Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Dar ve sabit gelirli soruyor; ''Nasıl çocuk okutacağız?''

13.9.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Öğrenciler için ders zili zamlarla birlikte çaldı. Yeni dönem başlarken, eğitim-öğretim masrafları katlandı. Ekonomik krizin her alanda yaşattığı sorunlar okul sıralarında da yerini aldı.

EDA EBRU NANECİ

Yaz tatilinin ardından 18 milyonun üzerinde öğrenci ve 1 milyonu aşkın öğretmen için yeni eğitim öğretim yılı başladı. Yapılan hesaplamalar ise 2019-2020 eğitim-öğretim yılında aileler için eğitim masraflarının önceki yıla göre "en az" yüzde 17 yükseldiğini gösteriyor. Ağustos ayında yıllık enflasyon yüzde 15,01 oldu. Eylül ayı enflasyon oranları henüz açıklanmadı ancak Ağustos ayına dair enflasyon verileri eğitim masraflarının ne kadar yükseldiğini gözler önüne seriyor. Enflasyon ve diğer zamlar velilere yansıyor.

İşçisi, memuru, emeklisi enflasyon karşısında eriyen maaşları ile geçimini sağlamaya çalışırken, binlerce işçi, memur ve emeklinin umutla beklediği zam oranları açıklaması büyük bir hayal kırıklığı yaratmıştı. Krizin etkileri çarşıda, pazarda cep yakarken, velilerin çocukları için yaptıkları okul masrafları da üstüne eklendi. Hayat pahalılığı velileri de ezdi. Okul masraflarının yükselmesi nedeniyle vatandaşın sırtındaki yük bir kat daha arttı. Parasız eğitimin sadece sözde uygulandığı ülkemizde kayıt parası, kırtasiye masrafı, okul kıyafeti ücretleri ve servis ücretlerine gelen zamlar velileri kara kara düşündürüyor. Eğitim sendikaları başta olmak üzere veliler okul masrafları konusunda devlet desteğinin artmasını talep ediyor.

Ekonomik krizin etkilerinin tarımdan turizme, sanayiden inşaat sektörüne kadar her alanda hissettiğimiz bu günlerde, dar gelirli vatandaşların eğitim ve öğretim sürecinde gelecek dönemlerde de zor zamanlar geçireceğinin bir göstergesi... Eğitim-İş sendikasının açıkladığı rapora göre asgari ücretle geçinen bir ailenin bir aylık maaşını, memur maaşı ile geçinen bir ailenin ise aylık gelirinin yarısından fazlasını ilkokula başlayan çocuğunun okula başlama gideri olarak harcadığı belirtiliyor.

 

Kredi başvuruları arttı

Servis ücretleri, kırtasiye giderleri gibi yıllık eğitim masrafı ailelerin bütçesine gittikçe daha çok yük bindiriyor. Ev kredisi, tatil kredisi hatta borcu borç ile kapatmak için kredi çekenler gündemdeyken bu yıl zamlarla birlikte, çocuklarını okula göndermek isteyen velilerin de kredi çektiği gündeme geldi. Eğitim masraflarının altında kalkabilmek için yeni yöntemlere başvuran veliler, banka kredisi çekerek çocuklarının masraflarını karşılamaya çalıştı.

 

"Yüzde 60'a kadar yükseldi"

CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba bu gelişmeler üzerine bir açıklama yaptı. Ağbaba, kırtasiye malzemelerinde ortalama yüzde 6 ile yüzde 60 oranında bir artış olduğunu söyledi. Okul masraflarıyla ilgili de konuşan Ağbaba, "Türkiye'de kağıt üretiminin durdurulması ve dışa bağımlılık, kırtasiye fiyatlarının fahiş oranda artmasına sebep olmuştur. Döviz kurlarındaki aşırı dalgalanma neticesinde özellikle kırtasiye fiyatlarında yüksek artışlar meydana gelmiş, bu durum çalışanların mutfağını etkilediği kadar çocukları için yaptıkları okul masraflarını da yüksek oranda etkilemiştir" ifadelerini kullandı.

Eğitim-Bir-Sen Stratejik Araştırmalar Merkezi de öğrencinin eğitim maliyetine ilişkin bir araştırma yaptı. Bu araştırmada okula giden her çocuk en az 251 lira yardım yapılması gerektiği vurgulandı.

Gözlem Gazetesi olarak Türk-İş 3. Bölge Temsilcisi Süleyman Yıldırım ve velilere, okul masraflarında artışın eğitimde yaratacağı sorunları ve alınması gereken önlemleri sorduk.

