Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

S&P: ''Türk Bankalarının finansal görünümü iyi, ama sorunlu krediler artabilir''

7.12.2018
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Uluslararası Kredi Derecelendirme Kuruluşu Standard & Poor’s (S&P), Türk bankalarının genel durumunu değerlendirdi.

ENGİN TATLIBAL

 

Uluslararası Kredi Derecelendirme Kuruluşu Standard & Poor’s (S&P), Türk bankalarının yeterli yönetişim ve şeffaflığa sahip olduğunu ifade etti. Kuruluşun raporunda, “bankaların risklere rağmen iyi finansal görünümlerini koruduğuna” dikkat çekildi. S&P, değerlendirmesinde “Türk bankalarının 12 ila 18 aydaki kontrollü performansı sektör istikrarını etkileyecek” ifadesine de yer verdi.

S&P, değerlendirmesinde Türk bankalarındaki kredi dağılımlarının da oldukça kaliteli olduğuna işaret ederek “Ancak Jeopolitik gelişmelere bağlı belirsizlik artıyor. Bu da kredilerdeki toplam kayıpları artabilir. Beklentimiz toplam kaybın son dönemdeki ortalama % 1.4’ten % 2.5 seviyesine kadar yükselmesi” ifadelerini kullandı.

Raporda “Eylül 2018’deki yüzde 3.5 olan (bankacılık) sektöründeki tahsisi gecikmiş sorunlu kredi oranının gelecek 12-18 ayda yaklaşık yüzde 6’ya yükselerek ikiye katlanmasını bekliyoruz” denildi. S&P’ye göre, “Sorunlu kredi tanımına ‘yeniden yapılandırılan’ kredilerin de eklenmesi durumunda bu oran çoktan yüzde 10’u geçmiş durumda ve baz senaryoya göre bu oran gelecek yıl yüzde 20’ye kadar yükselebilir.”

S&P uzmanları ayrıca “Türkiye ekonomisinin “2019’da daralacağını’, 2020’de ise yüzde 3-4 seviyelerinde mütevazı bir büyüme hızı yakalayabileceğini” öngördü.

 

“TÜRKİYE YENİDEN CARİ AÇIK VERMEYE BAŞLAYACAK”

Dr. Ali Nail Kubalı (Ekonomist) -Öncelikle ifade etmem gerekir ki ben, uluslararası kredi derecelendirme kuruluşlarının genel olarak geleceğe yönelik tahminlerinde çok büyük hatalar yaptıklarını biliyorum. Örneğin Yunanistan krizi öncesinde ülke notunu düşürmüş değildiler. Bizdeki 94-98 ve 2000 krizlerinde de hep yanlış teşhisleri oldu. Bu kurumlar elbette müneccim değiller, ancak dünyada kabul görmüş olmalarından ötürü herkes, söylediklerine dikkat ediyor ve sadece doğru teşhisleri değil, herhangi bir teşhisleri yatırımcıları etkilediği için önemi var. Bunu başlangıçta vurgulamak istiyorum.

İkincisi; bu sefer gerçekten de Türkiye’de bankacılık sektörünün yüklü bir borç hacmi söz konusudur. Bu borçlar döviz borcudur; dövizle borçlanıp yine dövizle kredi vermişlerdir. Bu döviz toplanamazsa hem onlar için hem de Türkiye için büyük bir risk söz konusu olacaktır. Böyle bir durumda Merkez Bankası da rezervlerini tükettiği takdirde Türkiye borcunu ödeyememiş bir duruma düşer.

Türkiye bu tehlikeden kurtuluyor gibiydi; çünkü dolar yükselmişti, ihracat süratle artıyordu ve ithalat düşüyordu. Son yayınlanan dış ticaret istatistiklerine göre de Türkiye cari fazla vermişti. Bu devam etseydi, bu borçları karşılayacak döviz kazanılmış olacaktı ve belki de bir krize girmeyecektik. Fakat maalesef, hem Merkez Bankamız ve hem de sanayicilerimiz büyük bir baskı kurarak “Aman bu kurlar çok yüksek, aşağı çekelim” dediler. Kurların inmesİ demek, ithal malların ucuzlaması demektir ve yerli üreticiyi sabote eder, ithalatı artırır. TL de pahalılanmış olur. Dolayısıyla ihracatımız zorlanır.

