Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Trump, Suriye’de Kürt devletinin kurulması adımını mı attı?

28.3.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Kudüs kararı, YPG / PYD’nin korunması, Doğu Akdeniz petrol / doğalgaz paylaşımındaki tutumu ve Golan sözleşmesi ile ABD’nin niyeti belli oldu. Gözlem, söz konusu gelişmelerin Türkiye’ye olası etkilerini uzmanlara sordu...

ABD, Ortadoğu’da İsrail’in güvenliğini artırmak için art arda attığı adımlar bölgeyi ateşe atıyor. İran’a ambargoyu sürekli masada tutan, Irak’ı işgal ederek ülkeyi istikrarsız bir ortama iten ABD, Suriye’de de Türkiye’nin kırmızı çizgisi olan PYD ve onun militer kanadı YPG’yi silahlandırdı. ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo geçen hafta Ortadoğu turu kapsamında gittiği İsrail’de, İsrail, Yunanistan ve Kıbrıs Rum lideriyle “Doğu Akdeniz doğalgazı zirvesi” düzenledi. Doğu Akdeniz gazının Avrupa'ya ulaştırılmasını hedefleyen "East-Med" projesinin ele alındığı üçlü zirveye bölge ülkelerinin davet edilmemesi, tepkilere neden oldu.

Bir süre önce ABD Büyükelçiliği’ni Kudüs’e taşıyarak bütün tepkileri üzerine çeken ABD Başkanı Donald Trump'ın Golan Tepeleri’nde İsrail’in egemenliğini resmen tanıması ise bölgede gerginliği uzun süredir yaşanan en üst seviyeye çıkardı. İmza töreninde ABD Başkanı Trump ve İsrail Başbakanı Netanyahu ortak basın açıklaması yaptı. Trump burada partilerden bağımsız olarak tüm ABD yönetimlerinin dile getirdiği "İsrail'in kendini savunmaya hakkı var" söylemini yineledi. Netanyahu da kendi açısından gelenekselleşmiş söylemi olan "Hamas'ın saldırılarına karşı halkımızı savunmaya devam edeceğiz" ifadelerini yineledi.

 

Tüm dünya tepkili

Trump'ın Golan Tepeleri’nde İsrail’in egemenliğini resmen tanımasına tepkiler sürüyor. Suriye, Başkan Trump’ın bu kararının ardından BM Güvenlik Konseyi’nin acilen toplanmasını talep etti. Suriye, BM nezdinde “Suriye’ye ait olan işgal altındaki Golan Tepeleri’ndeki durumun yanı sıra Güvenlik Konseyi’nin ilgili kararının bir daimi üye tarafından açıkça ihlal edilmesinin” ele alınacağı acil bir oturum talep etti. Acil oturum konusundaki kararın BM Güvenlik Konseyi’nin dönem başkanı Fransa tarafından verilmesi gerekiyor.

Karara, BMGK üyesi beş AB ülkesi de tepki gösterdi. Daimi üyeler Fransa ve İngiltere ile geçici üyeler Almanya, Belçika ve Polonya’nın temsilcileri tarafından yapılan ortak açıklamada, Golan Tepeleri'nin Suriye toprağı olduğu vurgulandı. Açıklamada, “Bir bölgenin şiddet yolu ile ilhak edilmesinin uluslararası hukuka aykırı olduğu” belirtilerek, sınırların tek taraflı olarak değiştirildiğini ilan etmenin BM Sözleşmesini ihlal ettiğine dikkat çekildi. Ayrıca açıklamada, Trump’ın kararının Ortadoğu'ya etkileri konusunda da "büyük kaygı” duyulduğu belirtildi. Geçici üyelerinden Endonezya, Kuveyt ve Güney Afrika da, Golan Tepeleri’nde İsrail'in egemenliğini tanıyan karara tepki gösterdi.

 

“Yetki ve hak ihlali var”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da konuyla ilgili yaptığı açıklamada Trump'a "Sen kimin arazisini kalkıp da orada hemen bir imzayla Netanyahu'ya veriyorsun?” dedi. Erdoğan "1967 BM kararı var. BM'nin kararında buranın tamamıyla Suriye'ye ait olduğu söylenirken, sen nasıl oluyor da bunu İsrail'e peşkeş çekiyorsun? Böyle bir yetkin, hakkın yok” ifadesini kullandı.

 

Devamı Kürt devleti olabilir

Konuyu değerlendiren Emekli Büyükelçi Faruk Lağoğlu, Golan üzerinden Suriye'nin parçalanmasına göz yumulduğunu söyledi. “Golan tepeleri İsrail'in olursa Suriye ve Irak'ın bir bölümü Kürt devletinin toprakları olabilir” diyen Lağoğlu, Yeniçağ Gazetesi’nde yer alan demecinde şunları söyledi: “Önce Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıma noktasına geldiler. Ardından büyükelçiliği oraya taşıdılar. Şimdi de Golan tepelerini gündeme getirdiler. ABD alay edercesine İsrail’in güvenliği ve bölge istikrarı bakımından bu adımın atılması gerektiğini ve önemli olduğunu söylüyor. Bu arada hala ortaya çıkarılmayan Trump’un Ortadoğu Barış Planı bakalım neler getirecek? Önce Kudüs sonra Golan tepeleri adımıyla Trump bölgede yeni bir fay hattı oluşturdu. Bölge sarsılmaya devam edecek.”

