Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

CHP İzmir düğümü çözüldü mü?

1.2.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Millet İttifakı, 31 Mart Yerel Seçimleri'nde İzmir Büyükşehir Belediyesi başkan adayını CHP'den çıkarma kararı almıştı. Tunç Soyer'in adaylığı İYİ Parti'nin "ülkücü" çevrelerinde eleştiri konusu oldu. "Gerilimli bir süreçten sonra" adayın açıklanması ile CHP'de İzmir düğümü çözüldü mü?; GÖZLEM uzmanlara sordu...

GİZEM AY

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP)  geçtiğimiz hafta 18 saat süren Parti Meclisi (PM) toplantısı sonrasında İzmir Büyükşehir Belediyesi (İBB) ve (dördü hariç) ilçe belediye başkan adaylarını açıkladı. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na, Seferihisar Belediye Başkanı Tunç  Soyer aday gösterildi. Soyer'in, 2014 yerel seçimlerinden bu yana Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nun "gönlündeki" aday olduğu belirtildi.

Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu olan Tunç Soyer, İsviçre Webster Koleji'nde Uluslararası İlişkiler, Dokuz Eylül Üniversitesi'nde ise Avrupa Birliği alanında yüksek lisans yaptı. Bir süre turizm sektöründe çalıştı, 2004-2006 yılları arasında ise İzmir Ticaret Odası'nda Dış İlişkiler Müdürlüğü ve Genel Sekreter Yardımcılığı görevinde bulundu. 2006'da Dışişleri Bakanlığı tarafından EXPO 2015 İzmir Yönlendirme Kurulu ve Yürütme Komitesi Genel Sekreterliği görevi yaptı.

EXPO'daki görevi onun İzmir'de tanınmasının ve siyasete yönelmesinin de yolunu açtı. 2009 yerel seçimlerinde CHP'den Seferihisar Belediye Başkanı seçildi. Belediye başkanlığının ilk yılında uluslararası yerel kalkınma modeli Cittaslow (Sakin Şehir) hareketini Türkiye'ye taşıdı ve ülkeye yayılmasını sağladı. Türkiye'deki ilk "Sakin Şehir"in belediye başkanlığı onun uluslararası alanda da tanınır olmasını sağladı. Türkiye'de bugün sayıları 15'i bulan "Sakin Şehir"in öncülüğünü yapması üzerine 2013'te merkezi İtalya'da bulunan Cittaslow Birliği'nin Genel Başkan Yardımcısı oldu.

 

Seferihisar modeli

Soyer'in Seferihisar'da yarattığı "Sakın Şehir" modeli, dikkati çekti. 2014 yerel seçimlerinde adı İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adaylığı için ön plana çıktı. O dönemde İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, Binali Yıldırım AK Parti'den İzmir adayı olunca, yeniden aday olduğunu açıkladı ve partisi tarafından aday gösterildi. Tunç Soyer, Mayıs 2014'te Sosyal Demokrat Belediyeler Derneği (SODEM) Yönetim Kurulu Başkanlığı'na getirildi. Soyer, Uluslararası Şeffaflık Derneği tarafından 9 Aralık Yolsuzlukla Mücadele Günü'ne atfederek verdiği 2018 yılı "Şeffaflık Ödülü"ne değer görüldü. Uluslararası Şeffaflık Derneği "Hesap Verebilirlik ve Katılımcı Belediye Anlayışı" nedeniyle Soyer'e ödülün verilmesini kararlaştırdı.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Tunç Soyer olarak açıklanırken, Buca ve Bayraklı belediyelerinin adayları PM'ye takıldı. Aliağa ve Kemalpaşa adayları PM'de onaylanmıştı ancak daha sonra listeden çıkarıldı. Tire ve Kiraz İYİ Parti'ye bırakıldı. 22 belediye başkanından 4'ü başkanlığını korurken, Abdül Batur Narlıdere'den Konak'a alındı. Buna göre 18 mevcut belediye başkanı aday gösterilmedi.

En tartışmalı adaylardan bir tanesi İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı, Seferihisar Belediye Başkanı Tunç Soyer oldu. Tunç Soyer'in babası Albay Nurettin Soyer'in, 12 Eylül mahkemelerinde görev alan başsavcı olması İYİ Parti çevrelerinde eleştiri konusu olmuştu.

