Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

“Kumpas” ortada “sahipsiz” kaldı

29.11.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

“Esrarengiz” bir iddianın, iki gazeteci - Saray - Muharrem İnce - CHP Genel Merkezi arasında kopardığı fırtına ana muhalefeti sarstı ve... “Kumpas” ortada “sahipsiz” kaldı. Gözlem konuyu masaya yatırdı ve uzmanlara sordu; “Komplo kavgası kime yaradı?”

Gazeteci Rahmi Turan’ın Sözcü Gazetesi’ndeki sütununda gündeme taşıdığı “Saray’daki CHP’li” iddiası Türkiye’de siyasetin gündemini bir anda değiştirdi. CHP Genel Merkezi “görüşme iddiasının ‘Saray’ kaynaklı olduğunu” öne sürdü. Saray “CHP Genel Merkezini”, Muharrem İnce ise “CHP Genel Merkezi’ndeki bir grubu” işaret etti.

Tartışmalar, Rahmi Turan’ın yazısında “Bir CHP’li 9 Kasım gecesi Saray’a giderek Recep Tayyip Erdoğan’la CHP genel başkanlığı için görüştü ve Erdoğan ona ‘CHP’nin başına sen geçmelisin’ dedi” iddia etmesiyle başladı.

İki taraftan da yükselen tepkiler üzerine Turan, “sağlam” kaynağının “görüşen ismi Muharrem İnce olarak açıkladığını” duyurdu. Turan’ın “sağlam” dediği kaynak ise Saray’a yakınlığıyla bilinen ve daha önce “benzer haberlerin kahramanı olan” gazeteci Talat Atilla’ydı. Talat Atilla ise kendi kaynağını “bir CHP’li” olarak açıkladı ve isim vermedi. Görüşme iddiası ise hem Recep Tayyip Erdoğan hem de Muharrem İnce tarafından kesin bir dille yalanlandı. Bu açıklamaların gösteriyordu ki, “Eğer görüşme gerçekleşmemişse ortada CHP’yi karıştırmak için hazırlanmış bir kumpas vardı” ve Rahmi Turan, olmayan bir görüşmeyi “Doğru” diye yazarak CHP’nin zirvesini karıştırmıştı.

Gelinen noktada Londra’da hastanede yatan Rahmi Turan “Aldatıldım. Hata ettim. Özür dilerim” diye yazarken, Saray ve Muharrem İnce, “kumpasın CHP Genel Merkezi kaynaklı olduğunu” ısrarla öne sürdüler.

Yalova’da köyünde “ağaca astığı Türk Bayrağı ve Atatürk fotoğrafı arasında” basın toplantısı düzenleyen İnce’nin hedefinde gene partisinin genel merkezi vardı, “Bu komplo Genel Merkez’deki bir çete tarafından bana karşı kurulmuştur. Beni yıpratmak için harcadıkları enerjiyi AKP’ye harcasalar emin olun iktidar olurlar.” dedi.

İnce, Hürriyet gazetesinde yazdığı yazıda ise, “asıl hedefin Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu olduğunu” söyledi. İnce, "Bu işin CHP’de kurultay sürecine yönelik hesaplar üzerinden anlatılması kesinlikle benimle ilgili değildir. Benim kurultaya dönük hiçbir faaliyetim yoktur. Bu olayı kurultay üzerinden okumak isteyenler varsa bilsinler ki asıl hedef ben değilim Sayın Genel Başkan’ın kendisidir. Bana yapılan sadece bir yol temizliği olarak görülmelidir" dedi.

CHP Genel Merkezi ise kumpasın Saray kaynaklı olduğunu iddia ediyor. CHP Sözcüsü Faik Öztrak, açıklamasında, “Bu operasyonun amacı gayet açıktır. Amaç CHP’de karışıklık çıkarmak, kumpas kurmaktır. Operasyon Saray menşeilidir.” demişti.