 

JEFFREY, GÜVENLİ BÖLGEYİ YİNE GÜNDEME GETİRDİ

Türkiye'nin Fırat'ın Doğusu harekatına başlayacağı anlaşılınca, Trump "ABD askerlerini çekiyoruz" açıklamasıyla, durdurmuştu. "Vakit kazanmak olduğu ve çekilmeyecekleri" belliydi. Nitekim bugün bile "çekilmeyeceklerini" itiraf ediyorlar. Türkiye’nin Fırat’ın doğusundaki YPG’ye karşı hareket hazırlığını sürdürürken, ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi James Jeffrey, güvenli bölgeyi yine gündeme getirdi. ABD Dışişleri Bakanlığında gazetecilerin sorularını yanıtlayan Jeffrey, "Güvenli bölge Türkiye ile oluşturulacak. Orada YPG olmayacak. Türkiye'nin hassasiyetlerini gözeterek adım atacağız. Türkiye ile görüşmeleri sürdürüyoruz. Türkiye ile Türk sınırının belirli bir kısmında YPG güçlerinin olmadığı güvenli bir bölgenin oluşturulması için çalışıyoruz. Çünkü Türkiye, YPG ve onun PKK bağlantıları konusunda çok rahatsız ve biz de bunu anlıyoruz. Başkan Trump bunu net bir şekilde Cumhurbaşkanı Erdoğan'a iletti. Ancak bazıları Kürt olan DSG ortaklarımızın kimse tarafından kötü muamele görmesini de istemiyoruz. Herkesin ihtiyacını karşılamaya çalışan bir formül üzerinde çalışıyoruz" dedi. Türkiye ile görüşmelerin sürdüğünü belirten Jeffrey, "Türkiye'nin kendisine yönelik tehlike konusunda endişeleri var. Bu endişelerini anlıyoruz. Uzun yıllar Kandil Dağları'ndan gelen tehditle baş edilmesi konusunda Türkiye ile temasımız oldu. Suriye'de yeni bir Kandil görmek istemeyiz. O nedenle, Başkan Trump'ın sahadaki DSG ortaklarımıza yönelik onaylamayacağı türden bir davranışa yol açmayacak, onların da endişelerini giderecek seçenekler geliştirilmesi için çalışıyoruz" ifadelerini kullandı.

 

“ORTA DOĞU'YA İYİCE YERLEŞEN ABD'NİN ÇOK AKTÖRLÜ PLANLARI”

Mehmet Dönmez (Emekli Büyükelçi) -ABD Suriye'den çekileceğini açıklamasına rağmen, bu kararını uygulamaya koymamıştır. ABD'li yetkililerin yanı sıra Suriye makamları da IŞİD'in tamamen yenilgiye uğratıldığını açıklasalar da, ABD'nin çekilme kararını açıklamasının bir aldatmaca olduğu görülmekte ve  çekilmenin başlatılmamasına işaret edilmektedir. Son olarak ABD Suriye Özel Temsilcisi James Jeffrey, IŞİD hücrelerinin varlığının sürdüğünü belirterek temizlik operasyonlarının devam edeceğini açıklamıştır.

Son gelişmeler göstermiştir ki ABD çekilmek şöyle dursun bölgeye iyice yerleşmektedir. Bir yandan YPG'ye desteğini azaltmayan Trump yönetimi İsrail'i açıkça destekleyen politikasını sürdürmektedir. Kudüs'ün başkent olarak  tanınma kararının ardından Golan tepelerinin İsrail tarafından ilhakının tanınması açıklaması destek politikasının yeni ve meydan okuyan bir örneğidir. Trump ABD'nin sözünden çıkmayacak müttefiklerinin sırtını sıvazlamaktadır.

ABD ayrıca İsrail'in yanı sıra Mısır, Yunanistan ve GKRY'ni yanına çekerek doğu Akdenizdeki enerji kaynaklarının işletilmesi konusunda da söz sahibi olmak istediğini göstermiş, bunu yaparken Türkiye'yi devre dışı bırakan bir tavır içinde bulunmaktan da çekinmemiştir.

Bütün bu gelişmeler  Suriye'nin parçalanması ve Kürdistan'ın yapılandırılmasının  kilometre taşları olarak değerlendirilebilir. Bölgede oluşturulmuş terör ordusuna destek oluşturacak Suudi Arabistan, İsrail, Mısır, Yunanistan ve GKRY'nin müttefik yapılması planı ABD tarafından işletilmektedir.

Önümüzdeki aylarda Türkiye ile ABD'nin arası S-400 krizi nedeniyle iyice bozulabilir. Türkiye'nin Patriot füzeleri talebine bir türlü karşılık vermeyen ABD yönetimi, bir yandan F-35 uçaklarını satmak istediğini söylerken, bu satışlara ve Patriot taleplerimize her defasında Kongre kaynaklı bahaneler ileri sürmektedir.

