Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Cumhur'da da, Millet'de de meclis üyelikleri ve ittifak yapılmayan iller sancısı sürüyor

15.2.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

İlk kez ''ittifak yapısı ile yerel seçimlere katılacak olan'' partilerden ve Cumhur ve Millet ittifaklarından hangileri başkanlık yarışına bir adım önde giriyor? Gözlem uzmanlara sordu...

ENGİN TATLIBAL

24 Haziran'da yapılan cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimlerinde Türkiye'de siyaset, ilk kez "ittifaklarla" tanıştı. Bu durum, pek çok analist tarafından başkanlık sistemine geçilmesinin ardından iki partili sisteme gidişin ilk adımı olarak değerlendirildi. Ancak bu "dual" yapı, batı demokrasilerinde olduğu gibi biri sağ kanattan ve diğeri sol kanattan olmak üzere iki cenahı temsil etmiyor.

Cumhur İttifakı, kökünü Milli Görüş geleneğinden alan AK Parti ile Türk Milliyetçiliği düşüncesinin tarihsel politik çatısı olan MHP'nin oluşturduğu, "sağ" tabanlı bir ittifak. Millet İttifakı ise hâlâ kendisini "sol" olarak tanımlamakta güçlükler yaşayan ve Ecevit'in (son dönemde belki kendisinin de terk ettiği) tarihsel mirası olan "demokratik sosyalizm" düşüncesinin çok uzağında bulunan CHP ile MHP'li muhalif kesimin kurduğu ve "net sağ" tabana sahip İYİ Parti'nin oluşturduğu bir ittifak ve kesinlikle "sol" değil.

Durum böyle olunca, bizce toplamda yüzde 5 ila 6 civarında oyu bulunan demokratik sosyalist seçmenin adresi, ister istemez, tüzüğünde ve söylemlerinde "insan hakları, kadın hakları, çevreyi koruma bilinci, demokrasi, örgütlü toplum, özgür basın, bağımsız yargı gibi" hususlara kalınca vurgular yapan HDP oluyor. Nitekim kendisini salt "Kürt siyaseti" ile sınırlı tuttuğu dönemde yüzde 5 ila 7 oy olan bu parti, sözünü ettiğimiz unsurları Selahattin Demirtaş liderliğinde söylemine katınca yüzde 12'lerde oy almaya başladı ve Meclis'in üçüncü büyük parti grubu oldu.

31 Mart'ta HDP açısından tahmin edilen durum, önceki yerel seçimlerden farklı değil. Partinin güneydoğu bölgesindeki illerin büyük kısmında belediyeleri alması şaşırtıcı olmayacak. Türkiye'nin diğer bölgelerinde ise Cumhur ve Millet İttifakları'nın yarışını izleyeceğiz. Ancak bu defa üç büyük şehir olan İstanbul, Ankara ve İzmir ile "ikinci üç büyük" şehir olan Bursa, Antalya ve Adana'da alışılmadık sonuçların ortaya çıkabileceği belirtiliyor.

Zira genel seçimlerde yaşanmayan şekilde, partilerin yerel seçimlere ilk defa ittifakla gitmesi, beraberinde bazı sıkıntıları getirdi. Belediye başkan adaylarında uzlaşma sağlayan partilerin, büyükşehirlerde belediye meclis üyeleri, diğer illerde ise il genel meclisi üyeleri adaylarında ciddi sorunlar yaşadığı belirtiliyor.

Erdoğan ile Bahçeli'nin bu konuyu görüştükleri ve "illerin yeniden değerlendirilmesi gerektiği" konusunda görüş birliğine vardıkları belirtiliyor.

Benzer bir durum, Millet İttifakı'nda da var; CHP tabanı, "Belediye ve İl Genel Meclislerinde İYİ Parti'ye verilen kontenjanlardan rahatsız" ve "pazarlıklar" devam ediyor.

Geleneksel olarak CHP'de kafalar karışık. Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nun bütün adayları yeniden değerlendirmeye tabi tutacağı konuşuluyor. İttifakın İzmir'de "Soyer" soy ismine rağmen güçlü, İstanbul'da ise işinin zor olduğu konuşulurken, Ankara'da ise Mansur Yavaş'ın şansının olduğu ifade ediliyor.

