Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Pandemi kâbusu geri gelmek üzere ve kısıtlamalar da!..

19.6.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Maçlar “Pandemi bakımından” kazasız belasız oynandı ama… Sokaklarda, pazarlarda, plajlarda, pikniklerde, kafelerde, marketlerde ve mağazalarda bütün uyarılara rağmen “maske ve mesafe” tedbirlerine uymayan yüz binlerce insan var. Acı bir gerçek ki, vaka sayısı, iyileşen vaka sayısını “yeniden” geçti… Gözlem konuyu masaya yatırdı ve uzmanına sordu. İşte haberimiz ve uzman görüşü…

MEHMET KOCABIYIK

Çin'de ortaya çıktıktan kısa süre sonra tüm dünyaya yayılan coronavirüs (Covid-19) vaka sayısı 9 milyona yaklaşıyor. Covid-19 salgınında en fazla vakanın görüldüğü ülke, iki milyondan fazla vaka sayısı ve 100 binden fazla can kaybıyla ABD oldu. Avrupa coronanın üssüydü ancak yeni üs Latin Amerika olmuş durumda. Çin'de ise ikinci dalga paniği yaşanıyor. Başkent Pekin'den çıkışlar yasaklandı.

Türkiye, coronavirüsle mücadele kapsamında yasakları kaldırırken son günlerde vaka sayılarının tekrar 1500'lü rakamlara çıkması kaygıya neden oldu. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'nın günlük coronavirüs verilerine ilişkin paylaşımlarında da bu kaygı gözleniyor; bakan uyarı üstüne uyarı yapıyor.
Türkiye, turizmden ulaşıma; kafelerin açılmasından sokağa çıkma kısıtlamaların kaldırılmasına, normalleşme aşamasına geçişi hızlandıran ülkeler arasında bulunuyor. Toplu ulaşım araçları ve şehirlerarası yolculuklarda kişi sayısındaki kota da kalktı. Spor faaliyetlerinin en çok takip edilen branşı futbol da alınan önlemler kapsamında geçtiğimiz haftadan itibaren oynanmaya başladı.

Turizm bölgeleri hareketlenirken, Almanya, Türkiye dâhil olmak üzere 130 ülkeyi, yeni oluşturulan coronavirüs risk bölgesi listesine aldı. Robert Koch Enstitüsü tarafından hazırlanan ve düzenli olarak güncellenecek listede, Almanların tatil için tercih ettikleri Mısır, Tayland ve Fas gibi ülkeler de yer aldı. Böylece uluslararası seyahat uyarısı gereği, listede yer alan riskli ülkelere gidenlerin Almanya'ya döndüklerinde 14 gün ev karantinasında kalmaları zorunlu hale geldi. Almanya’nın bu kararı tatilcileri caydıran bir durum.

Kısıtlamaların kaldırılması sonrası yaşanan manzaralar ise özellikle Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’yı, bilim kurulunu, bilim adamlarını, büyükşehir belediye başkanlarını büyük ölçüde etkiledi ve endişelendirdi.

Koca, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamalarla, “Normalleşme sürecinin devam etmesini istiyorsak tedbiri elden bırakmayalım” uyarılarına devam etti. Bakan Koca’nın açıkladığı coronavirüs tabloları ise son günlerde ikinci dalga endişelerini güçlendirdi. Bilim Kurulu üyesi Prof. Dr. Seçil Özkan, ikinci dalgadan önce ikinci “pik” yaşanabileceğini belirtti. Sosyal mesafe kurallarına dikkat çeken Özkan, "Sosyal mesafe, maske takmak ve el hijyeni çok önemli. Eğer böyle yapmazsak, önemsemezsek, ‘bana bir şey olmaz, oğlumun düğününü yapayım, gün sırası bendeydi günümü de yapayım’ gibi düşüncelere kapılırsak, şu anda rakamlarda bir artış var, tekrar ikinci bir pik noktası yaşayabiliriz. Maskeyi takmaktan bunalıyoruz; ama şunu düşünelim; hastaneye yattığımızda solunum cihazında olmaktan kat be kat iyidir." dedi.

