Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

“Coronavirüs” Milli Eğitim ve Diyanet’teki gafleti ortaya çıkardı

3.4.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Coronavirüs salgını okullarda Biyoloji ve Sağlık Bilgisi derslerinin önemini ortaya çıkardı. Milli Eğitim Bakanlığı, Yeni Ortaöğretim Modeli'nde liselerde toplam ders sayılarının yanı sıra, zorunlu olan ortak ders sayıları da azalttı.

2020 yılından itibaren kademeli olarak uygulanmaya başlanan sistemde, Beden Eğitimi ve Spor, Görsel Sanatlar, Müzik, Sağlık Bilgisi ve Trafik Kültürü ortak dersler arasından çıkarıldı. Yeni model, 2020 yılının Eylül ayından itibaren 9'uncu sınıflarda uygulanmaya başlayacak. Yıllara göre kademeli biçimde geçiş yapılacak ve bütün öğrencilerin girdiği zorunlu ders anlamına gelen ortak derslerin sayısı azaltılacak.

9'uncu sınıfta ortak ders sayısı 13'ten 6'ya, 10'uncu sınıfta 12'den 3'e, 11'nci sınıfta 8'den 3'e, 12'nci sınıfta ise 7'den 3'e indirildi. Bütün sınıflarda ortak olan ders sayısı 2 olurken, bu dersler Türk Dili ve Edebiyatı ile Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi olarak belirlendi. Yeni ortaöğretim modelinde 9'uncu sınıfta Beden Eğitimi ve Spor, Görsel Sanatlar, Müzik, Sağlık Bilgisi, Trafik Kültürü ortak yani zorunlu ders olmaktan çıkarıldı. Ayrıca Fizik, Kimya, Biyoloji dersleri yerine birinci dönemde Doğa Bilimleri Deneyimi, ikinci dönemde Doğada Enerji ve Enerji Dönüşümleri, Tarih ve Coğrafya yerine ise birinci dönemde Sosyal Bilimler Deneyimi, ikinci dönemde Sosyal Bilim Çalışmaları dersi geldi.

Dünyayı etkileyen coronavirüs salgını, bilim ağırlıklı sağlık bilgisi, fizik, kimya ve biyoloji derslerinin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Son yıllarda ders kitapları “inanç üzerine kurgulanarak”, Milli Eğitim adeta “Dini Eğitim” hâline getiriliyor. İşte tablo…

Milli Eğitim:Orta öğretimde “Tabiat Bilgisi ve Biyoloji derslerini müfredat programından çıkaran” ve “başka birkaç dersle ortak bir kümenin içine sokan” Milli Eğitim Bakanlığı “9’uncu sınıftaki “Sağlık Bilgisi dersini de kaldırdı.

Coronavirüs darbesi, “Biyoloji ve Sağlık derslerinin ne kadar önemli olduğunu” ortaya koydu! Bu bakanlık, “Biyoloji biliminin ‘en önemli teorilerinden biri olan’ Darwin’in “Evrim Teorisini” de ders kitaplarının tümünden çıkarmış, böylece Biyoloji bilimini “tümüyle inanç terazisinde tartarak” çöpe atmıştı!

Şimdi, sadece “Coronavirüs” bile “mutasyonlara uğrayarak”, Dünya’yı tehdit ediyor ve Biyoloji’nin ne kadar önemli olduğu ortaya çıkıyor.

Böylece, Biyolojiyi ve de Sağlık Bilgisi dersini “zorunlu ders olmaktan, hatta müfredattan çıkaran” bir Bakanlığın 21’inci yüzyılın ilk çeyreğinde “Türkiye Cumhuriyeti’ne layık olup olmadığı tartışmaları” ülke gündemine giriyor.

Yıllardır, Milli Eğitimi, Dini Eğitime yönlendiren bir bakanlık var ortada.

Bu bakanlık, 11 Marttan itibaren bir ay dolmadan, Kovid-19 hastalığının etkeni olan ve “organizma ki boyutu nanometre ile ölçülen” bir virüs ile karşılaştı. (Nanometre, metrenin milyarda biri demek. Korona virüs 120 nanometre çapında bir mikroorganizma. Bu virüslerden 8 bin 333 tanesi yan yana dizilse ancak 1 milimetrelik bir boyuta ulaşıyor)

İşte “bu kadarcık” bir virüs, “Bilime karşı” Milli Eğitim’in nerelere getirildiğini bütün çıplaklığı ile ortaya koydu.

