Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Millet, "Dövizden TL'ye dönecek" mi?

13.12.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Gözlem, konuyu masaya yatırdı ve uzmanlara sordu, işte görüşleri...

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, vatandaşlara Türk lirası kullanma çağrısında bulunarak, "Gelin dövizden kendi paramıza dönelim. Kendi paramız artık güven veriyor" dedi. Erdoğan'ın bu çağrıyı, ABD Senato Dış İlişkiler Komisyonu'nun Türkiye'ye Yaptırım Tasarısını oylaması öncesinde yapması dikkat çekerken, dolar 5,8185 ile yaklaşık 3 haftanın en yüksek seviyesini gördü.

Ekonomide toparlanmanın başladığını belirten Erdoğan, hedefin tek haneli enflasyon olduğunu kaydederek, "Biz yerli ve milli istikrarlı bir Türk parasına da geçelim istiyoruz. Gelin cebimizde kendi paramızı taşıyalım. Daha istikrarlı bir Türk parası sayesinde enflasyonun kalıcı tek hanelere düştüğünü göreceksiniz. Düşük faiz ve düşük enflasyon. Eğer faizi düşürürsek kesinlikle enflasyon da düşecektir." Diye konuştu. Gözlem çağrıyı uzmanlara sordu:


"DÖVİZE DEĞİL, TL'YE TALEP, GÜVENE DAYANIR"


Muzaffer Demirci (Prof. Dr.)- 24 Ocak 1980 kararları sonrası Kambiyo rejimindeki düzenleme ile yabancı paranın farklı amaçlarla talep edilmesine zemin hazırlanmıştır.

Enflasyonist dönemlerde bireyler ve şirketler varlıklarını gayrimenkul, altın ve döviz gibi yatırım araçlarına, değersizleşen ülke parasından kaçmak için başvururlar. Türkiye de, bu para ikamesi veya dolarizasyon olgusu yaşayan ülkelerden biridir. Yabancı paraya olan talebin nedeni ulusal paraya olan güven duygusunun azalmasıdır.

Ekonominin temelinde rasyonellik prensibinin yattığını bu nedenle TL kullanımının avantajlı bir konuma dönüştürülmesi çok önemlidir. Ama TL faizinin enflasyonun altında tutma çabaları ve kamu kurumlarının dolar cinsinden fiyatlanması Türk Lirasına olan güvensizliğin kaynağını oluşturmaktadır.

Ekonomiye duyulan güven; tüketici güven endeksi, perakende ticaret güven endeksi, hizmetler sektörü güven endeksi anketleri ile ölçülmektedir. Eğer bu endekslerdeki değişimi USD / TL değişimi ile mukayese edersek 2011 yılından bu yana ekonomideki güvenin sürekli düştüğü döviz kurlarındaki değişimin ekonomiye olan güveni ciddi biçimde etkilediği görülmektedir.

Ekonomideki güven sadece faiz kararlarına bağlı değildir. 2008 krizinden sonra ülkelerde uygulanana para politikasında faiz oranları ya da para arzını artırmaya yönelik önlemler siyasi karar alınmasına gerek olmaksızın Merkez Bankalarına karar alıp uygulayabilir. Oysa Maliye politikası vergiler, teşvik ve dış ticaret politikalarında siyasi kararlar alındığı için sorumluluk hükümetlere aittir. Dolayısıyla para politikasının tercih edilmesinin temel nedeni siyasetçileri sorumluluktan kurtarmasıdır.

2019 yılında geniş ölçüde baz etkisine dayalı enflasyondaki düşüşün yanında para politikasında kredi genişlemesi ile amaçlanan tek hedef ekonomide büyümedir. Bir ekonomide hem yüksek enflasyon hem de ekonomide küçülme varsa birbiriyle çelişen bu iki hedefe birlikte ulaşmanın tek yolu sadece para ve maliye politikası değil, toplumdaki beklentilerdir. Çünkü insanların gelecek hakkında olumsuz olmaları yatırım ve üretim yapma kararlarını etkilemektedir.

