Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Suriye’de herkes birbirini gözlüyor; zaman, Türkiye lehine işlemiyor

4.1.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

ABD Başkanı Donald Trump’ın “Suriye’den çekilme” kararını açıklaması sonrasında gözlerin çevrildiği başta Menbic olmak üzere Kuzey Suriye’de, tüm taraflar oluşacak boşluk ortamına karşı, pozisyonunu diğerlerine kabul ettirme mücadelesi veriyor.

Bölgeyle ilgili son gelişme “önce ‘100 gün’ diyen, sonra ‘120 güne’ çıkan” Trump’ın, “ABD askerinin Suriye'den ‘bir süre sonra’ çekileceği, bunun için bir zaman dilimi vermediği” açıklaması ile Moskova'da gerçekleşen zirvede “beklenen açık sonuç” yerine sadece her tarafa çekilebilecek  “terör örgütleriyle mücadelede koordinasyon kararı alındı” açıklaması oldu.

Trump, çekilme süreci için "Ben hiçbir zaman hızlı ya da yavaş demedim" dedi. Zaman dilimi olup olmadığı sorulduğunda ise "Hayır. Bazıları 4 ay dedi ama ben bunu da hiç demedim" yanıtını verdi.

19 Aralık'ta bir Tweet atarak IŞİD'le savaşın bittiğini duyuran Trump, 20 Aralık'ta da "eve dönme zamanı" açıklaması yapmıştı. Beyaz Saray ve Dışişleri Bakanlığı'ndan (Pentagon) gelen resmi açıklamalar zaman belirtmemekle birlikte, çekilmenin başladığını duyuruyordu.

Beyaz Saray Sözcüsü Sarah Sanders 19 Aralık'ta yaptığı yazılı açıklamada "IŞİD'le Mücadelenin bir sonraki aşamasına geçiş için ABD birliklerinin eve dönüşünü başlattık" demişti.

Önce “eve dönme zamanı” diyen Trump’ın, şimdi de yaklaşık 2000 Amerikan askerinin Suriye'den çekilmesi için orduya “birbiriyle çelişen” süreler vermesi kafaları karıştırdı.

Türkiye ise Suriye sınırına asker yığmayı sürdürüyor. Perşembe günü sabah erken saatlerde de 20'nci Zırhlı Tugay Komutanlığı'ndan zırhlı muharebe ve istikam araçlarıyla iş makinelerinden oluşan 20 araçlık konvoy, Suriye sınırındaki Mardin ve Şırnak illerindeki birliklere gitti.

 

 

 

“WASHİNGTON'DA FARKLI GÖRÜŞLER DEVAM EDİYOR”

Mehmet Dönmez (Emekli Büyükelçi) –ABD Başkanı Trump, Amerikan askerlerinin Suriye'den dört ay içinde çekileceklerini açıklamış iken, yaptığı son açıklama ile bir süre vermediğini, makul bir sürede çekileceklerini söylemiştir. Bu açıklamalar Trump'ın her zamanki şaşırtıcı üslubunu gösterdiği kadar, ABD'nin Fırat'ın Doğusunu güvence altına almak istediğini ortaya koymaktadır. Washington'daki yönetim birimlerinin Suriye politikası konusunda farklı görüşleri halen devam etmektedir.

Trump'ın Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton'un Ankara'ya yapacağı ziyaret önem taşımaktadır. Amerikan yönetimi içinde en "Şahinler" grubundan olarak bilinen Bolton'un İsrail'in güvenliği için İran'ın kontrol altında tutulmasına yönelik taleplerle masaya geleceğini tahmin etmek zor değildir.

Öte yandan Rusya'nın Suriye'nin geleceği konusunda Esad ile pazarlıklarını sürdürdüğü tahmin edilmektedir.

PYD/YPG'nin Suriye yönetiminden elde edeceği özerklik garantisinden sonra Fırat'ın Doğusundaki verimli tarım arazileri ve petrol bölgeleri konusunda taviz verebileceği değerlendirmesi yapılmaktadır.

ABD'nin Suriye'den ayrılmasıyla birlikte Rusya'nın Özgür Suriye Ordusu konusunda Suriye'nin isteği paraleline geçeceği ve Türkiye'ye sıkıntı yaratabileceği de dikkate alınması gereken bir husustur. Dolayısıyla Türkiye'nin bundan böyle izleyeceği politikayı yeni dinamikler ışığında belirlemesi gerekecektir.

 

Suriye iç savaşının başlangıcında Esad muhalifi unsurları destekleyen Arap ülkeleri, artık Esad'ı kabul etme noktasına gelmiş görünüyorlar. Birleşik Arap Emirlikleri Şam'daki büyükelçiliğini yeniden faaliyete geçirmiştir. Sudan Cumhurbaşkanı Beşir Şam'ı ziyaretle bizzat Esad tarafından ağırlanmıştır. Suriye'yi yeniden Arap Birliğine alma adımları çerçevesinde Suudi Arabistan'da Şam'a karşı tutumu bilinen Adil El Jubair'in yerine İbrahim Assaf getirilmiştir.

Irak Cumhurbaşkanı Berham Salih'in Ankara ziyaretinde, Kuzey Irak'a Türk Hava Kuvvetlerinin operasyon düzenlediği, terör örgütüne ait mevzi, sığınak ve silah-mühimmat depolarının bombalandığı duyurulmuştur. Türkiye bölücü unsurlara karşı kararlı mücadelesini sürdürürken, bölgedeki çok unsurlu gelişmeleri izleyerek politika belirleyeceği bir döneme girmiştir.