Şimdi böyle bir aşamadayız. Bu aşamayı gören değerlendirme şirketleri de “Bunlar yeniden cari açık vermeye başlayacaklar, borçlar ödenemeyecek, böyle olunca da bizim değerlendirmemiz düşer” dediler. Bu doğal bir durumdur. Biz kendimizi maalesef ekonomi cehaletimizle böyle bir noktaya ittik. Faizleri artırdık, böyle olunca sıcak para gelmeye başladı, sıcak paranın gelmesi de kurları baskıladı. Böyle olunca döviz ucuzladı ve şimdiki noktaya gelindi.

 

“FİNANS SİSTEMİNİ AYAKTA TUTAN, BAŞARILI BANKACILARIMIZDIR”

Mustafa Günenç (Emekli Banka Genel Müdürü) -Kredi değerlendirme kuruluşları, Türk bankaları hakkında görüşlerini içeren raporlarını yayınladılar. Hükümetimizin 2019 beklentileri içinde olan yavaşlama ve daralmayı bu kuruluşlar da teyit etti. Burada donuk kredilerin ve sorunlu haline gelebilecek kredilerin vuracağı darbenin hafifletilmesi amacıyla ekonomi yönetimi VDMK ihracını gerçekleştirdi. Sorunda en önemli iş kolu inşaat. Buna yapılışları sırasında döviz finansmanı sağlayan AVM’ler de dahil. Hastalığın sebebi 2009 yılında belki de 2008 dünya krizinin hafifletilmesi amacıyla o zamanki ekonomi yönetiminin mevcut finans kurallarına ters; dövizle borçlanma imkanını ucu açık olarak getirmesidir. Bu imkan altı aylık veya senelik gibi kısa vadede ucu kapanacak şekilde getirilseydi belki de bugünkü sorunlar bu kadar büyük olmayacaktı. Eğer finans kesiminde bazı dengeler iyi korunabiliyorsa bunun sebebi ne ekonomi yönetimi ne de uluslararası piyasalardır. Bunun sebebi Türk banka sistemini yöneten, Türk bankalarını yöneten mesleğinde uzman bankacılardır. Umarım ki bir ekonominin gelişmesinde içini sağlam tutan tarım, sanayi ve finans üçgenini sağlamlaştırırlar.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

''Tasarruf'' temasıyla hazırlanan 2019 yılı bütçesinde Diyanet İşleri Başkanlığı bütçesinin yüzde 34 ve Cumhurbaşkanlığı bütçesinin de yüzde 233 oranında artırılması t...

Trump yönetimi, “istikrar” bahanesiyle Fırat'ın doğusunda 40 bin kişilik “PKK/ PYD / YPK yerel güvenlik gücü organize etme kararına 8000 militanın eğitimi ile başladı ...

Büyükşehirler paylaşıldı, bazı il ve ilçelerde de “destekleme” olabilecek. Uzlaşmaları analiz eden Mehmet Şakir Örs “Kimin kazançlı çıkacağını tahmin zor” dedi.

Ali Koç, büyük ümitler ve vaatlerle gelmişti; 6 ay geçmeden “Futbol takımı düşme hattının içine düştü”; 3 Büyükler tarihinde böyle bir tablo hiç olmadı; nedenini gazet...

Uzmanlar, enflasyonda yaşanan ve halkın “şüphe ile” karşıladığı düşüşün vergi oranlarında ve akaryakıtta yapılan indirimlerle gerçekleştiğini, bunun ise orta vadede da...

19 otelden ikisinin rezervasyonlarının Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Ersoy’un sahibi olduğu ETS Tur tarafından yapıldığı” haberleri kamuoyunda tepki yarattı. tepki çe...

Ege Ekonomiyi Geliştirme Vakfı (EGEV) Başkanı Mehmet Ali Susam, ikincisi düzenlenen Ege Ekonomik Forum süresince Ege ekonomisinin ve potansiyelinin Türkiye’nin gündemi...

Yazarlar
Website Security Test