Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

İktidar Kurultayı’na Z kuşağı damga vurdu

29.7.2020
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

CHP’nin “Hedef iktidar” sloganıyla yaptığı 37. Olağan Kurultay’da, Tuncay Özkan başta 4 genel başkan yardımcısı Parti Meclisi’ne giremedi. Kemal Kılıçdaroğlu’nun listesi olmayan 10 isim delegenin oyuyla yönetime girdi. Kılıçdaroğlu, “İlk seçimde dostlarımızla birlikte iktidar olacağız” dedi.

CHP’nin 37’nci Olağan Kurultayı, “Hedef İktidar, Cumhuriyeti Demokrasi ile Taçlandıracağız” sloganıyla yapıldı. Kurultayın ilk günü genel başkanlık, ikinci günü 60 kişilik Parti Meclisi (PM) ve 15 kişilik Yüksek Disiplin Kurulu (YDK) üyeleri seçildi. Kurultayda, Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun karşısına aday çıkmazken, parti vitrini olarak bilinen Parti Meclisi (PM) seçimlerinde kıran kırana yarış yaşandı. Kılıçdaroğlu, yaptığı konuşmada, 2023'te cumhuriyetin ikinci yüzyıla gireceğini vurgulayarak “İlk seçimde dostlarımızla birlikte iktidar olacağız” dedi.

Kurultayda, daha önce Cumhurbaşkanı adayı olan Muharrem İnce ile genel başkanlık yarışında aday olmak isteyen İlhan Cihaner, PM için adaylık başvurusu yapmadı. Delegeler, 52 Parti Meclisi (PM) üyesi ile 15 kişiden oluşan Yüksek Disiplin Kurulu (YDK) üyesi ve Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu tarafından aday gösterilen 12 kişilik Bilim Kültür ve Sanat Platformu'nun (BKSP) 8 üyesini belirlemek için oy kullandı.
Hafta sonu yapılan kurultayda 6'ncı kez genel başkan koltuğuna oturan Kemal Kılıçdaroğlu, yardımcılarını yeni Parti Meclisi üyeleri arasından seçecek.

En yüksek oy Öztrak'a…

PM için 222, YDK için de 47 kişi başvuruda bulundu. Seçimden sürpriz sonuçlar çıktı. PM'ye 25 yeni isim girdi. Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Faik Öztrak 982 oyla, delegenin en fazla oy verdiği isim oldu. Onu, Ankara Milletvekili Bülent Kuşoğlu 862, Kahramanmaraş Milletvekili Ali Öztunç 855, İzmir eski il Başkanı Rıfat Turuntay Nalbantoğlu 848 oyla izledi.

Delege, dört genel başkan yardımcısını çizerek yönetim dışı bıraktı. PM'ye giremeyen MYK üyeleri ve genel başkan yardımcıları Tuncay Özkan, Ünal Çeviköz, Yıldırım Kaya ve Aykut Erdoğdu oldu. Erdoğdu, yeterli oyu aldı ama kotaya takıldı.

Aylin Nazlıaka sürprizi…

Kılıçdaroğlu'nun hazırladığı belirtilen anahtar listede yer almayan 10 kişi, delegelerin oyuyla PM'ye girdi. Eski milletvekili Mehmet Tüm, Hakkı Akalın ve Ergenekon mağduru CHP İzmir Milletvekili Mehmet Ali Çelebi de listeyi deldi ancak kota nedeniyle PM'ye giremedi. PM'de iki muhalif, Hakkı Suha Okay (762 oyla) ve Selin Sayek Böke (794 oyla) de yer aldı.

CHP'den 2016'da ihraç edilen ve geçen yıl tekrar partiye üye yapılan eski Ankara vekili Aylin Nazlıaka, anahtar listede olmamasına rağmen 515 oyla PM'ye girdi.

Geçtiğimiz yıllarda CHP'den ihraç edilmek istenen eski Elazığ vekili Gürsel Erol da listeye delip PM'ye giren isimlerden oldu. Erol, 824 oy aldı. Gaye Usluer, Gökhan Günaydın, Eren Erdem, Müslim Sarı listeyi delerken Aylin Nazlıaka, Erbil Aydınlık, Ahmet Hakan Uyanık, Semra Dinçer, Hasan Efe Uyar cinsiyet ve gençlik kotasından PM'ye girdi.

Yunus Emre 1021, Aylin Yaman 964, Fethi Açıkel 959, Burhan Şenatalar 905, Ali Rıza Erbay 887, Lale Karabıyık 871, Yüksel Taşkın 780, Ayşe Eser Danışoğlu 756 oy ile PM üyesi oldu. CHP Yunus Emre 1251 geçerli oydan 1021 oy alarak rekor kıran isim oldu. Kurultayda, YDK üyeliklerine de Mahir Polat, Uğur Bayraktutan, Süleyman Bülbül, Saniye Barut, Gülsün Filorinalı, Sezgin Kaya, Ahmet Ersen Özsoy, Cem Artantaş, Doğuşcan Aydın Aygün, Garip Erdoğan, Mustafa Serdar Soydan, Bülent Maraklı, Gülşah Deniz Atalar, Tuğba Torun, Gonca Yelda Orhan seçildi.

