Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Sosyal Medya ve İnternete karartma mı geliyor?

14.2.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Cumhurbaşkanı'nın "bu konudaki çok sert ve çok açık konuşması" üzerine, GÖZLEM konuyu masaya yatırdı ve uzmanlara sordu. İşte görüşleri...

MEHMET KOCABIYIK

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yine sosyal medyayı hedef aldı. Ulusal Siber Olaylara Müdahale Merkezi (USOM) açılışında konuşan Erdoğan, "Sosyal medya bu bakımdan tam bir çöplük, tam bir başıboş mecra haline dönüşmüştür. Türkiye, insanların taciz edildiği, dolandırıldığı, lince tabi tutulduğu böyle bir sanal dünyaya asla teslim olmayacak. Gerçek hayatta suç olan her şeyin internet ortamında da aynı karşılığı bulması şattır." ifadelerini kullandı.

"Erken seçim yapılacak" görüş ve iddialarının gündemde olduğu bir süreçte, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamaları, "Medya yazılı ve görsel basınıyla çok büyük ölçüde iktidarın hakimiyetinde iken, İnternet ve sosyal medyaya da sınırlama mı getiriliyor" endişesine yol açtı. Erdoğan, 2014 yılında yaptığı, "Twitter, mıvitter, hepsinin kökünü kazıyacağız" açıklamasının ardından Twitter'a erişim bir süre engellenmişti.

Erdoğan USOM açılışında yaptığı konuşmada, internete önlem alınması gerektiğini 2007 yılında söylediğini belirterek, "Ülkemizi yalan haberin, iftiranın, hakaretin, tehdidin, dolandırıcılığın, provokasyonların adeta bir çığ gibi toplumumuzun üzerine çöktüğü bu kâbus ikliminden çıkartmakta kararlıyız. Daha 2007 yılında başbakanlığım döneminde, bu konuda gereken önlemlerin alınmasını talep etmiştik ancak aradan geçen bunca zamana rağmen henüz işe yarar bir hukuki ve teknik altyapı oluşturamadığımızı da üzüntüyle görüyoruz. Adalet ve İçişleri Bakanlıklarımızla, ilgili kurumlarımız tarafından bu çerçevede yürütülen hazırlıkların süratle neticelendirilmesini istiyoruz." dedi.

Bir başka önemli sıkıntının ise "Siber zorbalıkların çeşitlenip artması" olduğuna değinen Erdoğan şunları söyledi: "Özellikle sosyal medya bu bakımdan tam bir çöplük, tam bir başıboş mecra haline dönüşmüştür. İnsanların taciz edildiği, dolandırıldığı, onurlarının kırıldığı, linçe tabi tutulduğu, her türlü haklarının ihlal edildiği böyle bir sanal dünyaya asla teslim olmayacağız."

"SİYASİ ELEŞTİRİLER SUSTURULMAK İSTENMEKTEDİR"

Yekta Güngör Özden (Eski Anayasa Mahkemesi Başkanı) -Cumhurbaşkanı'nın internet düzenlemelerini içeren bu tür konuşmaları toplumsal yaşamımızı etkileyecek ağırlıkta görülmektedir. İnternet ve sosyal medya üzerinde kurulmak istenen baskının sebebi, kendilerine yönelik siyasi olumsuz eleştirileri susturabilmektir. Sosyal medya ve internette kendilerinden başkalarına yapılan kötü yazılara ses çıkartılmazken kendileri eleştirildiklerinde anında davalar açılmaktadır.

İnternetin toplumsal yaşamdaki yerini ve değerini daraltıp azaltmaya çalışıyorlar. Bu şekilde üstü kapalı bir biçimde kendilerine yönelik olumsuz eleştirileri susturmaya çalışıyorlar. O bakımdan bu yaklaşımları ben uygun bulmuyorum. Siyasetçilerin internet ve sosyal medya üzerindeki daraltma, durdurma ve sınırlama yönündeki baskılarının ileri düzeye gelmesi halinde yurttaşların yargı mecralarına başvurmalarını öneriyorum. Daha da önemlisi, siyasal partilerin muhalif olanlarına önemli bir görev düşmektedir o da; siyaset yoluyla, toplumsal hakları ve özgürlükleri daraltıcı ve karartıcı çalışmaların karşısına, yeni kurallarla çıkmak gerekiyor.

 

"İLETİŞİM VE BİLİŞİME MÜDAHALE ŞAH DAMARIN KESİLMESİDİR"

