Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Yunanlıları dünyaya şikâyet ediyoruz, kendi kadınlarımıza neler yapıyoruz?

13.3.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Türkiye’de kadınlar ‘kendi günleri’ olan 8 Mart’ta bile seslerini duyurmak için çıktıkları sokakta polisin sert müdahalesiyle karşı karşıya kalırken, on binlerce mülteci ‘serbestçe’ Yunan sınırına kadar yürüyor. Muhalif gazetecilere yönelik baskı, saldırı, gözaltı ve tutuklamalar ise giderek artıyor. Uzmanlar bu konu hakkındaki görüşlerini GÖZLEM ile paylaştı.

EDA EBRU NANECİ

Türkiye, Avrupa sınır kapılarını sığınmacı geçişine kapatmayacağını açıkladıktan sonra mülteci akını yaşandı. Yapılan açıklamalarda ise “Yunanlılar, mültecilere ne yapıyor, bütün dünya ve özellikle Avrupa görsün!” denildi. Peki, bizler “kadınlara, gazetecilere ne yaptık, yapıyoruz?”

On binlerce mülteciye “Yunan sınırına kadar yürümek” serbest ama kadınlara, hem de “Dünya Kadınlar Günü’nde Beyoğlu’ndan Taksim’e yürümek” yasak. Yürümek isteyen kadınlar ise biber gazına maruz kaldı, coplandı, plastik mermi kullanıldı ve gözaltına alınanlar oldu. Diğer tarafta ise “Muhalif” gazetecilere, sokaklarda, evlerinin önünde saldırılar yaşandı.

Kanal İstanbul'a ilişkin yaptığı tutarsız açıklamaları sebebiyle MHP'li Devlet Bahçeli'yi eleştiren Yeniçağ gazetesi yazarı Murat İde evinin önünde saldırıya uğramıştı. MHP Genel Sekreteri İsmet Büyükataman’ın saldırıdan iki gün önce yaptığı yazılı açıklamayla İde’yi hedef gösterdiği belirtilmişti. “Yazılan, Mecliste konuşulan, herkesin bildiği bir olay bahane edilerek” tutuklanan gazeteciler (İktidarı eleştiren, “tarikatlar / cemaatler / iktidar ve de Fetöcüler / iktidar ilişkilerini kitaplaştıran yazarlar), gözaltılar ve tutuklamalar ise hız kesmiyor.

Gazetecilere yönelik artan baskıyla birlikte yaşanan son olayda, “ifşa edilmiş” bir isimle ilgili cenaze haberi nedeniyle ODATV Genel Yayın Müdürü Barış Pehlivan, Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Barış Terkoğlu ve haberi yazan muhabiri Hülya Kılınç ile aynı olayda ‘Adli Kontrol ile serbest bırakılan” ama sonradan yeniden gözaltına alınan Yeniçağ gazetesi yazarı Murat Ağırel’in, Yeni Yaşam Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ferhat Çelik ve Yazı İşleri Müdürü Aydın Kesel tutuklandı.

 

“GÖLGE KARANLIĞA DÖNÜŞÜYOR”

Yekta Güngör Özden (Anayasa Mahkemesi eski Başkanı) -Türkiye’de demokrasi en çok özlediğimiz bir düzen olmasına karşın bir türlü gerçekleşemedi. Siyasetçilerin biçimsel yaklaşımları ve kendilerine oy veren seçmenleri doyurucu gerçek dışı sözleri tarihimizde karşımıza hep yeni engeller ve aykırılıklar olarak geçti. Son yıllarda AKP iktidarının tutumu gösteriyor ki siyasal iktidarı en büyük güç olarak tanıtma onun karşısında iyi niyetli eleştirilere bile katlanamama hastalığı var. Bu siyasal rahatsızlık rejimleri giderek kemiren bir mikrop biçimini aldı. O bakımdan bugünün iktidarının kendilerine yönelik eleştirileri hiçbir kaynak, hiçbir gerekçe, hiçbir neden göstermeden hep kendilerinin kötülüğünü isteyenlerin bir çıkışı olarak algılaması, demokrasimizin üzerindeki gölgeyi giderek karanlığa dönüştürmektedir. Gazetecilerin son zamanlarda olmadık nedenlerle, kuşkularla, kuruntularla, alınganlıkla, siyasi amaçlarla ve hukukun ilke ve gereklerine aykırı olarak gözaltına alıp tutuklanması öyle gösteriyor ki siyasal iktidarın irade üzerindeki baskısı da giderek artmaktadır. Bağımsız yargının yeni bir sınavdan geçtiği kanısındayım. Türkiye Cumhuriyeti’nin hukuk devleti niteliğini hepimizin özenle korunması, giderek güçlendirilmesi ve karışıklıkların önlenmesi gerekirken siyasal iktidarın isteği doğrultusunda gerçekleştiği izlenen durumlar yargı bağımsızlığı konusunda da hepimizi endişeye ve derin derin düşünmeye düşürmüştür. O bakımdan gelişmelerim olumsuzluğu bizim içimizi karartmakta, umudumuzu etkilemekte ve endişelerle birlikte yaşamamıza neden olmaktadır.