Diyanet:Tıpkı Milli Eğitim Bakanlığı gibi, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın da “bilime karşı fetvaları ve uygulamaları” ile nelere sebep olduğu ortada.

Umre inat ve ısrarı, Umreden dönenlerin dörtte üçünün “karantinaya alınmadan evlerine, köylerine, beldelerine, kasabalarına, şehirlerin gönderilmesi gafleti” salgının bütün Anadolu’ya yayılmasına sebep oldu. Suudi Arabistan Mekke’de Kabe’yi kapatırken, erken tedbirin elzem olduğu kritik haftalarda “camileri Cuma namazlarına ve günlük toplu namazlara kapatılmaması” ve hatta “kapatıldıktan sonra bile” Beştepe’de “seçilmiş kişilerle kılınan VİP namazı ile halka mesaj gönderilmeye teşebbüs edilmesi (ki, İslam’da Allah’ın huzurunda namaza durulduğunda, her mümin eşittir, VİP yoktur) ile Diyanet’in “hangi zihniyetin elinde olduğu” ortaya çıktı.

Diyanet İşleri Başkanlığı’nca, Cumhurbaşkanlığı’nın Milli Danışma Kampanyası’nın içine de, “Zekat Fonu ayrımının yaptırılmasına yol açan” müdahalede bulunulması da tepkilere yol açtı. Dişyanet İşleri Başkanına sormak gerek; “Müslüman olmayanlara verilemeyecek” bir mali destek ile, “desteğe muhtaç” TC vatandaşlarını “Müslüman / Müslüman olmayan” diye ayırmak ne anlama geliyor?

“ÇARE, BİLİMİ İNANÇLA BÜTÜNLEŞTİRMEKTİR”

Ali Naili Erdem (Eski Milli Eğitim Bakanı) –Sağlığa dönük bir bilimi ön planda tutan bir çalışma yapmak zorundasınız. Sağlık konusunda Gazi ne diyor; “Sağlıklı insan, sağlıklı yürek sağlıklı vicdan” sağlığı geri plana atamazsınız. Yaşamak bilimle, akılla ve inançla birlikte yürüyebilmektir. Türkiye’de yaşayan insanları sağlıklı bir ortamda yaşamasını temin edecek usullerden, konulardan, araçlardan mahrum ederseniz, insanın başına bela olmuş virüs saltanatını sürer.

Tüm dünyanın başına tebelleş olmuş bu virüsü ortadan kaldırmanın yolu, bilimi inançla bütünleştirmekten geçiyor. Bilim, akıl ve inanç üçlüsünü birlikte seferber etmek gerekiyor. Bunu sağlayabilmek için de, müfredatı azaltılmış ya da müfredattan çıkarılmış bu derslerin ön planda tutulması gerekmektedir. Sağlığın hizmetinde koşacak hususları öğretimde, eğitimde ve yaşamın içinde devamlı kılmaya mecbursunuz. Türkiye’de doktor ve imamların sayısına baktığımızda; doktorların, laboratuvarların sayısını artırmayı düşünmeyip neden imamların ve camilerin sayısını “üstelik de sayı yeterli iken” artırmaya devam ediyorsunuz? Kur’an ve İslam bunlar değildir, İslam “serapa” yani baştanbaşa bilim, akıl ve vicdandır.

Türkiye büyük bir sıkıntının içerisinde buradan kurtulabilmek için dualarımız eksik olmuyor. Kur’an “İlim, Müslüman’ın kayıp malıdır.” der. Hz. Peygamber, “İki günü birbirine eşit olan zarardadır.” der. Kur’an ilim dinidir ve bu ilmi sağlayacak olan da biyoloji, kimya, fizik, tabiat bilimi, coğrafya gibi derslerdir. Bu dersleri hafife alıp, göstermelik ders olarak verirseniz; bu virüsle baş edemezsiniz.

