Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Memur ve emeklileri de enflasyona yetişemeyecek

23.8.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Toplu görüşmelerin seyrini ve Hükümetin zam teklifini eski Çalışma Bakanı Yaşar Okuyan'a sorduk, işte görüşleri...

EDA EBRU NANECİ

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK)'nun rakamlarına göre, yüzde 15'lerin üzerinde seyreden enflasyona ve "gerçek hayat pahalılığının bu rakamın çok üzerinde olmasına" rağmen, Hükümetin, SGK ve Bağ - Kur emeklilerinden sonra memur ve memur emeklilerine de düşük oranda zam teklif etmesi tepki çekti. Memur ve memur emeklisinin 2020 ve 2021 yıllarındaki mali ve sosyal haklarını belirleyecek 5. Dönem Toplu Sözleşme görüşmeleri mutabakatsızlıkla sonuçlandı. Toplu Sözleşme masasında yetkili konfederasyon Memur-Sen ile Kamu İşveren Heyeti arasında anlaşma sağlanamadı. Anlaşma sağlanamaması üzerine hakem kurulunun ay sonuna kadar karar vermesi bekleniyor.

Hükümetin memur ve memur emeklilerine yaptığı zam önerisi, tüm memur sendikalarını ayağa kaldırdı. Görüşmeler sonucunda ortaya çıkan düşük zam oranları, kamu emekçileri cephesinde hayal kırıklığına yol açtı. Hükümetin açıkladığı rakamların ardından memurlar, iş bırakma eylemlerine başladı.

Hükümet, görüşmeler kapsamında, 16 Ağustos'ta Kamu İşveren Heyeti adına ilk zam teklifini açıklamıştı. 2020'nin ilk altı ayında yüzde 3,5, ikinci altı ayında yüzde 3, 2021'nin ilk altı ayında yüzde 3, ikinci altı ayında yüzde 2,5 zamdan oluşan bu teklif, memur konfederasyonlarınca kabul görmemişti. Bunun üzerine hükümet, 18 Ağustos'ta 2020'de yüzde 4+4, 2021'de yüzde 3+3 zamdan oluşan yeni teklifte bulunmuştu.

Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk'un açıklamasına Memur Sendikaları Konfederasyonu (Memur-Sen) başta olmak üzere tüm memur sendikaları karşı çıktı. Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, "Bu oranlar ne gerçekçi, ne de yeterli. Kur düştü, faiz oranları düştü, cari fazla var. Bize getirilen teklif, dengelemeyi içermiyor. Biz makul teklif istedik, siz malul teklif sundunuz. Bu teklifi yok sayıyoruz" dedi. Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Önder Kahveci ise "Bizim talebimizle hükümetin teklifi arasında çok büyük fark var. Bu teklifi kabul etmiyoruz. Bu teklifin mutlaka yeniden gözden geçirilmesi gerekir. Bu rakamları müzakere edilir, üzerinde konuşulur olarak görmüyoruz" ifadesini kullandı. Hükümetin zam teklifine tepki gösteren KESK Eş Genel Başkanı Aysun Gezen ise "Bakanın AKP iktidarı dönemini parlatarak lafa başlamasından belliydi kamu emekçilerine hiçbir şey verilmeyeceği! 8+7 miydi makul teklif... Kamu emekçilerinin kayıplarını dahi karşılamaktan uzak, aklımızla alay eden bu teklifi kabul etmiyoruz!" dedi.

Toplu sözleşme masasında 11 hizmet kolunun tamamıyla yetkili konfederasyon olan Memur-Sen, taban aylığa seyyanen 200 lira, ilk yıl yüzde 8+7, ikinci yıl yüzde 6+6 zam ve birinci yıl yüzde 3, ikinci yıl yüzde 2 refah payı talebinde bulunmuştu. Türkiye Kamu-Sen ise taban aylığa seyyanen 600 lira, ilk yıl yüzde 10+10, ikinci yıl yüzde 8+8 zam ve her iki yıl için yüzde 3 refah payının yanında memurlara da bayram ikramiyesi ödenmesini talep etmişti. Pazarlık masasının diğer üyesi KESK, 2020 için toplam yüzde 38 artış, 2021 yılı için de 2020 enflasyonu artı 3 puan refah payı istemişti.

