Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Yerel seçime düşürülen ''kumpas gölgesi'' hedefine ulaşacak mı?

15.3.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Seçime iki hafta kala Millet İttifakı Ankara Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Mansur Yavaş için ''mükerrer tahsilat'' yaptığı iddiasıyla iddianame hazırlanması, gündeme ''Mersin'den sonra Ankara kumpas mı?'' sorusunu getirdi. GÖZLEM, ''konuyu ve sandığa yapacağı etkiyi'' uzmanlara sordu, işte görüşler...

GİZEM AY

31 Mart yerel seçimlerine sayılı günler kala siyaset iyice gerildi. İYİ Parti'nin Mersin Büyükşehir Belediye Başkan adayı Burhanettin Kocamaz'a kurulan kumpasın ardından CHP'nin Ankara Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Mansur Yavaş için iddianame hazırlandı. Anketlerde önde olduğu görülen Yavaş hakkında avukatlık yaptığı 8 yıl önceki döneme ilişkin soruşturma açıldı. Yavaş, "tek senetle mükerrer tahsilat yapmaya çalıştığı" iddiasıyla "görevi kötüye kullanmakla" suçlandı.

Seçimlere sayılı günler kala bir kanalda canlı yayın konuğu olan Necmettin Kesgin'in şikayette bulunduğunu açıklaması sonrası ve bazı gazetelerde "bu konudaki" haberlerin yer alması üzerine Yavaş hakkında hızlı bir şekilde hazırlanan iddianamenin Ankara Batı 4'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nce kabul edilmesi tepkilere neden oldu.

Yavaşla ilgili şikayetin 2017'de yapılıp reddedilmesine rağmen, bakanlık bu defa soruşturma izni verdi. Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığının hazırladığı iddianame de kabul edildi. Yavaş'ın 3 yıla kadar hapsi isteniyor.

Mansur Yavaş ile ilgili iddiaları, AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik'te düzenlediği basın toplantısında gündeme taşıdı. "Yavaş'ın kendilerinin değil CHP'nin meselesi olduğunu" söyleyen Çelik, "Açıklama bekledik gelmedi. Ne Mansur Yavaş ne CHP iddialara yanıt verdi. Biz inceledik ve vardığımız sonuçlar bu şekilde vahim bir tabloyu ortaya koyuyor. CHP'nin ve Mansur Yavaş'ın suskunluğunu da vatandaşımızın takdirine arz ediyoruz." diye konuştu. Çelik, bir gün sonra, Mansur Yavaş'ın "iddialara cevap verdiği ve Necmettin Kesgin hakkında belgeler dağıttığı" basın toplantısından sonra  düzenlediği ikinci basın toplantısında ise "Biz bu kişiyi tanımıyoruz. Saygıdeğer midir, kriminal bir kişi midir bilmiyoruz. " dedi.

Ömer Çelik'in açıklamalarına CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, sert tepki gösterdi.  Özel, "Ankara elden gitmiş, Ömer Çelik Mansur Yavaş'ı konuşuyor. Geçmiş olsun Ömer Bey. Yavaş anketlerde farkı atmış, senin gazete manşet atmış. CHP, senin gazetenin, senin siyasetine hizmet eden, yarı provokatif, yarı şişirme, tamamı kandırma, seçime endeksli işine inanmaz. Bizim orada şöyle derler; ahali bunları bu vakitten sonra yemez gari. Seçimden, adaylıktan, hatta adaylık konuşulurken yok, son 20 gün ankette fark çift rakamlı sayılara çıkmış, 'kırmızı alarm çamur atmam lazım.' Yemezler." diye konuştu.

