Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Libya’da gerilim artıyor, “Sirte” işleri karıştırıyor

10.7.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Türkiye’nin Sarraj hükümetine destek verdiği Libya’da Sirte ve Cufra’ya yönelik operasyon planları nedeniyle bölgedeki tansiyonun yüksek olduğu bir dönemde, Ulusal Mutabakat Hükümeti’nin bir süre önce Hafter güçlerinden aldığı kritik ve “Türkiye’nin üs olarak kullanacağı” Watiye askerî üssüne savaş uçakları tarafından yapılan saldırı gerginliği tırmandırdı.

Ülkenin doğusunda konuşlu Hafter'e bağlı Libya Ulusal Ordusu (LNA) isimli silahlı gruptan yapılan açıklamada, hava saldırılarının “kimliği bilinmeyen jetler” tarafından düzenlendiği belirtildi. Ulusal Mutabakat Hükümeti’ne bağlı ordu, Watiye üssünü, 18 Mayıs’ta Halife Hafter'e bağlı milislerden almıştı.

Türkiye’nin Libya’da kurmayı planladığı iki askerî üsten biri olan Watiye’ye yönelik saldırının hangi ülke tarafından gerçekleştirildiği tartışılıyor. Gözler Mısır ve Birleşik Arap Emirlikleri üzerine çevrilirken, Rusya’nın işin içinde olup olmadığı tartışılıyor.

Euronews Türkçe’nin haberine göre Libya Savunma Bakanı Yardımcısı Salih Nemruş, “saldırının Hafter'e destek veren ülkelerce yapıldığını ve uygun zamanda karşılık verileceğini” söyledi.

Anadolu Ajansı da askerî üssün vurulmasının arkasında Birleşik Arap Emirlikleri'ne ait uçakların olabileceğine dikkat çekti. Habere göre, Libya ordusunun yürüttüğü Öfke Volkanı Operasyonu sözcülerinden Abdulmalik el-Medeni sosyal medya hesabından yayınladığı mesajda, “Vatiyye Üssü'ne yönelik hava saldırısının, Mısır'ın Libya sınırı yakınlarındaki Sidi el-Barani Üssü'nden havalanan Birleşik Arap Emirlikleri'ne (BAE) ait Mirage 2000-9 tipi uçaklarca düzenlendiğini” iddia etti.

Libya basınında ise saldırıyla ilgili farklı ülkelerin ismi zikredildi. Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti'ne bağlı kaynaklar saldırıda Mısır'dan kalkan Birleşik Arap Emirlikleri'ne ait Fransız Mirage savaş jetlerinin kullanıldığını aktardı.

Ancak Akdeniz ve Orta Doğu'da güvenlik araştırmaları üzerine çalışmalar yürüten profesör Micheel Tanchim, Fransız Mirage uçaklarının Çad'da konuşlu olduğunu ve Libya sınırındaki Çadlı radikal örgütlerin buradan kalkan uçakları hedef aldığını belirtiyor. Prof Tanchim, Fransız pilot ve uçaklarının Libya'da Türk hedeflerini vurma riskini göze alamayacağı yorumlarına da katıldığını belirtiyor.

Türkiye’nin Libya’da kurmayı planladığı iki askerî üsten biri olan Watiye’ye yönelik saldırının yarattığı gerilim devam ederken, “ateşkes masasına oturulmamasının sebebi olarak” iki taraf birbirini suçluyor. Hafter “Sirte’yi vermeyi” kabul etmiyor, Sarraj Hükümeti de “masa şartı” olarak “Sirte bize verilmeli” diyor.

Özellikle Fransa’nın, Türkiye ile ilgili iddiaları ve Türkiye’nin sert ve haklı cevapları Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği kulislerinde konuşulmaya devam ediyor. Emekli Albay Soner Aydın, gelişmeleri GÖZLEM için yorumladı…

*******

“LİBYA’DAKİ GELİŞMELER MUHATAPLARIMIZI ENDİŞELENDİRDİ”

Soner Aydın (Emekli Albay) –Bilindiği gibi; haziran ayı ortalarında Dışişleri Bakanı, Hazine ve Maliye Bakanı, Cumhurbaşkanlığı sözcüsü ve MİT Müsteşarı, 3 Temmuz’da da Milli Savunma Bakanı ve Genelkurmay Başkanı Libya’yı ziyaret etmişlerdi. Ülkemiz; bu ziyaretlerle bütün muhataplarımıza siyasi, ekonomik, ticari ve askerî açıdan önemli mesajlar verdi. Ziyaretler öncesinde askeri destek verdiğimiz Ulusal Mutabakat Hükümeti (UMH), Hafter güçleri karşısında önemli askeri başarılar kazanmış, Libya’nın önemli stratejik bölgeleri olan Sirte ve Cufra’ya kadar ilerlemiş, bu bölgeleri ele geçirme aşamasına gelmişti. Ziyaretlerin ardından gelen tepkilere ve olaylara bakıldığında gelişmelerin Libya’yı hedefine koyan ülkelerde endişe yarattığı, safların daha da belirginleştiği görülmektedir.

İlk tepki; Dışişleri Bakanı ve beraberindeki heyetin ziyaretinden sonra Mısır ve Rusya’dan gelmişti. Bu iki ülke; UMH güçlerinin Sirte ve Cufra’ya harekâtını durdurmasını, bu bölgelerin kırmızı çizgileri olduğunu ifade etmişlerdi ve Mısır, ordusuna askeri harekata hazırlıklı olma emrini vermişti.