Adaylarını erken açıklayan Cumhur İttifakı'nda ise ittifak yapılmayan illerin durumu gündemde. Konuyla ilgili olarak AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkan adayı Mehmet Özhaseki ile MHP Genel Başkan Yardımcısı Sadir Durmaz, geçtiğimiz günlerde bir araya geldi. Özhaseki, ittifaka gidilmeyen 20 ilin durumunu görüştüklerini açıkladı. Öte yandan önceki hafta hükümetin durup dururken Doğu Türkistan meselesi üzerinden Çin yönetimine çıkışması da, AK Parti yönetiminin MHP tabanına iyi gözükmek yönünde bir hamlesi olarak yorumlandı.

Uzmanlar, her iki ittifakın da avantaj ve dezavantajları olduğunu belirtirken üzerinde hemfikir olunan nokta ise, Türkiye'nin uzun süredir yaşamadığı türden heyecanlı bir yerel seçime doğru gittiği.

 

 

"CUMHUR İTTİFAKI ERKEN YOL ALDI"

Metin Öney (Türk Parlamenterler Birliği İzmir Şubesi Başkanı) -Öncelikle şunu ifade etmek isterim: Türkiye hızla iki partili sisteme gidiyor. Bunlardan biri Cumhur İttifakı Partisi (CİP). Diğeri ise Millet İttifakı Partisi (MİP). Esasen Erdoğan'ın da uzun zamandır amaçladığı sistem budur.

Bir başka husus, partilerin bilhassa iddia sahibi olması gereken dört partinin (AKP, CHP, MHP ve iYİ Parti) kendi güçleri ile bu seçimden istedikleri sonucu alamayacakları apaçık ortaya çıkmaktadır. Esasen ismi geçen partiler bu gerçeği de tutum ve davranışları ile kabul etmiş olmaktadırlar. Bu sebeple bitmez tükenmez pazarlıklarla "acaba en iyi sonucu nasıl alırız" sorusuna cevap aramaktadırlar.

Bu tespitlerden sonra soruya şöyle cevap vermek mümkündür: Cumhur İttifakı hem adaylarını erken açıklayarak ve hem de hemen hemen sorunsuz açıklayarak önemli bir avantaj elde etmiştir. Sahaya çıkmış ve Ülkenin tamamında faaliyetlere geçmiştir. Şimdiki görüşmeler "ittifakı daha da güçlendirme ve adeta tek parti halinde seçime girme" hazırlığı olsa gerektir.

Millet ittifakına gelince, şu ana kadar dahi adaylarını açıklayamaması ki Kılıçdaroğlu'nun yeniden gözden geçirme sözleri bunu doğruluyor, önemli bir dezavantajdır. Bunun yanı sıra açıklanan adayların bir bölümü isabetli değildir. Çünkü başta Genel Sekreter olmak üzere pek çok il ve ilçe tepki olarak görevlerinden ve hatta partiden istifa etmişlerdir. Tepki, her ne kadar "parti içi demokrasi" dense de zaten örgütlere pek bir şey sorulmamış ve böylece memnun olmayan örgüt, tepkisini ya istifa ederek veya görevi bırakarak ortaya koymaktadır. Aday yapılmayanların da istifa edip bir başka partiye geçmeleri de ayrı bir sorundur.

İYİ Parti'nin bütün bu süreçte çok etkin olduğu söylenemez.

Sonuç olarak yarışta Cumhur İttifakı'nın daha avantajlı olduğu düşünülebilir.

 

 

 

"SİYASET MERKEZİLEŞİYOR"

Mehmet Şakir Örs (Gazeteci-Yazar) -31 Mart'ta yapılacak yerel seçimin en önemli ve farklı yanı, ülkemizde bir yerel seçimde, partiler arasında ittifak ve işbirliğinin merkezi düzeyde ilk kez yapılıyor olmasıdır. Bu ülkemiz siyaseti için yeni bir durumdur. Elbette geçmişte bazı lokal yerlerde böylesi işbirlikleri olmuştu. Ama bunlar genellikle yerel düzeydeydi. Bu birlikteliklerin önemli bölümü de, sandıkta seçmen tarafından kendiliğinden hayata geçirilirdi.

Kimi partilerin 'ittifak', kimilerinin 'işbirliği' sözcüklerini kullandıkları bu yeni durumda, partiler merkezi düzeyde bu işi planlayıp kotarıyorlar. Yerel seçimlerde şimdiye dek alışık olmadığımız bu olay, partilerin örgütlerini ve tabanlarını zorluyor. Böylesi bir kültüre ve geleneğe sahip olmayan yerel siyaset çevreleri, bu yeni durumu kabullenmekte ve buna uyum sağlamakta zorlanıyor. Öyle görünüyor ki, bu işler öyle Ankara'dan planlandığı ve istendiği gibi olmuyor. Siyasetin temel gerçekleri ve yerel dinamikleri sürprizlere yol açabilir. Görünürdeki ve kâğıt üzerindeki birliktelikler, sandığa ve sonuca yansıtılmakta zorlanılabilir.

