeleri, sonucu ve Mansur Yavaş’ın kaderini belirleyecek gibi görünüyor. Öyle anlaşılıyor ki Yavaş, bu işbirliğinin kilit ismi olacak. Ama eğer bu sağlanamazsa, Ankaragücü eski başkanı Cengiz Topel Yıldırım’ın doğru isim olacağını düşünüyoruz. İzmir bizim bölgemiz ve burada adaylıkta ismi geçenlerin neredeyse tamamı dostumuz. İşte bu nedenle, İzmir konusunda bir isimsel değerlendirme yapmayışımızı, anlayışla karşılayacağınızı umuyoruz.

 

“CHP ÜÇ BÜYÜK KENTE KİMİ ADAY GÖSTERMELİ?”

Celal Toprak (Gazeteci) -Bu yerel seçimler, üç büyük kent eksenli geçecek gibi... AK Parti’nin üç büyük kent adayı belli oldu. Şimdi sıra CHP’de... CHP bu konuda ince eleyip sık dokuyor.

CHP kurmayları yerel seçimlerin çok önemli fırsat olduğunu düşüyor ve bu yüzden üç büyük kent adayını ince eleyip sık dokuyarak belirlemek istiyor.

Özellikle İyi Parti, HDP, Saadet ve hatta AK parti seçmeninin desteğini alacak aday arayışı işi zorlaştırıyor.

Böyle bir aday bulmak çok zor... Peki CHP’nin adayı kim olmalı... Önce başkentten başlayalım. İlk akla gelen izim Mansur Yavaş...

Son akla gelecek isim de Mahsur Yavaş olmalı gibi görünüyor. Çünkü geçen seçimleri kıl payı kaybeden Yavaş, AK Parti’nin adayı karşısında çok şanslı görünüyor.

Mansur Yavaş başkentin yüzde 50’si tarafından efsane olarak görülüyor. İlçe belediye başkanlığı sırasında çok önemli kentsel çalışmalar yaptı. İlçelere koyulacak iyi adaylar, CHP ve İyi Parti işbirliği Ankara’da başa baş bir yarışı gündeme getirir.

İzmir’de ise CHP’nin çok başarılı ilçe belediye başkanları var. Bir de Aziz Kocaoğlu faktörü var. Başarılı çalışmaları ile dikkat çeken Aziz Kocaoğlu aday olmayacaksa adayın belirlenmesinde etkin olmalı.

Sonuç olarak İzmir’in başarısında payı olan bir isim... Tecrübe kolay elde edilmiyor. Aziz Kocaoğlu’nun belirlediği aday İzmir’in adayı olmalı. Kocaoğlu’na bu sorulmalı. Aziz beyde bunu yaparken asla duygusal davranmamalı.

Gelelim en zor kent İstanbul’a... İstanbul’da İyi Parti’nin de bastırmasıyla İlhan Kesici ve Abdüllatif Şener öne çıktı son günlerde... Bu iki ismin öne çıkmasının nedeni en başta söylediğimiz kesimlerde oy alabilecek olmaları...

Bu iki isme bir de Akif Hamzaçebi eklenebilir. O da merkezde bir isim. Üstelik CHP tabanı ile de iyi ilişkileri var.

Bu üç ismin dışında da süpriz görüşmeler de devam ediyor. Ekrem İmamoğlu’nu ikna çalışmaları sürüyor. Ancak son düzlükte Akif Hamzacebi ismi  tercih edilirse şaşırmamak gerekiyor. Sanki doğru olan da bu gibi görünüyor.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

''Tasarruf'' temasıyla hazırlanan 2019 yılı bütçesinde Diyanet İşleri Başkanlığı bütçesinin yüzde 34 ve Cumhurbaşkanlığı bütçesinin de yüzde 233 oranında artırılması t...

Trump yönetimi, “istikrar” bahanesiyle Fırat'ın doğusunda 40 bin kişilik “PKK/ PYD / YPK yerel güvenlik gücü organize etme kararına 8000 militanın eğitimi ile başladı ...

Büyükşehirler paylaşıldı, bazı il ve ilçelerde de “destekleme” olabilecek. Uzlaşmaları analiz eden Mehmet Şakir Örs “Kimin kazançlı çıkacağını tahmin zor” dedi.

Ali Koç, büyük ümitler ve vaatlerle gelmişti; 6 ay geçmeden “Futbol takımı düşme hattının içine düştü”; 3 Büyükler tarihinde böyle bir tablo hiç olmadı; nedenini gazet...

Uzmanlar, enflasyonda yaşanan ve halkın “şüphe ile” karşıladığı düşüşün vergi oranlarında ve akaryakıtta yapılan indirimlerle gerçekleştiğini, bunun ise orta vadede da...

19 otelden ikisinin rezervasyonlarının Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Ersoy’un sahibi olduğu ETS Tur tarafından yapıldığı” haberleri kamuoyunda tepki yarattı. tepki çe...

Uluslararası Kredi Derecelendirme Kuruluşu Standard & Poor’s (S&P), Türk bankalarının genel durumunu değerlendirdi.

Yazarlar
Website Security Test