Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

''İzmir’in kalbi Çiğli’de atacak'' demişti; GÖZLEM’e ''Göreceksiniz atacak'' dedi

26.7.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Utku Gümrükçü, İzmir’de siyaset ile ilgilenenlerin yakından tanıdğı bir isim. Genç kuşak üyesi olmasına rağmen uzun süredir siyasetin içinde olan 1981 doğumlu Gümrükçü, 31 Mart 2019 seçimlerinde CHP’den Çiğli Belediye Başkanı seçildi. Vizyoner projeleriyle Çiğli’nin önünü açacağını belirten Gümrükçü, ''İzmir’in kalbi Çiğli’de atacak'' iddasını nasıl hayata geçireceğini, Gözlem Gazetesi Yayın Kurulu üyelerine anlattı.

100 gününüzü değerlendirdiğiniz toplantıda “İzmir’in kalbi Çiğli’de atacak” dediniz; bu idalin gerçekleşmesi için neler yapacaksınız?

Önncelikle bir fotoğraf çekmeniz gerekiyor. Bunun için vatandaşın ne düşündüğünü ve ne beklediğini tespit ederek Çiğli Belediyesi’nin organizasyon yapısına ilişkin durum analizi yapmak lüzumu var. Bu fotoğrafı çektikten sonra, vatandaşın beklediği ve onun ihtiyaçlarına cevap verebilecek bir belediye hizmet yapısını kurmakla mükellefsiniz. Öncelikle Çiğli Belediyesi, ISO9001 belgesine sahip olmayan bir belediye durumunda. Bugüne kadar belediye hizmet birimlerinin hangi standarda göre çalışacaklarını belirleyen bir kalite sertifikasyonu alınmış değil. Yeni göreve başlayan Emlak İstimlak Müdürümüzün yaptığı çalışmalarla belediyenin malı olan, ama belediyenin listelerinde gözükmeyen dokuz ayrı arsa tespit etti. Belediyemizde bilgi işlem müdürlüğümüz yok, kadın çalışmalarına dair bugüne dek yapılanlar, hobi kurslarıyla sınırlı. Engellilere yönelik tek faaliyet, tekerlekli sandalye hediye edilmesi. Yaşlılara ve çcuklara yönelik bir çalışma yapılmış değil. Gençlere ilişkin belirli aralıklarla iş görüşmelerinin organize edilmesi dışında aktif bir çalışma yok. Bunun gibi eksikliklerin yanında bir de bizim ulaşmak istediğimiz bir hedef var. Bu hedefi biz, “İzmir’in kalbi Çiğli’de atacak” şeklinde ifade ettik ve bunda gerçekten samimiyiz. Bu hedefimizi gerçekleştirebilmek için Çiğli’de önemli ölçüde bir potansiyelimiz var. Türkiye’nin ilk organize sanayi bölgesine Çiğli evsahipliği yapıyor. Burada 600 civarında sanayi kuruluşu, 30 ila 40 bin dolayında istihrdam yaratıyor. Uluslararası çapta önemli bir sulak alan olan İzmir Kuş Cenneti, Çiğli’de yer alıyor. İçinde bir antik kentin de bulunması -ki Bergama Kralı ile kardeşinin tarihsel taht kavgalarının yaşandığı yerdir ve Spartaküs’ten 80 sene önce gerçekleşen bir köylü isyanıdır- Çiğli’ye hem kültürel açıdan bir potansiyel kazandırıyor, hem de o isyandan Tariş direnişine kadar olan süreci düşündüğünüzde, “Havasında suyunda isyan olan bir kent” haline getiriyor. Bunların yanında Avrupa’nın en büyük doğal yaşam parkı, Çiğli’de yer alıyor. Türkiye’nin kullandığı tuzun dörtte biri, Çiğli’deki Çamaltı Tuzlası’nda üretiliyor. Türkiye’deki askeri pilotlar, Çiğli’den geçmeden pilot olup uçamıyorlar. Bunların yanında çok sayıda nitelikli özel hastane ve özel okula evsahipliği yapıyoruz. Dolayısıyla Çiğli, bir sağlık ve eğitim kenti olarak yükseliyor. Türkiye’de diş protezi üretiminin en yoğun olduğu yer İzmir ve biz, Konak civarında dağınık biçimde kümelenen diş protezi üreticilerini Çiğli’de bir araya getirerek organize etmeyi düşünüyoruz. Dolayısıyla sağlık alanı, bizim için potansiyel gelişme alanlarından biri olarak ön plana çıkıyor. Karşıyaka tramvayının Çiğli’ye kadar uzayarak Katip Çelebi Üniversitesi’ne devam etmesi de bu süreçleri besleyecek. Harmandalı çöp depolama alanının enerji üretimi için kullanılmaya başlanacak olması da işin bir başka boyutunu oluşturuyor. Yani kısacası, Çiğli’nin ilk başta söylediğim tarzda birikmiş sorunları var, ancak bu söylediklerim gibi önemli değerleri ve büyük bir potansiyeli de var. Şimdi biz, önümüzdeki beş senede Çiğli’nin kronikleşmiş sorunlarını çözersek, imarsız alanlarını kente kazandırırsak, saydığım çekim unsurlarını ön plana çıkarırsak ve bunları birbirine entegre etmeyi başarırsak, İZBAN ile demiryolu hattının ve Anadolu Caddesi’nin yarattığı bölünmüşlüğü ortadan kaldırabilirsek, kentin iki yakasını bir araya getirebilirsek, eğitim ve sağlık vizyonunu hayata geçirebilirsek, ilçemizde bir sıçrama gerçekleştirebiliriz. Çiğli’de tarım var, turizm unsurları var, sanayi var, sağlık ve eğitim kurumları var... Bunların benzerleri, örneğin Bornova’da da var, ancak bizim Bornova’dan farklı olarak, 24 kimometrelik bir de sahil şeridimiz var. Çiğli ölçeğinde ikinci bir ilçe, İzmir’de gerçekten yok.