Çünkü dolarizasyondaki yüzde 1 oranında bir değişme yüzde 5,32 oranında enflasyona etkilediği araştırmalarda belirtilmektedir. Çünkü dışa bağımlı bir ekonomik model bu etkiyi artırmaktadır.
Bu yüzden beklentilerin olumlu hale dönüştürmenin yolu dövizinizi TL'ye çevirin beyanatları değil, ekonomide planlı ve programlı politikalar üreterek şeffaf, hukukun üstünlüğü içinde güven verici politikalar uygulamaktan geçmektedir.

 

"VATANDAŞ DÖVİZİ 'HER AN ARTABİLİR' BEKLENTİSİYLE TERCİH EDİYOR"

Ramazan Abay (Prof. Dr.)- Kamu bankaları, yüzde 11- 13 bandında politika faizinin 300 baz puan altında KOBİ'leri finanse etmektedirler. Merkez Bankası, kamu bankaları üzerindeki bu yükleri hafifletmek ve özel sektör bankalarının piyasaya daha çok kredi vermeleri karşılığında zorunlu karşılık yoluyla desteklenecek bankaların artık bu teşviklerden yararlanabilmek için ticari kredi ve uzun vadeli konut kredilerine ağırlık vermeleri arzulanmaktadır. Bu yolla KOBİ'lere kredi veren bankaların desteklenmesi hedeflenmektedir.

Merkez Bankası'nın bu uygulamaları ile yani faizler üzerinde oynayarak piyasaların canlanmasını beklemek pek olanaklı görülmüyor. Yaşanan konkordatolar ve iflaslar nedeniyle bankalar, kredi verecek şirket bulmada zorlanmaktadırlar. O nedenle piyasaya canlılık vermek isteniyorsa geçmişte olduğu gibi kredi garanti fonu kaynaklı krediler gibi orta ve uzun vadeli krediler uygulamaya konulmalıdır.

Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçmişte olduğu gibi bir kez daha çağrı yaparak vatandaşlarımızın ellerindeki dövizi satıp TL'ye dönmelerini istemiştir. Çağrı yapılabilir, ancak vatandaşlar ve iş alemi dövizin her an tırmanıp yukarılara gideceğini bekliyor. Yani TL'ye güvenmiyor. Piyasada gözlenen enflasyon ile açıklanan enflasyon oranları da örtüşmediği ve güven vermediği için vatandaşlar ve iş alemi varlıklarını döviz cinsinden tutmayı tercih etmektedirler. Üretimin artmasını sağlayıcı tedbirler alınmadığı sürece, parasal tedbirlerle enflasyonu düşürme çalışmaları sonuç vermeyecektir.

 

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

Türkiye’nin tarım ve ekonomisine etki eden asırlık kurumu olan İzmir Ticaret Borsası meclis üyeleri, temsilcisi oldukları meslek gruplarına ilişkin önemli açıklamalard...

ESBAŞ Yürütme Kurulu Başkanı Güler, ESBAŞ’ın dününü, bugününü, yarınını anlattı ve Yayın Kurulu üyelerimizin sorularını yanıtladı. İşte sorular ve yanıtları…

2019'da ithalatın düşmesiyle fazla veren cari işlemler hesabı, faizlerin düşmesi ve ekonomik aktivitenin artmasıyla Kasım ayında 518 milyon dolar açık verdi. 12 aylık ...

GÖZLEM "soruyu" masanın üzerine koydu ve sordu. İşte görüşler…

"Milli Eğitimi, Dini Eğitim" haline getiren adımlar atılıyor, Diyanet'in "Laikliğe aykırı" karar ve uygulamaları devam ediyor, CHP ve İYİ Parti'den ses seda çıkmıyor; ...

Gözlem bu soruyu uzmanlara sordu. Serdaroğlu’nu haklı çıkaran cevaplar aldı.

İzmir Ticaret Borsası (İTB) Yönetim Kurulu Başkanı Işınsu Kestelli ve İTB Meclis Başkanı Barış Kocagöz sorularımızı yanıtladı. Meclis üyeleri ise temsilcisi oldukları ...

Yazarlar
Website Security Test