Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Kadınlar ve işçiler meydanlara sığmıyor!

24.1.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

"Kadına şiddete, hayat pahalılığına karşı sokaklara inen kadınlara, İstanbul ve Diyarbakır'da "Çocuklarını arayan" annelere, "15 Temmuz Anneleri" de katıldı. Bursa ve Kocaeli'de de "işçiler ve emekçiler" de meydana indi. Yaşanan bu gelişmeler, "Bunlar iktidara uyarı sinyalleri mi?..” sorusunu ülke gündemine getirdi. Soruyu uzmanlara da sorduk, işte görüşleri…

EDA EBRU NANECİ

Hayat pahalılığı giderek artıyor. Vatandaşların omzundaki yük her geçen gün ağırlaşıyor. Kadına şiddet olaylarının ardı arkası kesilmiyor. Kadına yönelik şiddet, maddi imkansızlıklar nedeniyle artan intihar vakaları ve ölümle sonuçlanan borç kavgaları haberlere sık sık yansıyor. Bu gidişe dur demek için başta kadınlar ellerinde pankartlarla sokaklara iniyor; hayat pahalılığına da, kadına karşı şiddete “Hayır” diyor.
İstanbul, Ankara ve İzmir’de kadınlar, “Şilili feminist kolektif Las Tesis aktivistlerinin erkek şiddetine yönelik ülkelerinde başlattığı ve giderek tüm dünyaya yayılan danslı protesto gösterisini”, coplara ve biber gazlarına, gözaltılara rağmen Türkiye’ye getirdiler.

Ülkede iğneden ipliğe her şeye gelen yüksek zamlara karşılık, asgari ücret zammının, memur ve emeklilere “düşük tutulan enflasyon rakamlarına göre” verilen zamların, işçi ücretlerine yapılan toplu sözleşme zamlarının beklenin altında kalması da büyük halk kitlelerini olumsuz yönde etkiledi. Uzun bir aradan sonra metal işçileri de “iki görkemli” miting ile meydanlara çıktı. Metal İş Sendikası grev kararı aldı, İşveren Sendikası da lokavt ilan etti.

Bu arada, Diyarbakır'da HDP binası önünde "evlat nöbeti" tutan annelerden sonra ağır hapis cezalarına çarptırılan askeri okul öğrencilerinin anneleri de AKP İstanbul İl Başkanlığı binası önünde oturma eylemi başlattı ama eylem polis engeline takıldı. Diyarbakır'da annelerin eylem yapmasına izin verilmesine karşın Ankara’daki eylemin engellenmesi 'çifte standart' olarak tanımlandı.

Öte yandan Bursa ve Gebze’de metal işçileri alanlara indi. Metal işverenleri sendikası MESS’in düşük zam, esnek çalışma ve üç yıllık sözleşme dayatmasına karşı alanları dolduran 100 binden fazla metal işçisi, işveren sendikasının “sonradan yüzde 8 zam, 3 yıllık sözleşme ve esnek çalışma” teklifini protesto etti. İşçiler, bu dayatmalara boyun eğmeyeceklerini, üretimden gelen güçlerini kullanacaklarını duyurdu. MESS’in 3 yıllık sözleşme ve düşük zam dayatmasına karşı Türk Metal ve Birleşik Metal-İş’in grev kararı almasının ardından İşveren Sendikası’ndan yeni bir adım geldi. Yüzde 10 zam teklifinde bulunan MESS, lokavt kararı aldığını borsaya bildirdi.

“İŞÇİLERİN TEK SİLAHI GREVDİR”

