Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Enflasyon direniyor; Hayat pahalılığı, yerel seçimlerin şemsiyesi olacak!

8.2.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Türkiye ekonomisi tarihi incelendiğinde birçok krizin yaşandığını ve bunların kimisinin ağır hasarlar verdiği görülüyor.

1929 Dünya Ekonomik Bunalımı ile başlatabileceğimiz bu sürecin bugüne en yakın krizi, 2018 yılında ABD ile gerilen ipler sonrasında dolar kurunun 7 liranın üzerine çıkmasıyla yaşandı. Bu yükseliş beraberinde enflasyon, faiz oranları ve cari açık tartışmalarını gündeme getirdi. İğneden ipliğe her ürünün fiyatı arttı. Halkın alım gücü düştü, enflasyon kampanyalara rağmen yüzde 20'nin altına düşmüyor.

Enflasyon yükselirken, hayat pahalılığı katlanılamaz hale geldi. Hayat pahalılığı en çok dar gelirli ve asgari ücretle geçinen vatandaşları etkiliyor. Türkiye İstatistik Kurumu, Ocak ayı enflasyon verilerini açıkladı. Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) aylık bazda yüzde 1.06, yıllık 20.35 arttı. Üretici Fiyat Endeksi ise aylık yüzde 0.45 artarken yıllık bazdaki artış yüzde 32.93 olarak gerçekleşti. Enflasyonda en yüksek artış yüzde 6.43 ile gıda ürünlerinde yani mutfakta yaşanıyor. Bu artış 2003 yılından bu yana aylık bazda en yüksek artış oldu. Gıda fiyatlarında aylık bazda son 16 yılın en yüksek artışı yaşanırken, fiyatı en çok artan ürünler sıralamasında ilk 9 sırada yaş sebze ve meyve ürünleri yer alırken ilk 15 ürünün ise 12'si tarım ürünü oldu.

Ocak ayı enflasyon verilerine bakıldığında çarliston biber yüzde 87.87, patlıcan 80.94, ıspanak 67.63, sivri biber 63.84, taze fasulye 53.31, salatalık 44.31, domates 38.75, havuç 36.03, kabak 28.41, mandalina 21.77, patates 17.98, kuru soğan 17.06 oranında arttı.

Ocak ayı enflasyon verileri özellikle gıda fiyatlarındaki yüzde 6.43 oranındaki artış, Merkez Bankası'nın (MB) gıda enflasyonu hedeflerine ulaşılmasının hayal olduğuna dair ilk sinyal oldu. MB Başkanı Murat Çetinkaya'nın geçen hafta açıkladığı 2019'un ilk enflasyon raporuna göre, 2018'de yüzde 27.1 olan işlenmemiş gıda fiyatları enflasyonu 2019 sonunda yüzde 13'e ve 2020 sonunda ise yüzde 10'a indirilmesi hedefleniyordu. Yıllık bazda yüzde 30.97'ye ulaşan gıda enflasyonunun yıl sonunda yüzde 13'e gerilemesi mümkün görünmüyor.

 

HALKIN GÜNDEMİ HAYAT PAHALILIĞI

Kadir Has Üniversitesi'nin 2010 yılından bu yana yaptırdığı "Türkiye Sosyal-Siyasal Eğilimler Araştırması"na göre 2018 yılında halkın gündeminin ilk sırasını işsizlik ve hayat pahalılığı oluşturdu. Üniversitenin eski rektörü Profesör Mustafa Aydın'ın koordinasyonunda 26 kent merkezinde 1000 kişiyle yüz yüze yapılan anketlerde, Türkiye'nin ekonomik sorunlardan siyasi tercihlere, terörle mücadeleden dış politika tercihlerine kadar çok sayıda soruya yanıt arandı.

Geçen yıl ankete katılanların yüzde 17'sinin sorun olarak gördüğü işsizlik, bu yıl yüzde 26,9 oranına ulaştı. 2017'de en büyük sorun olarak kabul edilen terör ise yüzde 29'dan yüzde 13,8'e geriledi. Soruları yanıtlayanların yüzde 17,8'i hayat pahalılığını, yüzde 6,4'ü ise TL'nin değer kaybetmesini ve döviz kurlarının yükselmesini yılın en büyük sorunları olarak işaretledi. İşsizlik, hayat pahalılığı ve TL'nin değer kaybı toplandığında ekonomik sorunları Türkiye'nin en büyük sorunu olarak görenlerin oranı yüzde 51,1'e ulaşıyor. Katılımcıların yüzde 57,1'i kendisini ekonomik olarak bir önceki yıla göre daha kötü durumda hissediyor. Bu oran, geçen yıl yüzde 48,8'di. Ekonomik sorunlardan hiç etkilenmediğini söyleyenler ise yüzde 25,6'dan yüzde 21,9'a düştü.

