Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Hesapsız büyümenin sonucu; konkordato!

22.3.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Ege Genç İş İnsanları Derneği (EGİAD) Genel Sekreteri Prof. Dr. Ali Fatih Dalkılıç, ''küçük ve orta ölçekli işletmelerin (KOBİ) sorunlarının başında finansmanın geldiğini'' söyledi. Dalkılıç, ''bugün konkordato ilan eden şirketlerin yapısı incelendiğinde temel nedenin 'hesapsız ve yanlış yerlerde büyüme, çok fazla mala yatırım yapma ve hak etmediği krediyi alma' olduğunun görüldüğünü'' ifade etti.

Prof. Ali Fatih Dalkılıç, Gözlem Gazetesi Yayın Kurulu'nun konuğu oldu. "Kaliteli Muhasebe Eğitimi Nasıl Olmalıdır? Dünya'da ve Türkiye'de durum" konulu sunum yapan Dalkılıç, yayın kurulu üyelerinin sorularını da yanıtladı. Hayatın her alanında tartışılan "kalite standardı"nın eğitimde muallâkta kaldığını ifade eden Dalkılıç, eğitimde dünya standartlarının yakalanmasının büyük önem taşıdığını vurguladı. Kötü eğitimin kurala, ezbere dayandığını belirten Ali Fatih Dalkılıç, muhasebe eğitimin standartlarının üst seviyeye çıkarılması gerektiğini dile getirdi.

Şirketlerde en önemli birimin muhasebe olduğunu vurgulayan Dalkılıç, uluslar arası muhasebe standartların getirdiği uygulamaların şirketlerde uygulanmasının önemine dikkat çekti. Dalkılıç, "Şirketlerin batması demek ülkenin, ekonominin zarar görmesi demektir. Bizim maliye, ekonomi, enflasyon dediğimiz şey piyasanın bir sonucudur. Arz talep dediğinizde bu arzında talebin de tarafı şirketlerdir." dedi.

Son dönemde konkordato ilan eden şirket sayısındaki artışa da dikkat çeken Prof. Ali Fatih Dalkılıç, şunları söyledi: "Konkordatoda o kadar çok şirket var ki. Sahibine soruyorsunuz neden bu kadar borçlandınız, bu kadar şube niye açtınız. 'Bizde aile geleneği, biz babamızdan böyle gördük. Para mala yatırılır.' Doğru para mala yatırılır da sen bir koyuyorsun bankadan 5 alıyorsun, 6 lira stok var. Satamıyorsun, ekonomi bozuluyor. Banka geliyor 6 liralık stoku '2 liraya alacağım' diyor. Bütün konkordatoya giren şirketleri incelerseniz altında hesapsız ve yanlış yerlerde büyüme, çok fazla mala yatırım yapma ve hak etmediği krediyi alma vardır.

Dünyaya bakıldığında uluslar arası muhasebe standartlarının getirdiği uygulamaların hep büyük şirketler için hazırlandığını söyleyen Dalkılıç, benzer uygulamanın Türkiye için de geçerli olduğunu ifade ederek, şunları söyledi: "Hep büyük şirketler için hareket ediyoruz. Sonra da diyoruz ki küçük işletmeler için de şöyle bir rehber çıkaralım. Ama bir bakıyorsunuz ki Türkiye'deki şirketlerin yüzde 95'inden fazlası KOBİ'lerden oluşuyor ve aile şirketi. Türkiye'nin en büyük şirketleri Koç ve Sabancı birer aile şirketidir. Holding diyoruz. Dünyadaki tanıma baktığınızda kurucu aile hala söz sahibi ise aile şirketidir. Bunu bir zayıflık olarak görmüyoruz. Ama bunun adını koymak gerekiyor."

