Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Oy için, kazanmak için hakaret yarışı!

1.3.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

GÖZLEM konuyu masaya yatırdı, işte Uzmanların görüşleri ve İslam Dini ''hakaret için'' ne diyor?

Yerel seçim arifesinde siyasetin dili hem sert hem de ağır ifadeler içeriyor. Siyasi parti liderleri zaman zaman eleştirilerin dozunu "hakarete varan" boyuta taşıdığı oluyor. Liderlerin "hakaret yarışı", geçen haftaya kadar süren "aday çekme - destekleme - değiştirme operasyonları" da "bazılarının kumpaslara dönüşmesi" ile vatandaşı "sandıktan soğutacak düzeye" ulaştı.

Türkiye yerel seçimlere ilk kez partiler arasında ittifaklarla gidiyor. AK Parti ile MHP'nin yer aldığı Cumhur İttifakı, CHP ile İYİ Parti'nin yer aldığı Millet İttifakı liderlerinin bir birlerine karşı kullandı dil, çok sert ve kutuplaşmaya doğru gidiyor. Cumhur İttifakı partileri, Millet İttifakı için "zillet" ve "illet" ifadesini kullanırken, partilerini terör örgütleriyle kol kola olmakla eleştiriyor. Ve bunlar da rakiplerinden "şiddetli dozda" cevaplar alıyor. Yerel yöneticilerini seçmek için 31 Mart'ta sandık başına gitmeye hazırlanan vatandaşın aklı ise izlenen politikalar, kullanılan siyaset dili, sebebiyle karışık. "Böl ve kazan" stratejisinin ilçe / belde belediyelerine kadar indirilmesi, sandıktan "hak eden adayların" değil, "genel seçim gibi" ittifakların ve partilerin çıkmasına yönelik bir hedef propaganda yarışı vatandaşları siyasetten soğutuyor.

 

Devlet Bahçeli'den zehir zemberek açıklama

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Millet İttifakı için "Zillet İttifakı" eleştirisi yöneltirken, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, yaptığı açıklamada, "Zilletin bir numaralı destekçisi PKK'dır. CHP-HDP-İP-SP-ÖDP aynı çizgide, aynı emel ve hedefin izindedir. FETÖ ise bunlarla aynı hizadadır. Zillet İttifakı aynı zamanda bir milli güvenlik sorunu haline dönüşmüş, bir beka meselesi hüviyetine bürünmüştür. 31 Mart Mahalli İdareler Seçimlerinin bekayla ne ilgisi var diyenlerin niyetleri bozuk olduğu gibi, milli mensubiyetleri de sorunludur." dedi.

 

Sert eleştirilere DSP'de katıldı

CHP'den ayrılanların katılımıyla siyaset sahnesinde yeniden adından söz ettiren DSP Mustafa Sarıgül, Celal Doğan gibi isimleri aday göstermesinin yanı sıra genel başkanı Önder Aksakal'ın ana muhalefet partisi olma iddiası ve Kemal Kılıçdaroğlu'na yönelik suçlamalarıyla dikkat çekti. Aksakal CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'na "Abdullatif Şener, Abdullah Gül cumhurbaşkanı olsun diye yalvaran sen, Ekmeleddin'i cumhurbaşkanı adayı yapan sen, çizgisi, istikameti belli olmayanlara 15 günlüğüne ödünç 15 milletvekili veren sen, seçimlerde yenilip 'biz yenildik ama başardık' diye yüzsüz yüzsüz dolaşan sen, ondan sonra AK Parti'ye seçimi kazandıran ben. Hadi oradan. Bu oylar sizin babanızın tapulu malı mı?" diye tepki gösterdi.

 

Mersin'de kumpas mı kuruldu?

İYİ Parti'nin Mersin Büyükşehir Belediye Başkan adayı Burhanettin Kocamaz'ın adaylık başvurusu saat 17:00'den sonra yapıldığı gerekçesiyle kabul edilmedi. İYİ Parti Genel Merkezi olayı 'dahili bir operasyon' olarak niteledi. İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Kocamaz konusunda "Fail belli, kim kazançlı çıkacak" dedi. Akşener, bu konuda hukukun işlemediğini belirterek, "YSK gayri ciddi bir tavır aldı. Tarafsız kalmak yerine taraflı bir tutum gösterilmiştir. Yaşadıklarımızla, hukukun olmadığı, çarpıtıldığı bir memlekette mücadele ettiğimizi biliyoruz." dedi.

