Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Tarım, ithalat ve borç batağında boğuluyor

9.8.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

GÖZLEM konuyu masaya yatırdı ve uzmanlara sordu; ''Çiftçinin bahtı kara kaderini kim ve nasıl kurtaracak?'' işte görüşler...

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun (BDDK) sektörel kredi verileri, çiftçinin içinde bulunduğu borç batağının katlanarak arttığını ortaya koydu. Verilere göre, takipteki kredi miktarı 2019 Haziran'da bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 54.8 artarak 4.3 milyar TL'ye yükseldi. Artan maliyetler altında ezilen çiftçi, borç yükü altında üretimine devam etmeye çalışıyor. TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) İstanbul Şube Başkanı Ahmet Atalık, "Tarım üretime verilen destekten çok daha fazlasını ithalata ve faiz ödemelerine veriyoruz. İthalatın gıda fiyatlarını düşürmediği açık" dedi.

BDDK verilerine göre zor şartlarda üretim yapmaya çalışan çiftçinin borç yükü her geçen yıl daha da artıyor. Tarım sektöründe takipteki kredi miktarı, 2019 Haziran'da bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 54.8 artarak 4.3 milyar TL'ye yükseldi. Aynı dönemdeki toplam nakdi krediler de yüzde 10.4 yükselerek 108.6 milyar TL'ye çıktı. 2019'un ilk 6 ayında ise takipteki kredilerin artış oranı yüzde 10.3 olurken, aynı dönem aralığındaki toplam nakdi krediler ise yüzde 5.6 yükselmiş oldu.

Bu rakamlar, çiftçinin kredi borçlarının rekor kırması anlamına geliyor. Son rekor geçen sene kırılmıştı. 2018 Aralık itibarıyla takipteki kredi miktarı 3.8 milyar TL iken, toplam nakdi kredi miktarı ise 102.1 milyar TL idi.

Çiftçi Sendikaları Konfederasyonu (Çiftçi-Sen) Başkanı Abdullah Aysu, çiftçinin her geçen yıl daha fazla borcun altına girdiğini belirtti. Geçen yıl tarımsal girdilerin çok arttığını, bunun bir miktarının döviz kaynaklı bir miktarının da piyasa istikrarsızlığından kaynaklandığını dile getiren Aysu, "Çiftçiler bir nevi kumar oynadı. Bir önceki yılın borcunu ödeyemeden üretim yaptılar. Bu da borçlanma oranlarını artırdı" dedi. Ağırlıklı olarak meyve üreticileriyle hububat üreticilerinin daha fazla borç yükü altında olduğuna işaret eden Aysu, "Tarım destekleri zamanında ödenmedi ve üreticiler artan maliyetlerin de etkisiyle üretim girdilerini karşılamada güçsüz kaldı" diye konuştu.

 

İthalatın faturası artıyor

TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) İstanbul Şube Başkanı Ahmet Atalık, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan Ocak-Haziran 2019 dönemi dış ticaret verilerinden yola çıkarak, tarım ve gıda ithalatının bilançosunu çıkardı. Atalık, "Tarım üretimine verilen destekten çok daha fazlasını ithalata ve faiz ödemelerine veriyoruz. İthalatın gıda fiyatlarını düşürmediği açık" dedi.

Bütçeden 2019 yılı tarımsal desteklemeleri için 16,1 milyar lira kaynak ayrıldığını belirten Ahmet Atalık, "Buğday, mısır, ayçiçeği, soya, pamuğun ithalatına ödenen 3,1 milyar doların TL karşılığı ise 17,3 milyar TL'dir. Buna canlı hayvan ve et ithalatını da eklediğimizde 2019 yılının sadece altı aylık döneminde bu birkaç ürünün ithalatına ödenen toplam 3,4 milyar doların TL karşılığı, 19 milyar TL'dir. Tarıma 2018 yılında sağlanan destek 14,6 milyar TL'den yüzde 10 artışla 2019 yılında 16,1 milyar TL'ye yükseltilmiştir. Aynı dönemde faiz ödemeleri için ayrılan kaynak 74 milyar TL'den yüzde 58 artışla 117 milyar TL'ye yükseltilmiştir. Faiz giderleri için ayrılan kaynak tarım desteğinin tam 7 katıdır. Kaynaklar üretim için kullanılmalıdır" dedi.

Tarımsal desteklerin tam olarak verilmediğini ifade eden Atalık, Tarım Kanunu'na göre tarıma verilecek desteğin milli gelirin yüzde 1'inden az olmayacağı hükmüne karşın destek miktarının yüzde 0,4 ile yüzde 0,6 aralığında kaldığını kaydetti. Atalık, "2007 yılından 2018 yılına kadar çiftçiye verilmesi gereken tarım desteği 226 milyar TL iken, verilen destek 123 milyar TL eksiğiyle 103 milyar TL olmuştur. Tarımda yurt dışına bağımlılıktan kurtulmak, halkımıza makul fiyatla kaliteli ürünler sunmak için tarımın alt yapı sorunlarının ivedilikle çözülmesi, desteklenmesi ve çiftçinin pazarlama kanallarının kolaylaştırılması şarttır." bilgisini verdi.

