Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Bakan ''Enflasyon düşecek'' diyor, ama uzmanlar temkinli yaklaşıyor

14.6.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Mayıs ayı enflasyon artışında görülen azalma, ''mevsimlik'' bir durum mu, yoksa Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak'ın söylediği gibi ''enflasyonun tek haneli rakamlara düşeceğine mi'' işaret ediyor? Uzmanlar konuyu GÖZLEM'e değerlendirdi.

Mayıs ayında tüketici fiyatları beklentilerin altında, aylık 0.95 artarken, yıllık bazda yüzde 18.71 oldu. Aylık en yüksek artış yüzde 8,88 ile alkollü içecekler ve tütün grubunda, en fazla düşüş ise yüzde 1.58 ile ev eşyası grubunda yaşandı. Gıda fiyatları mayısta yıllık yüzde 28.44 arttı, nisan ayındaki artış yüzde 31.86'ydı.

Nisan 2019 enflasyonu yüzde 19.5 olmuştu. Nisan ayında en çok tüketilen gıda maddeleri yüzde 32, gıda maddeleri içinde en çok tüketilen taze meyve sebzeler ise yüzde 74 artmıştı. Sebze enflasyonunun simgesi haline gelen soğan ve patatesteki artış yüzde 289 ve yüzde 212 ile zirveye tırmanmıştı. Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) Mayıs ayı için açıkladığı aylık yüzde 0.95'lik artış herkesi şaşırttı. Çünkü piyasanın mayıs enflasyonu için beklentisi, aylık yüzde 1.25, yıllık yüzde 19.1'di. TÜİK'e göre fiyatlar Mayıs ayında 0.95 artmıştı, ama çarşı pazar fiyatları tam tersini gösteriyordu. Türkiye, bu yılın ilk çeyreğinde fiyat artışını biraz düşürmeyi başarsa da Nisan ayı verileri, 16 yılın en yükseği olarak kayda geçmişti. Mayıs ayı enflasyonda artışında görülen azalma, "mevsimlik" bir durum mu, yoksa Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak'ın söylediği gibi "enflasyonun tek haneli rakamlara düşeceğine mi" işaret ediyor?

Londra merkezli Bluebay Asset Management Stratejisti Timothy Ash, mayıs enflasyon verilerini Twitter hesabından değerlendirdi. Enflasyon verilerini beğenmediğini ve "sürpriz" olarak değerlendiren Ash, "Tahmin edilebileceği gibi, piyasalarda TCMB'nin politika faizlerini yüzde 24'den aşağı düşürmek için yeşil ışık alacağı ihtimalinden bahsediyor. Bu durumun, Merkez'in içinde bulunduğu zor duruma işaret ettiğine vurgu yapıyor. Türk lirası, 2018'de dolar karşısında yüzde 28 değer kaybetmişti. Bu yılın ilk çeyreğinde ise yüzde 10'luk bir kayıp var. Öte yandan gıda enflasyonu da kritik seviyelerde seyretmeye devam ediyor. Gıda enflasyonu, yaklaşık 15 yılın en yüksek seviyesi olan nisan ayında yüzde 31,9 iken mayısta yüzde 28,4'e geriledi." dedi.

Dünya Gazetesi Yazarı Alaattin Aktaş, Berat Albayrak'ın "yıllık enflasyonun birkaç ay sonra tek haneye inebilir" açıklamasına, "Matematik Albayrak'ı haklı çıkaracak" diye yazdı. Aktaş, "Yıllık enflasyon muhtemelen eylül ayında tek haneye inecek. Enflasyonu tek haneye indirmek için öyle önlem üstüne önlem almaya gerek yok zaten. Kaldı ki herhangi bir önlem alındığı da yok. Ya da şöyle söylemek de mümkün; elde barut kalmadı, ne önlemi alacağız ki... Geçen yılın yüksek oranları devreden çıkıp onların yerine daha düşük oranlar girdikçe yıllık TÜ-FE de giderek gerileyecek. Geçen yılın haziran-eylül dönemi TÜFE artışı yönünden felaket bir dönemdi. Haziranda yüzde 2.61, ağustosta yüzde 2.30, eylülde yüzde 6.30 ve ekimde yüzde 2.67 artış... Oysa haziran-eylül, fiyatların ılımlı arttığı, hatta negatif oranların görüldüğü aylar... S-400, F-35 ya da başka bir konu yüzünden ekonomimiz cendereye girmezse, TL hiç hesapta olmayan hızda bir değer kaybı yaşamazsa bu yılki fiyat artışları geçen yılın çok altında kalacak." değerlendirmesinde bulundu.

 

"MİLLİ GELİRDE BİR ALT LİGE DÜŞTÜK"

Muzaffer Demirci (Prof. Dr.)- Art arda iki çeyrektir küçülme durumu, ekonomide durgunluğun daha da devam edeceğini göstermektedir. Mayıs ayı enflasyonu 18.71 gibi biraz düşük çıkması, aslında 28.71 olan üretici fiyat endeksinin tüketiciye yansımadığından kaynaklanmaktadır. Bu da zaten ekonomideki küçülme ve durgunluğu göstermektedir. En büyük durgunluk sanayi sektöründe yaşanıyor. Sanayi sektörü yüzde 4.3, imalat sanayi 4.7, hizmetler sektörü yüzde 4, inşaat sektörü yüzde 10.9 oranında daralması milli gelirimizin de 750 milyar dolar dolaylarında olması bir alt lige düştüğümüzün göstergesidir.

