Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Operasyon ''şimdilik'' dövizin ateşini ''birazcık'' yükseltti

11.10.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Suriye'de Fırat'ın doğusundaki terör unsurlarına yönelik başlatılan ''Barış Pınarı Harekatı'' sonrası Türk ekonomisindeki gelişmeler nedir? GÖZLEM konuyu uzmanlarına sordu.

Suriye'nin kuzeyine yönelik operasyon döviz başta olmak üzere ekonominin ateşini yükseltti. Özellikle Trump'ın 'ekonominizi mahvederim' açıklamaları sonrası dolar 5.85 seviyelerine kadar çıkmıştı. Uzun süredir yaşanan ekonomik kriz, başlayan operasyonun uzun sürmesiyle daha da derinleşmesinden endişe ediliyor. Uzmanlar, askeri operasyonun ekonomi üzerindeki ilk etkisinin döviz kurunda görülmesi ve Türk Lirası'nın değer kaybının artabileceği uyarısında bulunuyor.

Jeopolitik gelişmelere oldukça duyarlı olan dolar/TL'de haber akışına bağlı olarak dalgalanmaların sürmesi bekleniyor. ABD ve Türkiye liderlerinin hafta sonundaki telefon görüşmesi öncesi 5.70'in hemen altında işlem gören dolar/TL Trump'ın tehdidi ardından 5.8465 ile 30 Ağustos'tan beri en yüksek seviyeyi görmüştü.

Harekatın başlamasının ardından ABD'li senatörler "bir dizi yaptırım kararı alınmasını" öngören taslak hazırladı ve taslağı sosyal medyadan da paylaştı.  9 Ekimde Operasyonun başlamasıyla Türk Lirası'nın diğer para birimleri karşısında ciddi kayıplar yaşamasına yol açtı. Dolar kuru Perşembe günü de yükselişle başladı. Piyasalarda dolar 5,88'in üzerine çıktı. Türk Lirası geçen hafta dolar karşısında yaklaşık yüzde 3 değer kaybetti.

Ekonomist Atilla Yeşilada, risklere işaret ederek, ABD'nin aşırı tepkisi halinde doların yeni bir rekor seviyeye ulaşacağı uyarısında bulundu.

 

Dikkatler Merkez Bankası'nda

Piyasalarda gözler Merkez Bankası Para Kurulu'nun 24 Ekim'de açıklayacağı faiz kararına çevrildi. Son iki toplantısında sırasıyla faizleri 4.25 ve 3.25 puan indiren Merkez Bankası'nın faizlerde ne kadarlık bir indirime gideceği merak ediliyor.

Dünya gazetesi yazarı Alaattin Aktaş Merkez Bankası'nın artık çok rahat faiz indiremeyeceğine dikkat çekti. Yazısında neden olarak Operasyonu gösterdi. Tahmininin faizin 2.50 puan daha aşağı çekilerek yüzde 14'e indirileceği yönünde olduğunu belirten Aktaş, daha önce Merkez Bankası'nın daha agresif bir faiz indirimine gidebileceğini söylediklerini hatırlatıyor. 24 Ekim toplantısına giderken üç koşulun varlığına dikkat çektiklerini anımsatan Aktaş, bunları şöyle sıralıyor: "Birincisi, eylül sonundaki yıllık TÜFE artışının muhtemelen tek haneye ineceğini söylemiştik. Nitekim tek hane gerçekleşti, faizle fark iyice açıldı. İkincisi, faize hep karşı olan Cumhurbaşkanı Erdoğan bir süre önce bu kez faizi tek haneye indireceklerini söylemişti. Üçüncüsü de, faiz indirildiği halde kur artışı yaşanmıyordu. Ama koşullar çok değişti..."