Musa Çam (Eski DİSK Genel Sekreteri)-770 haftadır 1995 yılından beri Cumartesi Anneleri İstanbul’da Galatasaray Lisesi’nin önünde kaybolan evlatlarıyla ilgili bir mücadele vermektedirler. Zaman zaman polis, Cumartesi Anneleri’nin yaptıkları bu eyleme baskıyla, polis copuyla, tazyikli suyla, biber gazıyla müdahale etmektedir. Diyarbakır’da da çocuklarının kaçırıldığını iddia eden bu anneler haklı olarak çocuklarının sağ salim evlerine dönmesi için bir beklenti içindeler. Bunlar son derece demokratik ve insani haklardır. Bu türden insani haklara polisin aşırı şiddet göstermesi ve tepki vermesi kabul edilemez. Bugün Fransa’da bir yılı geçti sarı yelekliler ve sendikalar emeklilik yaşının yükseltilmesi ve geçim koşullarının zorluğu nedeniyle Fransız Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un sarayının önünde kesintisiz eylem yapmaktadırlar. Amerika’da Beyaz Saray önünde ve İngiltere’de kraliçenin olduğu sokakta eylemler yapılıyor. Bu eylemler son derece medenice karşılanmakta vatandaşa bir zulüm ve işkence yapılmamaktadır. Bizim ülkemizde de bu standartlara ulaşılması gerekiyor. Özellikle metal sektöründe çalışanlar, iş kazanlarında hayatını kaybedenlerin yakınları ve iş arkadaşları, işten atılan işçi kardeşlerim sokaklarda ve meydanlardalar. Kocaeli’nde ve Bursa’da metal işçileri meydanlardaydılar. Metal sektörü çok önemli ve işçi sınıfının örgütlü olduğu bir sektör. Yürüttükleri toplu sözleşme müzakereleri kitlenmiş durumda. İşçiler Anayasal haklarını kullanarak meydanlara indiler. İşçilerin bir tek silahı vardır o da grevdir. Onu da en iyi şekilde kullanmak için meydanlara iniyorlar ve uyarı görevi yapıyorlar. Bunun sonucu grev noktasına gidebilir. Ancak AKP hükümeti bugüne kadar hukuksuz bir şekilde milli güvenliği gerekçe göstererek çeşitli sektörlerde grevleri ertelemiş ama bu grevler yargı yoluyla geriye dönmüştür. İşçiler yine alanlarda, meydanlarda en demokratik haklarını kullanmaktadırlar. İşçileri, polis copuyla, biber gazıyla, tazyikli suyla susturmak çağımıza yakışan, uygun bir müdahale değildir. İşçiler haklarını en demokratik şekilde meydanlarda haykıracak ve taleplerini yükselteceklerdir. İşverenler masaya oturup müzakere edeceklerdir. İnsanca bir yaşam için ücretlerini en demokratik şekilde talep edeceklerdir. Bunun altından baskıyla kalkmak mümkün değildir. Güvenlik güçleri toplantı ve gösteri yürüyüşlerine aykırı davranmaktadır. Talimatı veren İçişleri Bakanı ve hükümettir. Hükümetin bu konuda daha dikkatli olması gerektiğini düşünüyorum.

 

“SOSYAL MEDYA ADALETİ!”

Canan Güllü (Türk Kadın Dernekleri Federasyonu Başkanı)-Biz kadınlar olarak çok uzun zamandır sokaktayız. Olağan üstü hal döneminde de 8 Mart için sokağa çıkmaktan geri kalmadık. Yanlış giden her konuda, konunun yanlış olduğunu söyleme cesaretinde bulunduk. Ancak özellikle işçilerin çok uzun zamandır sesi ve soluğu çıkmıyordu. Metal işçileri bir eylem başlattı. Metal işçilerinin bu konudaki dirayetlerini ve duyarlılıklarını daha önceden biliyorum. Bir tarafta ekonomik koşulların ağırlığı, asgari ücret konusundaki sıkıntı, diğer tarafta iş yerlerinin kapanıyor olması, hayat pahalılığı… Yani içinde bulunduğumuz koşullarda insanca yaşamaktan vazgeçtim artık yaşamak bile mümkün değil. Dolayısıyla iktidar sokağa çıkanların sesini duymalı ve kendine 5N 1K sorularını sormalı. Kadın cinayetlerinin birden bire günde 3 taneye çıktığı bir dönemde, yargılama konusundaki aksaklıklar, bu cinayetleri önlemeye dair politikaların eksikliği ve ekonomik konular da işçi temsilcileriyle görüşülmeli. Bazı sendikaların çok uzun zamandır doğru ses vermediğini düşünüyorum. Sendikalar kendilerinden beklenen işçiden yana olma tavrını net göstermedikleri bir dönemde ses verdikleri için dikkate alınması gerektiğine inanıyorum. Hukuka güvenin sosyal medya adaleti ile sağlandığı bir süreçte sorun çoktur ve dikkate değerdir.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

Cumhurbaşkanı'nın "bu konudaki çok sert ve çok açık konuşması" üzerine, GÖZLEM konuyu masaya yatırdı ve uzmanlara sordu. İşte görüşleri...

Suriye'de muhaliflerin kalan son kalesi olarak kabul edilen İdlib'in kuzeyinde Esad kuvvetlerinin Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) konvoyuna yaptığı ikinci saldırı sonucu...

ABD’nin Haseke’de rejim askerlerine düzenlediği hava saldırısının ardından Rus, ABD ve Suriye askerleri olay yerinde yan yana görüntülenmişti...

Withco’nun yaratıcısı Övünç Emre “Uçmadan söylüyorum, 7-8 yıl sonra İstanbul’da, Eskişehir’de, Antalya’da, Bursa’da, yurt dışında oluruz” diyor.

GÖZLEM 83 milyonu doğrudan ilgilendiren konuyu masaya yatırdı ve Uzmanlara sordu; “Sepetteki bu hesaplama oyunları ile enflasyon düşer mi; gerçekten düşürmek için ne y...

Kanal İstanbul projesinin, 1936 yılında imzalanan Montrö Boğazlar Sözleşmesi’ni tartışamaya açacağı yönünde yapılan uyarılara Dışişleri Bakanlığı’nda görev yapmış 126 ...

Kuzey Suriye’de Türkiye / ABD / Rusya / İran / Esad Rejimi arasındaki “İdlib dengesi” Türk Konvoyuna saldırı ile bozuldu. GÖZLEM, uzmanlara “Tehlike ve risk dolu bu ...

Yazarlar
Website Security Test