Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Salgının etkilediği üretime ve işsizliğe çare aranıyor

10.4.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Coronavirüs salgını nedeniyle birçok sektörde üretimin durma noktasına gelmesi, en büyük tehdit olarak istihdam kaybını öne çıkardı. Firmaların yüzde 54’ünün cirosu yüzde 50’den fazla düştü. GÖZLEM tabloyu uzmanlara sordu.

Coronavirüsün salgını nedeniyle birçok sektörde üretimin durma noktasına gelmesi, en büyük tehdit olarak istihdam kaybını öne çıkardı. Salgına karşı tüm ülkeler sağlık tedbirleriyle eş zamanlı olarak ekonomik kayıpları önlemek için ekonomik ve sosyal tedbir paketleri açıkladı, açıklıyor. Türkiye'de de bu çerçevede 100 milyar lira hacminde bir ekonomik paket açıklamıştı. Hükümetin açıkladığı pakette ücretliler ve kayıt dışı çalışanlara yönelik yeterli önlem olmaması, 2019 yılında yüzde 13,7 olan işsizliğin daha da artmasından endişe ediliyor. Hükümet şimdi yeni ekonomik önlemleri içeren ikinci bir paket hazırlıyor. Pakette, işten çıkarmalar 3 ay yasaklanıyor.

İstihdamın korunmasında şimdilik en temel kaynak, “Kısa Çalışma Ödeneği” görülüyor. Bu ödeneğe başvurular her geçen gün artarken, 3 Nisan itibariyle 70 binden fazla firma 1 milyondan fazla çalışan için başvuruda bulundu. Bu ödeneğe başvuranlar arasında büyük firmalarında bulunması dikkat çekiyor. Borsa İstanbul’da hisseleri işlem gören 21 şirket 62 bin 322 çalışanı için başvuruda bulundu.

İşveren cephesi, 60 gün içinde sonuçlandırılan kısa çalışma ödeneğinde sürenin kısaltılmasını, teknik sorunlar nedeniyle başvurularda yaşanan sıkıntıların giderilmesini istiyor. İşçi cephesi de Türk-İş, Disk ve Hak- İş konfederasyonları yaptıkları açıklamada, kriz döneminde istihdamın korunabilmesi için “işten çıkarılmanın yasaklanması” ve kısa çalışma ödeneğinden “sigortalı çalışan tüm başvuruların” koşulsuz yararlandırılmasını istedi. Hükümet cephesinde ise işveren ve işçi kesiminin “koşulsuz ödeme” talebi mümkün görünmüyor, ancak işten çıkarmaların önüne geçmek için yeni yasa tasarısı hazırlanıyor.

 

CİROLAR YÜZDE 50 DÜŞTÜ

TÜRKONFED, TÜSİAD ve UNDP Türkiye koordinasyonunda kurulan “Hedefler İçin İş Dünyası Platformu”nun yaptığı anket COVID-19 salgınının ekonomiye olan etkilerini gözler önüne serdi. Ankete katılan KOBİ ağırlıklı 780 şirketin yüzde 54’ü, salgın nedeni ile cirolarının en az yarısını kaybettiklerini açıkladı. Güneydoğu’da bu oran yüzde 71’e yükseliyor.

Ankete katılan 7 bölgeden 47 ilde faaliyet yürüten şirketlerden, büyük işletmelerin yüzde 11’i, küçük işletmelerin ise yüzde 36’sı salgın ile birlikte faaliyetlerini durdurma kararı aldı. 23-27 Mart'ta yapılan ankete göre KOBİ’lerin COVID-19 ile mücadelede öncelikli üç beklentisi; yüzde 80 ile fatura, vergi ve SGK ödemelerinde erteleme, yüzde 77 ile vergi indirimi ve yüzde 71 finansal destek olarak sıralandı.

Katılımcı firmaların yüzde 62’si süreçten büyük ölçüde etkilendiklerini açıklarken, yüzde 3’lük bir dilim “hiç etkilenmediklerini” dile getirdi. Büyük firmalar haricinde kalanların tamamı cirolarını en az yüzde 50 kaybettiğini açıklarken, en olumsuz ciro etkisi turizmde görülüyor.

