Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Türkiye, Suriye bataklığına itilmek mi isteniyor?

28.12.2018
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Trump’ın “Türkiye – İran – Rusya uzlaşmasını bozmak istediği ve Türkiye’nin “onlara rağmen” yapacağı “Fırat’ın Doğusu harekatı” için “yeşil ışık” yaktığı görüşü masada…

ABD Başkanı Donald Trump'ın Suriye'deki Amerikan askerlerini bölgeden çekme kararı ve sonrasındaki "IŞİD ile mücadeleyi bundan sonra Türkiye yapacak" açıklaması, “bu mücadelenin sahadaki karşılığının ne olacağı” tartışmasını doğurdu. Bu sürpriz çekilme kararının perde arkası merak edilirken ortaya birbirinden ilginç görüşler atılıyor.

ABD'nin bu ani çekilme kararının arkasında bir “bit yeniği” olduğunu düşünenler çoğunlukta. ABD, yaklaşık 4 yıldır Suriye’de ve 23 üssü bulunuyor. Bu üslerin hemen hemen hepsi PKK’nın uzantısı PYD’nin denetimindeki bölgede yer alıyor. Üsler, Derik, Tabka, Rimelan, Hol, Şedadi, Kobani, Eyn İssa, Menbiç, Rakka, Haseke, Irak sınır hattındaki Tenef (ÖSO’nun kontrolünde) ve Şanlıurfa’nın Akçakale ilçesi karşısında yer alan Tel Abyad’da bulunuyor. ABD son askeri hava üssünü DAEŞ’tan temizlenen Deyr ez Zor kentinin doğu kırsalında yer alan Behra bölgesinde kurdu. Bu ülkeye yığdığı silah ve sevkiyata bakılınca bu ani çekilme kararı kafaları fazlasıyla karıştırıyor.

Trump'ın, “Çekilme ve IŞİD ile mücadeleyi bundan sonra Türkiye yapacak" sözlerini değerlendiren Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, "Nerede olursa olsun bu temizliği yaparız. Teröristler ve rejim hariç herkesle de işbirliği yaparız. Türkiye, DAEŞ'ı etkisiz hale getirecek güce ve etkinliğe sahiptir'' dedi.

ABD Başkanı Donald Trump, Irak'taki Amerikan birliklerine yaptığı sürpriz ziyaret sırasında, Suriye'den çekilme kararını savunarak, birçok kişinin olaylara onun gibi bakmaya başlayacağını düşündüğünü söyledi. Irak'taki konuşmasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'la da temasına değinen Trump şunları söyledi: “Suriye'de aklımızı kullanmamızın zamanı geldi. Ulus inşa etmiyoruz. Suriye'yi yeniden inşa edebilmek için siyasi çözüm gerekiyor. Bunu zengin komşu ülkelerin ödemesi gerekiyor. ABD değil. Bırakalım ödesinler. Ve ödeyecekler. Aslında, dün belki de okumuşsunuzdur Suudi Arabistan harekete geçti ve kalkınma için önemli fonlar sağlayacağı sözünü verdi. Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan da IŞİD'den geriye kalanları temizlemeyi kabul etti. Biz de onlarla birlikte çalışacağız."

İngiliz Times gazetesi, ABD'nin Suriye'den askerlerini çektikten sonra oluşacak boşluğu, “Türkiye, Rusya ve İran'ın dolduracağını” yazdı. New York Times gazetesi “Trump'ın, 2 bin ABD askerinin bulunduğu Suriye'den çekilme ve askeri operasyonlara son verme kararının, Rusya ve İran'ın bölgede güçlenmesine sebep olacağını” iddia etti.

 

Türkiye ne yapacak?

ABD'nin çekilme kararı öncesinde Türkiye Suriye'ye yeni bir operasyon için sinyal vermişti. Çekilme kararı açıklandıktan sonra Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar'dan gelen mesaj, harekatın devam edeceğine yönelik oldu. Akar, Fırat’ın doğusuna yönelik askeri harekat planının “zamanına uygun şekilde” sürdüğünü açıkladı.

Bu süreç, “ABD’nin asker çekimimizi 100 günde tamamlayacağız” dediği süreç. Sonra Furat’ın Doğusundaki “YPG / PYD yapılanmasına harekat başlayacak.

Ne var ki, İran ve Rusya beraberce Esad’ı, Rusya ayrıca PYD – YPG grubunu destekliyor. Harekat, Türkiye’nin Rusya ve İran ile arasını bozar mı? Trump “çekilme kararını” bu 3’lünün arasını bozmak için vermiş olmasın? Bu soruların cevabı henüz yok. Türkiye, Rusya’ya heyet gönderiyor.

Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Sergey Ryabkov ise, ABD'nin Suriye'deki birliklerini çekeceğine inanmadığını söyledi. Ryabkov, "ABD'yle ilişkiler üzerine çalışan ve bir süre Washington'da görev yapan bir kişi olarak, sadece (efsanevi Rus tiyatrocu) Konstantin Stanislavskiy'i alıntılamak istiyorum: İnanmıyorum" ifadelerini kullandı.

Fransız Haber Ajansı AFP, farklı analistlerle konuşarak, Ankara'nın IŞİD'in kalan bu unsurlarını "ortadan kaldırma" kapasitesini masaya yatırdı. Washington'daki Yeni Amerikan Güvenliği Merkezi isimli düşünce kuruluşundan Nicholas Heras, "Erdoğan, Türkiye'nin IŞİD karşıtı operasyonların kontrolünü üstlenebileceğine Trump'ı inandırarak, aslında kendi başarısının kurbanı oldu" diyor.

 

“Bu uzaklığa Türkiye'nin ulaşması imkansız”

Suriye'nin doğusunda ve ortasında, ceplere dağılmış durumdaki IŞİD unsurları ile Türk ordusu ve Türkiye destekli isyancıların arasında yüzlerce kilometrelik bir mesafe bulunuyor. Fransız Haber Ajansının konuştuğu Washington Yakın Doğu Araştırmaları Enstitüsü'nden Suriye uzmanı Doçent Fabrice Balanche de mesafeye dikkat çekiyor: "IŞİD El Bukemal bölgesine yakın, bu da Türkiye ile arasında 400 kilometreden fazla mesafe var demek. Bu uzaklığa Türkiye'nin ulaşması imkansız. Amerikan askerlerinin ayrılmasından sonra buradaki IŞİD yapılanması ile Suriye ordusu ve Iraklı Şii milisler ilgilenecektir.

"Türkiye, kendi sınırında yer alan İdlib'deki El Kaide bağlantılı Heyet Tahrir el Şam örgütünü bile ortadan kaldırmayı başaramadı. Nasıl olup da isyancılarla birlikte IŞİD'i ortadan kaldırabileceğini öngöremiyorum"

Balanche'a göre, Türkiye, en fazla Suriye ile sınırını kapatarak, IŞİD'in yeniden canlanmasını engelleyebilir ve tıpkı El Bab'da yaptığı gibi nokta operasyonlarla örgüte zarar verebilir.

İstanbul merkezli Ekonomi ve Dış Politika Araştırmalar Merkezi'nin (EDAM) başkanı Sinan Ülgen de Türkiye sınırı ile IŞİD unsurları arasındaki mesafenin "ciddi bir problem" teşkil ettiği görüşünü paylaştı. AFP'ye konuşan Ülgen, "Cephe ile Türkiye sınırı arasında böyle bir mesafe bulunuyorken, Türkiye'nin nasıl bir askeri harekat planı içinde olduğu belirgin değil." dedi.

 

“Türkiye'nin asıl amacı YPG”

İngiltere merkezli düşünce kuruluşu Chatham House'dan Lina Khatib, Erdoğan'ın Trump'a elinde bir plan olmadan IŞİD ortadan kaldırma sözü verdiğini savundu.  Khatib, Türkiye'nin bu noktadaki asıl amacının, "ABD'nin çekilmesi fırsatını kullanarak YPG'yi hedef almak. IŞİD'i ortadan kaldırmak, ancak içinde sosyo ekonomik ve siyasi unsurların da yer aldığı kapsamlı bir strateji mümkün ki bu strateji şu anda mevcut olan IŞİD karşıtı askeri koalisyonda bile bulunmuyor" görüşünde.

Khatib'e göre, eğer Türkiye IŞİD ile kendi askeri mücadelesi sonrası cepheyi, askeri anlamda cihatçılardan daha güçsüz olan Özgür Suriye Ordusu'na bırakırsa, sonuç çok iyi olmayacaktır.

Lina Khatib'e göre bu tür bir planlama, "Türkiye'yi IŞİD'in intikam saldırıları ile karşı karşıya bırakabilir."

 

 

 

 

“TRUMP KARARINDAN TÜRKİYE KAZANÇLI ÇIKACAKTIR”

Mehmet Dönmez (Emekli Büyükelçi) – ABD'nin sürpriz bir şekilde açıkladığı Suriye'den çekilme kararının yarattığı şaşkınlık ve belirsizlik devam etmektedir. Bazı Temsilciler Meclisi üyeleri karara karşı olduklarını açıklarken, İngiltere de tepkisini dile getirmiştir. Rusya başlangıçta Amerikan askerlerinin çekildiğine ilişkin bir işaret bulunmadığını söylemiş, bilahare gelişmeleri bekleme yoluna girmiş durumdadır.