 

Akşener: "Babadan oğula suç geçmez"

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Soyer ve babası Albay Nurettin Soyer ile "Babadan oğula suç geçmez.  Biz ilkeler üzerinden ittifak yaptık. Kendisine hiç 'Kimin oğlu olduğu' üzerinden eleştiri yöneltmedim. 12 Eylül mahkemelerini yaşadım. Evladın işlediği suçtan babanın; babanın işlediği suçtan oğulun sorumlu tutulamayacağı bizzat o dönem Alparslan Türkeş tarafından dile getirilmiştir. Soyer'in aile geçmişi üzerinden siyaset üretilmesine tebessümle yaklaşıyorum. Tunç Soyer üzerinden istismar bataklığı oluşturacağını CHP'lilere ifade ettim. Benim için Tunç Soyer'in adaylığının bir mahsuru yoktur. İşbirliği yapılmış her yerde oy verilmesi için tarafımızdan yönlendirme yapılacak" diye konuştu.

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Aytun Çıray ise "İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı işbirliği kapsamı içindedir. Dolayısıyla CHP'ye bırakılan bu ilin belediye başkan adayı Tunç Soyer'i destekleyerek kararımızın arkasında duracağız. Bu benim, bir İzmir Milletvekili olarak benim parti görevim olduğu kadar siyasi ahlâkımın gereğidir. Kimse provokasyonlara gelmesin" şeklinde değerlendirdi.

 

İYİ Parti'den teşkilatlara işbirliği genelgesi

İYİ Parti Teşkilat İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara Milletvekili Koray Aydın, 81 il başkanlığına bir genelge göndererek, CHP ile yapılan işbirliğine titizlikle uyulmasını ve fitne çıkmasına kesinlikle izin verilmemesini istedi.

İYİ Parti İzmir İl Başkanı Hüsmen Kırkpınar ise , yaptığı yazılı açıklamada, İYİ Parti Yönetimi'nin aksine, "Soyer'in adaylığının parti tabanında tepkiyle karşılandığını" belirtti.

 

Tunç Soyer'den açıklama

Tunç Soyer, gazetecilerin, Hüsmen Kırkpınar'ın, "Soyer'in aday gösterilmesi parti tabanımız ve bazı teşkilatlarımızda tepkiyle karşılanmıştır. Babasıyla ilgili açıklama yapmasında fayda var." şeklinde açıklamalarının sorulması üzerine Soyer, şöyle konuştu: "Bir akılcı rasyonel açıklama bunlar. Yani 12 Eylül dönemi tabii ki çok acılı bir dönem. Tamamen dış güçlerin içinde olduğu bir dönem, darbeye o dönem hepimiz karşı çıktık. Dolayısıyla darbeyle ilgili bir şeyi tartışmanın bir manası yok, yanlıştı. Ama kardeş kanı dökülüyordu, insanlar birbirini boğazlıyordu, öldürüyordu. Çok vahşi, üzücü bir dönemdi. Ama bu dönem üzerinden bugüne dair bir şey çıkarmaya çalışmak hiç doğru değil. Bu çok yanlış, eski yaraları kaşımanın hiçbir faydası yok. Bugün yepyeni bir Türkiye, yepyeni bir kent için uğraşmak gerekiyor. Bunları geride bırakmak lazım"

Soyer, İYİ Parti İzmir İl Başkanlığını da ziyaret edeceğini kaydetti.

 

Lider'den Soyer'e destek

Hürriyet gazetesinden Hande Fırat'a açıklamalarda bulunan Kılıçdaroğlu, 31 Mart yerel seçimleri için aday belirleme sürecinde yaşananlarla ilgili konuştu.

"Aday belirlerken özgürce, rahatlıkla oturup Parti Meclisi'nde (PM) tartışma ortamı yaratıyoruz" diyen Kılıçdaroğlu, "Bu tartışmaları bazen dışarıya 'CHP'de kavga', 'CHP'de kriz' şu veya bu şekilde bir kaos varmış gibi yansıtıyorlar. Ortada bir kaos yok özgürce  tartışma var. Demokrasi ne zamandan beri kaos olarak tanımlanmaya başlandı" dedi.