 

 

"EĞİTİM EŞİTSİZLİĞİ VAR"

Süleyman Yıldırım (Türk-İş 3. Bölge Temsilcisi): "Türkiye'nin hali malum. İnsanlar hem görsel hem de yazılı basında okulların açılmasıyla beraber ortaya çıkan maddi sorunlarla ilgili tepkilerini dile getiriyorlar. Çok da haksız sayılmazlar. Alınan zamlarla, okul masraflarına zamlarla örtüşmüyor. Yapılan zamları doğru bulmuyoruz. Yapılan toplu iş sözleşmelerinde eğitim ya da yardım adı altında eğitim yardımı var. Ancak insanların elde ettikleri kazançla, enflasyon arasında büyük bir farklılık olduğu gözlemleniyor. Sendikalar da TÜİK'in açıklamış olduğu rakamlar üzerinden değerlendiriliyor ancak bu rakamlar gerçekleri yansıtmıyor. Bu sorun eğitim yardımlarının arttırılmasıyla giderilebilir. Öğrenci yurtlarındaki yemeklere de zam yapıldı. Veliler, öğrenciler sıkıntı yaşıyor yaşamasına ancak derdini anlatabilecekleri bir yer bulamıyorlar. Asgari ücretin 2 bin 20 lira olduğu bu ülkede eğitim maliyetlerinin bu kadar yükseltilmesinin, dar gelirli ailelerin çocukları ile durumu iyi olan ailelerin çocukları arasında eğitim eşitsizliği yarattığını düşünüyorum. Dar gelirli ailelerin çocuklarını okutma olasılığı her geçen gün daha da zorlaşıyor. Sosyal devlet anlayışının geri planda kaldığını görüyoruz. Özel okul sayısı her geçen gün artıyor, eğitimde eşitlik ortadan kalkmış durumda. Sosyal medyadaki tepkilerden biri geçtiğimiz günlerde dikkatimi çekmişti. Siyah önlüklerin geri gelmesini isteyen veliler var. Devlet okulunda bile çocuklarını giydirme konusunda zorluk çeken ailelerimiz var. Devletin ince eleyip sık dokuması lazım. En azından bir toplumun en önemli konularından biri olan eğitime bu zamları yansıtmaması gerektiğini düşünüyorum."

 

 

"DAR BOĞAZDAYIZ"

Hakan Aksarı (Veli): "İki çocuğum var. Bir çocuğum ortaokula gidiyor. Küçük olan ise bu sene anaokuluna başladı. Tek çocuğu okuturken bile gün geldi zorlandık. İkisinin de ayrı ayrı okul masrafı var. Günlük harçlıkları, yol paraları derken para yetiremiyoruz. "Ücretsiz eğitim" sadece lafta kalıyor. Arka arkaya gıdaya, temizlik ürünlerine, benzine, meyve ve sebze fiyatlarına yapılan zamları görüyoruz. Üzerine bir de okul masrafı eklenince her şey daha da zorlaşıyor. Eğitimin eksiksiz bir şekilde devam edebilmesi için Hükümetin bu konuda önlem almasını bekliyoruz. Benim çocuklarım devlet okulunda okuyor. Ancak kolejde okuyan bir öğrenci kadar iyi eğitim alamadığı ortada. Özel okulların sayısı artacağına, devlet okullarının kalitesini yükselterek bu açığı kapatmak devletin görevi... Örneğin bakanlık tarafından hazırlanan kitaplar içerik bakımından yetersiz geliyor. Bu durumda başka kaynaklara başvurmak zorunda kalıyoruz. Bu kitapların fiyatları da çok yüksek. Bu ve bunun gibi konular eğitimde fırsat eşitsizliği yaratıyor. Her yönden dar boğazdayız. Geçim giderek zorlaşıyor."

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

''Kurulduğu 2002 yılından bu yana girdiği her seçimden birinci parti olarak çıkan AKP'de erime süreci mi başladı?'' Bugünlerde Ankara Gündemi'nin başında "bu sorunun c...

Türkiye ile ABD arasında Suriye'nin kuzeyinde oluşturulması planlanan güvenli bölgeye ilişkin taraflardan ''Anlaşma sağlandı'' açıklaması gelse de belirsizlikler devam...

Irak ve Suriye'ye ''terörün önlenmesi, barış ve huzurun sağlanması için'' çaba gösteren, asker gönderen Türkiye'de ''toplumsal şiddet olayları'' giderek tırmanıyor. GÖ...

Yerel seçimde İstanbul hezimetinin ardından AKP'de sular durulmuyor. İstanbul ve Ankara başta olmak üzere büyük illerde seçimlerin kaybedilmesinin yankılarının yanı sı...

Atatürk'ün kurduğu kurum, "Atatürk'ü yok" sayıyor! Millet soruyor; ''Diyanet İşleri Başkanlığı ne yapmak istiyor?''

"İyimser görüşler ve açıklamalar" gerçeği saklayamıyor ve... Türkiye 3 çeyrektir yüksek enflasyon ile ekonomide küçülmeyi bir arada yaşıyor.

Yazarlar
Website Security Test