Halen Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı olan Kocamaz da kumpas kurulduğunu ve maddi karşılık gereği yapıldığını öne sürdü. Ayrıca Kocamaz, "Maalesef içimizden vurulduk." ifadesini kullandı. Kocamaz, adaylık başvurusunun kasten geciktirildiğini söylerken, "Geleceklerini garanti edecek kadar bir dünyalık, bir bedel almış olmaları gerekir!" ifadelerine yer verdi.

Öte yandan Yüksek Seçim Kurulu (YSK) Kocamaz'ın adaylığını "başvurunun süresi içinde yapılmadığı" gerekçesiyle kabul etmedi. İYİ Parti, Mersin'de Demokrat Parti'den aday gösterilen eski bakan Ayfer Yılmaz'ı destekleyecek.

 

 

"TÜM BU ÇİRKİNLİKLER OY ADINA YAPILIYOR"

Ali Naili Erdem(Eski Milli Eğitim Bakanı) -Gazi Mustafa Kemal Atatürk diyor ki; "Politikacı beyaz eldivenli insandır", Büyük İngiliz politikacı Winston Churchill diyor ki; "Söyleyiş, söylenenden önemlidir", Fransız atasözü diyor ki; "Politikacı zarafetin, nezaketin, efendiliğin önderidir." Bu sözlere baktığımızda politika; terbiyenin, efendiliğin, hoşgörünün olduğu yer anlamına geliyor.

1930'lu yıllarda Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e etrafındakilerden "Yaptığınız bu konuşma seviyeli ve edepli bir konuşma ancak halkın daha çok anlayacağı seviyede konuşmalar yapın" önerisi geliyor. Gazi'nin bu öneriye verdiği cevap "Benim için önemli olan onların seviyesine inmek değil, onların konuşma dilini benim şimdi yaptığım konuşma diline çıkarmaktır" diyor.

 Ben parlamentoda 20 sene bulunmuş biri olarak söylüyorum ki politika çirkinliklerin, çirkefliğin, çamur atmanın yeri değildir. Günümüzde eleklerden geçmesi gereken sözlerin hiçbiri o eleklerden geçmez oldu. Zarafetin, efendiliğin, kibarlığın, olgunluğun ve hak bilirliğin süzgeçlerinden geçmeyen kelimeler politikaların büyük malzemesi oldu. Şimdi vatandaş yumuşak, zarif kelimeler yerine vurucu, kahredici kelimeleri duyunca heyecanlanıyor. Bu heyecanlanmayı gerçek politika zemininde olanlar kullanmıyor ama yönetici mevkiinde olanlar oy getirir düşüncesiyle bu kelimeleri kullanıyor. Bu şekilde de ancak kötü sokaklarda duyacağınız kelimeler siyasetin sözü olarak görülmeye başlıyor. Oysa politikada kullanılan kelimeler şiirin, saygının süzgeçlerinden geçtiği zaman devletinizin dışta ve içte itibarı çok yükseklerde olur. Şimdi bundan vazgeçildi ve oy gelsin diye bu kötü dili kullanıyorlar. Birbirinin yüzüne bakmayacak noktaya gelenler ertesi gün el sıkışıyorlar. Tüm bu çirkinlikler oy adına yapılıyor. Bunun yapılmaması politikanın esas yapısıdır ama bu artık önemsenmiyor. Bu geleceğimizi karartacak nitelikte büyük hatalar manzumesidir. Bu devam ettiği sürece toplumda dostluk arkadaşlık nezaket gibi değerler kalmaz ve bu milleti kalabalık hale getirir.

 

“KOCAMAZ DIŞINDAKİ HERKES KUSURLUDUR”

Namık Kemal Zeybek(Eski Kültür Bakanı) -Burhanettin Kocamaz bölgede çok sevilen, tanınan, başarılı bir belediye başkanıdır. MHP böyle bir kişiyi çok kolayca dışladı. İYİ Parti, yanlış üzerine yanlış yapılan karmaşık bir parti haline geldi. Burhanettin Kocamaz’a asıl yanlışı yapan İYİ Parti’dir. Böyle bir insanı bu şekilde ihmalkârlıkla harcamamalıydı. YSK’nın iktidarın etkisinde olduğu herkesin bildiği bir gerçek ama her kararını siyaset veriyor da diyemeyiz bunu bilemeyiz. YSK’nın verdiği saati bir dakika bile geçse bu kabul edilemez. Bu son ana bırakılacak bir iş değildir. Bu işte hiç kimse suçu YSK’nın üzerine atamaz. YSK’nın verdiği kararın hukuka aykırı olduğunu düşünmüyorum. Bu olayın tek masum kişisi Burhanettin Kocamaz’dır, onun dışındaki herkes kusurludur. Bu olayın birinci derecedeki sorumlusu tuhaf bir şekilde bu değerli insanı harcayan MHP, ikinci derecede ve asıl sorumlu da İYİ Parti’deki başıbozukluktur.