 

Şahıs çocuk istismarından yargılanıyor

Konuya ilişkin açıklamada bulunan Mansur Yavaş ise söz konusu şikayette bulunan Kesgin'in suç dosyasının kabarık olduğunu ve olayda mağdur olan kişinin aslında kendisi olduğunu belirtti. Yavaş, "Yavuz hırsızın ev sahibine baskın gelmesine izin vermeyeceğiz" ifadelerini kullandı. Yavaş, şunları söyledi: "Alnımız ak yürüyoruz. Ankara halkının iradesi arkamızda oldukça hiçbir komplo bizi yolumuzdan alamayacaktır. Türkiye'de şeffaflık ilkesi gereği şeffaflık beyannamesini ilk imzalayan belediye başkanı benim. Bunun arkasında mal beyanında bulunmam ayrıca 1994'ten beri kamu görevi yapan rakibimin de mal beyanında bulunmasını istemem şu anda içinde bulunduğumuz iftira kampanyasına sebep olmuştur. Mal beyanından kaçmak için sığınılan bu yöntem asla bu talebimizden geri adım attırmayacaktır. Anketlere yansıyan fark, rakibimiz tarafından olgunlukla karşılanmamıştır. Aday olmamla birlikte asılsız iddialarla seçmen karşısında itibarım zedelenmeye çalışılmıştır. Siyasi tarihimizin en ahlaksızca yürütülen kampanyanın özeti şudur: Bu şahıs resmi evrakta sahtecilik, şantajdan hapis cezası almış bir kişidir. Avukatlığını yaptığım şirketin ödemesini alıp kaçmış, şahsıma bıraktığı seneti icraya verdiğimde, senetteki imzanın sahte olduğu ortaya çıkmıştır. Bir suçun mağdurunun suçlu ilan etmek çirkef iddiadır. Rakibim bu şahsı bana karşı maşa yapmaktadır. Yargıtay'ın onayladığı herhangi bir ceza kararı bulunmamaktadır. Şahsın bana verdiği sahte senetle ilgili bir icra inkar kararı vardır. Sayın Ömer Çelik bu şahıs için saygın bir iş adamı diyor ya, dosyaya intikal eden belgelerden anlaşılıyor ki bu 'saygın' iş adamı çocuk istismarından yargılanıyor. Aynı zamanda şizofren raporu var. Hiçbir ilişkim olmadığı demesine rağmen ıslak imzalı ikrarı da orada. Bu sahteci şahıs ne amaçlıyor? Hapse girmekten kurtulmak için rakiplerimizin adalet gücünü kullanmak için harekete geçiyor. Onu çocuk istismarı davasından beraat ettirmek için mi kolluyorsunuz? Bu şahsa sahip çıkıyorsunuz. Bir koltuk uğruna böyle sabıkalı, konusuz suç oluşturan birinin arkasına sığınması, onu televizyonlara çıkarması, beni karalaması acizliktir."

 

 

BASIN TARİHİNE GEÇTİ

AKP ile CHP'nin Ankara Büyükşehir Belediye Başkan adayı Mansur Yavaş arasında seçimlere sayılı günler kala yaşanan 'senet' tartışması, Türk basın tarihi için de ilginç ayrıntılarla kayıtlara geçti. Ömer Çelik'in suçlamalarını bir saat boyunca canlı yayınla ekrana getiren haber kanalları, Mansur Yavaş'ın iddialara ilişkin düzenlediği basın toplantısını ise 'görmezden' geldi. Yavaş'ın 'savunması' karşısında sessizliğe bürünen Türk basını, Ömer Çelik'in ikinci kez düzenlediği ve Mansur Yavaş'ı suçladığı basın toplantısını yine canlı yayınla ekrana taşıdı.

