Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Yargıda, ''tutukla, bırak, tutukla'' dönemi

11.1.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Türk yargı sisteminde son dönemde tahliye edildikten sonra cezaevinden çıkmadan ya da çıktıktan kısa bir süre sonra yeniden tutuklanmalar yaşanıyor. Mahkemenin serbest bıraktığı gazeteciler, bazen savcının itirazı bazen de gelen tepkiler üzerine aynı mahkemenin nöbetçi hakimi ya da bir üst mahkeme tarafından haklarında yeniden yakalanma kararı çıkarılarak yeniden tutuklanıyor. Yargı sisteminde yaşanan “Tutukla, bırak – itiraz et – yeniden tutukla” süreci, sanık ve yakınlarını mağdur ediliyor.

Duruşmada tahliye edildikten sonra yeniden tutuklanan 10’larca gazeteci bulunuyor. Buna karşılık, çocuk katili, tecavüz şüphelilerinin, iğrenç suçlar işledikleri iddiasıyla yargılananların “tutuksuz yargılama kararları ile kontrollü şekilde serbest bırakıldığına dair” örnekler var.

Serbest bırakıldıktan sonra yeniden tutuklanan isimlerden biri kapatılan Karşı Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni ve eski CHP milletvekili Eren Erdem oldu.  Erdem, 17-25 Aralık yolsuzluk operasyonları sürecinde yasadışı ses kayıtlarını servis ettiği iddiasıyla tutuklu yargılandığı davada, pazartesi günü İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından adli kontrolle serbest bırakılmıştı. Ancak savcılığın itirazı üzerine bir üst mahkeme, Erdem cezaevinden salıverilmeden yakalama kararı çıkardı. İstanbul 24. Ağır Ceza Mahkemesi, Erdem'i ve avukatını dinledikten sonra CHP'li vekilin tutuklanmasına karar verdi. Bir sonraki duruşma 1 Mart'ta.

Eren Erdem’in olayının benzerlerini birçok gazeteci de yaşadı. Ancak çocuk istismarları, cinayet zanlıları davalarında ise çoğunlukla tutuksuz yargılanma örnekleri yaşanıyor. Tutuklanması gereken bu kişiler serbest bırakılıyor. Trabzon’un Ortahisar ilçesinde bir şahıs, sokakta gördüğü 4-5 yaşlarında kız çocuğuna tacizde bulundu. Etrafı kontrol ederek istismara devam eden şahısın çirkin hareketi bir iş yerinin güvenlik kamerası tarafından kaydedildi. Görüntüleri izleyen işyeri çalışanları durumu polise bildirirken, kimliği belirlenen şahıs, gözaltına alındı ve savcılıkça serbest bırakıldı.

İğrenç suçlara bir örnek de İzmir’de yaşandı. Bir tıp fakültesi hastanesinde doktor, muayene sırasında hastalarının gizlice çektiği mahrem yerlerinin görüntüleri yabancı bir sosyal paylaşım sitesinde yayınladığı tesadüfen ortaya çıktı. Skandal sonrası doktor gözaltına alındı. Görüntülerin yayınlandığı sitede çok sayıda Türk kadının meme muayenesi olurken çekilen görüntüleri olduğu ortaya çıktı. Görüntülerini fark eden bir kadının şikayeti üzerine gözaltına alınan doktor, görüntüleri “Hocalarıma göstermek için çektim” diyerek kendisini savundu. Doktor, çıkarıldığı mahkemece kontrollü serbest bırakıldı, tutuksuz yargılanacak.

 

 

“HUKUK DEVLETİNDE BÖYLE OLAYLAR YAŞANMAMALIDIR”