Hüsnü Erkan (Prof. Dr.) -Çağımız bilgi, bilişim ve iletişim çağıdır. Yaşadığımız çağın temel özelliği, insanlar, toplumlar, sosyal gruplar, işletmeler, kurumlar, makineler ile her türlü eşyalar arasında bağlantı ve iletişim ağlarının oluşturulduğu bir çağ olmasıdır. Geçmişin bağımsız ve bağlantısız bireyleri ve nesneleri artık sosyal ve sistemsel ağlar yoluyla iletişime geçiyor. İnternet, Whatsapp, Twitter, Google, Yahoo, Trivago, Gmail, Facebook, Instagram, LinkedIn, Blog, letgo insanları çeşitli amaçlar için birbirine bağlayan ağ sistemleri olarak işliyor. Ali Baba dünyanın en büyük ağ şirketlerinden biri. Kentlerin akıllı kentler olabilmesi için ağ sistemleri ile donatıldığını görüyoruz. Evlerin akıllı olması için ağ sistemlerini evlerde kuruyoruz. Şirketlerin küresel şirket olması için yerel ortaklarla ağlar da buluşuyor. Makinelerin ağ sistemleri olarak birbirine bağlanması endüstri 4.0 olayını yaratıyor. Kısacası ağ toplumu olduk. Nesnelerin interneti eşyalar arasındaki ağları oluşturuyor. Ağ oluşturmak sistemleri birbirine bağlarken insanları ve kurumları, işletmeleri bir birine bağlıyor. Bir birine bağlanan insanlar, işletmeler ve kurumlar sinerji yaratarak daha etkin işlevsellik, işleyiş ve üretim sağlıyor. Ağlarda buluşmak katılım sağlıyor; katılım, işlevsellik ve etkinlik hep birlikte, interaktif etkileşim içinde tüm yeniliklerin ve yaratıcılığın kaynağı oluyor.

Hal böyle iken, internet ve ağ ortamını tüm suçların yaratıldığı bir ortam olarak görmek veya suç aleti görüp, bu sistemleri katı kontrol ve denetim altına almak, çağdaş toplum sistemlerinin şah damarını kesmek anlamına gelecektir. Örneğin genç kuşaklar Wikipedia gibi bir bilgi kaynağından ülkemizde yıllarca yoksun kaldı. Kısıtlama ve müdahaleler yoluyla bu alanları kısıtlamak yenilik ve yaratıcılığın, özgürlük ve çoğulcu ortamlar içinde gerçekleştiğini göz ardı etmek anlamına gelecektir. Eğer bir ülkede bazı mekanizmalar "çöplük ve suç unsuru" oluyor ise, bunu teknolojik sistemlerde değil; bu teknolojik sistemleri yanlış kullanan, kötüye kullanan, sosyal sorumluluk duygusundan yoksun insanlarda aramak gerekir. Asıl kontrol edilmesi ve denetlenmesi gereken sosyal sorunluluk duygusundan yoksun insanlardır. Cezai uygulamalar onlara yönelik olmalıdır. Ancak ağ ve iletişim sistemlerinin bir çerçeve düzenleme ile işlevini kısıtlamak değil aksine etkinleştirmek ve genişletmek yönünde olmalıdır. Ülkemizdeki sosyal iletişim ağlarını sorumsuzca kullanılan çevrelerin daha çok çatışmacı kültür ve kavga içindeki insan ve kurumların birbirini karalamak için kullandığı gerçeği unutulmamalıdır. Bu sorunun çözümü ise, iletişim ağlarını kısıtlamaktan ve kontrol altına almaktan değil, toplumda uzlaşmaya, çoğulculuğa, hoşgörüye, barışa ve çoğulcu demokrasi dayalı kültür ve eğitim politikalarının daha etkin uygulamasından geçtiği gerçeğine odaklanmalıyız. Zira insanlarımızı doğru eğiterek, suç işlemekten alıkoyar ve daha çok sosyal sorumluluk duygusu olan insanlar yetiştirebiliriz. Ancak böylesi bir politikalar eşliğinde teknoloji ile eğitim ve kültür politikalarımız bir uyum ve paralellik içine girer ve suça uygun olmayan ortamlar yaratabiliriz.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

Suriye'de muhaliflerin kalan son kalesi olarak kabul edilen İdlib'in kuzeyinde Esad kuvvetlerinin Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) konvoyuna yaptığı ikinci saldırı sonucu...

ABD’nin Haseke’de rejim askerlerine düzenlediği hava saldırısının ardından Rus, ABD ve Suriye askerleri olay yerinde yan yana görüntülenmişti...

Withco’nun yaratıcısı Övünç Emre “Uçmadan söylüyorum, 7-8 yıl sonra İstanbul’da, Eskişehir’de, Antalya’da, Bursa’da, yurt dışında oluruz” diyor.

GÖZLEM 83 milyonu doğrudan ilgilendiren konuyu masaya yatırdı ve Uzmanlara sordu; “Sepetteki bu hesaplama oyunları ile enflasyon düşer mi; gerçekten düşürmek için ne y...

Kanal İstanbul projesinin, 1936 yılında imzalanan Montrö Boğazlar Sözleşmesi’ni tartışamaya açacağı yönünde yapılan uyarılara Dışişleri Bakanlığı’nda görev yapmış 126 ...

Kuzey Suriye’de Türkiye / ABD / Rusya / İran / Esad Rejimi arasındaki “İdlib dengesi” Türk Konvoyuna saldırı ile bozuldu. GÖZLEM, uzmanlara “Tehlike ve risk dolu bu ...

Rusya ve İran’la yapılan anlaşmalarla Türkiye, kendini İDLİB’te “oyun kurucu” sanırken, ESAD ordusunun Türk Konvoyuna Rus destekli saldırısı karşısında “ateşli” bir aç...

Yazarlar
Website Security Test