Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Yazar Gülşah Elikbank özel röportajı

26.4.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

GÖZLEM, sevilen yazar Gülşah Elikbank ile özel bir söyleşi yaptı.

RÖPORTAJ: GİZEM AY

Uzun süredir İzmir’de edebiyat temalı bir butik otel işleten yazar Gülşah Elikbank, bir süredir lise ve üniversite öğrencilerine yönelik sürdürdüğü “Hayat tasarlama sanatı” eğitimlerini anlattı. Değişimin bireyin kendisinden başlaması gerektiğini vurgulayan Elikbank düne, bugüne ve yarına dair sorularımızı yanıtladı...

 

Kendinizden bahseder misiniz?

7 sene boyunca turizm sektöründe yönetici olarak çalıştım. Daha sonra kızım Rüya dünyaya gelince İzmir’e yerleştim. İzmir’de Türkiye’nin ilk edebiyat konseptli otelini açtım. Bu otelle Kültür Bakanlığı tarafından ödül aldım. Mini Fuar Hotel hala Türkiye’de ilk ve tek otel olma özelliğini taşıyor. Şu an 10 farklı ülkede okunan 10 kitabım var. O yüzden yazarlık kariyerim ağır basınca otelcilik kariyerim geri planda kaldı. Fakat o tecrübe yazarlığımda çok işime yaradı. İzmir’deki 9. yılımdayım birçok belediye başkanına danışmanlık sağlayarak hem ulusal hem de uluslararası olarak birlikte edebiyat projeleri gerçekleştirdik. Bu şekilde çifte bir kariyer hikayesi var diyebiliriz. 9 yaşında bir kızım var bu nedenle çocuk romanları sevdiğim bir alan haline geldi. Yazdığım çocuk romanları bu ara çokça okunuyor diyebilirim. Bununla birlikte bu dönemde okullarda daha ağırlıklı projeler yapmaya başladım. Şu anda Beykoz Üniversitesi’nde yazarlık dersi veriyorum ve onların eğitim projelerine katkıda bulunuyorum. O yüzden hayatım İzmir ve İstanbul arasında gidip gelerek geçiyor. Gazeteciliğe bir ara vermiştim şimdi tekrar dönüyorum.  İzmir Gazetesi’nde kültür sanat sayfasını yazmak için anlaştım bir yandan da Cumhuriyet Gazetesi’nde denemeler yayınlıyorum.

 

Yazarlığa nasıl başladınız?

Birçok insan yazar olmayı hayal eder benim yazarlık hayatım bu şekilde başlamadı. Ben önce yöneticilik alanında çok önemli işler yaptım. Çok tatminkar bir iş hayatım oldu. 8 yaşından beri yazıyorum fakat yazmakla yayımlamak arasında bir fark var. Ben 30 yaşıma kadar o kararı vermemiştim. İlk romanım yayımlandığında 29 yaşımı bitirmek üzereydim. İlk romanımın yayımlanmasının ardından yazar olmaya karar verdim. 10 yıla yaklaşan edebiyat hayatıma 10 roman sığdırdım. Verimli bir geçmiş oldu benim açımdan. Kendisini her zaman yazarak daha iyi ifade eden biri oldum ama aynı zamanda iyi bir kitap okuruyum. Bunun iş hayatında büyük faydasını gördüm. Ben insanların da kitap okunabileceğini düşünüyorum. Söylediklerinden değil de söylemediklerinden yani satır aralarından. Şimdi “Hayat Tasarlama Sanatı” adlı bir eğitimim var. Bu eğitimi özellikle liselerde ve üniversitelerde veriyorum ama şimdi büyük şirketlere de bu eğitimi vermeye başladım. Bu eğitimde aslında “İnsanları kitap gibi nasıl okursunuz?”u anlatıyorum. Bunda da edebiyatın büyük faydası var. Tabi sadece edebiyat bilgimle olmazdı yönetimi ve iş dünyasını çok iyi bilmekle de alakalı. Hepsini birleştirerek bu eğitimi oluşturdum.

Kitap yazmayı düşünüyor musunuz bu konu ile ilgili?

