Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Restleşmeler AB ve ABD yaptırımlarına dönüştü

19.7.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Avrupa Birliği'nin (AB) yaptırım kararına Türkiye Akdeniz'e dördüncü bir gemi gönderme kararıyla karşılık verdi. Kıbrıslı Rumlar ise Kıbrıslı Türklerin ortak komite önerisini geri çevirdi. ABD Savunma Bakanlığı, ''Türkiye'nin Rusya'dan S-400 savunma sistemi alması sonrası Ankara'nın F-35 programından çıkarılma sürecinin resmen başladığını'' açıkladı.

Türk dış politikası, Kıbrıs açıklarında doğalgaz arama faaliyetleri ve Rusya'dan S-400 savunma sistemlerinin alınması dolayısıyla sıkıntılı bir süreçten geçiyor. Avrupa Birliği (AB), Türkiye'nin Kıbrıs açıklarında doğalgaz arama faaliyetleri nedeniyle 15 Temmuz günü bazı yaptırımlar açıkladı. ABD Savunma Bakanlığı, Rusya'dan S-400 savunma sistemi almasının ardından Türkiye'nin F-35 programından çıkarılma sürecinin başladığını duyurdu. Pentagon, F-35 programından çıkarılması sonucu Türkiye'nin 9 milyar dolardan fazla kayba uğrayacağını açıkladı.

Sondaj restleşmelerine sahne olan Doğu Akdeniz'de sular durulmuyor. AB'nin, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki sondaj faaliyetlerine son verme çağrısı yaparak yaptırım kararı almasına tepki gösteren Ankara yeni bir hamleyle Akdeniz'e dördüncü bir gemi gönderme kararı aldığını açıkladı.

Türkiye Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Twitter hesabından yayımladığı açıklamada, yürütülen arama ve sondaj faaliyetlerinin "aynı azim ve kararlılıkla devam ettiğini" aktardı, Fatih ve Yavuz Sondaj gemileri ile Barbaros Hayreddin Paşa Sismik Arama gemisine ilaveten MTA Oruç Reis adlı dördüncü bir geminin daha Doğu Akdeniz'e gönderileceğini duyurdu.

AB, Pazartesi günü Brüksel'de yapılan Dış İlişkiler Konseyi toplantısında Türkiye'ye dört başlıkta yaptırım uygulama kararı almış, gelişmelerin yakından izleneceğine dikkat çekerek, Türkiye'nin AB üyesi Kıbrıs'ın "egemenlik haklarını ihlal eden faaliyetlerine" son vermemesi halinde gelişmelerin yeniden değerlendirileceğini duyurmuştu.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, AB'nin yaptırım kararının ciddiye alınmaması gerektiğini belirterek, "Katılım öncesi yaptırımları daha önce de kesmişlerdi. Bunlar basit şeyler, bizi etkilemez" dedi.

Türkiye'ye yaptırım kararı alan AB'nin üyesi Kıbrıs Rum Kesimi, Kıbrıs Türk tarafının cumartesi günü ilettiği ortak komite önerisini reddetti. KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, 13 Temmuz'da Birleşmiş Milletler (BM) Kıbrıs Özel Temsilciliği aracılığıyla, Rum lider Anastasiadis'e, hidrokarbonlar konusunda ortak komite kurulması yönünde yeni öneri sunmuştu.

Cumhurbaşkanı Nicos Anastasiades başkanlığında toplanan siyasi partiler konseyi Kıbrıslı Türk liderin önerisini reddettiler ve önerinin Kıbrıs sorununun uygulanabilir ve işleyebilir bir çözüm bulunmasını amaçlayan özlü müzakerelerin başlaması olan 'esastan uzak' olduğunu belirttiler. Cumhurbaşkanlığı Müsteşarı Vasilis Palmas, Akıncı'nın önerisinin, "Kıbrıs Cumhuriyeti ve Kıbrıs halkının çıkarlarına hizmet etmeyen hükümler olduğunu" ve dikkatleri Kıbrıs sorununun özünden ve derhal başlaması gereken çözüm müzakerelerinden başka bir yöne çevirdiğini, dikkati dağıttığını söyledi.

Mustafa Akıncı, önerisinin reddedilmesinden ötürü üzüntü duyduğunu vurgulayarak, "Hidrokarbon olayını iki toplum arasında bir işbirliği alanına dönüştürmeyi ve gerginleşen ortamı yatıştırmayı hedefleyen önerilerimizin reddediliş gerekçelerini de hayretle karşıladığımı belirtmeliyim" görüşünü aktardı.

 

Ankara-Brüksel hattında neler olabilir?