 

 

“ÇİFTÇİ BORCUNA SADIKTIR, ÖDEYEMİYORSA KAZANMIYORDUR”

Yaşar Uysal (Prof. Dr.)- Teknik olarak alınan krediyi geriye ödemenin önkoşulu krediyi kullandığınız alandan elde ettiğiniz kazanç oranının ödediğiniz faiz oranından daha fazla olmasıdır. Faiz oranından daha fazla kazanç elde edemediğinizde krediyi ödemekte zorlanırsınız. Aslında çiftçiler, borcuna sadıktır, bütün şartlarını zorlayarak geri ödemeye çalışır. Dolayısıyla kredi borcunu ödeyemiyorsa gerçekten yeterince kazanamıyor demektir. O zaman da çiftçilerin üretim maliyetleri ile satış gelirleri arasındaki yeterli bir pozitif farkın, yani yeterli kârın oluşmadığı söylenebilir.

Bu arada aldığı krediyi üretim için kullanmayan çiftçiler de olabilir. Zira zaman zaman bazı çiftçiler aldıkları krediyi düğün yapmak için kullanan veya gerekli olmadığı halde traktörünü yenilemekte kullananlar da olabilmektedir. Kuşkusuz bunlar istisnai durumlardır

İstisnai durumlar bir kenara bırakıldığında çiftçinin neden yeterli kâr edemediğini sorgulamak gerekiyor. Oysa gıda enflasyonuna bakıldığında tarım ürünleri fiyatlarının çok arttığı dolayısıyla çiftçinin çok para kazandığı gibi bir yanlış algı oluşur. Bu yanlış kanının oluşmaması için konunun tüm boyutlarıyla ele alınması gerekir. Nitekim markette, pazarda yüksek oranda fiyatı artan ürünlerin çiftçiden alış fiyatlarına bakmak gerekiyor. Üretim-tüketim zincirinde çiftçiler değil daha çok aracılar kazanıyor.

Diğer taraftan sadece ürün fiyatlarına çiftçilerin yüksek kazanç elde ettiğini söylemek de yanlış olacaktır. Çünkü ne yazık ki, tarımda kullanılan önemli girdilerin nerdeyse tamamı ithal edilmekte yani döviz kurlarına göre fiyatlanmaktadır. Nitekim gübre, ilaç, tohum, mazot, traktör, elektrik gibi temel girdilerin fiyatları döviz kurlarına bağlıdır. Son bir yılda kurlarda yaşanan artışlar nedeniyle bu girdilerin tümünde yüksek oranlı artışlar yaşanmıştır. Girdi maliyetleri çok artarken tarımsal üretimin en yoğun yapıldığı yılın üçüncü çeyreğinde tarım ürünleri fiyatlarında ciddi gerilemeler yaşanmıştır. Girdi maliyetleri artarken fiyatların düşmesi çiftçilerin kar marjlarının daralmasına veya zarar etmelerine neden olmaktadır.

Sonuç olarak çiftçilerin girdi maliyetlerinin çok artması, bunun sonucunda çiftçilerin yeterince kazanç elde edememesinin kredi geri ödemelerinde sorun yarattığı söylenebilir. Bu durum 3-5 yıl daha böyle devam ederse tarımsal üretim yapacak çiftçi bulmak güçleşecektir. Yapılması gereken şey, gerek girdi alırken gerekse ürünlerini satarken çiftçilerin aleyhine olan piyasa koşullarını tersine çevirecek yeni ve yalın bir örgütlenme modeline geçilmesidir. Bu ise hem girdi tedarik hem de ürün satışında rol alacak entegre örgütlenme modelidir. Böyle bir model oluşturulmadığı sürece ne gıda enflasyonun ne tarım ürünü ithalatının düşürülmesi ne de çiftçinin mutlu olması zor olacaktır."

 

 

"ÇİFTÇİNİN BORÇLARI YAPILANDIRILMALI"

Mustafa İnce (Güzelbahçe Belediye Başkanı ve Ziraat Mühendisleri Odası İzmir Eski Başkanı)- Türkiye ithal ederek tüketmek yerine üretmeli. Hem tarımda hem sanayide hem de yüksek teknolojide Türkiye'nin üretimden başka şansı yoktur. Tarımsal ürünlerin ithalatla karşılanması en büyük yanlıştır. İthalat yaparak çiftçiyi üretimden caydırırsınız. İthalatla ne vatandaşa ucuz et ne de diğer tarımsal ürünleri yedirme şansınız olmaz. Tarımda en uygun model üretim, planlı üretim, bilinçli üretimdir. İthalatla ürün bollaşmaz, bunu ispata da gerek yoktur, bu politikanın 17 yıldır çöktüğünü görüyoruz.