Zannediyoruz ki son dönemde yerel yönetim ve merkezi hükümetin adımları da Çiğli’nin avantajına gelişiyor?

Şimdi, bu saydıklarımız Çiğli’nin iç güzellikleri. Bir de sorunuzun bağlamında dışımızdaki durumlar var. Örneğin İstanbul otoyolu bağlantısı, Bardırma hızlı tren bağlantısı, Çandarlı Limanı’nın yapılıyor olması, liman ve otoban ile beraber bu bölgede bir ticari hareketlilik hamlesinin başlamasına veya artmasına neden olacak. Bizim hesabımızla bu durum, yaklaşık 50 yıl içerisinde Bergama ile Çiğli arası, İstanbul ile Kocaeli arasına dönebilir. Kentin kendi iç dinamikleriyle bugün 200 bin olan nüfusu da, 500 bine çıkabilir. Bu da önümüzdeki 50 yıl içinde Çiğli’nin sınıf atlaması anlamına geliyor.

Çiğli’de nüfus giderek artıyor. Bu artışı karşılamak adına ne gibi çalışmaların yapılması gerekiyor?

Çiğli, göç ile kurulmuş bir şehir. Önce Balkan göçmenleri, ardından Varto’daki deprem felaketinin ardından göç eden insanlar, Çiğli’yi var etmişler. Ancak Çiğli’nin aldığı göç, zaman içinde nitelik değiştirerek devam etmiş ve İzmir içinden göç alır duruma gelinmiş. Bugün artık ucuz konut ihtiyacını karşılamak isteyen İzmirli ortadirek vatandaşlarımız, aynısını Karşıyaka veya Bornova’da çok daha pahalıya alabileceği evi daha uygun fiyatla Çiğli’den alıp buraya yerleşiyor. Çiğli’nin belediye yönetiminin bey yılda bir sürekli değişmesinin nedenini biraz da bu bağlamda düşünmek gerekiyor. Çünkü bu hızlı nüfus artışı ile gelen vatandaşların beklentileri, yöneticinin geleneksel beklenti veya anlayışı ile çoğu zaman uyumsuz kalıyor. Vatandaş artık daha hızlı ve daha vizyoner bir hizmet anlayışı bekliyor. Beyediye başkanı da esasen bu beklentilerin uzağında kaldığı için bir yıpranma içinde kalabiliyor. İşte bu nedenle Çiğli Belediyesi’nde orfanizasyonel yapıyı oluşturduktan sonra yapacağımız en önemli iş, göç ve artan nüfusun ihtiyaç ve beklentileri doğrultusunda geleceği planlamak olacak. Çünkü değişimi yönetemediğiniz zaman, başkan olarak siz değişirsiniz. Bütün bunlar birleştiğinde, İzmir’in kalbi gerçekten de Çiğli’de atacak.

Belediye yapısıyla ilgili ilk dört ayda attığınız adımlar neler oldu?