 

KOBİ'lerin sorunu finansal

KOBİ'ler için dünyada en büyük sorunun finansal olduğuna dikkat çeken Dalkılıç, uluslar arası örgütlerin de bu sorunu çözmeye odaklandığını ifade ederek, "Diyorlar ki KOBİ'lerin finansman sorununu parayı doğru KOBİ'ye verirsek çözülür. Mesela Türkiye'de doğru şekilde mi veriyoruz hayır. Adam fabrika binasını temlik gösterip kredi alıyor. Bu bir finansal cinayettir. Kulakları çınlasın Serdar Özkan Hocamız hep şunu derdi. Para senin paran değil, ülkenin parası. Senin cebinde diye senin değil, ülke ekonomisinin parası. Bu ülkenin bir değeri, para el değiştirecek, doğru yeri gitmezse ülke zarar görür. Derdi ki hiçbir şirket senin babanın şirketi değil, 'Hocam benim babamın şirketi' hayır, sen şirket kurdun. Nerenin havasını soluyorsun bu ülkenin. Kimin parasını kullanıyorsun bu ekonominin. İş gücü diye bu ülkenin halkını kullanıyorsun. Şirketin batması demek senin bir şey kaybetmen değil, ekonominin zarar görmesi demektir. Dünyada artık mikro yaklaşım önem kazandı. ABD'de evini ipotek göstererek kredi alamazsın diyor. İşadamı fizibilite projesini göstermeli, bu proje doğru ise buna göre hareket etmeli. Bizde, banka reklamlarında da görüyoruz hep KOBİ nakit yönetimi. Neden kar edersiniz ama batıyorsunuz. Çok basit, kar ediyorsunuz ama gelecek paranın 6 ay vadesi var. Borçlandınız vadesi 3 ay, işte zamanlama sorunu. Zamanlamayı doğru ayarlamak lazım. Nakit yönetimini iyi yapmazsan kendini bankaya kaptırırsın" diye konuştu.

 

Aile şirketleri kurumsallaşmalı

Aile şirketlerinin kurumsallaşarak nesilden nesile aktarımının önemli olduğunu belirten Dalkılıç, "Halka açık olmak bir disiplin getiriyor. Türkiye de ortaklık kültürü yok. Halka açık şirket oranı yüzde 20'lerde kalıyor. Ortaklıktan ayrıldı diye parti verenler var. Doğum günü gibi parti veriyor. Oysa ortaklık, halka açılma bir finans bulma yöntemidir. Büyümenin bir yolu da ortak almadır, Türkiye'de şirketler bu yolu tercih etmiyor. Türk şirketlerine büyümek için ne yaparsınız diye sorulduğunda herkes 'borç alırım' diyor, hiç kimse ortak alırım demiyor" şeklinde konuştu.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 1 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Faik Durak

25.03.2019 - 22:42
Hocamız çok güzel ve anlaşılır bir dille açıklamış. Kendisini Mali Müşavirler odasında bu konularda ilgiyle izliyoruz yıllardır.
Diğer Haberler

Ödemiş Belediye Başkanı Mehmet Eriş, projelerini GÖZLEM’e anlattı.

İstanbul adayları, kampanya mesailerinin önemli bir bölümünü İstanbul dışında geçirerek İstanbul’a döndüler. AKP taktik değiştirdi, Erdoğan geriye çekildi, Binali Yıld...

Yeni Milli Eğitim Sisteminde Coğrafya, Tarih gibi kültürel dersler seçmeli ders kategorisine alınırken, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi adı altında Arap Kültürü dersleri ...

Mayıs ayı enflasyon artışında görülen azalma, ''mevsimlik'' bir durum mu, yoksa Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak'ın söylediği gibi ''enflasyonun tek haneli rakam...

S - 400 ültimatomu, yaptırım tehdidi ve Doğu Akdeniz'de engelleme...

Düzenlenen toplantıda Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Cengiz Balık ve Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Yönetim Kuru...

Gazetecilere saldırılar devam ediyor, saldırganlar ise serbest!

Yazarlar
Website Security Test