Milyonlarca memur ve memur emeklisi toplu sözleşme sonucunda çıkacak olan zam oranını merakla beklemeye başladı. Hükümetle zam pazarlığı yürüten Memur-Sen, pazarlıklardan sonuç alamadıkları için iş bırakma eylemi yaptı. Sendika, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı önünde cüzdan bıraktı. Memur sendikalarının reddettiği zam teklifinin ardından nasıl bir yol izleyeceği ise merak konusu oldu. Milyonlarca memur ve memur emeklisi artan enflasyon rakamları karşısında eriyip giden maaşlarıyla ayakta kalmaya çalışıyor.

 

 

"ÇALIŞANLARIN ALEYHİNE BİR DURUM SÖZ KONUSU"

Yaşar Okuyan (Eski Çalışma Bakanı)- Memur-Sen'le hükümet arasından görüşmeler sürüyor ancak bu görüşmelerin gayri ciddi bir şekilde ilerlediğini görüyoruz. Memur-Sen ciddi manada meseleye bir gerçeklik içerisinde yaklaşmıyor. Anlaşmalı oldukları yönünde bir intiba veriyor. Biliyorsunuz ki Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay da benzeri bir süreçten sonra Türk-İş Genel Başkanı ile Zehra Zümrüt Selçuk ile konuşurken mikrofon açık kaldığı için yakalanmıştı. Bu noktada hükümetin yaptığı veya yapacağı zam konuşmaları hiçbir şekilde gerçekçi değil. Çalışanların, kamu emekçilerinin aleyhinde bir durum söz konusu. Kendi maaşlarına yüzde 26 zam yapan Sayın Cumhurbaşkanın, hükümetin işçiye, memura ve memur emekçisine önerdiği rakam yüzde 3,5, yüzde 4 oranında bir artış. Ben Memur-Sen ya da Türk İş'in başkanı olsam, görüşmeler bu noktaya gelmişken, kalkar masayı terk ederim. Ya da 'Biz size fedakarlık yapalım, maaşlarımızdan yüzde 3 kesinti yapın en azından hükümet daha rahat olsun...' derim.  Memur-Sen ile Türk-İş ile ilgili son gelişmelerden de anlaşılmıştır ki bunlar sarayın arka bahçesinde dolanıyorlar. Sarayın arka bahçesinde dolanan sendikaların, temsil ettiğini iddia ettiği kesimlerin haklarını yerine getirmesi ve istekleri doğrultusunda bir neticeye ulaştırması mümkün değildir. Türk-İş genel başkanının bizzat yakalandığı gibi... Hayatın gerçekleri, gerçek enflasyon ve talepler ortada. Aynı zamanda başka taraflara aktardıkları paralar da ortada. Hükümet bütçede para yok diyor. Evet, ekonomik sıkıntı çok büyük ama siz hala Marmaris Okluk Koyu'nda 300 yataklı sarayınızı devam ettiriyorsunuz. O da yetmiyor Van Gölü kıyısında saray yaptırmaya devam ediyorsunuz. Türkiye'ye hiçbir katkısı olmayacak şeylere para ayıran hükümet, sıra işçiye ve memura geldiğinde 'tasarruf' diyor. Bu hiç doğru bir yaklaşım değil.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

Öğrenciler için ders zili zamlarla birlikte çaldı. Yeni dönem başlarken, eğitim-öğretim masrafları katlandı. Ekonomik krizin her alanda yaşattığı sorunlar okul sıralar...

''Kurulduğu 2002 yılından bu yana girdiği her seçimden birinci parti olarak çıkan AKP'de erime süreci mi başladı?'' Bugünlerde Ankara Gündemi'nin başında "bu sorunun c...

Türkiye ile ABD arasında Suriye'nin kuzeyinde oluşturulması planlanan güvenli bölgeye ilişkin taraflardan ''Anlaşma sağlandı'' açıklaması gelse de belirsizlikler devam...

Irak ve Suriye'ye ''terörün önlenmesi, barış ve huzurun sağlanması için'' çaba gösteren, asker gönderen Türkiye'de ''toplumsal şiddet olayları'' giderek tırmanıyor. GÖ...

Yerel seçimde İstanbul hezimetinin ardından AKP'de sular durulmuyor. İstanbul ve Ankara başta olmak üzere büyük illerde seçimlerin kaybedilmesinin yankılarının yanı sı...

Atatürk'ün kurduğu kurum, "Atatürk'ü yok" sayıyor! Millet soruyor; ''Diyanet İşleri Başkanlığı ne yapmak istiyor?''

Yazarlar
Website Security Test