Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Trump ''oynamaya ve oyalamaya'' devam ediyor; bu defa da şapkadan ''güvenli bölge'' çıkardı

18.1.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Türkiye ile ABD arasında Fırat’ın doğusu için çok çetin bir satranç oynanıyor. Türkiye uzun süredir bu bölgeye bir askeri harekat hazırlığını sürdürüyor.

Bölge için iki ülke arasında “ortak strateji” de gündeme geldi. Stratejiye göre, ABD askerlerini çekecek ve bölgenin kontrolünü Türkiye’ye bırakacaktı. ABD Başkanı Trump, twitter üzerinden “Suriye’den çekiliyoruz” açıklaması da yaptı. Trump, birkaç hafta sonra bu defa “Suriye'de Kürtleri vurması durumunda Türkiye'yi ekonomik yıkıma uğratırız” mesajı attı. Türkiye’nin bu mesaja tepkisi çok sert oldu.

ABD Başkanı Trump, Suriye'de Kürtleri vurması durumunda “Türkiye'yi ekonomik yıkıma uğratacakları" tehdidinin ardından “Güvenli bölge oluşturulsun” aşamasına geldi. Trump, Twitter üzerinden yaptığı açıklamada, Suriye'de "20 millik (32 kilometre) bir güvenli bölge kurulmasından” söz etti.

Karşılıklı telefon trafğinden sonra Türk Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, bir defa daha ABD yolculuğuna çıktı.

Türkiye, Suriye iç savaşının ilk yıllarından beri dillendirdiği ve ABD Başkanı Donald Trump'ın yeniden gündeme getirdiği "güvenli bölge" Türkiye-Suriye sınırında 460 kilometrelik bir hattı kapsıyor. Rakka ve Haseke'nin kuzeyindeki yerleşimleri kapsayacak bölge, batıdan doğuya Sırrin, Ayn İsa'nın kuzeyi, Suluk, Resulayn, Tel Temr'in kuzeyi, Derbesiye, Amude, Kamışlı, Verdiyye, Tel Hamis, Kahtaniyye, Yerubiyye ve Malikiye'den geçiyor.  Şuyuf Tahtani, Aynularab (Kobani), Tel Abyad, Derbesiye, Amude, Kahtaniye, Cevadiye ve Malikiye ilçeleri idari olarak tamamen bu hattın içinde kalıyor. 32 kilometrelik alanın fiziki olarak içinde kalan Haseke ilinin Kamışlı ilçe merkezinde, Beşşar Esad rejimi varlık gösteriyor.

Trump, Twitter üzerinden “Türkiye’yi ekonomik yıkım” ile tehdit ettikten bir gün sonra Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile yaptığı telefon görüşmesinin ardından yine Twitter'dan açıklama yaptı. Bu defa “iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerde potansiyel yüksek” dedi. Trump’un birer gün arayla önce tehdit, sonra da “ilişkileri geliştirme” tweeti soru işaretlerine yol açtı.

Beyaz Saray, ABD Başkanı Donald Trump'ın, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile yaptığı görüşmeye ilişkin, "Başkan Trump, Suriye'nin kuzeydoğusuna dair Türkiye'nin güvenlik endişelerinin ele alınmasında, Türkiye ile birlikte çalışma arzusunu dile getirdi." değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanlığı kaynaklarından edinilen bilgiye göre, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ABD Başkanı Trump arasında gerçekleşen telefon görüşmesinde, ikili ilişkilerin yanı sıra Suriye'de yaşanan son gelişmelerin ele alındığı belirtildi. Erdoğan, mevkidaşının Suriye'den çekilme kararını memnuniyetle karşıladıklarını ifade etti. Erdoğan, bu çerçevede Türkiye'nin, NATO'da müttefiki olan ABD'ye her türlü desteği vermeye hazır olduğunu hatırlattı. Bölgede otorite boşluğu meydana gelmemesi için Münbiç Yol Haritası'nın tamamlanması, ayrıca çekilme kararının hayata geçirilmesini engellemek isteyen unsurlara fırsat verilmemesi gerektiğini vurgulayan iki lider, kamuoyuna yönelik sağlıklı iletişimin önemine değindi.  Erdoğan ve ABD Başkanı Trump, Suriye'nin toprak bütünlüğü temelinde, ülkenin kuzeyinde terörden arındırılmış güvenli bir bölge oluşturulması fikrini de ele aldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin Kürtler ile hiçbir sorunu olmadığının altını çizerek, Türkiye'nin amacının, ulusal güvenliğine tehdit oluşturan terör örgütleri DEAŞ, PKK ve PKK'nın Suriye uzantıları ile mücadele etmek olduğunu vurguladı.