 

“HAYAT DOGMALARLA DEĞİL BİLİMLE GELİŞİR”

Namık Kemal Zeybek (Eski Kültür ve Turizm Bakanı) –Şu an dünyanın en gelişmiş en ileri ülkesi kimdir desek cevabı ABD olurdu. Gökbilimde de diğer bilimlerde de ekonomide de güçlenen onlar. Para birimleri tüm dünyada devletlerin ekonomilerinde ölçüt olarak kullanılıyor. Bu ülkede gerçek anlamıyla bir din özgürlüğü sistemi var. ABD hiçbir dinin bir bölümünü, bir mezhebini ve herhangi bir dini insanlarına dayatmıyor. ABD’de devlet okullarında din dersi verilmesi yasak. Kamu alanına girecek bir suç işlenmediği sürece herkes istediği dini inanıyor ve uyguluyor. Devlet hiçbir dine ve temsilcisine herhangi bir ücret ödemiyor. Herkes kendi inanışını ve o inanışın sorumlusuna harcayacağını topladığı yardımlarla yapıyor.

Din tartışılmaz birtakım dogmalardan oluşur. Kitapta o yazıyor denilip üzerine hiçbir tartışma kabul edilmez. Durum böyle iken dünyada güçlü bir devlet olma ihtimaliniz kalmıyor. Güçlü bir devlet olmak için bilimi esas almak, onunla teknoloji ve çağ neyi gerektiriyorsa onu yapabiliyor olmak gerekir. Siz dogma bir zihinle buna inandığınızda nasıl biyoloji okuyacaksınız? Lamarck’ı Darwin’i okumadan yani öğrenmeden, biyoloji biliminden geriye ne kalır?

Türkiye’nin düzelmesi için şu an yapılanların tam tersinin yapılması gerekir. Atatürk döneminde olduğu gibi din derslerinin olmaması gerekir. Din devlet eliyle değil her hangi din olursa olsun o dinin mensuplarının kendi imkanlarıyla yaşadığı bir şekil olmalıdır. Devlet eliyle imam hatip okulları açmak cinayettir. Tek bir bakış açısıyla ve dogmalarla eğitilmiş olan kimseden bilim adamı çıkmaz. İyi bir yönetici, iyi bir siyasetçi çıkmaz. Hayat dogmalarla değil bilimle yönetilir ve bilimle gelişir. Bırakınız din derslerini çoğalmayı, din derslerini kendi topluluklarına bırakmak lazım. Devlet dinden ve din derslerinden elini çekmelidir. Bir toplum, bilime önem verirse dünyanın önde geleni olur, dine önem veriyorsa yok olur.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 1 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Bir Osmanlı torunu

10.04.2020 - 21:15
Milli eğitim bakanlığı yapan bu insanlara böyle düsunceler hiç yakışmıyor. İslâm dini kesinlikle bilime karşı değildir.Bıktılarda imam Hatip okulu mezunlarından adam mı çıkmadı. Seksenler de katsayıyla önü kesilmişti.İslam dini temizliği emreder virüsten de temizlikle korunabiliyoruz. Din hiç bir şeye engel değildir,İlime bilime Sadece kötülüğe, adaletsizliğe,merhametsizlige vede cehennem ateşine engeldir.Bu düşüncelerinize vazgeçin imam hatip okullarının semeresini bir iki kuşak sonra herkes görecektir vesselam saygılarımla.
Diğer Haberler

Gözlem, 83 milyonu ilgilendiren hayat pahalılığı konusunu masaya yatırdı. İşte uzmanların görüşleri...

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) 21 Mayıs’ta politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını yüzde 8,75’ten yüzde 8,25’e indirdi. Böylece TCMB son...

Ekonominin dar boğazdan geçtiği, siyasette AKP'den kopan Ali Babacan ve Ahmet Davutoğlu gibi isimlerin daha görünür olduğu, MHP lideri Devlet Bahçeli ve arkadaşlarının...

Salgından en çok etkilenen kesimin şehir varoşlarında yaşayanlar, gecekondu mahallelerinde oturanlar ve Suriyeli göçmenler olduğu görülüyor. GÖZLEM konuyu masaya yatır...

“Son yıllarda izlenen “her sorunun zaman içinde kendiliğinden çözüleceği” şeklinde özetlenen zamana yayma politikaları istisnai koşullarda bazen sonuç verebilir ancak ...

Yayın kurulu üyemiz Emekli Albay Soner Aydın, “TSK içinde yankısı büyük olan olayın karanlıkta kalan noktalarını” GÖZLEM okuyucuları için yazdı.

Olumlu tablonun kahramanlarından olan sağlık çalışanlarına yapılan “mali destekte ortaya çıkan adaletsiz tablo” tepkilere yok açtı. GÖZLEM uzmanlara sordu. Görüşler “t...

Yazarlar
Website Security Test