Çiftçinin borcunun her geçen yıl artması, Hükümetin tarım politikasını bir kez daha gözden geçirmesi gerektiğini gösteriyor. Köyünde her geçen gün daha da fakirleşen çiftçi, üretimi bırakıp şehirlere göç ediyor. Bu göç, tarımsal üretimi düşürdüğü gibi kentleri de kalabalıklaştırıyor. Köyde tarım üretimiyle uğraşan çiftçi, şehirde vasıfsız işçi durumuna düşüyor. Türkiye'nin kentten köye geri dönüşü sağlayacak bir tarım politikası uygulamalıdır. Teşvik sisteminin genişletilmesi, çiftçiye düşük faizli kredi olanaklarının sağlanması gerekiyor. En büyük sorun olan şu anki mevcut borçların yapılandırılması gerekiyor. Bu üretimin devamı için de önemlidir. İzmirli belediyelerin yaptığı gibi çiftçiye makine desteği verilmeli. Çiftçinin ürettiği ürünlerin yerelde tüketilmesini sağlayacak zincirler oluşturulmalı. Kooperatifleşme de bir model olmadı.

 

"UYGULANAN TARIM POLİTİKALARININ SONUCU"

Ferdan Çiftçi (Ziraat Mühendisleri Odası İzmir Eski Başkanı)- Çiftçinin bugün içinde bulunduğu borç batağı yeni bir şey değil. Borç son 10 yıldır katlanarak büyüyor. Artık sürdürülemez boyuta geldi. Aslında sadece ödenemeyen borçlar artmıyor, üretici aynı zamanda aldığı kredi miktarı da çok artmış durumda. Şimdiye kadar borcu borçla ödemeye çalışıyordu, o da artık çevrilemez duruma geldi. Üretici, sürdürülen tarım politikaları nedeniyle kazanamıyor, maliyetler çok yüksek. Gübre, ilaç, tohum, mazot, araç- ekipman maliyetlerindeki arış nedeniyle çiftçi ekim yapamıyor, yapan da maliyetlerini karşılayamıyor. Gerek Tarım Bakanlığı ve gerekse TÜİK verilerine baktığımızda çiftçinin maliyetleri son 15 yılda yüzde 400'ler düzeyinde arttığını görüyoruz. Aynı dönemde ürün fiyatları ise yüzde 200 düzeyinde arttığını görüyoruz. Döviz artışıyla birlikte son iki yıl da girdi maliyetleri yüzde 80 arttı. Dövizin düşmesine rağmen girdi ürünlerinin fiyatları gerilemedi.

Çiftçi son 10 yıldır kazanamadığı için borcunu yeni borçla ödüyor. Bankaya olan borcunu bir başka bankadan kredi alarak kapatmaya çalışıyor. Çiftçinin tabiriyle takla attırarak yapıyor. Taksitli traktör alıp peşin satarak borçlarını ödeyenler var. Geldiğimiz süreç üreticinin üretimden koptuğunu gösteriyor. Desteklemelerin yetersizliği de bunda temel sorunlardan biri. Destekler hem yetersiz hem de zamanında ödenmiyor. Destekler nitelik olarak da uygun değil. 2018 desteklemelerinden henüz daha tamamlanamayan kalemler var. 2019 desteklemeleri de henüz açıklanmış değil. Tüm bunlara ithalatın kapılarının da sonuna kadar açılmış olması, çıkması büyütüyor. Bunların hepsini topladığımızda sonuç borcu katlayarak artırıyor.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

GÖZLEM konuyu uzmanlara sordu. İşte cevapları...

Suriye'de Fırat'ın doğusundaki terör unsurlarına yönelik başlatılan ''Barış Pınarı Harekatı'' sonrası Türk ekonomisindeki gelişmeler nedir? GÖZLEM konuyu uzmanlarına s...

Türkiye İstatistik Kurumunun açıkladığı rakamlara göre tüketici enflasyonu tek haneye düştü. Çarşı / Pazar / Ev / Mutfak gerçeklerinden çok uzak olan bu rakamlara hem ...

20 yıl Adalet Partisi İzmir milletvekilliği, 5 defa bakanlık yapan ''İzmirli'' Ali Naili Erdem, Türk Siyasetinin dününü ve bugününü anlattı. İzmir'de bıraktığı izleri...

''Enerjisini, zamanını, bilgi ve birikimini sonuna kadar Karşıyaka için kullanacağını'' dile getiren Tugay, öncelikli olarak yapmak istediği 5 konuyu ve belde için ger...

İstanbul'daki can kaybı yaşanmayan deprem "Deprem değil, bina öldürür" gerçeğinin ciddi işaretlerini verdi. Sadece İstanbul mu, İzmir başta Anadolu'nun çok yerinde "ay...

GÖZLEM konuyu masaya yatırdı; işte uzman görüşleri...

Yazarlar
Website Security Test