 

Trump'ın kararının ardında yatan nedenleri tespit etmek kolay değildir. Geçtiğimiz aylarda bir dizi hukukî skandal iddiaları nedeniyle aleyhinde oluşan kamuoyunu yatıştırmak nedenler arasında sayılabilir. Amerikan toplumu Afganistan ve Irak deneyimlerinden sonra yeni bir başarısızlığa ve gençlerin tabutlarının ülkeye gelmesine razı değildir.

Trump ayrıca, Türkiye ile PYD/YPG yüzünden çatışmaya varabilecek bir gerilime girmek istememiştir. ABD'nin Suriye'den çekilme kararı öncesinde Rusya ile danıştığı ve plan yaptığı yolunda iddialar bulunmaktadır. Bunun ne derece doğru olduğu zamanla belli olacaktır.

Trump kararının kaybeden ve kazananlarını saymak gerekirse ilk sırada İsrail yer alır. İsrail Suriye'deki Amerikan varlığını İranlı Şii milislere karşı bir kalkan olarak görmekte idi. İsrail'in Suriye'deki Hizbullahı vurması Rusya'nın verdiği hava savunma sistemi ile daha zor hale gelecektir.

ABD'nin çekilmesi ile YPG Türkiye ile Suriye'nin Baasçı rejimi arasında kalacağı değerlendirmesi yapılmaktadır.

Irak'ın da İŞİD tehdidini yeniden duyacağı açıktır.

Öte yandan Türkiye'nin Trump kararından kazançlı çıkacağı açıktır. Cemal Kaşıkçı cinayeti ertesinde elindeki delilleri iyi kullanan Türkiye Suudi yönetimine karşı bir başarı sağlamıştır. Bu başarının Trump kararında etkili olduğu söylenebilir.

Vaşington'daki şahinlerin isteği doğrultusunda İran'a yöneltilebilecek Amerikan askerlerinin bölgeden çekilmesi ise İran için bir kazanç olacaktır.

Esad rejiminin Suriye'nin tamamında egemen olmasını isteyen ve çıkarı bu sonuçta olan Rusya, Trump'ın kararından fazlasıyla kazançlıdır. Rusya bölgedeki ağırlığını korumak ve süper güç olduğunu kanıtlamak yolunda Suriye iç savaşı ile çok merhale kat etmiştir.

Bundan böyle Suriye yönetimi Kürtleri kendi yanına çekme çabası içinde bir politika izleyecektir. ABD'nin Suriye'den çekilmesi kısa sürede olmayacaktır. 100 güne kadar uzanan bir takvimden söz edilmektedir. Dolayısıyla Türkiye'nin Fırat'ın doğusuna yapmayı tasarladığı harekatın gerçekleşmesi de gecikecektir. Tabii burada Rusya'nın ikna edilmesini de hesaba katmak gerekecektir.

Trump Noel münasebetiyle Irak'taki Amerikan askerlerini ziyaretinde yaptığı açıklama ile Suriye'den çekilme kararı alınmış olsa da Irak'ı üs olarak kullanarak gerekli müdahalelerin yapılabileceğini söylemiştir. Böylece Trump kararlarının belirsizliği bir kere daha ortaya çıkmıştır.

 

 

 

“ABD’NİN ‘EVİNE DÖNMESİ’ HİÇ DE İNANDIRICI DEĞİLDİR”

