Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

AKP tabanında ''erime'' var mı; varsa ne ölçüde?

15.11.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Tekrarlananlarla beraber yerel seçimleri yüzde 98'lik bir oranla tahmin eden Avrasya Araştırma Şirketi'nin Başkanının yaptığı açıklamayı GÖZLEM masaya yatırdı. İşte uzmanların görüşleri...

EDA EBRU NANECİ

Yerel seçimlerden sonraki iç ve dış gelişmelerin, "oy kullanan büyük kesimleri nasıl etkilediğini" ortaya koyacak kamuoyu araştırmaları peş peşe gelmeye başladı.

Ekonomik durumun, işsizliğin artmasının, hayat pahalılığının "İktidar partisinin tabanında yaptığı olumsuz etkiyi, Kuzey Irak'taki askeri operasyonların dengeleyip dengelemediğini ortaya çıkaracak" kamuoyu araştırmalarının sonuçları merakla bekleniyordu.

"Yenilenenleri ile beraber" yerel seçimleri "bire bire yakın" bilen Avrasya Araştırma Şirketi Başkanı'nın "sert" açıklamaları, "kulislerde konuşulan" ve tartışılan "AKP'nin tabanında erime var mı" sorusunu, "Hem de büyük ölçüde" cevabıyla beraber ülke gündemine oturttu.

AKP, MHP, CHP, İYİ Parti, Saadet Partisi ve Ali Babacan ve Ahmet Davutoğlu'nun kuracağı yeni partilerin durumlarını ortaya koyan kamuoyu araştırmasını yapan şirket başkanı Kemal Özkiraz, "Düşündüğümü, röportajlarda söylediğimi şuraya da yazayım. Sonra benden duyanlar, iş olup bitince 'Bunu ben söylemiştim' diyorlar" dedi.

Özkiraz'ın, araştırmalarına dayanarak yaptığı açıklamaya göre, "AKP oy kaybediyordu ve hızla istifalar olacaktı. Ali Babacan ve Ahmet Davutoğlu tarafından kurulacak partiler de AKP tabanından oy alacaktı."

Özkiraz'ın paylaşımları şöyle idi:

1- Enseyi karartmayın bu günler geçecek. Bugünler herkese ders olacak, demokratik bir parlamenter sistem kurulacak.

2-AKP bırakın seçim kazanmayı meclise girerse şükredecek.

3-AKP 2020 - 2022 arasında mutlaka bölünecek

4- 20/30'lu hatta 50 - 60'lı istifalar olacak (2020 sonu ile 2022 arasında)

5-Geriye sadece posası kalacak ve DSP gibi bir anda çakılacak.

 

Artı Gerçek'e konuşan ve soruları yanıtlayan Özkiraz, "Türkiye'nin Suriye'nin kuzeyine yönelik gerçekleştirdiği askerî harekâtın iç politikaya etkisini" de değerlendirdi. Bloklar arasında ciddi bir geçişkenliğin olmadığını ifade eden Özkiraz, "Bir miktar CHP'den HDP'ye, bir miktar MHP'den AKP'ye geçiş olabilir. İkisi de çok ciddi miktarlar değil. Operasyondan önce yaptığımız araştırmada AKP'de erime devam ediyordu, yani bir yükseliş yoktu" dedi. "Seçmenin çok fazla kutuplaştığını, bu nedenle böylesine bir olayda da oy geçişi olmadığını" belirten Özkiraz, "CHP'den HDP'ye 1-2 puan gidecektir ki, bu da baraj sorunu yaşamamasını sağlar. İktidar psikolojik olarak güçlü hissediyor ama güçlü değil. Sayısal etkisi ise savaş maliyetinin ödeneceği 2020'de belli olacak" diye konuştu ve "AKP'nin 2021-2022 yıllarında DSP gibi bölüneceğini" söyledi. "AKP'den gruplar halinde milletvekillerinin istifa edeceğini" de belirten Özkiraz, "bunun da 2021 yılında erken seçimin gündeme getireceğini" ileri sürdü.

Yeni partileri değerlendirdi

Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu ile eski Bakan Ali Babacan'ın yeni kuracağı partilerle ilgili de konuşan Özkiraz,"Davutoğlu'nun oy oranları başlarda çok kötüydü ancak Ali Babacan'ın sürekli ertelemesi ile 'Babacan korkak, Davutoğlu cesur' diyen bir kitle oluştu. Davutoğlu, Babacan'a gitmesi beklenen oylarla yükseliyor. Babacan parti kurduğunda bu akış kesilir ve önemli kısmı da geri dönebilir. İki parti de siyaset açısından çok önemli, çünkü iktidarın kesin olarak değişmesi bu iki partinin Cumhur İttifakı'ndan alacağı oya bağlı. İttifaklar çıktı, baraj endişesi kalmadı. Yeni bir sağ ittifakla iki parti de Cumhur İttifakı'ndan ciddi miktarda oy alır" ifadelerini kullandı.