Coronavirüs Bilim Kurulu, salgında son durumu değerlendirmek üzere çarşamba günü video konferans yöntemiyle toplandı. Bakan Koca toplantı sonrasında şunları söyledi:

“Üretim devam etmek zorunda, eğitim, ulaşım, ticaret, turizm ve hizmet sektörleri toplumun geleceği için vazgeçilmez unsurlardır. Biz önümüzdeki dönemde, genel anlamda sokağa çıkma kısıtlaması veya yasağı gibi bir durumu düşünmüyoruz. Bilim Kurulunda gündeme gelmedi. Biz bu normalleşme döneminde, özellikle pikten sonra bir plato çizdiği ve daha sonra aşağı düştüğünü hepimiz gördük. Bu aşağı düşmesinden sonra birçok ülkede görüldüğü gibi dalgalanmalar olabilir. Bu dalgalanmalara bizim tedbirlere uymamızla doğru orantılı. Ama bu dalgalanmanın bu kadar fazla olacağın düşünmemiştik. Bu anlamda genel bir durumdan öte bölgesel olduğunu biliyoruz. Bu nedenle tedbirlere ısrarla uyulması gerektiğinin altını çiziyorum.”

İllerin ortalama vaka sayılarına da değinen Koca, “Son bir ayda, İstanbul'da ortalama vaka sayısı 653, son bir haftada ortalama vaka sayısı 620, son üç günde ortalama vaka sayısı 610'du, düne göre baktığımızda bu sayı 700'leri geçti. Ankara'da günlük ortalama vaka sayısı 127, son bir haftada ortalama vaka sayısı 155, son 3 günde ortalama vaka sayısı 177. İzmir’de ise son 3 günde ortalama vaka sayısı 34.” dedi.

Türkiye’nin son coronavirüs tablosunda toplam vaka sayısı 180 binin üzerine çıkarken, 755 hasta yoğun bakımda ve 311 hasta entübe durumda.

Bu tablo yavaş yavaş “normale dönmeye başlayan” piyasalarda “endişe yaratmaya başladı”; iş sahipleri ve çalışanlar, “bir geri dönüşün altından nasıl kalkılabileceğini” tartışır hâle geldiler!..

 

COVİD 19’DA MUTASYON; “10 KAT DAHA FAZLA BULAŞICI!..”

ABD’de Scripps Araştırma Enstitüsü tarafından yapılan araştırmada, coronavirüsün mutasyona uğrayan bir türü nedeniyle ABD’nin New York kenti ile İtalya ve İngiltere’de 10 kat daha bulaşıcı olduğu açıklandı. Coronavirüsün D614G adı verilen mutant versiyonu, sadece daha bulaşıcı olmakla kalmıyor, aynı zamanda orjinal virüsten 4 kat daha fazla taç yapısına sahip. Bu onun insan hücrelerine daha fazla ve kalıcı şekilde tutunmasına neden olarak ölüm riskini de dörde katlıyor.

İngiltere’de yer alan Reading Üniversitesi’nden virolog Profesör Ian Jones, araştırmayı değerlendirerek, “Evet mutant virüs daha bulaşıcı. Çalışma oldukça iyi. Bu durum virüsün düşük miktarlarda olsa dahi kolayca yayılabileceği anlamına geliyor” ifadelerini kullandı.

Araştırmacılar, dünyanın her yerinde coronavirüsün popülasyonların genetik yapılarına uyum sağlamak için çeşitli mutasyonlara uğradığını ve şu ana kadar 30’u aşkın türün tespit edildiğini açıkladı. Ancak D614G’nin açık ara farkla en zararlısı olduğu açıklandı.

 

“COVİD19 MUTASYONU RİSKİ BÜYÜK”

Zeki Hozer (Dr.) –Bilindiği gibi coronavirüsü bir RNA virüsüdür ve virüsler, hayvan, bitki ve hatta bakterilerin bile canlı hücrelerini infekte eden mikroskobik canlılardır. Milyonlarca türü söz konusudur. Esasında bu canlılar için bir bilim dalı var: Viroloji. Ama aylardır devam eden televizyon programlarından hiçbirinde bir Viroloğun davet edilmemesini ilginç bir saptama olarak burada belirteyim!

Hâlihazırda pandemiyi yapan da coronavirüs ailesinin yedincisi olarak tanımlanan SARS-CoV-2. ismini de protein kapsülünü taç şeklinde saran kılıfından alıyor,’’Corona’’ Latince taç demek.