AB Bakanlar Konseyi'nin Türkiye'ye yönelik bir dizi yaptırım kararını onaylamasını değerlendiren uzmanlar, konuya uluslararası hukuk ve hakkaniyet temelinde bir diyalog ortamıyla çözüm getirilmesi çağrısında bulunuyor.

Türkiye'nin Kıbrıs açıklarındaki sondaj faaliyetleri nedeniyle alınan karar, AB'nin Kıbrıs konusunda daha önceki adımlarının bir devamı olarak görülürken, bazı uzmanlar Türkiye'nin de enerji alanında çalışan Avrupalı şirketlerle, özel sektör ve hükümet kanalından yapıcı bir diyalog içerisine girmesini öneriyorlar. Ekonomik boyuttan bakıldığında ise uzmanlar ilişkilerin dolaylı olarak etkileneceğini düşünüyor. Zira, Türkiye'ye yönelik mali yardım şartlarını gözden geçirmeye davet edilen Avrupa Yatırım Bankası'nın kredileri, Türkiye'de altyapıyı güçlendirmeyi hedefliyor.

 

Türkiye F-35 programından çıkarıldı

ABD Savunma Bakanlığı, Türkiye'nin Rusya'dan S-400 savunma sistemi alması sonrası Ankara'nın F-35 programından çıkarılma sürecinin resmen başladığını açıkladı. Pentagon'dan yapılan duyuruda "ABD ve F-35 savaş jeti programının diğer ortakları, Türkiye'nin bu programa katılımının askıya alınması ve resmen F-35 programından çıkarılması sürecinin başlatılması kararında aynı çizgide" denildi.

Pentagon'un açıklaması öncesi Beyaz Saray ise Ankara ile birlikte çalışmaya devam edeceklerini ancak S-400 alımının "Türkiye'nin NATO ile ortak operasyon yapma kabiliyeti üzerinde negatif etkisi olacağını" duyurdu. Beyaz Saray'dan yapılan açıklamada "Türkiye'nin S-400 satın alması F-35 programına katılımını imkansız kılıyor" denildi.

Washington, "F-35'ler gelişmiş teknolojilerini öğrenmek amaçlı kullanılacak Rusya istihbarat toplama platformları ile birarada bulunamaz." dedi.

ABD Devlet Başkanı Donald Trump, daha önce Türkiye'ye Amerikan yapımı Patriot hava savunma sistemlerinin verilmemesinin bir haksızlık olduğunu ancak F-35 savaş jetlerinin satılmasının da mümkün olmadığını kaydetti.

 

Türk Dışişleri'nden tepki

Dışişleri Bakanlığı'ndan ABD yönetiminin açıklamalarına tepki geldi. Yapılan açıklamada Türkiye'nin F-35 programından çıkarılmasının hiçbir meşru gerekçeye dayanmadığı belirtilerek, "ABD'yi stratejik ilişkilerimizde onarılmaz yaralar açacak bu hatadan geri dönmeye davet diyoruz. Bu tek taraflı adım, müttefiklik ruhuyla bağdaşmadığı gibi hiçbir meşru gerekçeye de dayanmamaktadır. F-35 programının ana ortaklarından olan Türkiye'nin programın dışında bırakılması, adil olmadığı gibi S-400 sisteminin F-35'leri zaafa uğratacağı iddiası da geçersizdir. Bu konuda NATO'nun da katılacağı bir çalışma grubu kurulması teklifimizin karşılıksız bırakılması, ABD tarafındaki ön yargının ve meseleyi iyi niyetle kendi boyutları içinde çözme iradesinin eksikliğinin en bariz göstergesidir" denildi.

 

NATO'dan açıklama

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, Türkiye'nin F-35 programından çıkarılması konusunda endişe duyduğunu belirterek, "Türkiye'nin NATO'ya katkısı ve NATO'nun Türkiye ile iş birliği, F-35'lerden çok daha derin ve kapsamlıdır." dedi.

Amerika Birleşik Devletleri'nin Colorado eyaletinde düzenlenen bir güvenlik konferansında konuşan Stoltenberg, Ankara tarafından yapılan S-400 anlaşmasına ilişkin, "Ne tür savunma sistemlerini alacaklarına her bir ülke kendisi karar verir. Fakat NATO için önemli olan şey (bu sistemlerin NATO sistemleriyle) uyumlu çalışıp çalışmamasıdır." değerlendirmesinde bulundu.

 

 

"DIŞ POLİTİKADA ZOR GÜNLER"

Mehmet Dönmez (Emekli Büyükelçi)- Türkiye'nin S-400 savunma sistemini satın almasının yarattığı gerilim, siparişin teslimatının başlamasıyla beraber tırmanma yoluna girmiştir.