 

"AKP TEK BAŞINA İKTİDAR OLAMAZ"

Ali Naili Erdem (Milli Eğitim eski Bakanı)- Anket çalışmaları beni her zaman rahatsız etmiştir. Neden? Doğru olarak aksettirdiklerine ender olarak rastladım. Genelde kendi düşüncelerine göre sonuçlarını bildiriyorlar. Bahsettiğimiz anketle ilgili söylemiyorum ancak genelde anketler ciddiyetini önemli ölçüde kaybetti. Bir an için anketin söylediklerini doğru olarak kabul edersek, AKP'nin içerisinde bir bölünmenin olacağı açık. Onun gizli kapaklı bir tarafı yok. Siyasi partiler dünyanın her yerinde belli bir sürede miadını doldurur. Bana göre AKP de miadını doldurdu. Bu durumun aksini söyleyenler olabilir ama bence AKP siyasi iktidardaki süresini tamamlamış bulunuyor. Vatandaşın ekonomik durumu fevkalade kötü olduğuna göre, bu ekonominin altında vatandaşın ezilmemesi mümkün değil. Bunun gören AKP'nin içindeki şahıslar sorumluluk almaktansa AKP'den ayrılmak suretiyle kendilerini kurtarmaya veya beraat etmeye çalışıyorlar. Diğer bir yönüyle AKP bünyesinin içerisinde gerek Ahmet Davutoğlu gerek Ali Babacan'ın yapmış olduğu çalışmalar var. Bu iki insandan biri başbakanlık yapmış bir isim diğeri de ilk kuruluştan beri ekonomide varlığını hissettirmiş ve kabul ettirmiş olan bir bakandır. Her ikisinin varlığı karşısında AKP'nin içinde birçok insanın o iki beyefendinin arkasında yerlerini alacağını ümit ediyorum. Siyasi olarak AKP'nin tek başına iktidar olması artık mümkün görülmemektedir. Davutoğlu Osmanlıyı yeniden ihya etme gibi bir hassasiyetin içinde  bir maziperest. Ali Babacan öyle değil. Gerçeklerden hareket eden ve batıya dönük olan bir insan. Batıyla ilişkileri üst düzeyde ve mükemmel. Geçmişe değil geleceğe dönük bir çalışması var. Yaşayan insan yaşadığı ortamın içindeki menfaatleri hesaba katarsa ki katıyor o zaman Ali Babacan'la beraber yürür Davutoğlu ile değil.

 

"YENİ PARTİ ÇIKMASI ZOR"

Ertuğrul Yalçınbayır (Eski Başbakan Yardımcısı)- Geçtiğimiz günlerde dünya nezaket günüydü. Türkiye'de siyasette ne hoşgörü var ne nezaket var. Hoşgörü ve nezaket olsa insanlar birbirlerini dinler ne söyledikleri konusunda fikir sahibi olur, ondan sonra seçer. Şu anda maalesef yönetim şekli düşünce özgürlüğüne yeterince izin vermiyor. Hoşgörü ve nezaketi ortadan kaldırıyor. Toplumda şiddet eğilimleri ve otoriter eğilimler artıyor. Şiddet eğilimlerine siyasi elemanlarca teşvik edilmesi toplumda yaygınlaşmasına da yol açıyor. Şiddetten, hiddetten arınmış hoşgörülü bir ortamda bunları konuşmak gerekir. Konuşabilenlerin sayısı maalesef az, sansür var, otosansür var, çok sayıda açılan dava var. AK Parti'den ayrılanlar tarafından iki ayrı oluşum söz konusu. Bunların nedenlerinin samimi olarak anlatılabilmesi önem taşıyor. Niçin parti kurma ihtiyacı duydular, niçin arınma ihtiyacını duydular, AK Parti'de bu iş niçin yürütülemeyecek? Şu anda bu samimiyeti ve ciddiyeti görmek gerekir. Samimiyetle, ciddiyetle belli bir süreç içinde onların sınanmasından geçer. Türkiye'de güzel sözler söyleniyor, güzel yazılar yazılıyor ancak düşünce özgürlüğünün mevcut durumunun el verdiği ölçüde... Bunların birçoğu kayıtta kalıyor, kağıtta kalıyor. Sözler veriliyor uygulanmıyor, programlara yazılıyor uygulanmıyor, tüzükleri var tüzükler askıya alınıyor. Böylesine bir siyasette demokrasinin gelişebilmesi mümkün değil. Demokrasi bir değerler bütünüdür. Bu değerler bütünü içinde düşünce özgürlüğü, hukukun üstünlüğü, denetim, denge önemlidir. Yeni parti oluşumlarında samimiyet konusunda vatandaşın onları test edeceğini düşünüyorum. Bu şekilde algı yaratmanın algı operasyonun neticeye tesir edeceğini düşünmüyorum. Şu anda lider demokrasisi, iki dudak demokrasisi ve algı demokrasisi var. Özgürlük elektronik ortamda daha fazla o dahi sınırlı. İnsanların bir düşünce ve fikir etrafında birleşebilmeleri çok zor. Ben bu konuda kamuoyu yoklamalarının sağlıklı olduğunu düşünmüyorum. AK Parti'den yeni bir parti çıkmasının ve tabloyu değiştirmesinin çok zor olduğunu düşünüyorum. Biz düşünce özgürlüğünü yayalım, bunun önündeki engelleri kaldıralım. Basında çalışanların durumunu, basın özgürlüğü önündeki engelleri tartışalım. Özgür bir kamuoyu yaratmaya çalışalım. Bunlar yaratılmadıkça katılım sağlanmıyor. Kanun, kanun hükmünde kararname özgür bir ortamda kaliteli bir şekilde yapılmıyor. İdarenin kalitesizliği nedeniyle de kalitesiz bir şekilde yansıyor. Bunlar parti içinde çok daha fazla. Türkiye'nin bu durumdan kurtulması gerekiyor. Bu konuda örnek gösteriyorum; İzmir ve çevresi demokrasinin kalesi. Onların çevrelerine yayacakları ışık toplumda katılımcılığı arttıracak, denetimi, dengeyi arttıracak. Türkiye dünya demokrasisinde hangi sırada, partiler demokrasisinde hangi sırada? Türkiye'nin yeni bir siyasi anlayışa ihtiyacı var. Bu anlayış partilerin demokrasi anlayışına da Türkiye'nin demokrasi anlayışına da yansır. Bu hoşgörünün yaratılmasını diliyorum.