Söylendiği gibi parti içerisinde bir komplo girişimi yaşanmış olabilir bu ihtimal dahilinde bir olaydır ancak bunu söyleyenlerin ne olduğunu açıklaması gerekir.

 

 

 

İSLAM ve HAKARET...

"Ey îmân edenler! Bir topluluk, (başka) bir toplulukla alay etmesin; olur ki (onlar), kendilerinden daha hayırlı olabilirler! Bir takım kadınlar da (başka) kadınlarla (alay etmesinler)! Belki (onlar da) kendilerinden daha hayırlıdırlar. Kendinizi (birbirinizi) de ayıplamayın ve birbirinizi (kötü) lâkaplar ile çağırmayın! İmandan sonra fasıklık (fesatçılık) ismi (günahla anılmak), ne kötüdür! Artık kim (bu kötü amelinden vazgeçerek) tövbe etmezse, işte onlar zâlimlerin ta kendileridir!" (Kuran'ı Kerim / Hucurat Suresi / Ayet; 11)

Hadis: "Mü'min ne ta'n edici, ne lanet edici, ne kaba ve çirkin sözlü, ne de hayasızdır." (Tirmizî, Birr 48,1978)

Hadis: "Her kim de bir mümine lanet ederse, bu da onu öldürmek gibi (günâh) dir. Her kim de bir mümine küfür isnat ederse, bu da onu öldürmek gibi (günah) dır." (Buhari)

Hz. Ebu Hureyre'den nakil: "Resulullah'a, 'Ey Allah'ın Resulü! Müşriklere beddua et, onları lanetle!' denilmişti. "Ben rahmet olarak gönderildim, lanetleyici olarak değil!' cevabını verdi." (Müslim, Birr 87, / 2597)

 

Firavun'u hak din'e davet için giden Hazreti Musa ve Harun'a Allah; "O'na yumuşak şöyle, konuşun..." demiştir. (Tâhâ, 20/44)

"...insanlara güzellikle söyleyin..." (Bakara Suresi, 83)

"... onlar öfkelendikleri zaman da (kusurları) bağışlarlar." (Şura Suresi, 36-37)

"Onlar ki ... (kızdıkları zaman) öfkelerini yenerler ve insanları affederler. Allah ise, iyilik yapanları sever." (Al-i İmran Suresi, 134)

Hadis: "Çok kuvvetli pehlivan, birçok güreşçileri yere serip galip olan değildir. Asıl kuvvetli pehlivan, öfkelendiği sırada nefsine mâlik (ve iradesine hâkim) olan kimsedir." (Buhari)

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

GÖZLEM Yazar ve Yayın Kurulu üyelerine "a - Propaganda sürecinde Cumhur ittifakı mı başarılı, Millet İttifakı mı? / b) Propaganda sürecince "hangi lider" daha başarılı...

Yerel Seçimlerin propaganda sürecinde, ''siyasetin girmemesi gereken'' camilere ve okullara, ''AKP / MHP bayrakları'' asıldı, ''propaganda konuşmaları'' yapıldı. Milli...

Türkiye’nin düzenlediği en büyük fuarlardan olan ve kendi alanında dünyanın ikinci büyük sektörel buluşması olarak kabul edilen Marble İzmir Uluslararası Doğal Taş ve ...

Ege Genç İş İnsanları Derneği (EGİAD) Genel Sekreteri Prof. Dr. Ali Fatih Dalkılıç, ''küçük ve orta ölçekli işletmelerin (KOBİ) sorunlarının başında finansmanın geldiğ...

Seçime iki hafta kala Millet İttifakı Ankara Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Mansur Yavaş için ''mükerrer tahsilat'' yaptığı iddiasıyla iddianame hazırlanması, gündem...

Türkiye ekonomisi 2018'in dördüncü çeyreğinde yüzde 3 küçülürken yılın tamamında yüzde 2,6 büyüme kaydetti.

Yazarlar
Website Security Test