 

Tampon bölge

Ankara'dan yapılan açıklamaya göre ise Erdoğan-Trump görüşmesinde, Suriye'nin kuzeyinde terörden arındırılmış güvenli bir bölge oluşturulması fikri de ele alındı. İngiliz Times gazetesi, Erdoğan'ın ABD Trump ile "tarihi" bir anlaşma yaptığını, Türkiye'nin Suriye sınırında Kürtlerin kontrolündeki büyük bir bölgeye "sahip çıktığını" yazdı.

"Trump'ın Türkiye'yle tampon bölge anlaşması Kürtleri kızdırıyor" başlığıyla verilen haberde, tampon bölgenin yaklaşık 600 kilometre uzunluğundaki sınır hattında, Kürt güçlerin kontrolündeki bölgeye 32 kilometre kadar uzanacağı belirtildi. Haberde Türkiye'nin, bu bölgenin "Batı'nın desteğiyle Suriye'deki IŞİD güçlerine karşı savaşan PKK’lı Kürt milisler" diye tanımladığı YPG bağlantılı güçlerden arındırılacağını ve bölgede asayişi Türk askerlerinin sağlayacağını belirttiği vurgulandı.

Trump, Türkiye hakkında 7 yılda 28 tweet attı

Mesajlarını dünyaya Twitter üzerinden duyurmayı tercih eden ABD Başkanı Trump, Türkiye hakkında bugüne kadar 28 paylaşımda bulundu. Trump'ın son iki mesajından birinde tehdit, diğerinde ilişkileri geliştirme niyeti vardı.

 

 

 

“TRUMP'IN SONU GELMEYEN İNİŞ ÇIKIŞLARI”

Mehmet Dönmez (Emekli Büyükelçi) –ABD Başkanı Trump'ın Amerikan askerlerinin Suriye'den çekileceklerini açıklamasından sonra, bu çekilmenin zaman ve yöntemi belli olmamışken Münbiç'te devriye görevi yapan koalisyon askerlerine yapılan saldırıda dört ABD askerinin öldüğü açıklamıştır.

Başta Trump olmak üzere ABD yetkilileri IŞİD'in yenilgiye uğratıldığını söylerken, IŞİD'in kolay pes etmeyeceği anlaşılmaktadır. Münbiç'te meydana gelen saldırının ardından Başkan Yardımcısı Pence, IŞİD'in yenildiğini ve Amerikan askerlerinin artık döneceklerini tekrarlamış, ancak kazanımlarını korumak için bölgede kalmaya devam edeceklerini açıklamıştır.

IŞİD saldırısı öncesi Trump yine sansasyonel bir "tweet" ile dikkatleri çekmişti. "Kürtlere saldırırlarsa Türkiye'yi ekonomik olarak mahvedeceğiz, 20 millik güvenli bölge kuracağız. Aynı şekilde Kürtlerin de Türkiye'yi provoke etmesini istemiyoruz" demiştir.

Trump'ın ifadeleri küstahçadır. Öteden beri Türkiye'nin teröre karşı mücadelesini anlamamakta ısrar eden ABD Başkanı PYD-YPG-PKK'yı Kürtlerin temsilcisi olarak görmektedir. İç politikada sıkıntı yaşadığı dönemlerde dikkatleri bir dış soruna ya da ülkeye çekmek gibi bir yol izlemekte sakınca bulmamaktadır.

Bu olayın ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Trump ile yaptığı telefon görüşmesinin olumlu geçtiği açıklanmış, ancak başka bir ayrıntı verilmemiştir. Erdoğan Suriye'nin kuzeyinde güvenli bölge oluşturulması önerisini olumlu karşıladığını Trump'a duyurmuştur. Konunun detaylarının genelkurmay başkanları tarafından ele alınacağı bildirilmiştir.

Burada önem taşıyan nokta güvenli bölgeden neyin anlaşıldığıdır. Türkiye sınır güvenliği için bu çözüme yaklaşırken, ABD'nin niyeti ise PKK -  YPG'yi korumaya yöneliktir.

Öte yandan Suriye yönetimi ise yaptığı açıklama ile güvenli bölge önerisine karşı çıkmış ve Türkiye'yi kınamıştır.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Putin ile yakında yapacağı görüşmede güvenli bölge ve Suriye'nin geleceği konularında daha somut işaretlerin ortaya çıkması beklenebilir.

ABD zamana karşı oynamayı sürdürecek ve yönetim içindeki PYD - YPG sempatizanı gruplar Trump'ın aklını çelmeye devam edeceklerdir.

