Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Türkiye’de pandemik salgın “yumuşama” eğiliminde!

30.4.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Sokağa çıkma kısıtlama ve yasakları, “65 yaş ve üstündekileri “olumsuz” etkiliyor; GÖZLEM uzmanların görüşlerini aldı.

Çin'de Aralık ayı sonunda ortaya çıkan coronavirüs salgınının dünyada yayılması ülkelerin aldığı önlemlerle yavaşlama eğilimi göstermeye başladı. Birçok ülkede yürürlükte olan sokağa çıkma kısıtlamalarının gevşetilmesine yönelik bazı adımlar atılırken, kısıtlamaların çok hızlı kaldırılması halinde ikinci dalganın başlamasından endişe ediliyor.

Kaygıların odağında ise kısıtlamaların kaldırılmasının ardından pandeminin daha da güçlenerek tekrar belirmesi, yayılımının artması, sağlık sistemlerini sıkıntıya sokması ve tekrar kısıtlamaların getirilmesi yer alıyor.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, geçen hafta içerisinde düzenlediği basın toplantısında, bir gazetecinin ikinci dalga olup olmayacağına dair sorusuna, tedbirlere uyulması halinde ikinci bir dalganın beklenmediğini söyleyerek yanıt verdi.

Koca, "Temas, mesafe ve izolasyon kurallarına harfiyen uymamız gerekiyor. Eğer tedbirlere uyarsak önümüzdeki takvimi daha rahat söyleme imkanımız olabilir. Ramazan'ın kendine has hareketliliğini bu kurallara uyma konusunda bir gayret içinde geçirelim. Bu çerçevede olmaya devam edersek tedbirlere uyarsak yeni bir dalga beklemiyoruz. İkinci coronavirüs dalgası tamamen tedbirlere uymamızla doğru orantılı olan bir durum" dedi.

Coronavirüste 29 Nisan itibariyle dünya genelinde 228 binden fazla kişi hayatını kaybetti. Türkiye’de ise 24 Nisan’dan bu yana günlük iyileşen hasta sayısı, vaka sayısını geçti. Bir günde hayatını kaybedenlerin sayısı da 26 Nisan’dan bu yana 100’ün altına düştü. Sağlık Bakanlığı ve diğer resmi ağızlardan da hastanelerin yoğun bakım servislerinde de doluluk oranlarının azalmaya başladığı açıklamaları yapılıyor.

HAFTA SONLARI SOKAK YASAK

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında video konferansla yapılan Bakanlar Kurulu toplantısında, 10 Nisan'dan bu yana 31 ilde hafta sonu ve resmi tatillerde uygulanan sokağa çıkma yasağının Ramazan Bayramı sonuna (27 Mayıs) kadar sürdürülmesini kararlaştırıldı. Bu hafta, “hafta sonu yasağına 1 Mayıs günü yasağı” da eklendi.

Önlemler kapsamında, kamuoyunda tartışılan 65 yaş üstü yurttaşlara "sokak izni" dahil, 12 Mart'tan bu yana uygulanan genel kısıtlamalarda şimdilik esnemeye gidilmedi. Erdoğan, olumlu tablonun sürmesi halinde üzerinde çalıştıkları kapsamlı bir normalleşme programını, en kısa sürede kamuoyuyla paylaşacaklarını açıkladı. Erdoğan, “Salgınla mücadelede önemli bir yol kat ettik. Tünelin ucu göründü, Ramazan sonrasında çifte bayram istiyoruz" dedi.

DSÖ: “TÜNELİN UCUNDA IŞIK GÖRÜNMÜYOR”

Salgın nedeniyle ölüm ve vaka oranlarında düşme görülen İtalya ve İspanya’da kısıtlamalarda gevşetme planları yavaş yavaş devreye giriyor. Birçok Avrupa ülkesi ve Türkiye’de normalleşme adımları konuşuluyor. Dünya Sağlık Örgütü’nden (DSÖ) uyarı geldi. DSÖ salgına ilişkin “Tünelin ucunun gözükmediğini” söyledi. Salgın nedeniyle normal sağlık hizmetlerinin bozulduğuna dikkat çeken DSÖ, özellikle en yoksul ülkelerdeki çocuklara yönelik aşı uygulamalarının olumsuz etkilendiğini belirtti. DSÖ, bazı ülkelerde vaka ve ölüm sayılarında sabitlenme ya da düşüş gözlemlense de, Afrika, Doğu Avrupa, Latin Amerika ve bazı Asya ülkelerindeki vaka ve ölüm artışlarına dikkat çekerek, “Salgın bitme noktasından çok uzak” dedi.

