Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

ATO Başkanı'nın ''konkordatolu şirketler'' önerisi ses getirmedi

2.8.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Gürsel Baran, Avrupa modeli konkordatoyu örnek göstererek, ''Ülkemizde de uygulanabilir'' dedi. Bu modelde devlet şirketin tüm mallarına el koyarak yine şirketin borçlarını ödüyor. GÖZLEM uzmanlara sordu; ''Bu model uygulanabilir mi, piyasayı canlandırır mı''; işte görüşler...

GİZEM AY

Ülkede yaşanan ekonomik krizin etkisiyle küçüğünden büyüğüne şirketler konkordato ilan etmeye devam ediyor. Konkordatoların piyasayı iş yapamaz hale getirdiğini söyleyen Ankara Ticaret Odası Başkanı Gürsel Baran, bu durumun önüne geçilmesi için Avrupa'da uygulanan konkordato sistemini önerdi. Baran, "Bizdeki konkordato, ilan edene yararken, piyasayı bitiriyor. Avrupa'da devlet, konkordato ilan edene asgari ücret bağlayarak, tüm mal varlığına el koyuyor. Ve piyasaya olan bütün borçlarını üstlenip, ödüyor" dedi.

Türkiye'de uygulanan konkordato yönteminin, konkordato ilan eden dışında tüm piyasa oyuncularını 'iş yapamaz' hale getirdiğine dikkat çeken Ankara Ticaret Odası Başkanı Gürsel Baran, "AB ülkeleri konkordato ilan etmek isteyenin öncelikle bütün mal varlığına el koyarak, ona asgari ücret bağlıyor. Diğer taraftan, bütün borçlarını üstleniyor ve ödüyor. Ancak fabrikasını, dükkânını, evini, arabasını elinden alıyor. Böylece suiistimallerin önüne geçilmiş oluyor" dedi.

Konkordato ilan eden şirketlerin lüks yaşamına devam ederken alacaklı firmaların zor durumda kaldığını söyleyen Baran, "Son zamanlarda konkordato ilan eden firmaların sayısı arttı. Biz de piyasalardan bu yönde duyum alıyoruz. Firmalar konkordato ilan ederek 'Ben devlet garantisi altındayım' diyor. Bu durum karşısında alacaklıların eli kolu bağlanıyor. Diğer taraftan firma sahipleri kendi lüks yaşantısından ödün vermiyor. Villasında oturmaya, en lüks arabaları kullanmaya devam ediyor. Alacaklı firmalar ise zor durumda kalıyor, hatta bu nedenle iflasın eşiğine gelen firmalarımız bile var." diye konuştu.

Gürsel Baran'ın açıklamalarının ardından, Ankara Ticaret Odası bir yazılı açıklama yaptı. Yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

"Konkordato konusu sadece konkordato ilan eden firmayı değil, bu firmanın borçlu olduğu firmaları da etkiliyor. Bu durumda olan üyelerimiz var ve genel algı konkordato ilan eden şirketin yöneticilerinin, bu ilanın ardından rahatladığı ancak alacaklı şirketlerin sıkıntı çektiği yönünde. Konkordato 3 aydan 2 yıla kadar devam ediyor. Alacaklarını tahsil edemeyen şirketler iflasın eşiğine geliyor. Konkordato ilan eden işadamı villasında oturmaya, lüks aracına binmeye devam ediyor. Bizdeki konkordato uygulamaları ilan edene yararken; piyasayı olumsuz etkiliyor. Konkordato konusunda düzenleme yapıldı ama birtakım eksikliklerinin olduğunu düşünüyoruz. Bu konuda Avrupa'da uygulanan modeli önermek istiyoruz.

Avrupa'da konkordato ilan eden bir firma eğer konkordato talebi kabul edilirse devlet firmanın tüm mal varlığına -yani dükkanına, arabasına, evine- el koyarak, borçlarını üstleniyor, şirket sahibini de asgari ücretle maaşa bağlıyor. Mal varlığının karşılığı olarak devlet borçlarını ödüyor, alacaklılar mağdur olmadığı gibi piyasa işleyişi de normal şekilde devam ediyor. Konkordato süreci sonunda şirket bilançosunu borçlarını kapatmışsa malları iade edilerek süreç tamamlanıyor. Böylece hem suiistimallerin önüne geçilmiş oluyor hem de bir şirket yüzünden onlarca şirket zor durumda kalmıyor. "

Bu öneriye, iş dünyası "istekli" bakmadı, meslek odaları başkan ve yöneticileri "konuşmak istemedi"; bu tablonun sebeplerine ulaşmak için uzmanların görüşlerini aldık;  piyasayı rahatlatacak önerinin gerçekleşmesinin zorlukları ortaya çıktı.