Bu yaz sonu bu eğitimle ilgili bir kitap yayımlamayı planlıyorum. Bu konu ile ilgili bir şey fark ettim. Ben bildiğim bir şeyi anlatıyorum ama insanların özellikle liseli ve üniversitelilerin bu kavramlara çok da aşina olmadıklarını görüyorum. Geçtiğimiz günlerde bir devlet lisesinde bu eğitimi verdiğimde okul yöneticileri öğrencilerin bir buçuk saat boyunca ilk kez bu kadar dikkatli şekilde dinlediklerini söyledi. Bu onlara ilk kez duymak istediklerini anlatan farklı biri var demek. Benim söylediklerim öğretmenlerinin ve ailelerinin söyledikleri ile hiç aynı değil ama ortak noktada yani gerçeklerde buluşuyoruz. Ben o yaştayken bana biri bunları söyleseydi ben bazı şeyleri daha erken keşfederdim diye düşündüğüm için mümkün olduğunca daha fazla okula gidip daha fazla gençle bir araya gelmeye gayret ediyorum. Onlardan da geri dönüşler aldığım için çok mutlu oluyorum. Bu yüzden bununla ilgili bir kitap yazmanın gerekliliğini fark ettim. Çünkü her yere yetişemem her çocukla konuşamam ama en azından o kitaba ulaşabilirlerse o insanlara bir çıkış noktası verebileceğime eminim.

 

Edebiyat konseptli bir oteliniz var, Mini Fuar Hotel. Bu otelden bahseder misiniz?

Mini fuar Hotel, 15 odalı, fuarın Basmane kapısına 50 metre uzaklıkta bir butik otel. O yüzden fuarlar zamanı çok güzel geçer. Otelin 15 odası da farklı isimlere ithaf edildi. Sabahattin Ali, Nazım Hikmet, Yaşar Kemal, Ayşe Kulin, Ahmet Ümit gibi Türk edebiyatını temsil edebilecek kuşaklar arası bir seçimle yapıldı. Bu odalarda o isimlerin özel eşyaları, el yazmaları bize hediye ettikleri eşyalar var. Zaten lobiye girdiğinizde bir kitaplık havası var, daktilomuzu bile görebilirsiniz. Görünüş olarak müze otel tarzında ama otel gibi işleyen bir otel. Oteli açtıktan sonra konsepte dair ilginç tecrübelerimiz oldu. Ama beni en çok şaşırtan Yunanistan’ın otele göstermiş olduğu büyük ilgiydi. Özellikle yazın 70 – 80 yaşlarında gruplar Nazım Hikmet ve Yaşar Kemal odası olduğu için bizim otele geldiler. Bir gün Yunanistan’da siz nasıl bizim otelimizi duyup gelebildiniz diye sorduğumda biz Nazım hikmet ve Yaşar Kemal’in bütün kitaplarını okuduk, burada odaları olduğunu duyduğumuzda o yüzden görmeye geldik hem de oteli desteklemek istedik dediler. Onların sayesinde Trip Advisor sitesinden mükemmellik ödülü aldık. O yüzden çok ilginç tecrübeler yaşattı bu otel bana. İspanya ve Almanya’dan gelen misafirlerimiz oluyor. Birkaçı arkadaşlarımız Türkiye’ye giderken dikkat et uyarılarını aldıklarını söylediler. Oteli gördükten sonra fotoğraflarını çekip bu arkadaşlarına göndermişler. Buranın bir hazine olduğunu söylüyorlar. Otelimiz bulmak isteyenlerin bulduğu, ilgilisinin duyduğu bir otele dönüştü, o açıdan da mutluyum belki de öyle olması gerekiyordu.

 

Hayat Tasarlama Sanatı adlı bir eğitim verdiğinizi söylediniz. Hayat Tasarlama Sanatı nedir ?

Hayat Tasarlama Sanatı’nın içeriği bana ait. Onu 8 modüle ayırdım. Örneğin bir modülün içeriği “Kafka’nın böceği bize ne anlatıyor?” Kafka’nın Dönüşüm kitabı en sevdiğim kitaplardan birisidir. Bir gün Gregor Samsa uyanır, bir hamam böceğine dönüşmüş olarak ters dönmüştür ve ailesi bile onu evde istememektedir. Aslında müthiş bir kapitalizm eleştirisi içeren bir kitaptır. Fakat ben hayallerle gerçeklerin doğru oranda olması gerektiğini düşünürüm. Sistemi eleştireceğiz derken çok dışına düşemeyiz. O yüzden sistemin içindeyken sistemin dışındaki küçük kaçamakları bularak kendimizi mutlu edeceğimizi düşünmek daha doğru. Biraz bunları paylaştığım bir eğitim oldu.

