Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

''Yönlendirilmiş'' faiz indirimi ile ''baskılı'' enflasyon yarışıyorlar

13.9.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın hafta başında yaptığı "Perşembe günü Para Piyasası Kurulu toplanıyor, inanıyorum ki faiz daha da düşecek. Faiz düştükçe enflasyon da düşecektir, bunu göreceksiniz" açıklamasının ardından toplanan Merkez Bankası (MB) Para Politikası Kurulu (PPK) politika faizini 325 baz puan düşürdü.

Cumhurbaşkanı Erdağan'ın açıklamasının ardından piyasalarda faizin düşeceği beklentisine girmişti. Yeni oranla politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranı yüzde 19.75'ten yüzde 16.50'ye geriledi. Merkez Bankası, bir önceki faiz indirimini de yine Erdoğan'ın çağrısının ardından yapmıştı. 6 Temmuz'da görevden alınan Murat Çetinkaya'nın yerine atanan Murat Uysal başkanlığında yapılan (25 Temmuz) PPK toplantısında faiz oranında 425 baz puan indirime gidilmişti. Böylece yaklaşık 1,5 aylık bir dönemde politika faizi 750 baz puan düşmüş oldu. TCMB'nin faiz kararı öncesinde 5.75 üzerinde bulunan dolar/TL kuru, 5.70 seviyesinin altına gevşedi. Ekonomist Uğur Gürses, faiz indirimiyle ilgili Twitter hesabından yaptığı değerlendirmede, "Piyasa analistlerinin beklediği faiz indirimi 250 baz puan iken, 325 baz puan indirim yapılmış. Beklenti 'olmalı' demek değil, bankanın ne yapacağına dair tahmin. Faiz indirimi ile görülen kur düşüşü ise 'kozmetik'" dedi.

Ekonomist Prof. Dr. Velsel Ulusoy da Twitter hebasından "Baskılanmış enflasyon ile yönlendirilmiş faizin evliliğini seyrediyoruz" değerlendirmesinde bulundu.

Ekonomist Prof. Dr. Emre Alkin ise şu değerlendirmeyi yaptı: "Benim faiz indirimi beklentim 250-300 baz puan arasındaydı. Merkez Bankası 25 puan da benden olsun dedi sanırım. Zaten fiyatlara 400 baz puanlık indirim yansımıştı. Piyasalar üzerinde olumlu etkisi olduğu açık bunu tartışmaya gerek yok. Önümüzdeki günlerde enflasyon ve büyümeyle alakalı ne gibi gelişmeler olacak bunu takip etmek zorundayız. Merkez Bankası'nın enflasyonla ilgili olumlu bir beklentisi olduğu ancak büyüme konusunda endişeli olduğu belli. Yeniden yapılandırılan krediler vardı. Bunların daha düşük yüzdürülmesi için bu faiz indirimi gerekiyordu. Özel sektörün şeffaf bilanço, doğru nakit akışı, doğru hikâye ve altyapılarıyla güçlü bir şekilde bankaların karşısına çıkması gerekiyor. Çünkü limitli bir likiditeyi düşük bir faizle verirken bankalar çok dikkatli olacaktır. Merkez Bankası'nın indirimi sürpriz değildi Fiyatlar piyasalara zaten yansımıştı. Ocak ayına başlarken yüzde 13-14 civarında fonlama maliyetiyle karşı karşıya kalabiliriz."

 

"FAİZDE RİSK ARTTI"

Esfender Korkmaz (Prof. Dr.)- Merkez Bankası 19.75 olan gösterge faizini 3.25 puan düşürdü ve 16.50 yaptı. MB'nin beklenti anketine göre 12 ay sonrası için beklenen TÜFE oranı yüzde 12.21dir.  Eğer faizler aynı kalır, enflasyon beklentisi de gerçekleşirse, reel faiz oranı yüzde 3.8 olacaktır.

Enflasyon Eylül ve Ekim ayları baz etkisi nedeni ile düşecek, Kasım ve Aralık aylarında yeniden artacaktır. Bir yıl sonrası için kesin tahmin yapmak zor... Çünkü ekonomik istikrar sorununu yalnızca ekonomik faktörler değil, siyasi ve sosyal faktörler de etkiliyor. Uluslar arası piyasalarda Türkiye'nin 5 yıllık tahvillerinin iflas risk primi 400 baz puandır. Doğal olarak Türkiye de reel faiz oranı en az 4 puan ve artı birkaç puan olmalıdır. Yani en az yüzde 5 reel faiz olmalıdır.