Tunç Soyer'in babası ile ilgili eleştirileri yanıtlayan Kılıçdaroğlu, "Düne kadar iyiydi de İzmir adayı olunca mı kötü oldu. Yapılan eleştiriler aslında korkunun eseri. Tunç Bey İzmir'i alacak. Babasından dolayı yargılanması da tam bir ortaçağ zihniyeti" diye konuştu.

 

*****

 

KUTU...

 

"DEMOKRASİNİN SAHİBİ ÜÇ KİŞİ DEĞİLDİR"

 

Yüksel Çakmur(Eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı)- İktidar kendisine muhalif olan toplumu baskılıyor. Bizim partimize bakıyoruz o da kendi içindeki muhalefeti baskılıyor. Birbirleriyle benzeşmiş durumdalar. Demokrasi kültürü tüm partilerden kovuldu ve yerine biat kültürü geldi. Birtakım şikayetlerimiz, üzüntülerimiz var ise demokrasiyi hep hor gördüğümüz içindir. Partilerde demokrasi olsaydı eğer adaylar ön seçimle belirlenirdi. CHP'de İsmet Paşa döneminde bile ön seçim yapılıyordu.

 

Üç kişi oturup komisyon kurup onu büyükşehire bunu ilçe belediyesine atarsa yaptıkları antidemokratik bir yönetim anlayışıdır. Meşruiyeti de yoktur çünkü meşruiyet halkın olduğu yerde olur. Adaylara Parti Meclisi ve Merkez Yönetim Kurulu karar veriyor, otoriter bir rejim dahi ele yüze bulaştırılmış durumda. Önceki seçimlerde ön seçim uygulaması yapılıyordu. O dönemde ilçe ayağa kalkar mı, taban bu adayı kabul eder mi sorunları yaşanmadı. Çünkü insanlar bu isimleri kendisi seçti. Kontenjanlar, kotalar, anketler akıl karıştırmalardır. CHP'nin İzmir'de 170 bine yakın üyesi bulunuyor bu üyelerin fikirleri bu şekilde alınmaz. Demokrasinin sahibi üç kişi değildir. Yetki halktadır bunu öğrenmek zorundayız. Halk da sorgulayacak, talep edecek demokratik rejim budur.

 

Üst irade olarak kendini kabul edenler "Yasa yok bu yüzden ön seçim yapamıyoruz, yasa çıksın yapalım" gibi bir iddiada bulunuyorlar. Bu bir aldatmacadır. CHP tüzüğünün ikinci maddesine baktığınız zaman katılımcı, çoğulcu bir demokratik bir anlayışla halkça bir düzen ibaresini görüyorsunuz. Üst irade 9 ay önce diyor ki "Biz adaylarımızı erken ilan etmek için ön seçim yapmayacağız" ancak 2 ay kala adaylar açıklanıyor. Ön seçim yapmama nedenini adayın çalışma zamanı ayırmak olduğunu söylüyorsunuz ama 2 ay kala adayları belirliyorsunuz. Bu üst iradeye soruyorum; sizin zaman kavramınız bu mudur?

 

KUTU.. KUTU..

 

"SOSYAL DEMOKRAT BELEDİYECİLİĞİN BAYRAK DEĞİŞİMİ"

 

Mehmet Şakir Örs(Gazeteci-Yazar)- İzmir'de yerel iktidarı elinde tutan Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) İzmir adaylarının belirlenme sürecinin uzaması, parti içinde ve İzmir kamuoyunda gerilime yol açtı. Son yıllarda hemen her seçimde CHP adaylarına ve dolayısıyla muhalefete destek veren, bu yönüyle de CHP için büyük önem taşıyan İzmir, yerel seçim sürecinin ilgi odağıydı. Üç dönemdir büyükşehir belediye başkanlığı yapan Aziz Kocaoğlu'nun aday olmama kararıyla, bu ilgi daha da artmıştı. Sonuçta, Seferihisar Belediye Başkanı Tunç Soyer, CHP'nin büyükşehir belediye başkanı adayı oldu. İzmir'in çok sayıda ilçesinde de aday değişimine gidildi. CHP, İzmirlilerin karşısına, büyük çoğunluğuyla yeni isimlerle çıkıyor.