Virüsler dünyada en az 100 milyon yıldır mevcutlar ve genetik seleksiyon olarak süreklilik arz eden bir değişim içerisindeler. Bunlar mutasyon dediğimiz hafif değişiklikler olabileceği gibi rekombinasyon tarzında büyük değişimler de olabilir. Sonuçta da mutasyon ve rekombinasyonlar virüsleri genetik olarak değiştirerek hastalık yapma özellikleri dâhil birçok yeni yetenekler kazanmalarına yol açıyor. Nitekim CoVid 19’un da yarasalarda bulunan zoonotik bir virüs olduğu, aracı bir hayvandaki bir virüsle rekombine olarak insanda hastalık yapan bir genetik özelliği kazandığı biliniyor.



Virüslerdeki mutasyon şeklindeki doğal süreçlerin güncel yayınlarda gündeme gelmesinin nedeni, virüsün bu değişikliklerle, daha bulaşıcı ya da öldürücü hale gelmesi endişesi. Nitekim ABD’de bulunan Scripps Araştırma Enstitüsü, Newyork’u tarumar eden coronavirüsünün D614G adı ile anılan virüsün mutant versiyonu olduğunu açıkladı. Her ne kadar bunlar haksız bir kaygı olmasa da güvenilir küresel referans kuruluşlarının yaptığı çalışmalar, bu endişeleri ortadan kaldırıyor. Univercity College London’dan Genetik Direktörü Francis Balloux, coronavirüs ile ilgili olarak daha hızlı ya da daha yavaş bir mutasyonu tespit etmediklerini belirtiyor. Şimdilik bu konuda rahatsızlık duymayı gerektiren bir durum yok. Hatta yukarıdaki grafikte de görüleceği üzere virüsün virülansı, yani hastalık yapma özelliğinin azaldığı bile görülüyor. Bunun anlamı vaka sayısında kısmi artışın görülmesine karşın hastalık şiddetinin azalması. Burada da akıllara, güncel vaka sayıları artışı ekseninde ikinci ya da üçüncü dalga şeklinde dile getirilen endişeler geliyor. Kişisel hijyen, fizik mesafe duyarlılığı ve maske kullanımı son günlerde olduğu şekilde özensiz yapılırsa bunun olacağını beklemek çok doğal. Zaten tüm Dünyada önlemlerin azaltılmasının nedeni salgına dair bir tehlikenin kalmaması değil, pandeminin ulusal ekonomileri durma noktasına getirmesinin sosyal maliyeti.

Sonuç olarak, aşı ve kesin bir tedavi çalışmaları sonuçlanana kadar, ki bu da en az 6 ayı kapsamakta, HMM diye kısaltılan hijyen, mesafe ve maske tedbirlerini bir yasal zorunluluk gibi yapmak sorumluluğundayız.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

“Şimdiden” Cumhurbaşkanı Adayı’nın açıklamalarına ve ağır iddialarına CHP Genel Merkezi “tek tek” cevap verdi. “Söz düellosu” devam edecek; Cumhur İttifakı’nı memnun e...

GÖZLEM konuyu masaya yatırdı ve uzmanlara sordu. Türkiye namına olumlu bir tablo ortaya çıkmadı; işte görüşler…

Solda ''yeni bir partinin doğması ihtimali'' geçmiş dönemleri de hatırlattı. Sosyal demokrat tabanda 12 Eylül'den sonra Necdet Calp'in Halkçı Partisi ve Erdal İnönü'nü...

Türkiye yeni haftaya, altın ve dövizdeki sert yükselişlerle başladı. Covid-19’da ikinci dalganın başlayacağına dair haberler ve ABD ile Çin arasındaki diplomatik geril...

Müze statüsünden camiye çevrilmesinin ardından kimliği belirsiz (?) kişilerden oluşan bir grup tarafından Ayasofya’da, Afganistan’da on binlerce insanı öldüren Taliban...

Bergama'da İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü görevini yapan Nuri Kiraz, söylediği sözler ile tepki çekti.

''Biz Mardinliyiz. Her gelene bir MERHABAMIZ, her gidene bir EYVALLAHIMIZ vardır.''

Yazarlar
Website Security Test