Göreve geldiğimizden beri yaptığımız düzenlemeler sonucunda müdürlerimizin yaş ortalamasını 45’e düşürdük. Kadın yönetici sayımızı yüzde 100 oranında artırdık. Belediye içinde toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlayabilmek adına çalışmalarımız hızlanacak ve bunun da kadrolara yansıyacağını söyleyebilirim. Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri kapsamında bir beyannameye imza attık. Bu anlamda ortaya konan 17 hedefin, yerel yönetimleri ilgilendirenlerini Çiğli’de hayata geçireceğimizi taahhüt ettik. Bu konuda 21 belediye ile ortak hareket etme ve bir ortak akıl oluşturma konusunda irade ortaya koyduk ve bir ağ kurduk. Bu ağda İstanbul’dan Kadıköy ve Bursa’dan Nilüfer Belediyeleri ile İzmir Büyükşehir Belediyesi de var. Bu ana kapsamın artını çeşitli projelerle doldurup, bu vizyonun Çiğli halkının geneline ulaşmasını sağlayacağız.

İlk etapta Çiğli’de el atılması gereken öncelikli sorunlar sizce neler?

El atılacak beş temel nokta olduğunu tespit ettik. Birincisi çöp... Ben Çiğli’den çöpü kaldırmayı vaat etmeyen belki de tek başkan adayıyım, ancak Çiğli’yi çöp kokusundan kurtarmayı ciddi olarak vaat ettik. Çünkü burada kurulacak olan çöpten enerji dönüşümü sağlayacak tesisin çöp kokusunu önleyecek bir mahiyeti olduğunu biliyoruz. Ama orta vadede çöpün artık Çiğli’den kalkması vaktinin geldiğini düşünüyorum. İkincisi, Çiğli’deki fiziksel bölünmüşlüğün ortadan kaldırılmasıdır. Üçüncüsü, Çiğli’nin deniz ile buluşturulması ve belki Çiğli’ye bir vapur iskelesi kazandırılmasıdır. Dördüncüsü, tramvayın uzatılması ve Çiğli Havaalanı’nın açılmasıdır. Beşincisi ise, yıllardan beri devam eden Karşıyaka ile sınır problemimizin çözülmesidir.

Kentsel dönüşüm ve bir konut bölgesi olarak Çiğli’nin olası depremlere hazırlıklı olması adına neler yapacaksınız?

Kentsel dönüşüm, geçmiş bir biçimde sadece Güzeltepe’de var. Büyükşehir Belediyesi bu konudaki çalışmasını bitirdi, Tunç Başkan da onay verirse orada süreç başlayacaktır. Bu konuda Eylül veya Ekim gibi vatandaş ile anlaşma sürecinin başlayabileceğini düşünüyorum. Biz Çiğli’de imar sıkıntılarını çözmek için kararlıyız. Tabiat Varlıkları Müdürlüğü ile ve Kentsel Dönüşüm Daire Başkanlığı ile hem kentsel dönüşüm için ve hem de Çiğli’nin deniz ile buluşması adına mevcut olan SİT’in hafifletilmesi veya kaldırılması için temaslarda bulundum.

Deprem konusunda öncelikle toplumsal bir farkındalık yaratmak gerektiğini düşünüyorum. 25 sene kadar önce İzmir çapında gerçekleştirilen Radius projesi vardı; bizim de üç yıl içindeki hedefimiz, tüm imar planlarının bilgisayara işlenmesi ve mekansal stratejik planlama çalışmasının yapılması. Çiğli’deki durum, Karşıyaka ile kıyaslama, İzmir ölçeği ile kıyaslama ve Avrupa ortalaması ile kıyaslama yapacağız. Resmi ve özel kurumlar ile okul ve hastane gibi yapıları bu plana işleyeceğiz. Böylece depremsellik konusunda nerede ne var, hangi noktada neye ihtiyaç var, bunlar ortaya çıkacak. Bu planı önümüzdeki yıl önümüze koyduktan sonra bir yatırım planı yapacak noktaya geleceğiz.

 

Kültür, sanat ve spor alanında yapacaklarınız neler?