Birinci koşulun gerçekleştiğini ama yılı tek hanede kapatmanın söz konusu olmadığını söyleyen Aktaş, şunları yazdı; "Bu Yeni Ekonomi Programı (YEP)'nda da kabul edildi, yılsonu oranının yüzde 12 olarak beklendiği açıklandı. İkinci etken durumundaki Erdoğan'ın tek hane isteğinin değiştiğini hiç sanmıyoruz ama Cumhurbaşkanı da şu koşullarda bu konuda ısrarcı olur mu, bilemeyiz. Ve üçüncüsü, kurun bir anda nasıl oynayabileceğini hatırladık. Trump bir tweet attı ve dövizde hızlı bir tırmanış gördük. Bizim Merkez Bankası'nın faizi indirerek yapamadığını Trump adeta bir tweet atmak suretiyle yapıverdi. Aslında burada konu ABD'nin sergilediği tutumdan öte Türkiye'nin girişeceği sınır ötesi harekât."

Bu nedenle Merkez Bankası'nın elinin zayıfladığını belirten Aktaş, "Merkez Bankası 24 Ekim toplantısında da faizi bir miktar indirecek ve bu indirim bize göre 2.50 puanı aşmayacaktır. Zaten beklenti 2.50 puanı bile bulmuyor; genel kanı indirimin 1.50 puan dolayında tutulacağı yönünde" diyor.

 

"OPERASYON EKONOMİK RİSKLER TAŞIYOR"

 

Esfender Korkmaz (Prof. Dr.)- Operasyonunun ekonomiye maliyeti ve etkileri nasıl olur, konusunda yazmaya dilim varmıyor. Çünkü insan hayatı ve ülke güvenliği ekonomik kalıplara sığmaz... İçinde insan hayatı varsa, ekonomik hesap yapılmaz. Bununla birlikte hayatın olağan akışına uygun olarak bu soru sürekli olarak kamuoyunun gündeminde oluyor. Bu gibi operasyonlar her zaman ve her ülkede piyasayı ve ekonomiyi etkiler. Bizde ise kırılganlık yüksek olduğu için daha fazla etkiliyor. Operasyon açıklandıktan sonra, pazartesi ile salı günü arasında, Türkiye'nin yurt dışında beş yıllık tahvillerinin temerrüt risk pirimi, 362,42 baz puandan 385,75 baz puana çıktı. BİST 100 endeksi 0.4 oranında düştü, dolar kuru da yüzde 1.4 oranında arttı. Ekonomide kırılganlığa ve Trump'ın tehditkar twitine rağmen piyasada olağanüstü bir değişme olmadı. Zira artık piyasalar Trump'ın bu tür tehditlerini kanıksadı... Bu tehditleri ister pozitif, ister negatif çizgide olsun  güvenmiyor, dikkate almıyor.

Bundan sonra risk olur mu? Operasyon bölgesinde söz sahibi devletlerin tutumuna bağlı olarak değişir. Türkiye'nin yumuşak karnı döviz kurlarıdır. Operasyonda aksamalar olursa doğrudan kurlar etkilenir. İçeride döviz talebi artar. Bu talepte bağımsız olarak döviz kurlarını etkiler. Yeni bir kur şoku yaşarsak, dış borçlarda temerrüte düşeriz. Ekonomide daralma hızlanır.

Türkiye'nin, operasyonda ABD, Rusya ve Suriye ile ters düşmemesi gerekir. Rusya ile ters düşerse, özellikle doğal gaz konusunda sıkıntı çekebiliriz. Rusya, Suriye'deki çıkarlarını her zaman daha önde tutmuştur. Bu nedenle Rusya, doğalgaz ambargosuna giderse üretim düşer. Ekonomi daralır.

Operasyonun finansmanı bütçe açığının artmasına ve kamu hizmetlerinin aksamasına da yol açar.  Açık finansmanı zorunlu kılar. Kamu altyapı yatırımları ve sosyal güvenlik sistemi aksar. Operasyon giderlerinden kısıntı olmaz. Ancak hükümet popülist harcamaları kısarak bütçe açığını daraltabilir. Sayın Erdoğan, operasyonun itibarı daha önemli olduğu, kamu tasarrufunda öncülük etmelidir. Ankara'da, Ege'de ve Van gölündeki sarayları özelleştirme kararı alabilir. Operasyonda bir yandan kamu harcamaları artacağı için ekonomide bir canlanma olur... Öte yandan Varlık fiyatları düşer. Şirketlerin borsa değeri düşer. Servet azalması etkisi ortaya çıkar. Servet azalması toplam tüketimin de daralmasına neden olur. Hangi etkinin daha güçlü olacağı, operasyonun başarısına bağlı olarak değişir. Ayrıca Erdoğan Çankaya Köşkü'nü kullanabilir. Aynı şekilde devlete ve Cumhurbaşkanlığı'na ait 13 uçaktan 12'sini satabilir.