Soner Aydın (Emekli Albay) –1991 yılında ABD öncülüğündeki Koalisyon Güçleri’nin Irak’ı işgalinden sonra yaşananların benzeri bugün Suriye’de yaşanmaktadır. 90’lı yıllarda Irak’ta ABD tarafından Türkiye’ye verilen inisiyatif, bugün yine ABD tarafından Suriye’de verilmeye çalışılmakta, Türkiye de gönüllü olduğunu ifade etmektedir. O yıllarda müdahil tarafların (Türkiye dahil) Irak’ta icra ettiği bütün faaliyetler, başta KDP olmak üzere Irak’taki Kürt hareketinin lehine olmuş, Barzani liderliğindeki Irak Kürdistanı olarak adlandırılan bölge ve bu bölgenin yönetimi bütün dünyanın kanıksadığı bir gerçek haline gelmiştir. PKK ise bu durumdan yararlanarak Türkiye’ye karşı geniş bir hareket alanı elde etmiştir. Bugün de Türkiye’nin PKK’nın Suriye’deki uzantısı olan PYD/YPG konusundaki hassasiyeti, ülkemizin Suriye bataklığına çekilmesi sonucunu doğurabilecek önemli ve riskli bir gelişmedir. Çünkü bu sefer karşımızda sadece PKK ve uzantıları değil bir de Türkiye’nin ortadan kaldırmayı taahhüt ettiği IŞİD olacaktır.Konuya sadece ABD, PKK, IŞİD yönüyle baktığımızda bile durum oldukça karmaşıktır. PKK’nın uzantısı olan PYD/YPG; ABD’nin IŞİD’le mücadeleyi bahane ederek yıllardır silahlandırdığı ve Suriye’nin şekillenmesinde rol verdiği bir unsurdur. IŞİD; ABD liderliğindeki Koalisyon Güçlerinin Esad rejimine karşı giriştiği mücadelede oluşan boşluktan yararlanarak bölgede etkinleşen (güdümlü) radikal İslamcı bir oluşumdur. Halen her ikisi de birbiriyle savaşıyor görünmektedir. Bu durumda ülkemiz yaklaşık 400 km. derinlikteki bölgede birbiriyle savaşan iki düşmanla (!) aynı anda savaşacaktır. Bir de Suriye yönetiminin tavrı ve itirazı düşünüldüğünde işin içinde başka hesapların olduğu akla gelmektedir.

Böyle bir durumdan Suriye’deki bir başka tarafın kazançlı çıkması muhtemeldir. Bu da henüz sahnede olmayan, 2004 Nisan ayında Erbil’de Barzani’nin himayesindeki Suriyeli dört Kürt hareketinin (Suriye Kürt Demokrat Partisi (El-Parti), Azadi Partisi, Azadi Kürt Partisi ve Kürdistan Birliği) birleşmesiyle, ABD’nin desteğiyle kurulan Suriye KDP’si olabilir. ABD’nin hedefinin, Suriye’nin kuzeyinde, Türkiye ile sınır komşusu olacak bir Kürt yapılanması olduğu ve bundan bir anda vazgeçmeyeceği düşünüldüğünde; bunu Türkiye’nin 40 yıldan fazla süredir mücadele ettiği PKK ile gerçekleştirmesi yerine; bölge ülkelerinin daha ılımlı karşılayabilecekleri, Rusya ve İran dahil pek çok devletin (sözde) demokrasi, insan hakları, özgürlükler… kapsamında makul göreceği bir oluşumla gerçekleştirmesi -tıpkı Irak’ta olduğu gibi- daha az tepki çekecektir. Geçtiğimiz hafta ilan edilen anayasa komisyonunda hangi gurupların bulunduğu açıklanmamıştır. Anayasa Komisyonuna Suriye KDP’sinin de dahil edilmesi halinde durum daha da netleşecektir.

Bu durumda ABD’nin Suriye’den tamamen çekilerek “evine dönmesi” hiç de inandırıcı değildir.  Nitekim son haberlerde ABD askerlerinin Irak’ta, Suriye sınırına yakın Hariri Üssüne çekilmekte olduklarından bahsedilmektedir. Trump da sürpriz bir şekilde Irak’ta ortaya çıkarak “Suriye’de yapılacak bir operasyonda Irak’taki üsleri kullanabileceklerini” ifade etmiştir. Bence bu ABD’nin Suriye’den çekilmesi değil “işi Türkiye’ye ihale ettiği” anlamına gelmektedir. Ayrıca her ne kadar gündeme getirilmese de Suriye’deki Koalisyon Güçlerinin (başta İngiltere ve Fransa olmak üzere) varlığı ve tutumları da önemlidir.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

Seçime iki hafta kala Millet İttifakı Ankara Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Mansur Yavaş için ''mükerrer tahsilat'' yaptığı iddiasıyla iddianame hazırlanması, gündem...

Türkiye ekonomisi 2018'in dördüncü çeyreğinde yüzde 3 küçülürken yılın tamamında yüzde 2,6 büyüme kaydetti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin baştan başa çalkalandığı Gezi Parkı olayları sırasında ve sonrasında, göstericilerle ilgili "şok" iddialar ortaya atmış...

Avrupa Parlamentosu (AP), ''Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) arasındaki katılım müzakerelerinin askıya alınması'' önerisinde bulunan kararı Strasbourg'daki genel kurul ...

GÖZLEM, konuyu masaya yatırdı ve uzmanlara sordu, işte görüşleri...

Uzmanlar, ''yapısal tedbirler alınmadıkça, hayat pahalılığının halkın büyük çoğunluğunu yakmaya devam edeceğini'' belirtiyorlar.

Yazarlar
Website Security Test