Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Beklenen ''fazla fazla'' oldu, ama sonu ne olacak?

26.7.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK), faiz kararını açıkladı ve ''425 baz puan'' indirime gidildi. Yüzde 24 seviyesinde bulunan haftalık repo ihale faiz oranı, yüzde 19.75'e çekildi. Gözlem, kararın olası sonuçlarını uzmanlara sordu.

ENGİN TATLIBAL

İki hafta önce TCMB Başkanlığı’na atanan Murat Uysal’ın attığı ilk adım, hükümetin uzun süredir üzerinde durduğu konu olan faiz indirimi yönünde karar almak oldu. Murat Çetinkaya döneminde iktidarın ısrarına rağmen faizleri indirmeyen Merkez, Perşembe günü yeni başkan Murat Uysal’ın yönetiminde gerçekleşen PPK toplantısında yüzde 24 seviyesindeki haftalık repo ihale faiz oranı, yüzde 19,75’e çekildi, politika faizinde 425 baz puan indirime gidildi.  Açıklamanın yapıldığı günün içerisinde 5.69 seviyelerine kadar inen ve karar öncesi 5.70 seviyesinde yer alan dolar/TL kuru, faiz indirim kararının ardından 5.77 seviyelerine kadar yükseldi. Euro/TL ise 6.4384 seviyesine kadar çıktı. Ancak ilk tepkinin ardından kurlarda geri çekilme yaşandı. Dolar/TL 5.6574 ile gün içi en düşük seviyeyi gördü. Saat 14:15 itibariyle dolar/TL 5.6805 ve euro/TL 6.3390 seviyelerinde yer aldı.



MB’nin açıklaması

TCMB tarafından faiz oranlarına ilişkin yapılan duyuruda, Merkez Bankası Başkanı Murat Uysal başkanlığında toplanan PPK'nın, politika faizinin yüzde 24'ten yüzde 19,75’e indirilmesine karar verdiği bildirildi. Duyuruda, son dönemde açıklanan verilerin, iktisadi faaliyetin ılımlı bir toparlanma eğilimi sergilediğini gösterdiği belirtildi. Küresel büyüme görünümündeki zayıflamaya rağmen rekabet gücündeki gelişmelerin etkisiyle mal ve hizmet ihracatı artış eğiliminin sürdüğü, özellikle turizmdeki güçlü seyrin doğrudan ve bağlantılı sektörler kanalıyla iktisadi faaliyeti desteklediği ifade edilen duyuruda, şunlar kaydedildi:

“Önümüzdeki dönemde net ihracatın büyümeye katkısını sürdüreceği, enflasyondaki düşüş eğilimi ve finansal koşullardaki kısmi iyileşmeyle birlikte ekonomideki kademeli toparlanmanın devam edeceği öngörülmektedir. Büyüme kompozisyonu dış dengeyi olumlu etkilemektedir. Cari işlemler dengesindeki iyileşme eğiliminin sürmesi beklenmektedir. Yakın dönemde küresel iktisadi faaliyetin zayıflaması ve enflasyona dair aşağı yönlü risklerin belirginleşmesiyle gelişmiş ülke merkez bankalarının genişleyici para politikası adımları atma olasılığı güçlenmiştir. Bu durum, gelişmekte olan ülke finansal varlıklarına yönelik talebi ve risk iştahını desteklemekle birlikte korumacılık önlemlerinin ve küresel ekonomi politikalarına dair diğer belirsizliklerin gerek sermaye akımları gerekse dış ticaret kanalıyla oluşturabileceği etkiler yakından takip edilmektedir.”