 

"BARIŞ PINARI İLE TÜRKİYE'NİN ÖNEMLİ KAZANIMLARI OLACAKTIR"

Faruk Çalapkulu (Prof. Dr.)- Ülkelerin ekonomik parametreleri savaş süreci ve sonrasında her zaman değişimler göstermiştir. Barış Pınarı ile Türkiye'nin önemli kazanımları olacaktır:

  1. Terör ile ilgili olarak yıllardır sınır ötesinde konuşlanan terör odakları ülkemiz sosyal ve kültürel yaşamı da dahil birçok alan başta olmak üzere ekonomimize de zarar vermiştir. Bu unsurların kökünün kurutulması bu alanda devam eden kayıplarımıza son verecektir. Mal ve can kaybının sonlandırılması en büyük kazançtır.
  2. Bu coğrafyaya binlerce kilometre uzak birçok ülke siyasi ve ekonomik menfaatler açısından bu politika içinde var olma savaşı verirken Türkiye'yi Ortadoğu politikası dışına itme gayreti içindelerdi. İlk aşamada Afrin'de şimdi de Fırat'ın doğusunda gerçekleştirilen bu hareket ile Suriye sorununun çözümünde Türkiye olmadan bir çözüme ulaşmanın mümkün olmayacağını kabul etmek durumunda kalacaklardır. Jeopolitik olarak gerek körfez doğal kaynaklarının Akdeniz'e ulaşım yollarının kontrolü, gerekse Suriye'de var olan kaynakların aleyhimize talan edilmemesi için Türkiye bu coğrafyada varlığını tüm çevrelere kabul ettirmek olmak zorundaydı.
  3. Neden Barış Pınarı Harekâtı? Bu sorunun cevabını TBMM milletvekillerimiz büyük bir katılımla onaylamış bulunmaktadır. Ulusa sesleniş bu noktada önemlidir. Daha önce birçok örneklerini vermiş bir ulus olarak tek bir vücut olmamız, bu süreçte ortaya çıkacak maddi manevi tüm talepleri karşılamalıyız. Birlik ve beraberlik içinde savaşlardan çıkan her ülke gibi bizim de harekât sonrası birlik ve beraberlik içinde üretime ekonomik güçlenmeye odaklanacağımızdan hiç şüphem bulunmamaktadır.
  4. Yıllardır farklı gruplar oluşturmuş ülkeler uzaktan ellerini ateşe dokundurmadan terör odaklarını besleyerek bu girdabın seyircisi hatta destekçisi iken Türkiye tek başına 3,6 Milyon göçmeni misafir ederek dünyaya örnek hareket etmiştir. Bugün de tek başına bir güvenli bölge tesis etmek için harekete geçmiştir. Bu harekete karşı çıkan ülkeler bilmelidir ki besledikleri terör odakları hiçbir zaman devlet kuramamış ve beslenmeleri kesildiği anda sahiplerini ısırmaya başlamışlardır.
  5. Gelişmiş ülkeler bugün dış güçlerin beslediği vahşetin çilesini çeken gariban sivil insanları mülteci akınlarını durdurmak yerine o ülkelere dokunmasalar dünya barış ve huzura ekonomik dengelere kavuşacaktır.
  6. Türkiye yıllardır göçmenleri kabul etmiş o bigünah insanlara din dil kültür ayrımı yapmaksızın sahip çıkmıştır. Bu davranış bizi ekonomik açıdan zorlamıştır. Ancak dünkü sömürgeci ülkelere bir bakın bugün ekonomik kriz içindeler veya geleceklerini inşa etme telaşındalar.

