Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Üretim, işsizlik, enflasyon ve kur sorunları çözüm bekliyor

5.6.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Konut; % 0,64, otomotiv; % 0,49, tüketici; %0,55, tatil; % 0,67 faiz oranları ve uzun vade ile kredilendirilirken, bir soru cevapsız kaldı; “Uzun vadeli, “ödemesiz” dönemli düşük faizin bankalara getireceği zararı Hazine, yani bütün vatandaşlar ve gelecek iktidarlar ödemeyecek mi?..”

Coronavirüs salgınını tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de ekonomik faaliyetlerde etkisini gösteriyor. Türkiye salgınla mücadelede kapsamında ekonomiyi canlandırmak için çeşitli önlemler açıkladı. Son olarak da kamu bankaları, Ziraat Bankası, Halkbank ve Vakıfbank normalleşme sürecine geçiş ve sosyal hayatın canlanması için "konut kredisi", "taşıt kredisi", "sosyal hayatı destekleme" ve "tatil desteği" olmak üzere 4’lü bir kredi paketini hayata geçirdi. Düşük faizli, “ön ödemesiz” uzun vadeli krediler cazip görünüyor, ancak uzmanlar, ekonomide beklenen canlanmaya etkisinin sınırlı kalacağı uyarısı yapılıyor. Kredilerin geri ödenmesinde zorluklar olabileceğini belirten uzmanlar, bu paketlerin bankaları zora sokabileceğini düşünüyor.

"Normalleşme sürecine geçiş" ve "vatandaşların finansman ihtiyaçlarının uygun şartlarda sağlanabilmesi" amacıyla açıklanan "Ekonomiye yeni destek paketi"nde konut alımlarında 12 ay geri ödeme olmazken, taşıt kredilerinde de düşük faizler var. Pakete göre, birinci el /sıfır konutlar için 15 yıla kadar vade ve aylık yüzde 0,64 faiz ile finansman sunulacak.

Yerli üretim yapan anlaşmalı firmalardan sıfır kilometre binek araç, (motosiklet dahil) ticari araç satın alacaklara aylık yüzde 0,49 – yüzde 0,69 faiz ile taşıt kredisi verilecek. İkinci el ticari ve binek araçlar (motosiklet dahil) için yüzde 0,82 faizle kredi kullandıracak.

Bankalarla anlaşma yapacak seyahat acentelerine tatil paketi satın almak için başvuran müşterilere10 bin liraya kadar 6 ay ödemesiz 36 ay vade ile yüzde 0,67 faizle kredi verecek.

Yerli üretim yapan firmalar ile anlaşmalar yapılacak ve asgari 3 bin TL, azami 30 bin TL kredi tutarı ile 6 ay ödemesiz azami 60 ay vade, aylık yüzde 0,55 faiz oranı ile finansman imkanı sunulacak. Anlaşma yapılan firmalar bankaların web sitesinde yayımlanacak.

Ekonomi ne durumda?

Türkiye ekonomisi çift haneli enflasyon, tarihi rekor seviyelere yakın dolar kuru ve yüksek seviyede işsizlikle mücadele ettiği bir dönemde coronavirüs salgınının etkisi de üzerine eklenince oldukça zor bir dönemden geçiyor. Dolar/TL'de Mayıs ayı başındaki 7,2690 seviyesindeki tarihi zirvesine ulaştı. Kur bir süredir 6,80 civarında yatay bir seyir izliyor.

BDDK verilerine göre bankacılık sektörü toplam kredi hacmi 22 Mayıs ile biten haftada 3 trilyon 132 milyar 31 milyon lira olarak gerçekleşti. Geçen yıl aynı dönemde ise 2 trilyon 582 milyar seviyesindeydi. 3 Ocak itibarıyla toplam kredi hacmi 2 trilyon 646 milyar düzeyindeydi. Ekonominin canlanması için açılan kredi musluğu kamu bankalarından akıyor. Pandemi döneminde de açıkladıkları kredi paketleriyle öne çıkan kamu bankalarının toplam kredilerden aldığı pay yüzde 47,7’ye, mevduattaki payı ise yüzde 42,3’e yükseldi.

Çözüm olacak mı?