Hikmet Sami Türk(Eski Adalet Bakanı) -Türkiye’de insanlar çok kolay tutuklanıyor. Maalesef mahkemelerimiz Anayasanın ve Ceza Muhakemesi Kanunu’nun öngörmediği şekilde insanları çok basit bir şüphe üzerine bile tutukluyorlar ve ardından yargılama çok uzun sürüyor. Aslında tutuklama bir tedbirdir ve o uzun süre içerisinde bir anlamda tutuklama adı altında henüz verilmemiş bir ceza infaz ediliyor. İnsan haklarına saygılı bir demokratik hukuk devletinde bunların olmaması gerekir. Tutuklama öyle kolay verilecek bir karar değildir. Ama maalesef uygulamada mahkemelerimiz çok kolay şekilde bu kararı veriyor. Bir davaya başlandığı zaman duruşmasının yapılıp en kısa zamanda sonuçlandırılması gerekir. Türkiye’de davalı tutuklanıyor ama o dava o hafta bitirilmiyor. Türkiye’de ülkenin genelkurmay başkanı, generaller üniversite öğretim üyeleri tutuklandılar aylarca yıllarca tutuklu kaldılar ve sonra tahliye edildiler. Onların orada geçirdikleri yılların acısını kim karşılayabilir? Tutuklama, tahliye, tekrar tutuklama olaylarından hukuk sistemimizi insan haklarına, demokratik hukuk devletine uygun bir hale getirmek için gerekli sonuçları çıkaracağımız bir fırsat olarak görüyorum.

 

 

“ADALETE ÖNEM VERMEMİZ GEREKİYOR”

Yekta Güngör Özden (Eski Anayasa Mahkemesi Başkanı) -Bir ülkenin en etkili güneşi adalet güneşidir. Adaletin gerçekleştiği her yerde barış, esenlik, düzen, dayanışma, insanlık vardır. Adaletin kuşkuyla karşılandığı ortamlarda insanların kendilerini huzur içinde hissetmelerinin olanağı yoktur. Bu bakımdan adalet kavramına biçimsel veya siyasal değerlendirmelerle değil, özünde yaklaşarak anlam vermek gerekiyor. Türkiye’de her gün duyduğumuz aykırı işlemler, çelişkiler, kimi yandaşlık sayılacak tutumlar adalete olan güveni giderek sarsmaktadır. Bu da bir ülkede bir insanın ya da kesimin yapabileceği en büyük yıkımdır. O yüzden ülkemizde son zamanlarda siyasi etkilerle karar alınıp işlem yapıldığı kuşkusu yaygınlaşmaya başlamıştır. Bu ülkemizi karanlığa sürükleyen nedenlerin başında gelen bir kötülüktür. Bu bakımdan adalete çok önem vermemiz gerekiyor. Kimi çelişkili kararların, kimi salıvermelerin ve peşinden hemen tutuklamaların adaletin siyasal iktidarın etkisi altında kaldığı endişelerini giderek arttırıyor. Hepimizin bundan kaçınması gerekiyor. Adalet organlarından beklediğimiz yargının bağımsızlığının gerçek olduğunu halkımıza inandırmak ve anlatmaktır. Bunun içinde üzerlerine düşen görevleri büyük bir özenle yerine getirmelerini bekliyoruz.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

GÖZLEM konuyu masaya yatırdı, uzmanlara sordu. İşte görüşleri...

GÖZLEM Yayın Kurulu'nun konuğu olan Halaçoğlu ''Bir ülkede hukuku çökertirseniz, devleti çökertirsiniz'' dedi.

ABD - Çin arasındaki ticaret anlaşmasına yönelik endişelerin devam etmesi ve ABD ile İran arasında artan gerilim dünyayı da geriyor. Çin ile karşılıklı vergi artışı ge...

Türkiye ile beraber dünyanın da yakından takip ettiği İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimi, iş adamlarının korkutulduğu, yazarların ve sanatçıların fişlendiğ...

GÖZLEM, ''hayat pahalılığının önlenememesinin sebeplerini ve ne yapılması gerektiğimi'' uzmanlara sordu, işte ''karamsar'' cevapları...

Tarımda Milli Birlik Projesi'nin üst yapısını, ''yüzde 50'si yerli ve yabancı özel sermayeye ait'' Semerat Holding yönetecek. Bu tabloya, sektörün tüm paydaşlarından t...

İstanbul halkı, YSK’nın aldığı ve ''haklı sebepten yoksun olduğu'' hukukçuların çoğunluğunca kabul edilen bir karar ile 23 Haziran’da Büyükşehir Belediye Başkanlığı se...

Yazarlar
Website Security Test