 

“ORTADOĞU’DA YENİ KARIŞIKLIKLARA HAZIRLIKLI OLMAK LAZIM”

Uluç Özülker (Emekli Büyükelçi) –Amerika Birleşik Devletleri’nin süreç içindeki tutumu yeni değil. Trump’ın İsrail desteği, Kudüs ile başladı ve Yahudi politikasını mutlak bir destek haline dönüştü. Büyükelçiliğini Kudüs’e taşıyarak önemli bir adım attı. GolanTepeleri de ikinci adım olarak öne çıkıyor. Sırada Batı Şeria var. Bütün parçalar bir araya geldikten sonra İsrail’in güvenli ve güvenceli bir şekilde zaptetmiş olduğu toprakları da kendine katarak devletleşme politikasını destekleyen bir tutum içerisine giriyor. Bütün bu gelişmeler ışığında Ortadoğu’da yeni karışıklıklara hazırlıklı olmak lazım diye düşünüyorum.

 

“TÜRKİYE’NİN SURİYE İLE DİPLOMATİK İLİŞKİ KURMASI GEREKİYOR”

Onur Öymen (Emekli Büyükelçi) -ABD’nin bu tutumu bölgedeki en önemli stratejik müttefiki olarak gördüğü anlaşılan İsrail’e destek vermek için uluslararası hukuku göz ardı edebileceğinin bir işareti olarak görülmelidir. ABD, kısa bir süre önce, gene BM kararlarına aykırı olarak Kudüs’ü resmen İsrail’in başkenti olarak kabul ettiğini açıklamıştı. Stratejik açısından büyük önem taşıyan ve zengin su kaynaklarına sahip olan Golan tepelerinin iadesi, Suriye tarafından, öteden beri barışı sağlamaya yönelik bir anlaşmanın ön şartı olarak görülmüştür.

Trump’ın aldığı bu karar, ileride Suriye’nin kuzeyinde, PYD’nin kontrol ettiği bölgede Suriye’nin egemenliği dışında bırakılacak otonom bir bölgenin yaratılması hedefinin ilk işareti olarak da görülebilir. Bu gibi gelişmelerin etkisiz kılınabilmesi için Türkiye’nin Arap ülkeleriyle, Batı Avrupa ülkeleriyle ve diğer ilgili ülkelerle yakın temas ve işbirliği içinde olması ve konunun esas muhatabı olan Suriye’yle de diplomatik ilişkiler kurması şimdi her zamandan daha büyük bir önem kazanmıştır.

 

GOLAN TEPELERİ NEDEN ÖNEMLİ?

Yıllardır “Büyük Ortadoğu kangreninin” önemli bir parçası olan Golan tepeleri, bölgedeki en önemli tatlı su kaynaklarına sahip. İsrail, toplam su ihtiyacının üçte birini Şeria Nehri ve Golan Tepeleri’ndeki su kaynaklarından temin ediyor. Bölgenin en yüksek noktalarından biri olan bölge, Şam’a sadece 60 kilometre uzaklıkta olmasıyla jeopolitik öneme de sahip. Resmi olarak Suriye'nin bir parçası olan Golan Tepeleri, 1967'de İsrail ve Arap ülkelerini karşı karşıya getiren Altı Gün Savaşı'nda işgal edilmiş ve 1981 yılında da ilhak edilmişti. Uluslararası toplum tarafından İsrail'in bölgedeki varlığı işgal olarak değerlendiriliyor.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

Son dönemde yurt dışında yatırım yapan Türk iş insanlarının en çok tercih adreslerden biri de Amerika Birleşik Devletleri. Sunduğu yatırım olanakları ile EB-5 yatırımc...

Gözlem Gazetesi Yayın Kurulu’nda konuşan Dışişleri Eski Bakan Yardımcısı Büyükelçi Naci Koru, bazı dış politika konularındaki görüşlerini paylaştı. Koru, göçmen akının...

Beş aylık bütçe açığı 66,5 milyar liraya ulaştı, işsizlik yüzde 14.1 arttı. Gençlerin yüzde 25,2'si işsiz. GÖZLEM konuyu masaya yatırdı...

Nisan ayından itibaren açıklanan enflasyon rakamları, pek çok uzmana göre "örneği görülmemiş, standart dışı sapmalar" gösteriyor. Gıdada ve imalat sanayi kalemlerinde ...

İşte, Türkiye'nin siyasi, sosyal ve ekonomik hayatını da etkileyecek olan Pazar günkü İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimi ile ilgili bu iki soruya uzmanları...

İç talebi canlandırmaya dönük adımlar hızlanıyor. KOBİ'lere 25 milyar TL'lik yeni destek paketinin duyurulmasının ardından BDDK, bazı sektörlerde kredi kartında taksit...

Yüksek Seçim Kurulu (YSK)'nun İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçiminin yenilenmesine ilişkin kararının ardından İstanbul'daki 10 milyon 560 bin 963 seçmen 23 ...

Yazarlar
Website Security Test