 

FİYATLAR NEDEN ARTIYOR

Dünya Gazetesi Yazarı Ali Ekber Yıldırım'a göre tarım ürünleri fiyatlarının bu denli artmasında üretimin düşmesi etkili oldu. Ocak ayında aşırı yağış, sel, hortum, fırtına gibi doğal etkenlerin sebze meyve üretimini olumsuz etkilemesi fiyatları etkiledi. Yıldırım, gıda enflasyonundaki artışın, tarımda yaşanan sorunların çözülmeden depo baskınlarıyla, marketlere yönelik baskılarla çözülemeyeceğini belirtiyor: "Tarım ürünleri fiyatındaki artışın temel nedeni yüksek girdi maliyetleri, iklime bağlı olarak yaşanan olumsuz hava koşulları, ürünün üreticiden tüketiciye ulaştırılmasındaki zincirde yaşanan organizasyon bozukluğu olarak sıralanabilir. Bu sorunlara çözüm üretmeden gıda fiyatlarının düşmesini beklemek hayal olur.

 

ERDOĞAN: "FİYATLARA AYAR ÇEKME KARARI ALDIK"

Partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda konuşan Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan; "Sebze fiyatlarına ayar çekme kararı aldık, gereken adımları atacağız. İstanbul'a başkan olduğumda ekmek fiyatları artıyordu, hemen fabrika kurduk. Belediyelerimizle bu adımları atabiliriz. Fiyatlara ayar çekme kararı aldık, gereken adımları atacağız" dedi.

 

ÖZTRAK: "HAYAT PAHALILIĞI MİLLETİ EZİYOR"

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Faik Öztrak, "Ekonomiyi sıcak parayla şişirme stratejisinin ve tek adam parti devleti rejiminin liyakat ve hukuk tanımazlığının kaçınılmaz sonucu olan bugünkü ekonomik kriz her geçen gün biraz daha derinleşiyor, biraz daha vatandaşın canını yakıyor." dedi.

Hayat pahalılığının milleti ezmeye devam ettiğinin açıklanan enflasyon rakamlarında görüldüğüne dikkati çeken Öztrak, geçen yılın son iki ayında alınan bir takım önlemlerle gerilemeye başlayan enflasyonun yeniden yukarı doğru çıkmaya başladığını dile getirdi. Vatandaşın gerçek enflasyonunun resmi rakamların çok ötesinde olduğunu belirten Öztrak, çarşı ve pazarlarda vatandaşların yaşadıkları sorunlara işaret etti.

 

 

"POLİSİYE TEDBİRLER ÇÖZÜM OLMAZ"

Mustafa Günenç (Emekli Banka Genel Müdürü) -Girdilerdeki maliyet artışları, plansız programsız teşvikler, (ki bunlar bazen birbirleri aleyhine sonuç veriyor) enflasyon sepetindeki malların ağırlığını değiştirerek veya yeni mallar koyarak, ortalama yerine en ucuzu koşturarak enflasyon rakamını indirebilirsiniz sonra bu yanlışa kendiniz de inanır, sonraki kararlarınızda yanlışa düşersiniz. Hatta geçen sonbaharda yaşadığımız gibi enflasyonda yazılmayan birikimler bir anda patlayıverir aylık yüzde 6.5 enflasyonla karşılaşıverirsiniz. Hayat pahalılığı için seracı, komisyoncu, halci, soğan depocusu ve market gibi her gün yeni bir sorumlu ilan etmekle hayat pahalılığının önüne geçemezsiniz. Yağmurdan, fırtınadan seralar zarar gördü sebze fiyatları arttı deniyor. Zarar gören seralar, toplam sera üretimi içindeki payı çok azdır. Hayat pahalılığına polisiye tedbirler de sökmez. Çünkü sıkıntı maliyet girdilerindedir. Ayrıca gösterilen bu sorumlu hedefler muhalefete oy yazar. Seracıyı hedef gösterdiğinizde seracının oyunu kaybedilebileceğini düşünmek gerekir. İllaki bir sorumlu lazımsa yönetenler aynaya bakıverir.

Hani Devlet Planlama Teşkilatı, hani Toprak Su İşleri, hani tohum istasyonları, hani zirai mücadele kurumları, hani devlete ait Süt Endüstrisi Kurumu, hani işlevini tam yapan Et Balık Kurumu. Hayat pahalılığına karşı mücadelede bunların hepsi lazım. Teşvikleri mutlak surette inceleyerek, irdeleyerek gereken sektörlere üretim çarkı tam devir yapacak şekilde kararlaştırıp uygulamak lazım. Aksi takdirde hayat pahalılığının önü alınamaz. Bir istisna hariç, o da halkın satın alma gücünü sıfıra yakın seviyeye getirip, insanları satın alamaz hale getirmekten geçer.

 

"SEÇİMİN KADERİNİ EKONOMİ BELİRLEYECEK"

Mehmet Şakir ÖRS (Gazeteci/Yazar) -31 Mart tarihi yaklaştıkça seçimin heyecanı da artıyor. Heyecanın artmasıyla birlikte, partiler ve adaylar arasındaki polemikler, tartışmalar daha çok öne çıkıyor. Bu dönem, seçimin ve seçim kampanyalarının en önemli konusu, öyle görünüyor ki ekonomi ve hayat pahalılığı olacak. Her ne kadar seçim belediye başkanları başta olmak üzere yerel yöneticileri belirlemek üzere yapılıyor olsa da, halkın gündeminde enflasyon, hayat pahalılığı, işsizlik gibi ekonomiyle ilgili konular başı çekiyor.