DSÖ Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, doğru eylemlerle ikinci bir enfeksiyon dalgasının önlenebileceğini belirterek “Önümüzde uzun bir yolumuz ve yapacak çok işimiz var” diye konuştu.
Ghebreyesus, şunları söyledi: “Çocuklar, nispeten ağır hastalıklar ve koronavirüs açısından düşük risk grubunda olabilirler, ancak aşılarla önlenebilecek diğer hastalıklarda yüksek risk grubunda olabilirler. Dünya çapında yaklaşık 13 milyon insan, çocuk felci, kızamık, kolera, sarı humma ve menenjit gibi hastalıklara karşı yapılması gereken düzenli aşılamalardaki gecikmelerden etkileniyor.”

Sınır kısıtlamaları ve seyahat aksaklıkları nedeniyle 21 ülkede, diğer hastalıklara karşı aşı eksikliğinin rapor edildiğine dikkat çeken Ghebreyesus, “Koronavirüs sıtma hizmetlerini etkileyebilir. Sahra Altı Afrika'da sıtma vakalarının sayısı ikiye katlanabilir. Bu olmamalı, ülkeleri desteklemek için onlarla çalışıyoruz “ dedi.

 

“EV HAPSİ 65 YAŞ ÜZERİNİ OLUMSUZ ETKİLEDİ”

Zeki Hozer (Dr.) –Covit19 pandemisi, doğal olarak hemen herkeste korku ve kaygı oluşturdu. Cünkü, bu virüs, kendi sağlıkları ve sevdiklerini tehdit eden yeni bir unsur. Üstelik normal yasam biçimleri de alt üst olmuş durumda. İsleri ve günlük ritüelleri, sosyal alan etkileşimleri hiç tanık olmadıkları kadar kısıtlanmış bir halde...

Bu tablo 65 yaş üzerinde daha da travmatik bir hale geldi. İzolasyon onlardan başlayınca, ilk algı corona için hedefin onlar olduğuna yönelik bir suçluluk duygusu idi. Zamanla, bu virüsün yaşa bakmadığı ortaya cıktı! Ama pandemiden bu yana ev hapsine uğramaları onları bir hayli olumsuz etkiledi. Yaşları gereği kronik hastalıkları ile baş etmeye çalışan bu kesim için sosyal medya mecralarına tam hakim olamamanın getirdiği zaman tüketimi için de sorunlar yaşamaya başladılar.

Normalde, yürüyüş de olsa mutlaka egzersiz yapmaları önerilen, çocuk ve torunları ile sosyalleşme ortamlarını arttırmalarını tavsiye ettiğimiz 65 yaş üzeri bu kesimde, yaşa bağlı minör de olsa depresyon semptomlarının artışı da dahil bir çok olumsuzluğu bu dönemde görmekteyiz.

Sonuç olarak, kronik hastalıklarının tedavisi için pandemi hastanesi olarak tanımlanmamış, "steril hastaneler" belirlenmesinden, kısıtlı sürelerle de olsa, parklarda yürüyüş yapabilecekleri imkanların yaratılması da dahil bir çok iyileştirici ve yaşamlarını kolaylaştırıcı uygulamaların bir an önce alınması zorunluluk olarak karşımızda durmakta.

“DEPRESİF BELİRTİLER GÖZLENEBİLİR”

Dilek Gülveren (Uzm. Klinik Psikolog) –Salgın sürecinde uzun bir zamandır evlerinde sosyal izolasyonda olan 65 yaş ve üzeri bireylerde depresif belirtiler gözlenebilir. Erikson’a göre insan doğumundan ölümüne kadar sekiz psikososyal evreden geçmektedir. Bu dönemlerde insanın sağlıklı bir ruh haliyle günlük yaşantısını devam ettirebilmesi için bu sekiz dönemdeki hedeflerini tamamlaması gerektiğini savunur. Bu hedefleri ise çatışmalar ve sonuçlar oluşturur. Her dönem için yaşanabilecek olan çatışmalarda başa çıkma becerileri ne kadar gelişmiş olursa bir sonraki dönem de bireyin o derece hazırlıklı olacağı öngörülür. Bu bahsedilen evreler yaş aralığına göre deneyimlenmektedir. Bu evreler sırasıyla; 0-1,5 yaş arası gelişim evresinde temel güven karşısında güvensizlik, 1-3 yaş arası gelişim evresi için bağımsızlık karşısında utanç ve şüphe, 5-11 yaş arasındaki gelişim evresi üretkenlik karşısında küçük görülme- aşağılık duygusu, 12-19 yaş arasındaki gelişim evresi kimlik kazanımı karşısında kimlik karmaşası, 20-30 yaş arası gelişim evresinde yakınlık karşısında yalnızlık, 30-60 yaş arası gelişim evresinde üretkenlik karşısında durağanlaşma ve 60 yaş ve üzeri için gelişim evresi ise benlik bütünlüğü karşısında olumsuzluk çatışması ile açıklanmaktadır.