Bu yeni durumun temel nedeni, ülkemizin siyasal yönetsel sisteminde yapılan ve bizim doğru bulmadığımız köklü değişimdir. Bu yeni sistem, siyaseti daha da merkezileştirmekte ve genel olarak politik alanı iki partili sisteme zorlamaktadır. Tabii aynı zamanda, partilerin örgütsel ve işleyiş olarak birbirine benzemesi sonucunu da getirmektedir.

Merkezi düzeydeki ittifakların bir başka önemli ve çarpıcı sonucu, siyasetin daha da merkezileşmesi ve yerel siyasetin örselenmesidir. Dolayısıyla partilerin yerel örgütleri inisiyatiflerini ve ağırlıklarını yitirmektedir. Bu yeni durum muhafazakâr sağ partilerde çok büyük sıkıntı yaratmasa da, sol ve sosyal demokrat geleneklere sahip, temel örgütlerin büyük ağırlık taşıdığı -daha doğrusu taşıması gerektiği- Cumhuriyet Halk Partisi'nde (CHP) tepkilere ve problemlere yol açmaktadır.

Birbirlerini karşılıklı olarak etkileyip tetikleyerek ittifaka zorlayan ve 'Cumhur İttifakı' ile 'Millet İttifakı' olarak adlandırılan iki ayrı blokta, belediye başkanlığı adaylığı tartışmaları şimdilik tamamlanmış gibi görünse de, tartışmalar içten içe sürmektedir. Öyle anlaşılıyor ki, seçim kaybetme tehlikesine karşı, aday değiştirme ve aday çekme gibi yöntemler son güne kadar sürecektir. Özellikle iktidar bloğunda büyük tedirginlik olduğu görülmektedir.

Bu hafta partilerin gündeminde ağırlıklı olarak belediye meclisi listeleri ile büyükşehirler dışında kalan yerlerdeki il genel meclisi listelerinin hazırlanması konusu var. İttifaklar ve işbirlikleri, partilerin hareket alanını ve olası listelerini de daraltıyor. Bu durum, meclis listelerinin paylaşımını ve isimlendirilmesini iyice zorlaştırıyor. Bu zorluk ve sıkıntılar, partilerin iç dengelerinde ve parti içi ilişkilerde kırılmalara yol açabilir.

Samimi dileğimiz; bu zorlu süreçte, yerel siyasete güç kazandıracak, halkın sorunlarına çözümler üretecek, bulundukları kentleri çok iyi tanıyan ve her yönüyle yaşayan, temsil gücü yüksek siyasal kadroların bu alanlarda görevlendirilip seçilmesidir.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

Mayıs ayında yarım milyon civarında daralan tarım dışı işsizliğin de sinyallerini verdiği üzere Haziran ayında sanayi üretimi, yıllık olarak yüzde 3.9 oranında azaldı....

Kuzey Suriye'de ''Güvenli Bölge'' oluşturulması yönünde Türkiye ile ABD arasında varılan mutabakata rağmen bölgede gerginlik tırmanıyor.

Zekeriya Mutlu, ''Ege Ticaret Merkezinin marangoz ve mobilyacı esnafı için bir ''sanayi sitesi'' olacağını belirterek ''Esnaf ve Kefalet Kooperatifi esnafa düşük faizl...

İçişleri Bakanlığı; HDP’li Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Adnan Selçuk Mızraklı, Van Büyükşehir Belediye Başkanı Bedia Özgökçe Ertan ve Mardin Büyükşehir Beled...

Toplu görüşmelerin seyrini ve Hükümetin zam teklifini eski Çalışma Bakanı Yaşar Okuyan'a sorduk, işte görüşleri...

Tallinn yönetimi, ''e-oturum'' programı ile 2014’ten beri 157 ülkeden 55 bin kişinin ülkede 7 bin 500 şirket kurmasını sağladı. Bu şirketlerin 500’e yakınını da Türkle...

Üçüncü kez görevine seçilen İnce, Güzelbahçe’nin ''rakı-balık'' yapmanın ötesinde bir kimliği olduğunu belirterek, ''5 büyük projeyi'' anlattı.

Yazarlar
Website Security Test