 

 

 

“SURİYE’NİN TUTUMU TÜRKİYE’Yİ SIKINTIYA SOKABİLİR”

Soner Aydın (Emekli Albay) –ABD’nin Suriye’den çekilmesi ve Türkiye’nin Münbiç ve Fırat’ın Doğusuna yapmayı planladığı askerî harekât uzun süre gündemimizde kalacak gibi görünmektedir. ABD, Başkan Trump’ın çekilme kararını açıklamasından sonra ciddi bir adım atmamıştır ve basından izlediğimiz kadarıyla; Başkan, Pentagon ve Dışişleri Bakanlığı arasında henüz bir uzlaşma sağlanmış görünmemektedir. Son olarak ABD Dışişleri Bakanı Pompeo, “Başkan Trump’ın çekilme kararının terör örgütü DEAŞ’la mücadeleyi ve İsrail’in güvenliği konusundaki iş birliğini etkilemeyeceğini” söylemiştir. Oysa ABD’nin Suriye’den tamamen çekilmesi halinde DEAŞ’la mücadelesi yarım bırakılmış olacak, bölgedeki İran askeri varlığı da İsrail’in güvenliği için ciddi bir tehdit olmaya devam edecektir. Ayrıca DEAŞ’la mücadelesini bahane ederek silahlandırdığı PKK’nın uzantısı olan PYD/YPG, Suriye’nin şekillendirilmesinde ABD için halen önemli bir unsurdur. Bu nedenle PKK’nın uzantılarını bölgede Türkiye, ÖSO ve DEAŞ karşısında yalnız bırakması düşünülmemelidir. Aksine daha da güçlendirmesi ve meşruiyet kazandırmaya çalışması kuvvetle muhtemeldir.

Türkiye’nin Rusya ve İran’la yaptığı görüşmelerde, Münbiç’e ve Fırat’ın Doğusuna yapacağımız harekata ilişkin bir sonuç çıkmamıştır. Rusya’daki görüşmeler sonrasında yapılan açıklamalar; sadece “terör örgütleriyle mücadelede koordinasyon kararı” alındığı şeklindendir. İran Cumhurbaşkanı’nın Türkiye ziyareti sonrasında konuya hiç değinilmemesi de dikkat çekicidir. Bu durumdan Rusya ve İran’ın Türkiye’nin harekâtına destek verdiği anlamı çıkarılması mümkün değildir. Suriye ordusunun Münbiç'e girerek bayrak çektiğini açıklaması da Suriye’nin bölgede Türkiye’yi istemediğinin çok açık deklaresidir. Suriye’nin bu beyanı doğru olmasa bile; Türkiye’nin buna rağmen bölgeye girmesi ve Suriye ordusuyla kazara da olsa temas kurması Türkiye’yi işgalci konumuna sokabilecek ciddi hukuki sorunlar doğurabilecektir. Bunların yanında Suriye’deki koalisyonda yer alan ülkelerden halen bir tepki alınmamıştır. Gelişen durumlara göre bu ülkelerin göstereceği olumsuz tepkiler de Türkiye’yi sıkıntıya sokabilecektir.

Mevsim itibariyle hava ve arazi koşulları geniş çaplı bir harekâtı zorlaştıracaktır ve Türkiye’de yerel seçimlere sadece üç ay kalmıştır. Kış koşullarında başlatılacak bir harekatta hem PKK hem de DEAŞ’la iki cephede çatışırken ciddi bir mukavemetle karşılaşılması ve bu nedenle hedefe ulaşmakta gecikme yaşanması, Suriye ordusuyla çatışma riski, uluslararası alanda tepkilerle karşılaşılması, ekonomik kaynakların harekata harcanması ve bunları izah etmekte zorlanılması seçmen üzerinde olumsuz etki yapacaktır. Böyle bir durumda en akla yatkın hareket tarzı; seçime kadar milli heyecanın canlı tutulması olacaktır.

Bu çerçeve içine ABD’nin Suriye’den tamamen çekilmesi, çekilse de fazla uzağa gitmesi beklenmemelidir. Türkiye’nin de Münbiç ve Fırat’ın Doğusuna kısa zamanda harekât icra etmesi ihtimali de zayıf görünmektedir. Suriye sınırına yaptığımız askeri yığınağın etkileri ise zamanla görülecektir. Bu aşamada belki Süleyman Şah Türbesi bir kez daha yer değiştirebilir.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

GÖZLEM konuyu masaya yatırdı, uzmanlara sordu. İşte görüşleri...

GÖZLEM Yayın Kurulu'nun konuğu olan Halaçoğlu ''Bir ülkede hukuku çökertirseniz, devleti çökertirsiniz'' dedi.

ABD - Çin arasındaki ticaret anlaşmasına yönelik endişelerin devam etmesi ve ABD ile İran arasında artan gerilim dünyayı da geriyor. Çin ile karşılıklı vergi artışı ge...

Türkiye ile beraber dünyanın da yakından takip ettiği İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimi, iş adamlarının korkutulduğu, yazarların ve sanatçıların fişlendiğ...

GÖZLEM, ''hayat pahalılığının önlenememesinin sebeplerini ve ne yapılması gerektiğimi'' uzmanlara sordu, işte ''karamsar'' cevapları...

Tarımda Milli Birlik Projesi'nin üst yapısını, ''yüzde 50'si yerli ve yabancı özel sermayeye ait'' Semerat Holding yönetecek. Bu tabloya, sektörün tüm paydaşlarından t...

İstanbul halkı, YSK’nın aldığı ve ''haklı sebepten yoksun olduğu'' hukukçuların çoğunluğunca kabul edilen bir karar ile 23 Haziran’da Büyükşehir Belediye Başkanlığı se...

Yazarlar
Website Security Test