Bugün birlik ve beraberlik günü. Maddi manevi olarak ordumuza destek vererek bu terör belasından kurtulmalıyız. Ülkemizde misafir ettiğimiz 3,6 milyon göçmenin hiç olmazsa bir bölümünü güvenli bölgeye yerleştirerek hem onların kendilerine yetmelerini hem de yarattıkları ekonomik ve sosyal problemleri azaltacak bu harekatı başarı ile sonuçlandırmalıyız.

 

"SICAK PARAYI ÜRKÜTEBİLİR AMA ÜRETİMİ ARTIRIR"

Ali Nail Kubalı (Ekonomist)- Savaşların ekonomiye iki türlü etkisi oluyor. Bir tanesi devletin satın alma ihtiyaçları arttığı için harcamaları da artıyor. Harcamaların artması fiyatları ve üretimi de artırıyor. Kendi toprakları üzerinde olmayan savaşlar ekonomiye olumlu denilebilecek bir etki yapar. Bir taraftan üretim diğer taraftan talep artar, bu da ekonominin büyümesine yol açar. Ancak, bizde savaş endişesiyle sıcak paranın ülkeyi terk etmesini de beraberinde getirir. Bu da borsalara olumsuz etki yapabilir. Diğer taraftan savaş ortamlarında devletin harcamaları artarken aile harcamaları da 'bekleyelim görelim' endişesiyle tasarruf nedeniyle azalabilir. Devletin harcamalarıyla fertlerin tasarruf oranı dengeyi belirleyecek. Bu denge nerede oluşacak bunu bilmenin imkanı yok. Bir süre daha bekleyip görmek lazım.

Türkiye'nin ithal ürün talebinde bir sıkıntı yaşanacağına ihtimal vermiyorum. Askeri malzeme araç, gereç, malzeme, giyim tüketiminde bir artış olabilir. Bütçe dengeleri, yapılacak harcamalarla orantılı olarak ortaya çıkacaktır.

Operasyonla birlikte dövizde bir artış oldu. Artış buralarda kalacaksa bir sıkıntı yok. ABD Başkanı Trump'un "Türkiye sınırı aşan bir hamlede bulunması durumunda ülke ekonomisini mahvederim" açıklaması yanlış yorumlandı. Halbuki bunlar Trump'ın, kendi ülkesindeki eleştirilere, kendi muhaliflerine karşı söylenmiş sözleridir. Bu sözlerle kuzey Iraktan çekilmesi ve o bölgeyi bize bırakması nedeni ile kendisine yapılan tenkitleri karşılıyor.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

Türkiye'nin gerçek gündemi ne olmalı? GÖZLEM, son günlerde artan intihar olaylarının ardındaki asıl nedeni araştırdı ve Türkiye ekonomisinin içinde bulunduğu durumu uz...

Tekrarlananlarla beraber yerel seçimleri yüzde 98'lik bir oranla tahmin eden Avrasya Araştırma Şirketi'nin Başkanının yaptığı açıklamayı GÖZLEM masaya yatırdı. İşte uz...

Trump-Erdoğan görüşmesi Türk-Amerikan ilişkileri ''Derin bir krizden'' geçtiği dönemde gerçekleşti. Görüşmeden sonra iki lider birbirlerine iltifatlar yağdırdılar.

"Barış" dedi, "Hürriyet" dedi, "Tam bağımsızlık" dedi, her şeyi, bütün mücadeleyi üçü uğruna verdi. "Yurtta Barış, Dünyada barış" en önemli ilkelerinden biriydi. O büt...

Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO)'nin "tarım ürünleri ithalatında Kamu İhale Yasası'ndan muaf tutulmak istenmesi" sektörde büyük tepkilere yol açtı. GÖZLEM, konuyu uzmanla...

Tekstil sektörü ve paydaşlarını 1992 yılından beri destekleyen Ege Giyim Sanayicileri Derneği (EGSD) gelişen ve dönüşen sektörün en sıkı takipçilerinden biri konumunda...

Türkiye’de uzun süredir liyakat kurallarını yerle bir eden atamalar yapılıyor. Diplomasi tecrübesi olmayanlar, büyükelçi, yabancı dil bilmeyenler ateşe, veterinerler v...

Yazarlar
Website Security Test