Başkan Trump Türkiye'ye karşı ılımlı sözlerini sürdürür ve bu sonucun ortaya çıkmasında sorumluluğu selefi Obama'ya yüklerken, aynı zamanda Kongre ve Pentagon'un baskısı altında bulunmaktadır.

Öte yandan ABD'den çelişkili ve anlaşılması zor açıklamalar gelmektedir. Bir yandan Türkiye'nin artık F-35 sisteminin parçası olamayacağı bildirilirken, aynı zamanda ABD'nin Türkiye ile stratejik ilişkisine önem verdiği söylenmektedir.

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg'in ABD'de katıldığı bir güvenlik konferansında yaptığı konuşmada, Türkiye'nin bir NATO müttefiki olarak katkısının S-400 lerden çok daha fazla olduğunu söylemesi dikkat çekicidir. Stoltenberg, Türkiye'nin NATO hava savunma sisteminin entegre bir parçası olduğunu ve bunun devam edeceğini söylemiştir.

Bütün bu açıklamalara rağmen ABD'den esen rüzgârlar S-400 alımının ağır sonuçları olacağına işaret etmektedir. Başkan Trump'ın Türkiye'ye yönelik yaptırımların uygulanmasından vazgeçebilmesi için Kongre'yi ulusal güvenlik gerekçeleriyle ikna etmesi gerekmektedir. Ancak bu durum, CAATSA yasasının katı hükümleri doğrultusunda imkânsızdır. Başkan Trump 12 yaptırım seçeceğinden 5'ini seçmek durumunda kalacaktır.

Türkiye'yi tehdit eden bir diğer yaptırım kararı Avrupa Birliğinden gelmiştir. Ülkemizin Doğu Akdeniz'deki sondaj faaliyetlerini yasa dışı olarak nitelendiren AB, Dış İlişkiler Konseyi aracılığıyla Türkiye'ye sağlanan fonlarda kesinti yapılması, Avrupa Yatırım Bankası'nın Türkiye'deki kredi faaliyetlerinin gözden geçirilmesi, devam eden havacılık anlaşması müzakerelerinin askıya alınması ve Ortaklık Konseyi üst düzey toplantılarına bir süre ara verilmesi kararlaştırılmıştır.
Dışişleri Bakanlığı, AB'nin bu tutumu karşısında yaptığı açıklamada, Türkiye'nin hem kendi haklarını, hem de Kıbrıslı Türklerin haklarını kararlılıkla korumaya devam edeceği belirtilmiş ve Kıbrıs Türklerine verdiği sözleri 26 Nisan 2004 tarihinden beri tutmayan AB'nin bize söyleyecek sözü yoktur denilmiştir.
Önümüzdeki dönemde Türkiye'yi 67 yılı aşkın NATO ittifakı ile akıbetinin dahi tartışılacağı günler beklemektedir. Bir diğer zorluk da her zaman Türkiye'ye verdiği sözleri tutmayıp avutan, buna mukabil Yunan ve Rum tezlerine itibar eden AB'nin politikalarıyla muhatap kalma zarureti olacaktır.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

Üçüncü kez görevine seçilen İnce, Güzelbahçe’nin ''rakı-balık'' yapmanın ötesinde bir kimliği olduğunu belirterek, ''5 büyük projeyi'' anlattı.

GÖZLEM konuyu masaya yatırdı ve uzmanlara sordu; ''Çiftçinin bahtı kara kaderini kim ve nasıl kurtaracak?'' işte görüşler...

Türkiye İstatistik Kurumu, Temmuz ayında TÜFE'nin yıllık yüzde 16.65 olduğunu açıkladı. 12 aylık ortalamada enflasyon yüzde 19.91 olurken ÜFE ise yüzde 21.66 olarak ge...

Suriye'de ''Güvenli Bölge'' konusunda ABD ile ''Müşterek Harekat Merkezi'' kurulacak. Gözlem konuyu uzmanlara sordu.

Çoban Ateşi Hareketi ve Büyük Türkiye Hareketi ile ''merkez sağ parti boşluğunun doldurulması'' sürecine girildi. Ne var ki, ''olağanüstü Kurultay ile'' ortaya bir de ...

İmarı alındı; Eylülde temel atılacak olan Ege Ticaret Merkezi’nde üretim, teşhir, satış ve ihracat ''bir arada'' olacak.

Topcu ''Türk siyasetinin yanlış ellerde olduğunu'' belirterek, ''Bu gidişin önlenmesi gerek'' dedi ve ''Nasıl önleneceğini'' GÖZLEM'e anlattı.

Yazarlar
Website Security Test