Hükümet, coronavirüs etkilerini azaltmak amacıyla daha önce iki ayrı ekonomik paket açıklamıştı. İlk iki paket gibi sonuncusunun da çoğunlukla vatandaşı borçlandırmaya yönelik olması dikkat çekiyor. Ekonomik kriz ve salgın sonrası zor günler geçiren vatandaşlar, borçlarını ödeyemiyor. Bu durum resmi rakamlara da yansımış durumda. Türkiye’de 2009 başında yaklaşık 8 milyon olan icra dosyası sayısı Adalet Bakanlığı verilerine göre 10 yılda yüzde 155 artarak 21 milyona yaklaştı. 16 Mart’tan beri durdurulan icra işlemleri ise 15 Haziran yeniden başlayacak. Takibe düşen kredilerin de eklenmesiyle bu rakam daha da artacak.

Sektörler memnun

Kredinin hitap edeceği sektörler paketten memnun. Otomotiv tarihinde böyle faiz kampanyası ilk kez görülürken, Otomotiv Yetkili Satıcıları Derneği (OYDER) başkanı Murat Şahsuvaroğlu, sıfır araçlara talebin artacağını belirtti. Toyota Türkiye CEO’su Ali Haydar Bozkurt, pakete ilişkin, “Kredi faizlerinin yerli üretim araçlar için belli bir oranda sabitlenmesi sektörde bir hareketlilik sağlayacak. Bu gelişmeler paraleline 450 – 500 bin adetler arasında bir pazar büyüklüğü bekliyoruz” dedi.

Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Başkanı Firuz Bağlıkaya, kredinin özellikle yaz dönemi ve eylülde iç talebi artıracağını öngördüklerini ifade etti. Türkiye Otelciler Birliği (TÜROB) Başkanı Müberra Eresin, tatil kredisinin turizmi harekete geçirmede itici bir güç olacağını, şehir otellerine etkisinin ise kısıtlı olabileceğini kaydetti.

Mobilya Sanayicileri Derneği Başkanı Mustafa Balcı, düğünler için ertelenen mobilya alışverişlerinin krediyle daha da artacağına inandıklarını, yılsonuna kadar 60 milyar liralık bir satış hacmine ulaşmayı beklediklerini dile getirdi.

Emlakta yeni bir dönem

Gözde Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Op. Dr. Kenan Kalı, “İnsanların bir süredir ertelediği yatırımlar da tekrar devreye girecek. Gayrimenkul de güvenilir bir yatırım aracı olarak değerini koruyor. Konut ihtiyacı aslında hala geçerliliğini sürdürüyor. Yaz ayları içinde satışların olumlu yönde artacağını söyleyebilirim. İnşaat firmalarının da artan taleple birlikte bir süredir öteledikleri yeni yatırımlara başlamak için harekete geçeceğini düşünüyorum” dedi.

Tanyer Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Münir Tanyer ise nitelikli projelere ilginin artacağını ifade ederek, şöyle dedi: “Kredi kullanımı sayesinde inşaat ve yapı sektörüne bağlı olarak çalışan pek çok sektör de artan satışlarla birlikte canlanmaya başlayacaktır. İzmir, bu konuda sahip olduğu avantajlar nedeniyle yine bir adım öne çıkıyor. İnsanların doğal yaşama olan talepleri ve bir süredir durdurdukları yatırımların devreye girmesiyle satışların hızlanmasını bekliyorum”

Enflasyon arttı

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), tüketici fiyat endeksinde (TÜFE) 2020 yılı Mayıs ayında bir önceki aya göre yüzde 1,36, bir önceki yılın aynı ayına göre ise yüzde 11,39 artış gerçekleştiğini açıkladı. Yıllık enflasyon Nisan ayında yüzde 10,94, geçen yıl Mayıs ayında ise yüzde 18,71 seviyesindeydi. Merkez Bankası'nın yılsonu enflasyon öngörüsü yüzde 7,4 oranındaydı.