CHP kaynakları, tartışmanın durulmasından sonra İnce'nin Genel Merkez’e çağrılarak dinleneceğini ve gerekirse iddialarını araştırmak üzere bir komisyon kurulabileceğini dile getirdiler. Yaşanan gelişmelerin ardından toplanan CHP MYK’si, herhangi bir disiplin süreci başlatılmamasına karar verdi. MYK’de, son süreçte yaşanan gelişmelerin “infiale neden olduğu” vurgulandı. Muharrem İnce’nin eleştirilerini yandaş medya üzerinden yapması ve genel merkez yönetimine doğrudan aktarmaması, “kabul edilemez” bulundu. CHP Genel Başkan Yardımcıları, “Son Cumhurbaşkanı adayımızın açıklamaları kendisine de geçmişine de yakışmadı” değerlendirmesini yaptı.

 

“ÜLKENİN GÜNDEMİNİ DEĞİŞTİRDİ”

Metin Öney (Eski Milletvekili)– Son günlerin en çok tartışılan konusu şüphesiz "Saraya giden CHP li"idi. Bu aynı zamanda Türkiye'nin gündemini de alt üst etti. Aslın da ekonomiden dış politikaya, eğitimden Suriye meselesine kadar çok sayıda sorun çözüm beklerken belirttiğim konunun gündemin merkezine oturması Türkiye'nin ne kadar meselelerinden uzak durduğunun açık göstergesidir.
Konuya çeşitli açılardan yaklaşmak gerekir.

Öncelikle işe basın açısından bakıldığın da her konunun araştırılmadan belgeleri toplanmadan doğruluk derecesi teyit ettirmeden kaleme alınmasının nelere mal olduğu apaçık ortadadır. Çok tecrübeli bir Yazar olan Rahmi Turan'nın böylesine bir oyuna gelmesi de dikkat çekicidir. Kaldı ki yapılan bir yazarın "makalesi" veya "yorumu" değil doğrudan bir "haber"dir ve gazetenin ilgili birimlerinin süzgecinden geçmesi gerekirdi. Bunun "sansürle" hiç bir ilgisi yoktur.

İkinci husus bu konuda "mağdur" edilen Muharrem İnce'nin tutumudur. Elbette haksız yere konunun içine çekilen İnce'nin bir tepki göstermesi doğaldır. Ancak bu tepkinin belli hudutlar dahilinde olması gerekirdi. Öyle yapmadı ve maksadı aşan cümleler kullanarak bizzat mensubu olduğu ve bir zamanlar hem Genel Başkanlığına ve hem de Cumhurbaşkanlığına aday olduğu bir partiye zarar verecek noktaya getirdi.
Esas düğüm noktası CHP’nin yönetimiyle ve bilhassa Genel Başkanla ilgili bölümüdür.

Yazının yayınlanmasının hemen ertesi sabah bir TV kanalına çıkan Kılıçdaroğlu'nun sunucunun sorusu üzerine verdiği "”Doğrudur, şüphelerim var" cevabı fitili ateşlemiştir. Tartışmanın alev almasının sebebi bu beyandır. Eğer Kılıçdaroğlu "Hiç bir CHP’li böyle bir şey yapmaz ve yapan varsa derhal buluruz ve tüzük neyi gerektiriyorsa yaparız" deseydi konu o anda kapanırdı ve böylesine bir tartışmaya yol açılmazdı. Sonuç CHP yönetiminin her kademesinde bir yenilenmeye şiddetle ihtiyaç olduğu ortaya çıkmaktadır.

 

“İKTİDARIN ‘ALGI OYUNLARI’, MUHALEFETİN ‘YOL KAZALARI’”

Mehmet Şakir ÖRS (Gazeteci/Yazar)- Türkiye ilginç günlerden geçiyor. Ülkemiz ve halkımız için, konuşulması ve tartışılması gereken onca yakıcı konu ortada dururken, bütün ülke günlerdir ‘Saraya çıkan CHP’li iddiası’ ile ilgili haberleri konuşup tartışıyor. Tam bir bardak suda fırtına koparılması hikâyesi ya da ‘bir delinin bir kuyuya attığı taşı 40 akıllının çıkaramaması’ örneği... Neresinden bakarsanız bakın, ‘cambaza bak’ özdeyişini anımsamamak elde değil. Bütün ülke, bir üfürük kulis iddiasının peşinde günlerdir oyalanıyor.

Siyasal iktidar, muhalefetin oluşturduğu Millet İttifakı’nın dağıtılması için elinden geleni yapacağını günler öncesinden ilan etmişti. Ana muhalefet partisinin lideri de kendi partilerine yönelik komplolar gerçekleştirileceğine defalarca dikkati çekmişti. Dolayısıyla şimdi ortaya çıkan konular hiç de sürpriz değil. Bir anlamda amaçlananların gereği yapılmaya çalışılıyor.