Kısa dönemde faiz oranları ve döviz kurları ekonomik istikrarı etkiler. Aynı zamanda da ekonomik istikrar sorunu faiz ve kuru etkiler. Eğer istikrar sağlamak istiyorsak, istikrar politikaları içinde tutarlı bir faiz politikası ve kur politikamız olmalıdır.  Daha Yüksek reel faiz, diğer ekonomik ve siyasi gelişmeleri veri kabul edersek, yabancı sermaye çeker ve fakat aynı zamanda yatırımları da engeller. Üretimde finansman maliyetini artırır. Borçla finanse edilen kamu hizmetlerinin maliyeti artar. Bu nedenle reel ve gerçekçi bir faiz dengesi tutturmak önemlidir. Daha düşük reel faiz veya eksi reel faiz de tüketim - tasarruf ve yatırım dengelerini bozar. Öte yandan faiz politikasını yasaya göre Merkez Bankası belirler. Ancak Türkiye de fiilen hükümet belirliyor.

Son olarak 12 Eylül Perşembe günü faiz kararı için toplanacak PPK'nın ne karar alacağını Sayın Cumhurbaşkanı öncesinde, 5 Eylül günü açıkladı ve "Merkez Bankası PPK Eylül toplantısı ile faizler düşecek" dedi.

Bir ülkede Merkez Bankası bağımsız olmayabilir. İktisadi ajanlar buna göre karar verirler. Ancak bağımsız Merkez Bankası deyip de kararlara müdahale edersek, Güven sorunu yaratmış oluruz. İstikrarı bozmuş oluruz.  Eğer enflasyon beklentisi tutmazsa, faizlerin istikrar bozucu etkisi devam eder. Ne var ki enflasyondaki belirsizlik faizlerde de aşırı oynaklık ve belirsizlik yaratıyor. Faizlerde belirsizliğe neden olan bir başka faktör, döviz ihtiyacıdır.  İçerde reel faizler artarsa, sıcak para girişi hızlanır. Yine Para politikasının sık değişmesi de faizlerde belirsizliğe ve oynaklığa neden olur.

Faizlerin oynak olması, Devlet İç Borçlanma senetlerini elde tutma riskini artırır; yatırım planlaması - Fizibilite yapmayı zorlaştırır; Yatırımları caydırır. GSYH da büyümeyi negatif etkiler. Piyasa ekonomisinde oyunu kuralına göre oynamak gerekir. İstikrarlı faiz politikası, her ne pahasına olursa olsun reel faizleri düşürmek değil, enflasyonu kalıcı olarak düşürmekle mümkün olur.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

Öğrenciler için ders zili zamlarla birlikte çaldı. Yeni dönem başlarken, eğitim-öğretim masrafları katlandı. Ekonomik krizin her alanda yaşattığı sorunlar okul sıralar...

''Kurulduğu 2002 yılından bu yana girdiği her seçimden birinci parti olarak çıkan AKP'de erime süreci mi başladı?'' Bugünlerde Ankara Gündemi'nin başında "bu sorunun c...

Türkiye ile ABD arasında Suriye'nin kuzeyinde oluşturulması planlanan güvenli bölgeye ilişkin taraflardan ''Anlaşma sağlandı'' açıklaması gelse de belirsizlikler devam...

Irak ve Suriye'ye ''terörün önlenmesi, barış ve huzurun sağlanması için'' çaba gösteren, asker gönderen Türkiye'de ''toplumsal şiddet olayları'' giderek tırmanıyor. GÖ...

Yerel seçimde İstanbul hezimetinin ardından AKP'de sular durulmuyor. İstanbul ve Ankara başta olmak üzere büyük illerde seçimlerin kaybedilmesinin yankılarının yanı sı...

Atatürk'ün kurduğu kurum, "Atatürk'ü yok" sayıyor! Millet soruyor; ''Diyanet İşleri Başkanlığı ne yapmak istiyor?''

"İyimser görüşler ve açıklamalar" gerçeği saklayamıyor ve... Türkiye 3 çeyrektir yüksek enflasyon ile ekonomide küçülmeyi bir arada yaşıyor.

Yazarlar
Website Security Test