 

 

 

“BİR ÇÖZÜME DOĞRU GİDİLİYOR”

Soner Aydın (Emekli Albay) –Suriye’de son birkaç günde yaşanan gelişmelere bakıldığında hem ABD’yi, hem Türkiye’yi hem de PKK’nın uzantıları olan PYD/YPG‘yi ilgilendiren bir çözüme doğru gidilmekte olduğu söylenebilir. Henüz nasıl bir karar alınacağı ve bu kararın ne şekilde uygulanacağı belli değildir. Ama önerilen çözümün Türkiye’nin yararına olup olmayacağı tartışılır. Eğer Türkiye’nin ilk kez 2014 yılında önerdiği “güvenli bölge” tesis edilirse Türkiye; Fırat’ın doğusunda, Irak sınırına kadar yaklaşık 550 Km. genişlikte ve 32 Km. derinlikteki bir alanı askeri harekata gerek kalmadan kontrolü altına almış bir ülke olarak diplomatik başarısıyla adından söz ettirecektir. PKK ve uzantıları; Türkiye’nin baskısından kurtulacak, güvenli bölgenin dışında (bölgenin güneyinde) varlığını pekiştirecek ve teşkilatlanmasını tamamlayacaktır. ABD ise yine IŞİD’le mücadele bahanesiyle PKK ve uzantılarını himaye ederek Suriye’nin kuzeyindeki Kürt yapılanmasını hayata geçirmek ve İsrail’in güvenliğini sağlamak hedefinde önemli bir aşamayı daha geçmiş olacaktır. Bunlar Türkiye’nin bekası için yeterli olacak mıdır?

“Güvenli bölgenin kontrolünün Türkiye'de olacağı, Fırat’ın batısındaki bölgelerin yerel halk ve yerel kent konseyleri tarafından yönetildiği, benzer bir modelin Münbiç'te ve Fırat'ın doğusunda da rahatlıkla uygulanabileceği” ifade edilmektedir. Herkes Suriye’nin toprak bütünlüğünün korunmasından söz etmektedir ama bu durum Suriye’nin toprak bütünlüğünün korunması amacına hizmet etmeyecektir. Irak’ta olduğu gibi Suriye’nin kuzeyinde de güçlendirilecek yerel unsurlar, aldıkları dış destekle, zaman içinde “güçlendirilmiş yerel yapılara” dönüştürülecektir. Irak’tan sonra Suriye’nin toprak bütünlüğünün ve üniter yapısının da zarar görmesi; Türkiye’yi tehdit eden terör örgütünün, Türkiye’nin kontrolü dışındaki bölgelerde “güvenli geri üs bölgeleri” tesis etmesinin yolunu açacaktır. Suriye’deki bu yapılanma; sonraki süreçte Türkiye’nin toprak bütünlüğünü ve üniter yapısını ciddi şekilde tehdit edecek bir model olacaktır.

Suriye’nin kuzeyinde merkezi yönetim devre dışı kalmıştır. Herkes Suriye’de kendine müzahir bir grubu koruyup kollama bahanesi ile ülkenin dört bir tarafında faaliyet göstermektedir. Bu arada IŞİD’in arkasında kimse görünmüyor ama en büyük tehdit olarak gösterilmektedir. Hem de kimseden hiçbir destek almadığı (!) halde süper güçlerin yıllardır baş edemediği, ABD ve PKK uzantılarının kontrolündeki Münbiç’in orta yerinde bile bomba patlatarak ABD askerlerini öldürebilecek kadar güçlü bir tehdit… Böyle bir ortamda Suriye’nin toprak bütünlüğünün ve üniter yapısının korunmasından bahsetmek hiç de inandırıcı değildir. Suriye toprak bütünlüğünü kaybedebileceği bir sürece girmiştir. Türkiye bütün planlarını buna göre yapmalıdır.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

Bu soruya cevap arayan GÖZLEM, uzmanlara sordu, işte görüşleri...

Cumhurbaşkanlığı, ''19 Mayıs 1919'un 100 yıldönümü için bir genelge yayınladı'' ve kutlama hazırlıklarının başlanılması talimatını verdi. GÖZLEM konuyu masaya yatırdı ...

GÖZLEM, bu tabloyu uzmanlara ordu, işte cevapları...

Uzmanlar da konuyu tartışıyor; işte ''değişik'' görüşler...

TÜİK verilerine göre Ocak ayındaki konut satışları geçen senenin ocak ayına göre yüzde 24,8 oranında azaldı. GÖZLEM uzmanlara konuyu ve çözümlerini sordu.

Vatandaş, adeta 2. Dünya Savaşı sürecindeki ''ekmek, şeker gibi ürünler için karne günleri'' ile 1970'li yıllarındaki ''akaryakıt, tüp, margarin, bitki yağları gibi ür...

İlk kez ''ittifak yapısı ile yerel seçimlere katılacak olan'' partilerden ve Cumhur ve Millet ittifaklarından hangileri başkanlık yarışına bir adım önde giriyor? Gözle...

Yazarlar
Website Security Test