3 Temmuz’daki ziyarette; Vatiyye hava üssünün UMH tarafından Türkiye’nin kullanımına verildiği açıklanmış, Milli Savunma Bakanı ve Genelkurmay Başkanımız bu üssü ziyaret etmişlerdi. Sonrasında Misrata deniz üssünün de muhtemelen Türkiye’nin kullanımına verileceği basında yer almıştı. Bu ziyaretten iki gün sonra UMH kontrolündeki Vatiyye hava üssü kimliği belirsiz uçaklar tarafından bombalandı. Saldırının sorumlusu olarak Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Rusya, Fransa işaret edildi ancak bugüne kadar bu saldırıyı resmen üslenen ülke olmadı. Günümüzün askeri ve havacılık teknolojisiyle bir hava aracının nereden havalandığını tespit etmek bile mümkünken, savaş halindeki bir ülkede böyle bir hava saldırısının kimin tarafından düzenlendiğinin bilinememesi bana gerçekçi gelmemektedir. Aynı şekilde saldırıyı düzenleyen ülkenin kendisini gizlemesi de oldukça ilginçtir.

Bence son gelişmeler; safların belirginleştiğinin, tarafların birbirini pazarlığa zorladığının işaretidir. Libya’da Türkiye’nin askeri varlığından rahatsız olan ve UMH’nin Hafter güçlerine karşı ilerlemesini durdurmaya çalışan ülkeler bellidir. Rusya, Fransa, Mısır, BAE, Suudi Arabistan tavırlarını açıkça ortaya koyan ülkelerdir, bence bu saldırıyı hangisinin yaptığını hepsi bilmektedir. Türkiye’nin karşısında bir blok vardır. Önemli olan saldırıyı bu blokta yer alan ülkelerden hangisinin yaptığı değil, saldırıdan neyin amaçlandığıdır.

Vatiyye ve Misrata, ülkemizden binlerce kilometre uzakta askeri varlık gösteren Türk Silahlı Kuvvetlerimiz için iki önemli hava ve deniz üssüdür. Bizim için taktik ve stratejik öneme sahiptir. Bu saldırı; ülkemize verilmeye çalışılan bir mesaj niteliğindedir. Muhataplarımız, Türkiye’nin askeri desteğiyle elde edilen başarılardan oldukça rahatsızdır, Sirte ve Cufra gibi iki önemli stratejik bölgenin UMH tarafından ele geçirilmesi bütün planlarını bozacaktır. Bu nedenle bizi taciz etmektedirler.

Bunlar olurken bir taraftan da ateşkese gidilmesi konusunda yoğun baskılar vardır. Nitekim Rusya; Hafter güçlerini ateşkese ikna edeceğini, Türkiye’nin de UMH’yi ateşkese ikna etmesi gerektiğini ifade etmektedir. BM Genel Sekreteri, Libya’ya silah ambargosunu delen ülkeleri isim vermeden suçlamakta, “yabancı askeri güçlerin direkt müdahalesinin BM’nin silah ambargosuna aykırı olduğunu” ifade etmektedir. Libya’da; Türkiye’nin kendi başına Rusya ile anlaşarak ortaya koyacağı bir çözüm ABD’nin dışlanmasına yol açacaktır. ABD bölgede Türkiye’yi kullanarak sonuca ulaşmaya çalışmaktadır. Türkiye’nin kendisinden bağımsız hareket etmesinden yana değildir. Bu nedenle ABD’nin bazı senatörleri Rusya’dan satın aldığımız S-400 hava savunma sistemini bahane ederek Türkiye’ye yaptırım kararı alınmasını tekrar gündeme getirmiş, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın hesap vermesinin sağlanması gerektiği şeklinde açıklamalarda bulunmuşlardır.

Bu süreçte bir ateşkes kararı alınamaması, UMH’nin de Sirte ve Cufra’yı ele geçirmek için harekâtını geliştirmesi halinde çatışmaların genişlemesi kaçınılmaz görünmektedir. Müdahil ülkelerin, özellikle Rusya ve Türkiye’nin çatışmaların genişlemesini istemeyeceği kanaatindeyim. Bence ateşkes yakındır, pazarlıklar ateşkes sürecinde devam ettirilecektir. Ülkemiz için Libya, Akdeniz’deki hak ve menfaatlerimizin korunması açısından oldukça önemlidir. Bu nedenle tam bağımsızlık anlayışıyla hareket etmemiz gerekmektedir.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

Solda ''yeni bir partinin doğması ihtimali'' geçmiş dönemleri de hatırlattı. Sosyal demokrat tabanda 12 Eylül'den sonra Necdet Calp'in Halkçı Partisi ve Erdal İnönü'nü...

Türkiye yeni haftaya, altın ve dövizdeki sert yükselişlerle başladı. Covid-19’da ikinci dalganın başlayacağına dair haberler ve ABD ile Çin arasındaki diplomatik geril...

Müze statüsünden camiye çevrilmesinin ardından kimliği belirsiz (?) kişilerden oluşan bir grup tarafından Ayasofya’da, Afganistan’da on binlerce insanı öldüren Taliban...

Bergama'da İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü görevini yapan Nuri Kiraz, söylediği sözler ile tepki çekti.

''Biz Mardinliyiz. Her gelene bir MERHABAMIZ, her gidene bir EYVALLAHIMIZ vardır.''

Siyasi tartışmaların dozunu yükselten açıklamalarla gerilim zincirine art arda eklemeler yapılmasından vazgeçilmesi gerekirken, “çok ağır sözler, isnatlar ve iddialar ...

CHP’nin “Hedef iktidar” sloganıyla yaptığı 37. Olağan Kurultay’da, Tuncay Özkan başta 4 genel başkan yardımcısı Parti Meclisi’ne giremedi. Kemal Kılıçdaroğlu’nun liste...

Yazarlar
Website Security Test