Son olarak, Kadir Has Üniversitesi Türkiye Araştırmaları Merkezi'nin yapmış olduğu 'Türkiye Sosyal Siyasal Eğilimler Araştırması' da, halkın en önemli sorununun işsizlik ve pahalılık olduğunu ortaya koydu. Aslında birçok farklı araştırmadan da benzeri sonuçlar çıkıyor. Çarşıya, pazara çıkan yurttaşlar tezgâhlardaki fiyatları görünce adeta isyan ediyor. Çarşı, pazar tam bir yangın yeri!..

Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) son olarak açıkladığı yüzde 20.35 tüketici ve yüzde 32.93 üretici enflasyon oranları bile gerçeği tam olarak yansıtmaktan uzak kalıyor. Ama aynı zamanda enflasyondaki yeniden yükseliş eğilimini de gösteriyor. Yine resmi rakamlara göre, ocak ayında gıda fiyatları yüzde 6.43 oranında arttı ve gıda enflasyonundaki yıllık artış yüzde 31'e çıktı. Sebze ve meyvede ise bu oranlar çok daha yüksek. Halkın büyük çoğunluğunun temel giderlerini oluşturan bu kalemlerdeki artışlar, vatandaş için hayatı çekilmez hale getiriyor. İşsizlik ise bir başka önemli sorun. Devletin resmi işsizlik oranları bile çift haneli rakamlara çakılmış durumda. Hele eğitimli gençlerin işsizliği, hepten yürekleri dağlıyor. Gençlerin geleceğe olan umutlarını köreltiyor. Seçim öncesinde hiç olmazsa bir bölüm seçmene iş olanağı yaratmak için oluşturulan 6 aylık geçici işler için bile binlerce insan kuyruklara giriyor. İş kuyruklarından 'açız' çığlıkları yükseliyor.

Bütün bu yaşananlar elbette siyaseti de, seçimi de derinden etkiliyor. Öyle görünüyor ki bu seçimin kaderini ekonomi belirleyecek. Bu durumun ayırdında olan iktidar partisi de, gündemi değiştirmek, dikkatleri ekonomiden uzaklaştırmak için elinden geleni yapıyor. Algı oyunlarıyla yapay gündemler oluşturmaya, seçim ortamını gerginleştirmeye, halkı kutuplaştırmaya ve korkutmaya, kendi seçmenini kilitlemeye çalışıyor. Ancak iktidar partisinin seçmenleri de hayat pahalılığından alabildiğine etkileniyor ve şikâyet ediyor.

Bu durum, 31 Mart seçiminde muhalefet partilerinin işine yarayabilir. Seçmen çarşı pazardaki, mutfaktaki yangının faturasını iktidara çıkarabilir. Ancak bunun için; muhalefet partilerinin, adaylık tartışmalarından ve iç sorunlardan bir an önce sıyrılıp, halkın gündemine tam olarak odaklanması gerekiyor. Muhalefet partileri ve adayları, seçim stratejilerini halkın gündemiyle, vatandaşın yakıcı sorunlarıyla buluşturmalıdırlar. İktidarın gündemi değiştirmesine ve algı oyunlarına fırsat verilmemelidir.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

Üçüncü kez görevine seçilen İnce, Güzelbahçe’nin ''rakı-balık'' yapmanın ötesinde bir kimliği olduğunu belirterek, ''5 büyük projeyi'' anlattı.

GÖZLEM konuyu masaya yatırdı ve uzmanlara sordu; ''Çiftçinin bahtı kara kaderini kim ve nasıl kurtaracak?'' işte görüşler...

Türkiye İstatistik Kurumu, Temmuz ayında TÜFE'nin yıllık yüzde 16.65 olduğunu açıkladı. 12 aylık ortalamada enflasyon yüzde 19.91 olurken ÜFE ise yüzde 21.66 olarak ge...

Suriye'de ''Güvenli Bölge'' konusunda ABD ile ''Müşterek Harekat Merkezi'' kurulacak. Gözlem konuyu uzmanlara sordu.

Çoban Ateşi Hareketi ve Büyük Türkiye Hareketi ile ''merkez sağ parti boşluğunun doldurulması'' sürecine girildi. Ne var ki, ''olağanüstü Kurultay ile'' ortaya bir de ...

İmarı alındı; Eylülde temel atılacak olan Ege Ticaret Merkezi’nde üretim, teşhir, satış ve ihracat ''bir arada'' olacak.

Topcu ''Türk siyasetinin yanlış ellerde olduğunu'' belirterek, ''Bu gidişin önlenmesi gerek'' dedi ve ''Nasıl önleneceğini'' GÖZLEM'e anlattı.

Yazarlar
Website Security Test