Bir başka önemli hedef de ülkenin ve halkın gerçek gündeminin üzerinin örtülmesi. Kamuoyunun dikkati suni konulara yöneltilirken, muhalefet partileri de kendi iç meselelerine odaklaştırılmak isteniyor. Partilerin içinde karışıklıklar çıkararak, enerjileri köreltilmeye çalışılıyor. Mümkün olursa yeni ayrışmalar yaratılarak, muhalefetin küçültülmesi ve etkinliğinin azaltılması hedefleniyor. Bu amaçla her türlü ‘algı oyunu’ sahneye konuyor.

Daha kısa bir süre önce, Millet İttifakı’nın küçük ortağı İyi Parti’de bir karışıklık oluşturulmaya çalışıldı. Bir grup başkanvekilinin, ‘bazı koşullara bağlı olarak iktidar partisi ile işbirliği yapabilecekleri’ gibi, neredeyse partilerinin kuruluş nedeninin berhava edilmesi anlamına gelen açıklaması ortalığı karıştırdı.

Daha bu konu unutulmamışken, ana muhalefete mensup bir siyasetçinin gizlice Saray’a çıktığı iddiasının ortaya atılması, muhalefet cephesini ve onların ittifakını hedef alan girişimlerin süreceğini gösteriyor. Üstelik bu sefer bu iddianın en etkili muhalif yayın organı üzerinden yapılmaya çalışılması, bunun için özel gayret sarf edilmesi, işin boyutunu daha da büyütüyor. Hem muhalefeti ve hem de muhalif yayın organlarını itibarsızlaştırma, böylece bir taşla birçok kuş varma hedefi güdülüyor.

Biz son dönemde gelişen bu olayları bir yandan iktidar çevrelerinin ‘algı oyunları’ olarak nitelerken, aynı zamanda muhalefetin de ‘yol kazaları’ olduğunu düşünüyoruz. Muhalefet partileri ve çevreleri, yaşanan bu gelişmelerden önemli dersler çıkarmalıdırlar. Kendi iç yapılarını ve ittifaktaki konumlarını gözden geçirip, çok yönlü güçlendirmelidirler.

Yaşanan süreç herkese önemli sorumluluklar yüklüyor. Bu tür olayları kişiler üzerinden tartışmayı ve değerlendirmeyi doğru bulmuyoruz. Bu yol bizi yanlışlıklara götürür. Önemli olan ilkeler ve politikalar üzerinden tavır almak ve temel siyasal doğrultuları titizlikle koruyarak sürdürmektir.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

Enflasyon iki ay sonra yeniden çift haneye çıktı. 9 ay boyunca küçülen ekonomi, bu yılın 3. çeyreğinde yüzde 0.9 büyüdü. İşsizlikteki artış ise sürüyor. Hayat pahalılı...

Ülkenin her tarafından “erkekler tarafından hunharca işlenmiş kadın cinayetleri” haberleri geliyor. Savcılar, kadınların “korunma taleplerini” savsaklıyor, hakimler “e...

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Almanya Başbakanı Angela Merkel ve İngiltere Başbakanı Boris Johnson, zirve kapsamında bir ar...

Türkiye’de kadına şiddet eylemleri, çoğunlukla cinayetle sonuçlanıyor ve giderek artıyor. Erkek şiddeti durmuyor, durdurulamıyor. Savcılar “koruma kararları” almıyor. ...

Türkiye’de para piyasalarının gözü kulağı hep dışarı. En ufak bir haber döviz kurunu yukarı taşıyor. Döviz, gün içerisinde, hatta saatler içinde ciddi oranda artışlar ...

Afetler ülkesinde “koordinasyon noksanlığı” yıllardır sürüyor, Afetlerle “birçok” bakanlık, kurum ve kuruluş” ilgili, ama her büyük afette kaos yaşanıyor. “Çareyi” uzm...

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, "Biz 4 milyona yakın Suriyeli mülteciye ev sahipliği yaparken yaklaşık 3 milyona yakın Suriyeliye de Suriye tarafında yardım ed...

Yazarlar
Website Security Test