 

“SON DÖNEMİN ÇİFTE STANDARDI”

Pınar Türenç (Basın Konseyi Başkanı) -Türkiye'de son dönemde yaşananlara şaşırmamak mümkün değil. Her alanda çifte standardın uygulanması her kesimi üzdüğü kadar geleceğe dair endişeleri de beraberinde getiriyor. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü nedeniyle kadınların gösteri haklarını kullanmak istemeleri suç olarak görülemez. Ne var ki, hakları için İstanbul'da yürüyüş yapmak isteyen kadınlarımıza acımasızca güç kullanıldı. Kadınlar coplandı, saçlarından yerlerde sürüklendi. Ve bu kabul edilemez kontrolsüz güç kullanımıyla ilgili haberlere, sadece eleştirel habercilik yapan birkaç gazete ve televizyon yayınlarında yer verdiler. Basının yüzde 95'inde bu haberlere yer verilmemesi ile tarafsızlık ilkesi bir kez daha çiğnendi. Ve on binlerce mültecinin sınır dışına, Yunan sınırına yürümeleri ise serbest bırakıldı. Bu örnekler, son dönemin ‘çifte standardı’ olarak tarihe kaydedildi. Öte yandan, bir hafta içinde sadece habercilik ve gazetecilik yapmaya çalıştıkları için gazetecilerin hukuksuz şekilde gözaltına alınmaları, tutuklanmaları ise asla kabul edilemez. Daha önce alenileşmiş bir haberin bir başka yayın kuruluşunda habercilik kurullarına uyularak yayımlanmasına rağmen, Türkiye'nin en büyük internet sitesi ODATV'nin kapatılması 3 gazetecinin tutuklanması, Türkiye'nin ayıbı oldu. Ayrıca, Yeniçağ gazetesinin yazarı Murat Ağırel ile Yeni Yaşam gazetesinden 2 gazetecinin de sosyal paylaşımlarından cezaevine konulmaları ile basına baskının arttığının örneklerini görmekteyiz. Basın Konseyi olarak, tutuklu gazetecilerin serbest bırakılmalarını, tutuksuz yargılanmalarını istiyoruz. Çünkü gazetecilik yapmak suç değildir. Halkın haber alma haklarına sahip çıkılması gerektiğini söylüyoruz.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

Pandemik salgın, Dünyayı olduğu gibi Türkiye’yi de sarstı; hem sosyal açıdan, hem ekonomik açıdan… Salgının ülke ekonomisinde ve sosyal hayatta yarattığı krize karşı a...

Türkiye’de test sayısı da, vaka sayısı da, ölüm sayısı da gün gün artıyor. İstanbul salgının Merkez Üssü… Gözlem konuyu masaya yatırdı ve uzmanlara sordu…

Coronavirüs salgını okullarda Biyoloji ve Sağlık Bilgisi derslerinin önemini ortaya çıkardı. Milli Eğitim Bakanlığı, Yeni Ortaöğretim Modeli'nde liselerde toplam ders ...

Milyonlarca Türk ile beraber yıllardır Almanya’da yaşayan Doktor Erdoğan Karatay Almanya’daki durumu yazdı ve “Bilinenin aksine Dünya’da hastalananlar içinde 30 – 60 y...

Pandemi, Avrupa ve ABD’ye kaydı ve yayılıyor. Türkiye’de de testler arttırıldı; yoğun bakımda ilaç tedavisi başladı. Vatandaş “İşe, sokağa ne zaman dönüleceğini” soruy...

TRT, EBA TV adında ilkokul, ortaokul ve lise öğrencileri için üç ayrı kanal oluştururken, uzmanlar, eğitimin ilk gününde ders aralarına sıkıştırılan animasyon ve bazı ...

Coronavirüs salgınının ekonomik etkilerini azaltmak için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 18 Mart'ta açıklanan önlemlerin, yasal düzenleme gerektirenleri,...

Yazarlar
Website Security Test