Salgınını kendileri için ciddi tehdit olarak görenlerin oranı yüzde 81’i buluyor. Biraz etkileyecek diyen kesim yüzde 15. Firmaların sadece yüzde 8’i işlerinin rutin seyrinde devam ettiğini belirtirken, yüzde 32’si kısmen kriz yönetimine başladığını, yüzde 29’u yoğun bir şekilde kriz yönetimi yaptığını belirtiyor. Firmaların yaklaşık 3’te 1’i ise faaliyetlerinin tamamen durduğunu açıklıyor.

İHRACAT İKLİMİ BELİRGİN ŞEKİLDE BOZULDU

Türkiye imalat sektörünün ana ihracat pazarlarındaki faaliyet koşullarını ölçen İstanbul Sanayi Odası (İSO) Türkiye İmalat Sektörü İhracat İklimi Endeksi’nin Mart 2020 dönemi sonuçları açıklandı. İhracat iklimi Mart ayında sert düşüşle 35,7’ye geriledi. Endekste eşik değer olan 50’nin üzerinde ölçülen tüm rakamlar ihracat ikliminde iyileşmeye, 50’nin altındaki değerler ise bozulmaya işaret ediyor. Şubat’ta 50,4 düzeyinde ölçülen endeks, martta 35,7’ye geriledi ve Türk imalatçılarının ihracat ikliminde belirgin bir bozulmaya işaret etti. Endeksteki düşüş, küresel finans kriz döneminden bile daha yüksek oranda gerçekleşti ve seri başlangıcı olan Ocak 2002’den bu yana en belirgin düzeyde kaydedildi.


İŞSİZLİK ARTABİLİR

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) “işsizlik ve istihdam kayıplarına” ilişkin son verilerine göre, Türkiye'de küçük işletmeler, kendi adına çalışanlar, ücretliler dahil 28 milyon 80 bin kişi istihdam ediliyor. TÜİK’in 2019 yılı işsizlik rakamlarına göre, ülkede 15 ve daha yukarı yaştakiler arasında işsiz sayısı bir önceki yıla göre 932 bin artarak, 4 milyon 469 bine ulaştı. İşsizlik oranı da bir önceki yıla göre 2,7 puanlık yükselişle yüzde 13,7 olarak kaydedildi. Verilere göre 2019 yılında istihdam edilenlerin sayısı bir önceki yıla göre 658 bin kişi azaldı.

Türkiye’de istihdam edilenlerin yüzde 56,5'i hizmet sektöründe yer alıyor. Bilim Akademisi ve ODTÜ İktisat Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erol Taymaz’a göre salgından en çok konaklama ve yiyecek hizmetleri, seyahat acenteleri, tur operatörleri, yaratıcı sanatlar, eğlence sektörü, spor, kültürel hizmetler ve havayolu taşımacılığı gibi branşlar etkilenecek. Taymaz'a göre toplam istihdam kaybı yüzde 13,4’e ulaşabilir ve en iyimser tahminle Türkiye'de 1 milyon 851 bin çalışan işini kaybedebilir. DW Türkçe’de yer alan Taymaz’ın araştırmasına göre, en çok istihdam kaybı 717 bin kişi ile faaliyetleri konaklama ve yiyecek (restoran) sektöründe yaşanması beleniyor. Perakende ticarette 595 bin, tekstil, giyim eşyasında 338 bin, seyahat, tur hizmetlerinde 32 bin kişi işini kaybedebilir. Bunların yanı sıra güvenlik, peyzaj, büro hizmetlerinde 67 bin, toptan ticarette 62 bin ve kara taşımacılığı/boru hattı hizmetlerinde ise 40 bin kişi işini kaybedebilir.