 

 

"MANSUR YAVAŞ YÜZÜNÜN AKIYLA ÇIKACAKTIR"

Ali Naili Erdem (Eski Milli Eğitim Bakanı) -Mansur Yavaş'ın Ankara'da önde olduğu ve seçimin bu yönde sonuçlanacağı belli durumda. Yavaş'ı durdurmak için böyle suçlamalar ortaya atılıyor. Bu siyasi hayata, demokrasiye yakışmıyor. Hiçbir yönüyle tasvip edilecek bir durum değildir. Terbiyeden, hukuktan yoksun bir hadisedir. Siyaset, demokrasi bu değildir. Siyaset ahlaktan nasibini alan bir rejimdir. Seçimleri kazanmak için olmayacak iddialarda bulunulması hiçbir şekilde savunulacak bir olay değildir. Mansur Yavaş'ın bu olaydan yüzünün akıyla çıkacağını size şimdiden söyleyebilirim. Birçok insan bu döneme kadar Yavaş'a uzaktan bakıyorsa artık bu dönemde daha yakından bakacak ve onun lehinde oyunu kullanacaktır.

 

 

"BUNLAR YAVAŞ'I YIPRATMA ÇABALARIDIR"

Yekta Güngör Özden (Eski Anayasa Mahkemesi Başkanı) -Toplumsal ve siyasal olayların gitgide yozlaştığı günümüzde iktidar kesiminin Ankara adaylığı giderek kesinleşen Mansur Yavaş'a karşı açtığı savaşı ibretle izliyorum. Bu tamamen kendi amaçlarına uygun yorumlarla gündeme getirdikleri bir hukuksal sorundur. Yavaş'ın açıklamaları dinlendiğinde, belgeleri incelendiğinde görülecektir ki hepsi siyasal amaçlarla verilmiş birer suçlamadır. Onun dışında Mansur Yavaş'ı suçlu kılacak hukuken onun sorumluluğunu kanıtlayacak hiçbir durum ortada yoktur. Gerek kendini müşteki olarak gösteren vatandaşın durumu gerek hakkında daha önce verilen kararlar gerekse kişiliğindeki sapmalar ortaya koymaktadır ki; Yavaş'ın Ankara'nın Belediye Başkanlığı için giderek güçlenen bir aday olması nedeniyle bunların tümü O'nu yıpratmaya yönelik kötü çabalardan ibarettir.

 

"MANSUR YAVAŞ'IN KAZANDIĞI KESİNDİR"

Namık Kemal Zeybek (Eski Kültür Bakanı) -Mansur Yavaş'ın çok ciddi bir farkla seçimi kazandığı bu olayla birlikte netleşmiş oldu. Bunun meydan getirdiği bir telaş olduğu anlaşılıyor. Araya taraya Mansur Yavaş'ı engellemenin yollarına bakıyorlar. Herkes biliyor ki Mansur Bey dürüst bir insandır.

AK Parti şu anda bir propaganda çalışması uyguluyor. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı aynı cümleyi onlarca kez tekrarlıyor, buna propaganda da tekrar yöntemi derler, bir nevi beyin yıkama yöntemidir. Bahçeli'nin "Çekilsin" söylemlerine gelirsek çekilmesi gereken bir kişi varsa O'da Devlet Bahçeli'dir. Şu anda AKP iktidarının desteğiyle oturduğun o koltuktan sen çekil.

Tüm bu yapılanlar Yavaş'ın kazanmasından korkulduğu için yapılıyor. Bu tür kumpaslarla bunu önlemeye çalışıyorlar.  Mansur Bey halk tarafından desteklenen bir insandır.  Eğer bu seçimde kediler trafolara kaçmazsa Mansur Yavaş'ın kazanacağı kesindir.

 

"ALGI OYUNLARI MAĞDURİYET OLUŞTURUR"

Mehmet Şakir Örs (Gazeteci - Yazar) -Millet İttifakı'nın desteklediği CHP Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkan Adayı Mansur Yavaş'a yönelik suçlamalar, adeta tek taraflı bir propaganda bombardımanına dönüştü. Yıllar önce yaşanmış hukuksal ve ticari ilişkiye dayalı kişisel ve tartışmalı bir konuyu ısıtıp, tam da yerel seçim öncesinde gündeme taşımanın ve buradan Ankara seçimini etkilemeye çalışmanın, en azından etik bir tutum olmadığını düşünüyoruz. Konunun hukuksal boyutu bir yana, bizce asıl üzerinde durulması gereken siyasal boyutudur. Çünkü bu olayda asıl amaçlanan siyasal hedeftir. Kamuoyunun büyük çoğunlukla favori gördüğü muhalefet adayının seçimi kazanmasını engellemektir. Bu amaç için her yol mübah sayılmaktadır.