Duyuruda, enflasyon görünümündeki iyileşmenin devam ettiği belirtilerek, yılın ikinci çeyreğinde enflasyonun işlenmemiş gıda ve enerji fiyatlarındaki yavaşlamanın da katkısıyla belirgin bir düşüş sergilediği aktarıldı:

“Enflasyonun ana eğilimine dair göstergeler, arz yönlü faktörler ve ithalat fiyatları enflasyon görünümünü olumlu etkilemektedir. Bu gelişmelere bağlı olarak, güncel tahminler yıl sonu itibarıyla enflasyonun Nisan Enflasyon Raporu'nda verilen öngörülerin bir miktar altında kalabileceğine işaret etmektedir. Bu çerçevede Kurul, enflasyon görünümünü etkileyen tüm unsurları dikkate alarak, politika faizinin 425 baz puan indirilmesine karar vermiştir. Kurul, enflasyondaki düşüş sürecinin devamlılığının, ülke risk priminin gerilemesi, uzun vadeli faizlerin aşağı gelmesi ve ekonomideki toparlanmanın güç kazanması açısından büyük önem taşıdığını değerlendirmektedir. Enflasyondaki düşüşün hedeflenen patika ile uyumlu şekilde gerçekleşmesi için para politikasındaki temkinli duruşun sürdürülmesi gerekmektedir. Bu çerçevede, parasal sıkılığın düzeyi ana eğilime dair göstergeler dikkate alınarak enflasyondaki düşüşün sürekliliğini sağlayacak şekilde belirlenecektir. Merkez Bankası, fiyat istikrarı ve finansal istikrar amaçları doğrultusunda elindeki bütün araçları kullanmaya devam edecektir. Açıklanacak her türlü yeni verinin ve haberin Kurul’un geleceğe yönelik politika duruşunu değiştirmesine neden olabileceği önemle vurgulanmalıdır.”

“ENFLASYON, FAİZLE BERABER KURDAN DA ETKİLENEBİLİR”

Esfender Korkmaz (Prof. Dr.)
- Merkez Bankası Para Politikası Kurulu, politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını yüzde 24’ten yüzde 19,75’e indirdi. Gerekçe olarak ;


● Enflasyondaki düşüş eğilimi ;

● Finansal koşullardaki kısmi iyileşme;

● Ekonomideki kademeli toparlanma;

● Cari işlemler dengesindeki iyileşme, gösterildi.

Enflasyon-Faiz bağlantısı: Aslında  Enflasyon Ağustos ve Eylülde de bir miktar düşecektir. Ancak sonrasında yeniden artar. Yüzde 15 yüzde 16 dolayında kalacağını varsayarsak, Merkez Bankası faiz indirimine gitmesi gerekliydi. Ne var ki 4.25 yüzdelik puan yüksek bir indirimdir.

Yüzde 19.75 gösterge faizi ve yüzde 16 enflasyon devam ederse, reel faiz yüzde 3.23 demektir. Türkiye’nin yurt dışı tahvillerinde iflas risk primini gösteren CDS oranı da dün itibariyle 356 baz puan idi. Yani 3.23 reel faiz risk primini ancak karşılayan bir orandır.

Hükümetin ve ekonomi yönetiminin “Faiz ne kadar düşerse, enflasyonda o kadar düşer” yaklaşımıyla faizleri bu kadar sert düşürdüğü anlaşılıyor. Ne var ki bizim gibi yüksek kırılganlığı olan ekonomilerde bu tür yaklaşımlar ancak slogan düzeyinde kalıyor.

İktisadi olaylar gibi toplumsal olaylar, matematik kurallara sığmaz. Bazı olayları ayırarak test edebilirsiniz ve fakat iktisadi değişkenler bir veya birkaç değişken değil, çok sayıda değişkendir. İktisat teorileri de varsayımlara ve bazı değişkenleri sabit varsayarak oluşmuştur. Gerçekte ise iktisat politikalarının başarısı bu teorilere göre değil, iktisadi konjonktüre, hukuki ve demokratik altyapıya, üretici ve tüketici güvenine, ekonominin potansiyel imkanlarına, dış borç stoku ve yapısına göre çok farklılık gösterebilir. Faiz konusu da bu çizgide değerlendirmek gerekir. Dahası enflasyon kur artışına bağlı olarak ta değişir.