Benlik bütünlüğü karşısında yaşanan umutsuzluk yaşayan 65 yaş ve üzeri bireylerde huzur ve pişmanlık duygusu arasında bir çatışma gözlenebilir. Bu yaş grubundaki kişiler iki duygudurum içinde olabilir. Yani ya hayatlarındaki önceki evreleri başarı ile tamamlamış ve bütünlük duygusu taşıyarak huzura ulaşmıştır; ya da önceki evrelerde yaşanan sıkıntılarla keşkelere sığınmış ve pişmanlık duygusu yaşamış, umutsuz kişiler olabilmektedirler. Bu dönemin en belirgin özelliklerinden biri de vicdani sorumlulukların geç kalınmış olsa da yerine getirilmesi çabasıdır. Örneğin; ibadete yönelmek ya da artırmak veya kendinden sonraki nesle bir şeyler bırakmayı arzu etmek gibi olabilir. Temelden çatıya doğru adım adım ilerleyen bu yaşam sürecinde sağlam bir yapı oluşturabilmek için hala bir şansımız olabilir. Peki bu süreçte 60 yaş üstü bireyler neler yapabilir?

65 yaş üstü bireylerin hem fiziksel hem de psikolojik iyi oluşlarını koruyabilmek için üretkenliklerine devam etmeleri beklenmektedir. Ev içinde fiziksel aktivitelerini sürdürmeleri birçok kronik fiziksel rahatsızlıktan korunmalarını sağlayacaktır. Psikolojik ve nörolojik sağlıklarını koruyabilmeleri için ise yapboz, bulmaca, sudoku gibi zihni aktif tutmaya yardımcı olabilecek aktivitelere yer verilmelidir. Kişiye göre çeşitlilik gösterebilecek hobi seçimleri yapılabilir. Ahşap boyama, bitki bakımı, maket yapımı, ahşap yontma, örgü örme, resim yapma, elişi becerileri gibi uğraşlar düşünülebilir. Boş vakitleri kaliteli bir biçimde değerlendirebilmek için bireyler direnç göstermekten kaçınıp yeni şeyler denemeye şans vermeliler.

Bizlere düşen görev ise bu zor dönemde evde kalmak durumunda kalan bireylere destek olmak, yeni aktiviteler denemelerinde cesaretlendirici olmak ve dayanışmayı elden bırakmamak olmalıdır.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

Gözlem, 83 milyonu ilgilendiren hayat pahalılığı konusunu masaya yatırdı. İşte uzmanların görüşleri...

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) 21 Mayıs’ta politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını yüzde 8,75’ten yüzde 8,25’e indirdi. Böylece TCMB son...

Ekonominin dar boğazdan geçtiği, siyasette AKP'den kopan Ali Babacan ve Ahmet Davutoğlu gibi isimlerin daha görünür olduğu, MHP lideri Devlet Bahçeli ve arkadaşlarının...

Salgından en çok etkilenen kesimin şehir varoşlarında yaşayanlar, gecekondu mahallelerinde oturanlar ve Suriyeli göçmenler olduğu görülüyor. GÖZLEM konuyu masaya yatır...

“Son yıllarda izlenen “her sorunun zaman içinde kendiliğinden çözüleceği” şeklinde özetlenen zamana yayma politikaları istisnai koşullarda bazen sonuç verebilir ancak ...

Yayın kurulu üyemiz Emekli Albay Soner Aydın, “TSK içinde yankısı büyük olan olayın karanlıkta kalan noktalarını” GÖZLEM okuyucuları için yazdı.

Olumlu tablonun kahramanlarından olan sağlık çalışanlarına yapılan “mali destekte ortaya çıkan adaletsiz tablo” tepkilere yok açtı. GÖZLEM uzmanlara sordu. Görüşler “t...

Yazarlar
Website Security Test