“SİYASET ZAMANI DEĞİL, BİRLİK ZAMANIDIR”

Ergün Atalay (TÜRK-İŞ Başkanı) –“Paranın, makamın, malın, mülkün bir öneminin olmadığını görüyoruz. Hükümeti de, sivil toplum örgütü de herkes elini, vücudunu taşın altına koymalı. Aksi halde bu yükün altından kalkılmaz. Şu anda para kazanma zamanı değil, para harcama zamanı. Olmayanlara olanlar verecek. Herkes elinden geldiğince; evde kalması gereken evde kalacak. Ama sağlık, güvenlik gibi çalışması gereken işyerlerinde çalışanlar da var. Pandemi sürecinin ne zamana kadar süreceğini hiç kimse öngöremiyor, ben de aynı düşüncedeyim. Onun için alınan tedbirlere herkes uyacak. Şu anda fırsatçılık yapmanın anlamı yok. İşinden olanların parasını devlet kısa çalışma ödeneğinden verecek. Bu imkanı kullanamayan patron da 20 yıl çalıştırdığı insana 20 günlük parayı cebinden versin… Bu süreci ‘ne kadar çabuk atlatırız’ ona bakmak lazım. Siyaset yapmanın zamanı değil, üç ay sonra isteyen istediği siyaseti yapsın. Aklımızı başımıza almalıyız, paket paket derken millet ahirete paket oluyor. Beraber hareket etmek zorundayız çünkü hepimiz batan geminin içindeyiz. Kimse açta, açıkta kalmasın. Bununla ilgili devlet, sivil toplum örgütleri herkes elinden geleni yapmaya devam etisin. Zamanımız yok kişisel ya da siyasi kavga için zaman yok. Bunun altından ne hükümet tek başına kalkar, ne de başkası… Çin’de pandemi sürecinde gerektiği için milletin evini mühürlediler. Kimse işinden aşından olmasın biz buna bakıyoruz. Tedbirimizi alalım, ikaz görevimizi yapalım. Yıkma, yakma için zaman yok, paçamızı toplayamayız.”

“BİNLERCE KİŞİ İŞİNİ KAYBETTİ”

Adnan Serdaroğlu (DİSK Genel Sekreteri) –“Salgının ortaya çıktığı günden bu yana sürekli hükümetten yapılması gerekenler ile ilgili taleplerimizin karşılanmasını istedik. Maalesef bu taleplerimiz yeteri kadar karşılanmadı. Gün geçtikçe belki ilk taleplerimiz kısmen hayata geçirildi ama yeterli olmadı. Mesela İşsizlik Sigortası’nın bir takım kriterlere tabi olmadan kullanılmasını DİSK olarak talep ettik. Dedik ki; hem kısa çalışma ödeneği, hem işsizlik sigortasından yararlanma şartları gerçekten çok ağır, insanlar bundan yararlanamıyor. İlk etapta çok dikkate alınmadı ama daha sonra kriterlerin biraz daha yumuşatılması sağlandı ama yine de bizim istediğimi ölçüde değil. Şu anda İşsizlik Sigortası’nda biriken 132 milyar TL. Bu para zor günler için, insanların işsiz kaldığı, fabrikalardan maaş alamadığı zaman veya ücretsiz izine çıkartıldığı zaman verilmesi gereken parayken, bugün koşulları ağırlaştırılıyor. Biraz esnetildi ama yine de bizim istediğimiz gibi değil. DİSK olarak bu paranın hiçbir şart konulmadan işsiz kalan insanlara ödenmesi gerekir. Bu para şu anda devlet bankalarında kağıt üzerinde görünüyor. Yüzde 8 faizlerle değerlendiriliyor. Yani çar çur ediliyor. Ekonomi Bakanlığı ilgili bankalara yazı göndererek, zamanı gelen tahvillerin bozdurulması için talimat verdi bildiğimiz kadarıyla. Muhtemelen Merkez Bankası para basacak. Kağıtlar bozulacak gibi görünse de o para daha önce kamu açıkları için kullanıldı. Bugüne kadar işsizlik sigortasından işsizlere giden yaklaşık yüzde 10-15 civarında bir oran söz konusu. Büyük bir bölümü sermayeye gitti teşvik olarak.

Diğer talebimiz bu süreçte işten çıkartmaların yasaklanmasıydı. Israrla bunu söylemeye çalıştık, şimdi bir çalışma başlatıldı. Bu süreçte çok kişi işinden de oldu. 10 birlerce inşaat işçisi şu anda işten çıkartılıyor. Birçoğu parasızlıktan, yasaklardan memleketine dönemiyor işten çıkartılanlar. Fabrikalarda hiçbir koruması olmayan, sendikasız binlerce insan işten çıkartılmak durumunda kalıyor. Önümüzdeki günlerde salgının sonuçları ne gösterecek bilemiyoruz. 2018’den bu yana Türkiye’de zaten bir ekonomik kriz yaşanıyordu. İşsizlik sürekli yükseliyor, fabrikalarda iş oranları azalmış durumda. Yoksullaşma, açlık oranı yükseliyordu. Bu krizin etkisi salgın ile daha da arttı ve artacak.

