Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

İDLİB’de durum: Şehitler var ve… M4’de neler oluyor?..

20.3.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Türkiye HTŞ militanlarıyla karşı karşıya geldi. Roketli saldırıda iki şehit verdik. Türk – Rus Devriyesi taşlı sopalı saldırıya uğradı. M4 karayolunda bir köprü havaya uçuruldu. Soner Aydın Suriye’de ortaya çıkan yeni ve acı tabloyu GÖZLEM’e değerlendirdi.

EDA EBRU NANECİ

Türk birlikleri, İDLİB’te Esad Rejimine muhalif gruplardan (Eskiden El Kaide'ye bağlı olan El Nusra Cephesi militanlarının kurduğu cihatçı Heyet Tahrir el-Şam) HTŞ militanlarıyla karşı karşıya geldi ve 2 şehit verdi. Bir de yaralımız var.

Milli Savunma Bakanlığı açıklaması şöyle: "İdlib Gerginliği Azaltma Bölgesi’nde (İGAB) görevli unsurlarımıza bölgedeki bazı radikal gruplar tarafından yapılan roketli saldırı sonucu 2 kahraman silah arkadaşımız şehit olmuş, 1 kahraman silah arkadaşımız da yaralanmıştır. Bölgede tespit edilen hedefler derhal ateş destek vasıtalarımız ile ateş altına alınmış ve misliyle karşılık verilmiştir. Bizleri derin bir acı ve üzüntüye boğan bu olayda hayatını kaybeden aziz şehitlerimize Allah’tan rahmet, kederli ailelerine, Türk Silahlı Kuvvetleri ile asil milletimize başsağlığı ve sabır, yaralı personelimiz için de acil şifalar dileriz."

Bu arada o birliklerimizdeki bir askerimiz de “kalp krizi geçirerek” şehit oldu.

“Güvenli Bölge” olarak ilan edilen M4 karayolunda da Türk – Rus Devriyesinin ilk gününde engeller ve tehditler ortaya çıktı. Yola hendekler kazılmıştı ve saldırı tehdidi vardı ve nitekim roketlerle saldırı oldu. Bu arada ortak devriyeye çıkan Rus ve Türk ordusuna ait araçların yolu halk tarafından kesildi. Taşlı protesto nedeniyle devriye kısa kesildi.

Suriye'nin İdlib bölgesindeki teröristlerin, Rus-Türk ortak devriyesini engellemek amacıyla M4 karayolu üzerindeki bir köprüyü havaya uçurduğu da belirtildi. Devriye güzergahının bir kısmı bu köprüden geçiyordu. Haberlerde "Çok miktarda patlayıcı kullanıldı, bu da köprünün tamamen yok olmasına neden oldu. Militanlar, yolun diğer bölümlerinde çok sayıda delici metal nesne bıraktı" denildi. 

 

“YENİ BİR BAŞLANGICIN KAPISINI ARALAYABİLİR”

Soner Aydın (Emekli Albay) -Coronavirus salgınının ülkemizde de görülmesi doğal olarak gündemimizde baş sıraya oturdu. En büyük tehlikenin, en yakın tehlike olması nedeniyle bu salgını çok ciddiye almak zorundayız. Bizim için dikkat etmemiz gereken diğer bir yakın tehdit, Suriye’de içinde bulunduğumuz durum ve bunun ülkemizi Suriye’deki taraflardan birisi veya birkaçıyla kapsamlı bir çatışmaya sokması olasılığıdır. İçinde bulunduğumuz hassas durumu fırsata çevirmek isteyenler olabilecektir.

Nitekim, oldu da. Türk birlikleri “radikal gruplar” tarafından füzeli saldırıya uğradı ve iki şehit verdik, bir de yaralı.

5 Mart’ta Moskova’da imzaladığımız ek protokol; yeni bir başlangıcın kapısını aralayabilir. Bu protokolle; önceden “Esed rejimi” olarak adlandırdığımız devlet yapısını “Suriye Arap Cumhuriyeti” olarak adlandırdık ve Suriye Arap Cumhuriyeti’nin “egemenliğinin garantörü olduğumuzu” kabul ettik. Ayrıca önceden “zorla çıkarırız” dediğimiz halde “Suriye Ordusunun ele geçirdiği bölgelerde (M-4 ve M-5 Karayolları hattı) kalmasını” ve bu bölgelerde Suriye ordusuyla radikal islamcı muhalifler arasında tampon görevi yapmayı kabul ettik. Bu gelişmeler, Türkiye ve Suriye arasında doğrudan diyalog yolunun açılması için fırsat olarak değerlendirildiği taktirde bütün bölgeyi rahatlatacaktır.