Üstelik bu durum yalnızca Ankara ile de sınırlı değildir. İktidar bloğu, kendileri için büyük önem taşıyan seçim çevrelerinde, muhalefet adaylarını itibarsızlaştırma ve seçmen nezdinde güvenilirliklerini zedeleme oyunları içine girmiştir. Kontrol ettikleri büyük medya gücünü de bu yolda tek taraflı olarak kullanmaktadırlar.

Yine, İstanbul'da yapılan 8 Mart kadın yürüyüşü ile ilgili olarak, 'ezanı ıslıkladılar, protesto ettiler' gibi söylentilerin yaygınlaştırılmasını ve bu tür söylemlerin yerel seçim kampanyasına taşınmasını da, bu bağlamda değerlendirmek gerekiyor. Daha önce Gezi direnişi sırasında 'camilerde içki içtiler' ve 'başörtülü kadını dövdüler' gibi gerçek olmadığı ortaya çıkan iddialarla da algı oyunları yaratılmaya çalışılmıştı. Bu tür oyunlar, söylemler, insanları birbirine düşürmeye, vatandaşı kutuplaştırmaya ve ötekileştirmeye yarar. Ama aynı zamanda büyük mağduriyetler oluşturur.

Bir belediye başkanlığı kazanmak ya da üç beş oy fazla alabilmek için bu tür oyunlara girişilmemelidir. Özellikle ülkeyi yönetme sorumluluğunu omuzlarında taşıyanlar, bu konuda çok daha duyarlı, özenli ve olumlu örnek olmalıdırlar. Bu tür spekülasyonlara ve girişimlere prim verilmemelidir. Böylesi söylemler, aynı zamanda, muhatapları için mağduriyet yaratıp geri de tepebilir. Hani o çok anlamlı halk deyimimizde ifade edildiği gibi, bu tür girişimlere tevessül edenler, 'Dimyata pirince giderken evdeki bulgurdan da olabilirler'.

Sözün özü, bu tür meseleleri seçim gündemine taşımak ve buradan oy devşirmeye çalışmak, ülkemizin ve halkımızın yararına değildir. İnsanımız için dirlik, düzenlik ve esenlik getirmez, tam aksine üzücü ve yıkıcı daha büyük sorunlara yol açar.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

GÖZLEM konuyu masaya yatırdı, uzmanlara sordu. İşte görüşleri...

GÖZLEM Yayın Kurulu'nun konuğu olan Halaçoğlu ''Bir ülkede hukuku çökertirseniz, devleti çökertirsiniz'' dedi.

ABD - Çin arasındaki ticaret anlaşmasına yönelik endişelerin devam etmesi ve ABD ile İran arasında artan gerilim dünyayı da geriyor. Çin ile karşılıklı vergi artışı ge...

Türkiye ile beraber dünyanın da yakından takip ettiği İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimi, iş adamlarının korkutulduğu, yazarların ve sanatçıların fişlendiğ...

GÖZLEM, ''hayat pahalılığının önlenememesinin sebeplerini ve ne yapılması gerektiğimi'' uzmanlara sordu, işte ''karamsar'' cevapları...

Tarımda Milli Birlik Projesi'nin üst yapısını, ''yüzde 50'si yerli ve yabancı özel sermayeye ait'' Semerat Holding yönetecek. Bu tabloya, sektörün tüm paydaşlarından t...

İstanbul halkı, YSK’nın aldığı ve ''haklı sebepten yoksun olduğu'' hukukçuların çoğunluğunca kabul edilen bir karar ile 23 Haziran’da Büyükşehir Belediye Başkanlığı se...

Yazarlar
Website Security Test