 

“KİMSENİN İŞİNİ KAYBETMESİNİ İSTEMİYORUZ”

Osman Yıldız (HAK-İŞ Genel Başkanvekili) –“Coronavirüs salgınıyla mücadele sürecinde işçi-işveren konfederasyonları olarak süreci birlikte ele alıyoruz. Bu kapsamda biz HAK-İŞ olarak, coronavirüs salgını nedeniyle işten çıkarmaların önüne geçilmesi konusunu sürekli olarak dile getiriyoruz. Bunu hem diğer konfederasyonlarla birlikte söylüyoruz, hem de diğer işçi-işveren kuruluşlarımız bu açıklamaları yapıyorlar. Hükümetimiz salgınla mücadele konusunda zaten önlem alıyor ama bizim görüşlerimizin de bu konuda bir teşvik oluşturacağını düşünüyoruz. Coronavirüsle mücadele sürecinde hiç kimsenin işten atılmasını istemiyoruz. Kısa çalışma ödeneğiyle ilgili bir çalışma yapıldı. Ödeneğin şartları biraz gevşetildi. Şimdi yeni önlemler de ortaya çıkıyor. HAK-İŞ olarak hiç kimse işten atılmasın, işverenler kısa çalışma ödeneğine başvursun istiyoruz. Birçok sektörde kısa çalışma ödeneğine başvuru oldu.

HAK-İŞ olarak 83 milyon eşit olsun istiyoruz. 4 milyon mülteciyle birlikte 87 milyonluk bir nüfustan bahsediyoruz. Çünkü Türkiye’nin yokluk sorunu yok. Fakat virüsten dolayı yoksunluk sorunu var.

Sendikalı sayısı 2 milyon, ama Türkiye’de resmi çalışan 14 milyon civarında. Ayrıca yüzde 35 oranında kayıt dışı çalışan var. Biz sadece 2 milyon için konuşmuyoruz. Biz bütün toplum için konuşuyoruz. Bu süreçte 3-4 tane konuyu da ele almamız gerekiyor. Birincisi sendikacılık, ikincisi düzenli gelir yardımı sistemi, üçüncüsü 83 milyon vatandaşımız ve ülkemizde misafir ettiğimiz 4 milyon mültecinin eşit olarak, tüm imkanlara eşit ulaşmasını sağlamak, son olarak da düzenli gelir yardımı sistemini hayata geçirmemiz gerekiyor.”

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ekonomi ve hukuk alanında reform yapılacağı vaadinde bulunmasına rağmen, son günlerdeki gelişmeler “reform sözlerinin tutulacağın...

Akşener "Muhalefet olarak biz seçim istiyoruz" derken, Kılıçdaroğlu "Halkın hakemliğine başvurulması” gerektiğini söyledi.

Tüm dünyayı etkisi altına coronavirüs ile mücadelede 200 milyar dolar ve üzerinde ekonomik büyüklüğe sahip ülkelerin dayanıklılık karnesi çıkarıldı. Bloomberg’in araşt...

Ülke çapında pıtrak gibi çoğalan ve çoğu “bir tarikata bağlı olan” cami yaptırma dernekleri “amir” gibi davranması imamları rahatsız etti. Diyanet-Sen, mevzuata hüküm ...

Gözlem Gazetesi’nin Pandeminin ilk defa zirve yaptığı günlerde iki defa “Her ile bir Sağlıkçılar Anıtı çağrısı” İstanbul Bakırköy Belediyesi’nin sağlık çalışanlarına d...

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Ekonomide ve hukukta yeni bir reform başlatıyoruz” sözleri uygulamada karşılık bulmadı. Belediye başkanlarına, soruşturma, parti genel başkan...

“Ekonomi pik yapıyor, ekonomi uçuşa geçecek” açıklamalarının yapılmasından kısa bir süre sonra, vatandaşa acı reçete sunuluyor. Detayları henüz belli olmayan acı reçet...

Yazarlar
Website Security Test