Şunu söylemek isterim, ben toplumcu belediyecilik ekolünden gelen bir insanım. Annem ve babam solcu öğretmenlerdir. Ancak benim siyasi olarak şekillenmemde baskın bir yönlendirme yapmadılar. Beni en çok etkileyen olayların başında, Sefa Taşkın’ın Bergama’da, tabir-i caiz ise “iklimi değiştirmesi” olmuştur. Kültür ve sanatın insan hayatında yapmaya kadir olduğu değişiklikleri birebir yaşamışımdır. Bunların aynısını, fazlasıyla buluşturarak Çiğli’de yapacağımızı söylemek isterim. Örneğin başlangıç olarak 19 Mayıs’ı beş gün boyunca kutladık. 15 Mayıs’taki İlk Kurşun’dan 19 Mayıs’taki İlk Adım’a dedik ve bu iki tarihi olayı birleştirerek önemli etkinlikler gerçekleştirdik. 23 Nisan’ı ilk defa uluslararası boyutta kutladık. Geçmişte Çiğli’nin 30 Ağustos ve 1 Eylül arasında yapılan bir festivali vardı, bu festivali yeniden ayağa kaldıracağız. Spor konusunda bizde bir spor müdürlüğü yoktu, şu anda kurma sürecindeyiz. Kulüpler düzeyinde çalışmalarımız olacak. Çiğli’de 14 amatör spor kulübü var, bunu 26’ya çıkartacak potansiyele sahibiz. Özellikle futbolda yüksek bir enerji var. Tesis olarak bir stadımız ve iki kapalı salonumuz var, ancak görüldüğü kadarıyla asgari standartları karşılamıyorlar. Çiğli’nin yıllardan beri sürgelen bir tekvando geleneği vardır. Satranç ve jimnastik faaliyetlerine başladık. İlk defa tenis ve yüzme kursu açtık ve engellilere yönelik spor faaliyetlerine başladık. Eylül ayından itibaren bir Budist Rahip’in öncülüğünde Yoga çalışmalarına başlayacağız. Ferrari’sini Satan Bilge gibi, adam Çin’deki fabrikasını satmış ve gelmiş. Bu anlamda çok güzel adımlar atıldığını önümüzdeki dönemde izleyeceğiz.

 

“EGE-KOOP’UN PROJELERİ HARİCİNDE, ÇİĞLİ’DE YAPI STOĞU İYİ DURUMDA DEĞİL”

“Çiğli, boş alanlarıyla kentleşmeye en açık bir bölge durumunda. Konak, Karabağlar, Bornova gibi bölgelerde adım atacak yer kalmamış durumda. Sadece Bayraklı bölgesinde dikey yapılaşma için bir potansiyel söz konusu; ancak dikeyde nüfus artışının çoğalması, o bölgeyi İzmir’in kalbi mi yapar yoksa sorunların merkezi mi yapar, ayrı bir tartışma konusudur. Bizim Çiğli’de birçok boş arazimiz var ve bunların üzerinde plansız alanlar var. Bu plansız alanlar da imara açılabilecek nitelikte alanlardır. Bununla birlikte halen 16 mahallemizin imar sorunu var. Ege-Koop’un geçmişte yaptığı projeler haricinde yapı stoğu da iyi durumda değil. Yapı stoğuyla ilgili de doğru düzgün bir kayıt yok. Bütün bu konularda ivedilikle adımlar atıp gerekli düzenlemeleri yapmaya girişmiş durumdayız.”

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

Üçüncü kez görevine seçilen İnce, Güzelbahçe’nin ''rakı-balık'' yapmanın ötesinde bir kimliği olduğunu belirterek, ''5 büyük projeyi'' anlattı.

GÖZLEM konuyu masaya yatırdı ve uzmanlara sordu; ''Çiftçinin bahtı kara kaderini kim ve nasıl kurtaracak?'' işte görüşler...

Türkiye İstatistik Kurumu, Temmuz ayında TÜFE'nin yıllık yüzde 16.65 olduğunu açıkladı. 12 aylık ortalamada enflasyon yüzde 19.91 olurken ÜFE ise yüzde 21.66 olarak ge...

Suriye'de ''Güvenli Bölge'' konusunda ABD ile ''Müşterek Harekat Merkezi'' kurulacak. Gözlem konuyu uzmanlara sordu.

Çoban Ateşi Hareketi ve Büyük Türkiye Hareketi ile ''merkez sağ parti boşluğunun doldurulması'' sürecine girildi. Ne var ki, ''olağanüstü Kurultay ile'' ortaya bir de ...

İmarı alındı; Eylülde temel atılacak olan Ege Ticaret Merkezi’nde üretim, teşhir, satış ve ihracat ''bir arada'' olacak.

Topcu ''Türk siyasetinin yanlış ellerde olduğunu'' belirterek, ''Bu gidişin önlenmesi gerek'' dedi ve ''Nasıl önleneceğini'' GÖZLEM'e anlattı.

Yazarlar
Website Security Test