 

 

"ÜLKEMİZ ŞARTLARINDA UYGULANABİLİRLİĞİ ZOR"

Ramazan Abay (Prof. Dr.)- Ankara Ticaret Odası Başkanı Gürsel Baran'ın Avrupa modeli konkordato önerisi iyi niyetle gündeme getirilmiş bir tekliftir. Ancak geçtiğimiz yıllarda iflas ertelemeler vardı. Başı sıkışan, ödeme güçlüğüne düşen firmalar iflas erteleme alabiliyordu. İflas erteleme yaygınlaşınca, iflas ertelemenin yerine aslında Türk Ticaret Kanunu'nda yer alan konkordato uygulamalarına geçildi. Bu uygulama da yaygınlaşınca konkordatoya başvuran şirketin alacaklılarını koruma altına almak amacıyla Sayın Baran haklı olarak temsil ettiği ticaret alemini rahatlatacak bir öneri gündeme getirdi. Uygulanabilirliği var mı? Evet Batı'da var. Bizde uygulanabilir mi? Hiçte kolay değil. Devlet kendi sahip olduğu kurumları yönetirken işin içinden çıkamadığı için özelleştirmeye çalışırken konkordato kararı almış olan firmanın mal varlığına el koyması ve alacaklıların hakkının korunması uygulanması zor bir tercihtir. Konkordatoya giden firmalar bu noktaya istedikleri için değil ülkede yetersiz ekonomik programların uygulanması sonucu gelmiş olabilirler. Kuşkusuz bu durumda kendilerini korumak için yasaların tanıdığı hakları kullanabilirler ve de kullanmalıdırlar. O nedenle konkordato kararları, firmaların konkordato kararına başvurmadan önceki örneğin 6 ay- 1 yıl gibi bir süre içinde işletme içi aktif değerlerini aktifinden çıkarmış mı ve aktif dışı özel varlıkları el değiştirmiş mi? Bu işlemler yapıldıysa satış bedelleri nerelerde kullanılmıştır vb. konularda ayrıntılı inceleme yapılarak verilmelidir. Eğer böyle bir durum varsa bu kaynaklar işletmeye dahil edilmemişse konkordato kararı verilmemelidir.

 

"ÜZERİNDE DÜŞÜNÜLMESİ GEREKEN BİR ÖNERİ"

Ali Nail Kubalı (Ekonomist)- ATO Başkanı'nın önerdiği sistemin bir benzerini 2 dönem önceki Merkez Bankası Başkanı bankalar için yapmıştı. Nakit fazlası olan bankalar parayı bir havuzda biriktiriyorlardı nakite ihtiyacı olanlar da bu havuzdan alıyorlardı. Merkez Bankası oraya verilen paranın geri ödeneceğini garanti ediyordu. Buna benzer bir mekanizma uygun olabilir. Yalnız üzerinde çok ciddi düşünülmesi gerekiyor. Eğer yapılan ödemeler o şirketlerden tahsil edilemezse, devletin zaten açık olan bütçesi çok daha büyük bir açıkla karşılaşabilir. Buna dikkat edilmesi gerekir.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

19 yıl önce kentsel dönüşüm modelini Narlıdere'de başlatan ve çözüme kavuşturan Konak Belediye Başkanı Abdül Batur'un öncelikli 5 projesinin başında ''Konak'ı kentsel ...

Bu hafta manşetimize taşıdığımız soru, Ankara Kulislerinde konuşuluyor. GÖZLEM, son günlerde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ''gerginliği azaltacak adımlar atmas...

Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) 2019 Haziran ayı işsizlik raporunu açıkladı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin arasında Ankara Çankaya Köşkü'nde Suriye gündemiyle üçlü zir...

Ortadoğu'da savaş tamtamları çalmaya devam ediyor. ABD, Irak'ta olduğu gibi ''bir bahane ile'' İran'ı da vuracak mı?..

CHP, Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'na yapılan suikast ve linç girişimleriyle ilgili hesap sormaya başladı.

The Bodrum Cup için geri sayım başladı. The Bodrum Cup 2019 21 - 26 Ekim arasında düzenlenecek.

Yazarlar
Website Security Test