 

“YAPILACAK İLK SEÇİMİN KADERİNİ GENÇLER BELİRLEYECEK"

Galip Çetin (Demokrat Parti eski Genel Başkan Yardımcısı)- Muhalefet partilerinin yükseldiğini ve yeni siyasi oluşumların heyecan yarattığını görüyorum. İşsiz sayısı çok ciddi rakamlarda. Hayat pahalılığı ciddi boyutta. Bu güncel hayatı olumsuz yönde etkilemekte. Ekonominin acil nefes alması lazım. İşsizlerimizin çoğu genç. Gençler gelecekten endişeli. 22-25 yaş grubu işsiz üniversite mezunları ve ilk defa oy kullanacak 18 yaş üstü milyonlarca gencin seçim sonuçlarına etkisi önemli şekilde görülecektir. Muhalefet partilerinin yükseldiğini ve yeni siyasi oluşumların heyecan yarattığını görüyorum. Türk siyaseti yakın tarihte yeni siyasi karakterler tanıyacaktır. Bu siyasi karakterler mevcut muhalefet partilerinde de olabilir, yeni oluşumlarda da. Onların söylemleri dikkat çekecek ve siyasete yön verecektir. Hangi partiler, gençlere gerçek anlamda inandırıcı gelirse o partilerin hızla yükseleceğine inanıyorum. Türkiye 2020 yılında yeni siyasi kadroları çokça konuşacaktır. Yılbaşından sonra anketlerde ciddi değişiklikler görebiliriz.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

Enflasyon iki ay sonra yeniden çift haneye çıktı. 9 ay boyunca küçülen ekonomi, bu yılın 3. çeyreğinde yüzde 0.9 büyüdü. İşsizlikteki artış ise sürüyor. Hayat pahalılı...

Ülkenin her tarafından “erkekler tarafından hunharca işlenmiş kadın cinayetleri” haberleri geliyor. Savcılar, kadınların “korunma taleplerini” savsaklıyor, hakimler “e...

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Almanya Başbakanı Angela Merkel ve İngiltere Başbakanı Boris Johnson, zirve kapsamında bir ar...

Türkiye’de kadına şiddet eylemleri, çoğunlukla cinayetle sonuçlanıyor ve giderek artıyor. Erkek şiddeti durmuyor, durdurulamıyor. Savcılar “koruma kararları” almıyor. ...

“Esrarengiz” bir iddianın, iki gazeteci - Saray - Muharrem İnce - CHP Genel Merkezi arasında kopardığı fırtına ana muhalefeti sarstı ve... “Kumpas” ortada “sahipsiz” ...

Türkiye’de para piyasalarının gözü kulağı hep dışarı. En ufak bir haber döviz kurunu yukarı taşıyor. Döviz, gün içerisinde, hatta saatler içinde ciddi oranda artışlar ...

Afetler ülkesinde “koordinasyon noksanlığı” yıllardır sürüyor, Afetlerle “birçok” bakanlık, kurum ve kuruluş” ilgili, ama her büyük afette kaos yaşanıyor. “Çareyi” uzm...

Yazarlar
Website Security Test