“BUNLAR SOSYAL HAYATI DESTEKLEYEN KREDİLER”

Esfender Korkmaz (Prof. Dr.) –Pandemi sonrası talep artışı ve ekonomide canlanma için üç kamu bankasının verdiği düşük faizli, ödemesiz dönemi olan ve uzun vadeli krediler, tüketim kredileri değil, konut, taşıt, tatil ve sosyal hayatı destek kredileridir. Tatil ve sosyal hayatı destek kredileri toplam talebi doğrudan etkiler fakat bu krediler daha düşük hacimli olacaktır. İktisat politikaları iki tarafı kesen bıçak gibidir. Ters tarafının ne kadar kestiğini iyi hesaplamak gerekir. Krediler doğrudan veya dolaylı yoldan toplam talebi ve üretimi artırır. Ekonomide canlanma sağlar. Konutta talep artışı stokların arz fazlasının erimesini sağlar. Taşıtta ve beyaz eşyada da stokların erimesini ve mevcut kapasite artışını sağlar. Eğer düşük kapasite varsa talep artışı önce kapasite artışı yaratır. Pandemi nedeni ile imalat sanayiinde kapasite kullanım oranı, Nisanda yüzde 61,6 ya, Mayıs ayında ise yüzde 62,6'ya düştü.

Pandemi süresince verilen destekler yetersiz kaldı. Söz gelimi ücretsiz izinlilere ayda 1000 lira eğer bir yılını doldurmamışsa 500 lira verildi. Kamu bankalarının esnafa ve KOBİ'lere vereceği krediler de lafta kaldı. Konut kredileri, konut talebinin artmasını sağlayacak fakat aynı zamanda konut fiyatlarının da artmasına neden olacaktır. Mevcut stoklar tükenmeden de yeniden konut yatırımı yapılmaz. Otomobil satışlarının artması, aynı zamanda ithalatı da artırır. Çünkü otomotiv sektöründe kullanılan ithal girdi oranı yüzde 30 ile yüzde 65 arasında değişiyor. Talep artışları yatırımlara yansımazsa, istihdam artışı olmayacaktır. Üretimde sürekli artış olmayacak ve büyüme sürdürülmez olacaktır. Talep fazlası ithalatın ve dış açıkların artmasına neden olacaktır. Aslında yeni yatırımlar için teşvikler artırılsaydı yine ekonomide canlanma yaratırdı.

Kamu bankaları ucuz kredi verdikleri için zarar yazacaklar. Bu zarar hazineden ödenecek. Yani konut alanların düşük faiz farkını konut almayan vergi mükellefleri karşılamış olacaktır. Üstelik uzun vadeli krediler olduğu için gelecek iktidarların bütçe kaynakları da daralmış olacaktır. Özetle bugün talep artışı için alınan önlemlerin yükü bir kısım halka ve gelecek iktidarlara yansıyacaktır.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

“Faiz düşürerek, döviz fiyatını ve enflasyonu düşürme” hedefi tutturulamadı. GÖZLEM konuyu masaya yatırdı; “sebebi ve çareyi” uzmanlara sordu. İşte görüşler…

Türkiye’nin Sarraj hükümetine destek verdiği Libya’da Sirte ve Cufra’ya yönelik operasyon planları nedeniyle bölgedeki tansiyonun yüksek olduğu bir dönemde, Ulusal Mut...

Türkiye genelindeki neredeyse bütün baroların karşı çıktığı “çoklu baro” düzenlemesinin büyük bölümü gazetemizin baskıya verildiği saatlerde (Cuma / saat 18.00) Türki...

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) coronavirüs salgınının yavaşladığına dair elde bir işaret olmadığını açıkladı. Virüsün hava yolu ile bulaştığı yönündeki çalışmalar son dönem...

“Kendileriyle ilgili” yasa tekliflerin için görüşleri alınmayan Avukatlar yürüyor, İşçi Sendikaları yurdun dört bir yanında basın toplantıları yapıyor. Ama… Barolar Ka...

Çin'de ortaya çıktıktan kısa sürede sonra tüm dünyaya yayılan coronavirüs pandemisinin olumsuz etkileri sürüyor. Bir yandan vaka ve yeni ölümler yaşanırken, diğer yand...

CHP İzmir Milletvekili Atila Sertel, GÖZLEM’in Türkiye gündemine ilişkin sorularını yanıtladı. İşte sorularımız ve Sertel’in cevapları…

Yazarlar
Website Security Test