Faiz-Kur: Halen MB TÜFE bazlı reel kur endeksine göre, TL yüzde 30 dolayında daha düşük değerdedir. Bu düşük değeri, kurların daha fazla artmasını önlüyor. Ekonomik  kırılganlığın yüksek olması nedeniyle diğer iktisadi sorunlar ani kur artışı yaratabilir. Merkez Bankasının faizleri artıracağı beklentisi, kurlar açısından piyasa tarafından önceden satın alınmıştı. Bu durum ani kurların hemen ve hızlı artışını önlüyor. Faizleri sert düşürmesi, kurları bıçak sırtına taşımıştır. Jeopolitik riskler, dış borç temerrüt riski, bankalar için biriken finansal riskler, ani kur artışları yaratabilir.


“FAİZ İNDİRİMİNİ VERGİ İNDİRİMLERİ İZLEMELİ”

Emre Alkin (Prof. Dr.)
- Bence kredi faizleri gösterge faizlerdeki kadar hızlı düşmeyecek. Ancak mevduat faizlerinin hızlı bir düşüş göstereceğini tahmin edebiliyorum. Bence kredi tarafındaki faiz düşüşü daha uzun vadede ve kamu bankalarının öncülüğünde yaşanacak. Ardından banka ve banka harici özel finans kurumlarının da iyi müşterilerini ellerinden kaçırmamak amacıyla rekabete uygun şekilde, kredi faizlerini aşağı çekeceklerine inanıyorum. Ancak dediğim gibi bu biraz zaman alacak. Gösterge faizlerin indirilmesi tek başına sihirli değnek değil. Böylesi cesur adımların maliye politikası tarafında da atılmasını dört gözle bekliyorum. Çünkü vergi oranları faiz düşüşüne rağmen talebi caydırıcı derecede yüksek. Kamu harcamalarını kısmadıkça faizlerin yükselme eğilimi her zaman gündemde olacaktır. Zorunlu mal kategorisindeki ürünler üzerindeki vergilerin mutlaka düşürülmesi gerekir. Akaryakıt, iletişim, ısınma yani doğalgaz ve elektrik, ulaşım ve bunun gibi yaşamsal ürün ve hizmetlerin üzerindeki vergilerin aşağı çekilmesi gerekiyor. Ancak devlet çok rahat vergi topladığı için bu konuda çok hevesli davranmıyor. Unutmayalım bu zorunlu mal ve hizmetleri satan kurumlar, vergi daireleri gibi çalıştığı sürece değer de yaratamayacaktır. Bu da olumsuz sonuçları da tekrar faiz yükselişi ve işsizlik olarak karşımıza çıkar.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

Üçüncü kez görevine seçilen İnce, Güzelbahçe’nin ''rakı-balık'' yapmanın ötesinde bir kimliği olduğunu belirterek, ''5 büyük projeyi'' anlattı.

GÖZLEM konuyu masaya yatırdı ve uzmanlara sordu; ''Çiftçinin bahtı kara kaderini kim ve nasıl kurtaracak?'' işte görüşler...

Türkiye İstatistik Kurumu, Temmuz ayında TÜFE'nin yıllık yüzde 16.65 olduğunu açıkladı. 12 aylık ortalamada enflasyon yüzde 19.91 olurken ÜFE ise yüzde 21.66 olarak ge...

Suriye'de ''Güvenli Bölge'' konusunda ABD ile ''Müşterek Harekat Merkezi'' kurulacak. Gözlem konuyu uzmanlara sordu.

Çoban Ateşi Hareketi ve Büyük Türkiye Hareketi ile ''merkez sağ parti boşluğunun doldurulması'' sürecine girildi. Ne var ki, ''olağanüstü Kurultay ile'' ortaya bir de ...

İmarı alındı; Eylülde temel atılacak olan Ege Ticaret Merkezi’nde üretim, teşhir, satış ve ihracat ''bir arada'' olacak.

Topcu ''Türk siyasetinin yanlış ellerde olduğunu'' belirterek, ''Bu gidişin önlenmesi gerek'' dedi ve ''Nasıl önleneceğini'' GÖZLEM'e anlattı.

Yazarlar
Website Security Test