Enflasyon endeksinde yer alan 418 maddenin 48'inin fiyatında bir değişiklik olmamış. 267 maddenin fiyatında da artış olmuş. Dolayısıyla işsizliğin yüzde 15'lere çıkmasıyla da "enflasyon düşüyor" deme olanağımız yok. Ancak geçen yılki son 6 ayında kur şoku nedeniyle aylık enflasyonların çok yüksek çıkması, önümüzdeki aylarda yeni bir kur şoku yaşanmazsa o zaman baz etkisiyle enflasyonun düşebileceğini öngörebiliriz. 2018'in son altı ayında enflasyon zaten aylık bazda yüzde 2'in üzerinde arttı. Haziranda yüzde 2.61, ağustosta yüzde 2.30, eylülde yüzde 6.30 ve ekimde yüzde 2.67 artmıştı. Eğer ekonomide iç ve dış kaynaklı yanlış bir yönetim olmazsa geçen yılın yüksek çıkan ayları çıkarılınca baz etkiyle enflasyon düşük çıkabilir. Ama kasım ve aralıkta tekrar yükselme eğilimine girecektir. Enflasyon düşme eğilimine girdi diye ekonomide toz pembe bir tablo yok. Bir alt lige zaten düşmüşüz.

 

 

“ZIT YÖNLÜ POLİTİKALARLA FİYAT İSTİKRARI SAĞLANAMAZ”

Mustafa Saim Uysal (Yeminli Mali Müşavir)– Mayıs ayı enflasyonu piyasaların %1.3 beklentisinin aksine 0.95 artarak sürpriz yaptı. Yıllık TÜFE enflasyonu yüzde 18.71’e, üretici enflasyonu ÜFE de yıllık bazda yüzde 28.71’e indi. Çekirdek enflasyon yüzde 16.90 oldu. 12 aylık ortalamalar hala yüksek seyrediyor.

Mevsimsel etkiler sonucu gıda fiyatlarının düşüşü, bir önceki yıl yaşanan kur-faiz şoku nedeniyle gerçekleşen yüksek enflasyon oranlı ayların baz etkisi ve petrol fiyatlarındaki azalma nedenleriyle Eylül-Ekim aylarında tek haneli enflasyon oranlarını görebileceğiz. Merkez Bankası enflasyondaki düşüşü iktisadi faaliyetin yavaşlaması, sıkı para politikası ve iç talep azalmasına bağladı. Mevsimsel etkiler ve baz matematiği geçicidir. Önemli olan kalıcı “fiyat istikrarı”nın tesis edilmesi ve sürdürülebilmesidir.

Biliyoruz ki enflasyonun ana nedenleri; talep artışları, aşırı kamu harcamaları, hızla büyüyen bütçe açıkları, yüksek kredi büyümesi ve bunların bir araya gelmesiyle meydana gelen yerel paranın (TL) hızla değersizleşmesi sonucu oluşan enflasyon-devalüasyon, enflasyon-faiz, enflasyon-ücret sarmallarının meydana gelmesidir.

Politika yapıcılarının enflasyon önceliği olmayan ekonomi politikaları sürdürülemez. “Önce büyüyelim, enflasyonu sonra çözeriz” anlayışıyla yıllardır bir arpa boyu yol alamıyoruz. Birbiriyle çelişki para- maliye politikaları uygulamasından istenilen sonuçları almamız mümkün olmuyor. İstanbul seçimi nedeniyle tekrar kamu kaynaklı kredi kanallarının gevşetilmesi, harcama artışını teşvik edecek olan taksit sayılarının yükseltilmesi sıkı para politikasıyla çelişmektedir. Hazine nakit dengesi sürekli açık vermekte ve bunun sonucunda borçlanmalar da yükselmeye devam etmektedir. Açık – borçlanma dengesindeki marj da büyümüştür. Zıt yönlü politikalarla yüksek enflasyon önlenemediği gibi piyasalarla iletişim de zorlaşmaktadır. Bu yıl sonu enflasyon (TÜFE) oranının kesinlikle çift haneli (%16-17) olacağını düşünüyoruz. ÜFE_TÜFE arasındaki %10’luk enflasyon farkı ve S-400 gibi dış şoklar ihtimali bu oranı daha da yukarı çekebilir.

Özetle yüce Atatürk’ün dediği gibi “çalışmadan, öğrenmeden, yorulmadan rahat yaşamanın yollarını alışkanlık haline getirmemeliyiz. Aksi halde haysiyet, hürriyet ve istikbal kaybıyla baş başa kalırız”.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

Üçüncü kez görevine seçilen İnce, Güzelbahçe’nin ''rakı-balık'' yapmanın ötesinde bir kimliği olduğunu belirterek, ''5 büyük projeyi'' anlattı.

GÖZLEM konuyu masaya yatırdı ve uzmanlara sordu; ''Çiftçinin bahtı kara kaderini kim ve nasıl kurtaracak?'' işte görüşler...

Türkiye İstatistik Kurumu, Temmuz ayında TÜFE'nin yıllık yüzde 16.65 olduğunu açıkladı. 12 aylık ortalamada enflasyon yüzde 19.91 olurken ÜFE ise yüzde 21.66 olarak ge...

Suriye'de ''Güvenli Bölge'' konusunda ABD ile ''Müşterek Harekat Merkezi'' kurulacak. Gözlem konuyu uzmanlara sordu.

Çoban Ateşi Hareketi ve Büyük Türkiye Hareketi ile ''merkez sağ parti boşluğunun doldurulması'' sürecine girildi. Ne var ki, ''olağanüstü Kurultay ile'' ortaya bir de ...

İmarı alındı; Eylülde temel atılacak olan Ege Ticaret Merkezi’nde üretim, teşhir, satış ve ihracat ''bir arada'' olacak.

Topcu ''Türk siyasetinin yanlış ellerde olduğunu'' belirterek, ''Bu gidişin önlenmesi gerek'' dedi ve ''Nasıl önleneceğini'' GÖZLEM'e anlattı.

Yazarlar
Website Security Test