 

Adaylaştırma süreçleri parti bünyelerinde önemli tartışmaların yaşandığı zor süreçlerdir. Bu işin özünde rekabet ve yarış vardır. CHP'de ise bu rekabet ve çekişme daha da fazladır. Hele önseçim ve eğilim yoklaması gibi kuralları belirlenmiş yöntemler de uygulanmayınca, iş daha da karışır ve sonuçta öznel değerlendirmelerle yapılır. Dolayısıyla güçlük daha da artar. Aday adaylarıyla, onların çevresinde oluşmuş grupları ikna etmek zorlaşır.

 

Bu haftasonu yapılacak parti meclisi toplantısında, kalan iki ilçedeki (Bayraklı ve Buca) adayın da belirlenmesiyle, CHP'nin İzmir adayları tamamlanmış olacak. Şimdi tüm CHP'lilere düşen öncelikli görev, isimlerle ilgili tartışmaları geride bırakıp, ilan edilen adayların çevresinde bütünleşmek ve bir an önce sahaya çıkarak çalışmaya başlamaktır. Yerel seçime hazırlık sürecinde yitirilen zaman, olağanüstü bir çaba ve çalışmayla telafi edilmelidir. İçinde bulunulan siyasal koşullar, böylesi bir tavrı zorunlu kılmaktadır. Bu aynı zamanda CHP'nin ve CHP'lilerin, yıllardır kendilerine destek veren İzmir'e ve İzmirlilere karşı tarihsel sorumluluğudur. Yeni büyükşehir adayı Tunç Soyer'e desteğini açıklayan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu'nun konuyla ilgili değerlendirmesi, CHP'liler için yol göstericidir: "Fikir ayrılıkları, farklı aday adaylarının arkasında saf tutma durumu artık bitmiştir. Tüm CHP'liler, hiçbir ayrı-gayrıya girmeden adaylarımızın arkasında kenetlenmelidir. Bize yakışan budur. Parti terbiyesi de bunu gerektirir. Gün ayrışma değil, birleşme günüdür."

 

İzmir'de Ahmet Piriştina ile başlayıp Aziz Kocaoğlu ile devam eden sosyal demokrat belediyecilik dönemi, önümüzdeki döneme önemli bir belediyecilik birikimi ve deneyimi devretmektedir. Biz bu durumu 'sosyal demokrat belediyeciliğin bayrak değişimi' olarak değerlendiriyoruz. Yeni aday Tunç Soyer'in, bu geleneği sahiplenerek daha ileriye taşıyacağını düşünüyoruz.

 

Farklı çevrelerin çok gerilerde kalmış bazı olayları kaşıyarak adayı itibarsızlaştırma ve 'Millet İttifakı'nı ayrıştırma oyunlarına gelinmemelidir. Demokrasiden yana olan tüm kesimler, yurttaşlar, İzmir'i daha da ileriye ve aydınlığa taşıyacak adayların etrafında kenetlenmelidir. İzmirliler olarak, gözümüz ve gönlümüz her daim ileriye yönelik olmalıdır. Günümüzde İzmir'e ve İzmirliye, doğrusu böylesi bir duruş ve tavır yaraşır.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

Bu soruya cevap arayan GÖZLEM, uzmanlara sordu, işte görüşleri...

Cumhurbaşkanlığı, ''19 Mayıs 1919'un 100 yıldönümü için bir genelge yayınladı'' ve kutlama hazırlıklarının başlanılması talimatını verdi. GÖZLEM konuyu masaya yatırdı ...

GÖZLEM, bu tabloyu uzmanlara ordu, işte cevapları...

Uzmanlar da konuyu tartışıyor; işte ''değişik'' görüşler...

TÜİK verilerine göre Ocak ayındaki konut satışları geçen senenin ocak ayına göre yüzde 24,8 oranında azaldı. GÖZLEM uzmanlara konuyu ve çözümlerini sordu.

Vatandaş, adeta 2. Dünya Savaşı sürecindeki ''ekmek, şeker gibi ürünler için karne günleri'' ile 1970'li yıllarındaki ''akaryakıt, tüp, margarin, bitki yağları gibi ür...

İlk kez ''ittifak yapısı ile yerel seçimlere katılacak olan'' partilerden ve Cumhur ve Millet ittifaklarından hangileri başkanlık yarışına bir adım önde giriyor? Gözle...

Yazarlar
Website Security Test