Bir başka modülde “Albert Camus haklı mı, korku çağında mıyız?”ı düşünüyoruz. Çünkü O artık korku çağının geldiğini iddia eder, ona bu tarafıyla katılıyorum ama korkarak yaşanamayacağına göre yine bu korkularla, insan olmakla, insanın karanlık tarafıyla nasıl yüzleşeceğimiz geliyor. Bununla birlikte de yeni romanım Aşıklar Gece Ölür’de bir sloganım var: Aşk iyileştirir diyorum. Aşkın yeri çok fazla hayatta, bu çok küçümsenen bir taraf ama öyle olmaması gerekiyor. Aşk, dostluk, aile’yi doğru yere yerleştirmezseniz iş hayatınızdaki o müthiş kariyer bir işe yaramıyor çünkü. Ben Aşıklar Gece Ölür’de bir rock yıldızının hikayesini anlatıyorum. Ama çok ünlü olmasına rağmen, ülkece tanınmasına rağmen, her gece ışıklar yandığında sahnede devleşmesine rağmen ışıklar söndüğünde ve yalnız kaldığında müthiş bir mutsuzluk yaşıyor ve o nedenle alkol bağımlılığı başlıyor. O yüzden para, şöhret tüm bunlar geçici hevesler. İnsanlara gerçek tatmin sağlayacak şeyler değil. Kariyerinizi ve hayatınızı kurgularken doğru değerler üzerine kurmazsanız çöker. Bunu anlatmaya çalışıyorum. O değerler ne olacak o zaman? Şefkat, merhamet olacak, bunları nereye koyacağız?  Bunları anlatarak biraz da fikir alışverişi yapıyoruz aslında.

 

Hayat Tasarlama Sanatı’nı topluma yayabilir miyiz, toplumda nasıl sonuçlar doğurur?

Bireyler değişmeden, bireyler tek tek mutlu, huzurlu ve dürüst olmadan toplumda iyileşme olmasını beklemek inandırıcı olmaz. O yüzden önce biz değişeceğiz ki bu toplumun geneline yansısın. Şu an en çok şikayet ettiğimiz şeyler, mutsuzluk, inançsızlık ve iki yüzlülük. Bunun temeli bireylerin bu yapıda olması. Bireylerin böyle olmasının sebebi doğru değerlerin üzerine hayatlarımızı kuramamış olmamız. Bu eğitim mutlaka bireyleri değiştirmesi ile birlikte toplumda da pozitif bir sonuç yakalayacaktır. Dolayısıyla toplum mühendisliğine de yöneleceksek önce bunları bireylerde denememiz gerekiyor. Bireylerde başarılı olmayan hiçbir uygulamanın toplumda başarılı olması beklenemez. Topluma bir fikri dikte edemezsiniz, bireyler bu fikri uygun görürse hayatlarında uygular. Konfüçyus “Bilmek uygulamaktır” der. Bir şeyi bilmek o kadar önemli değildir. O bilgiyi kendi hayatınıza yansıtamıyorsanız o bilgi boş bir bilgidir. Uyguluyorsanız benimsemişsinizdir ve artık hayata yayılacaktır. Bu toplum için de geçerli bir kuraldır. Bu nedenle ben bu eğitimle bireylerde yarattığımız değişimin topluma yansıyacağını düşünüyorum.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

GÖZLEM konuyu masaya yatırdı, uzmanlara sordu. İşte görüşleri...

GÖZLEM Yayın Kurulu'nun konuğu olan Halaçoğlu ''Bir ülkede hukuku çökertirseniz, devleti çökertirsiniz'' dedi.

ABD - Çin arasındaki ticaret anlaşmasına yönelik endişelerin devam etmesi ve ABD ile İran arasında artan gerilim dünyayı da geriyor. Çin ile karşılıklı vergi artışı ge...

Türkiye ile beraber dünyanın da yakından takip ettiği İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimi, iş adamlarının korkutulduğu, yazarların ve sanatçıların fişlendiğ...

GÖZLEM, ''hayat pahalılığının önlenememesinin sebeplerini ve ne yapılması gerektiğimi'' uzmanlara sordu, işte ''karamsar'' cevapları...

Tarımda Milli Birlik Projesi'nin üst yapısını, ''yüzde 50'si yerli ve yabancı özel sermayeye ait'' Semerat Holding yönetecek. Bu tabloya, sektörün tüm paydaşlarından t...

İstanbul halkı, YSK’nın aldığı ve ''haklı sebepten yoksun olduğu'' hukukçuların çoğunluğunca kabul edilen bir karar ile 23 Haziran’da Büyükşehir Belediye Başkanlığı se...

Yazarlar
Website Security Test