Buna karşılık Soçi mutabakatına göre; ateşkesin tarafları Suriye yönetimi ve radikal muhaliflerken ve biz gözlemciyken, bu defa biz ateşkesin taraflarından birisi olduk. Rusya’nın ustaca uyguladığı yöntemler sonucunda Suriye Yönetimiyle doğrudan karşı karşıya konulduk. Bu durumda ya Rusya’nın istediği gibi Suriye ile diyalog kurmak, ya da ABD’nin istediği gibi askeri gücümüzü kullanmak seçenekleriyle baş başa bırakıldık. Suriye ile kapsamlı ve uzun süreli bir çatışmaya girmemiz başta ABD ve İsrail olmak üzere bütün müdahil ülkelerin işine yarayacaktır.

Bir diğer önemli konu da İdlib’de BM tarafından terör örgütü olarak kabul edilen bütün unsurlarla mücadeleyi kabul etmemizdir. Bizi en çok zorlayacak konu budur. Çünkü başta HTŞ olmak üzere bölgedeki radikal İslamcı unsurların büyük çoğunluğu 6 Mart’taki yazımızda da ifade ettiğimiz gibi ABD ve İsrail’in güdümündedir ve bunlar Türkiye’nin Rusya ve Suriye ile diyalogunu provoke etmek için ellerinden geleni yapacaklardır. Nitekim radikaller, 15 Mart’ta M-4 karayolundaki ilk Türk-Rus ortak devriyesini engelleyerek maksatlarını ortaya koymuşlardır. Bu arada ABD Dışişleri Bakanı Pompeo; idlib’de askerimizin şehit edildiği hava saldırısını Rusya’nın düzenlediğine inandıklarını söyleyerek Türkiye’yi kışkırtma gayretindedir. Hem askeri teknik hem de istihbarat açısından değerlendirildiğinde, İdlib’de maruz kaldığımız hava saldırısının sorumlusunun gizli kalması mümkün değildir. Bu açıklamalar; radikal muhaliflerle ABD’nin amaç birliğini ortaya koymaktadır. ABD’nin bu açıklamayla amacının; Türk ve dünya kamuoyunda, 5 Mart Moskova Protokolüne karşı algı oluşturmak olduğu anlaşılmaktadır.

Bununla birlikte, M-4 karayolunun güneyinde 6 Km. genişliğindeki hat, bilindiği gibi Rusya’nın sorumluluğundadır. Rusya’nın Suriye Ordusuyla birlikte bu bölgedeki radikal grupları ve hatta ÖSO’yu (yeni adıyla Suriye Milli Ordusu’nu) kuzeye, yani Türkiye’nin sorumluluğundaki bölgeye sürmek istemesi mümkündür. Bu durumda yeni bir çatışma ortamı doğacaktır ve Rusya Türkiye’den protokoldeki taahhütlerine uymasını isteyecektir. Böyle olması halinde Türkiye’nin ÖSO ile, ÖSO’nun da HTŞ ile ilişkisi sorun yaratacaktır. Devletimiz, resmi olmayan bütün unsurlarla ilişkilerin gözden geçirilmesi gereken bir sürece girmiştir.

Son zamandaki gelişmeler; ABD’nin projesi doğrultusunda oluşturduğumuz Suriye politikamızdaki hatalarımızın telafi edilmeye çalışıldığı izlenimi vermektedir. Devlet aklı; değişen duruma göre hatadan dönmeyi ve yeni koşullara süratle uyum sağlamayı gerektirir. Konu iç siyasi hesaplarla halledilemeyecek kadar ciddidir. Bütün siyasi kurumlarımız uzun vadeli çıkarlarımızı “tam bağımsızlık ilkesi” doğrultusunda, müştereken kollamakla sorumludur.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

Pandemik salgın, Dünyayı olduğu gibi Türkiye’yi de sarstı; hem sosyal açıdan, hem ekonomik açıdan… Salgının ülke ekonomisinde ve sosyal hayatta yarattığı krize karşı a...

Türkiye’de test sayısı da, vaka sayısı da, ölüm sayısı da gün gün artıyor. İstanbul salgının Merkez Üssü… Gözlem konuyu masaya yatırdı ve uzmanlara sordu…

Coronavirüs salgını okullarda Biyoloji ve Sağlık Bilgisi derslerinin önemini ortaya çıkardı. Milli Eğitim Bakanlığı, Yeni Ortaöğretim Modeli'nde liselerde toplam ders ...

Milyonlarca Türk ile beraber yıllardır Almanya’da yaşayan Doktor Erdoğan Karatay Almanya’daki durumu yazdı ve “Bilinenin aksine Dünya’da hastalananlar içinde 30 – 60 y...

Pandemi, Avrupa ve ABD’ye kaydı ve yayılıyor. Türkiye’de de testler arttırıldı; yoğun bakımda ilaç tedavisi başladı. Vatandaş “İşe, sokağa ne zaman dönüleceğini” soruy...

TRT, EBA TV adında ilkokul, ortaokul ve lise öğrencileri için üç ayrı kanal oluştururken, uzmanlar, eğitimin ilk gününde ders aralarına sıkıştırılan animasyon ve bazı ...

Coronavirüs salgınının ekonomik etkilerini azaltmak için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 18 Mart'ta açıklanan önlemlerin, yasal düzenleme gerektirenleri,...

Yazarlar
Website Security Test