Kotaya takıldılar…

HP Tüzüğü'ne göre; PM'ye seçilen adaylarda yüzde 33 cinsiyet kotası, yüzde 20 de gençlik kotası uygulanıyor. Bu nedenle CHP'de 9 aday ilk 52 kişilik listede olmalarına rağmen PM'ye giremeyen isimler şöyle: Akif Hamzaçebi, Turan Aydoğan, Sezgin, Tanrıkulu, Mehmet Tüm, Cemal Canpolat, Hakkı Akalın, Hüseyin Yaşar, Mehmet Ali Çelebi, Aykut Erdoğdu.

Sanatçı Onur Akın da 777 oy almasına rağmen cinsiyet kotası nedeniyle BKSP'ye giremedi. YDK'da ise eski Cumhuriyet Savcısı Bülent Yücetürk, Yiğit Acar kadın kotasına takıldığı için liste dışında kaldı.

İlk türbanlı PM üyesi…

Avukat Sevgi Kılıç (27) PM'ye giren ilk türbanlı isim oldu. 365 oyla gençlik kotasından PM'ye giren Kılıç, “Avukat kimliğimle, hukukçu kimliğimle, CHP'li kimliğimle öne çıkmak isterim. Çünkü listede başörtümle değil, çalışkanlığım ve azmimle yer aldım. Bundan sonra da sahada olacağım” dedi.

CHP PM üyelerinin 52'si çarşaf listeden, geri kalan sekizi ise “genel başkan kontenjanı” olarak da adlandırılan BKSP listesinden seçiliyor. Yeni tüzük gereği, yüzde 33 cinsiyet, yüzde 20 gençlik kotası bu kurultayda ilk kez uygulandı. Bu nedenle PM'nin en az yarısı kadın ve gençlerden oluştu.

Yeni tüzük gereği, yüzde 33 cinsiyet, yüzde 20 gençlik kotası ilk kez uygulanıyor. Bu nedenle PM'nin en az yarısı kadın ve gençlerden oluşacak. Kesin sonuçlar cinsiyet ve kadın kotası uygulandıktan sonra ilan edilecek.

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, yaptığı konuşmada, ikinci yüzyıla cumhuriyeti demokrasiyle taçlandırmayı temel hedef haline getirerek girdiklerini belirtti. Türkiye'nin 5 temel sorununun, demokrasi, ekonomi, dış politika, toplumsal barış ve eğitim olduğunu söyleyen Kılıçdaroğlu, bu sorunların çözümü için 13 öneri sunan İkinci Yüzyıla Çağrı Beyannamesi'ni delegelerin oylamasına sundu. Kayyum uygulamalarının kaldırılması, seçim yasasında cinsiyet kotası getirilmesi, seçim barajının kaldırılması ve siyasi ahlak yasası gibi vaatlerin yer aldığı beyanname oybirliği ile kabul edildi.

Kemal Kılıçdaroğlu, tek aday olarak girdiği seçimde 1251 oy alarak yeniden genel başkanlığa seçildi. Teşekkür konuşması yapan Kılıçdaroğlu "Herkesi kucaklayacağız. Oy verdiniz sağolun, teşekkür ederim. Verdiğiniz her oya layık olmaya çalışacağım. Hiçbiriniz unutmasın, yeri gelir 24 saat çalışırım. Bu ülkeyi huzura kavuşturmak için hiç kimseyi ötekileştirmeden 24 saat çalışacağım" dedi...

*******

 

“İKTİDAR KURULTAYINI GERİDE BIRAKTIK”

Atila Sertel (CHP İzmir Milletvekili) –İktidara yürüyüş yolunda çok önemli bir kurultayı geride bıraktık. Öncelikle Türkiye’ye, halkımıza ve partimize hayırlı, uğurlu olsun diyorum. Partinin yönetim kadrolarında yer almak ve iktidar yürüyüşünde gerek fikirlerimle, gerekse bitmek, tükenmek bilmeyen enerjim ile katkıda bulunmak isterdim. Ancak ben CHP’nin örgütsel gücüne ve kararına hep saygılı oldum. İzmir il örgütümüz önerir ve genel başkanımız listede takdir ederse göreve hazır olduğumu ve aday olacağımı vurguladım.

Öyle olmayınca da liste delmek iddiasıyla aday olmamı isteyen bütün önerenlere teşekkür ettim ve verdiğim sözden ayrılmayarak aday olmadım. Mesele bireysel arayışta değildir, toplumsal bakış açısı önemlidir. Biz milletvekiliyiz ve çok önemli bir konumdayız. Partimizin iktidarı için, ülkemizi demokrasi ile buluşturmak için, parlamenter rejimi kurmak İçin, halkımızın ve ülkemizin sorunlarının çözümü İçin var gücümüz İle çalışmalıyız.

Seçilen tüm arkadaşlarımı kutluyorum. Telefon İle ulaştıklarımı sesimle kutladım, ulaşamadıklarımı da aracılığınız İle kutluyorum. CHP önümüzdeki seçimde iktidar olacaktır. Bu yolda üzerime düşen tüm görevleri yerine getirmeyi sürdüreceğim.

*******

 

“TÜRKİYE’Yİ ÇAĞDAŞ ROTADA YENİDEN KURMAK”

Hüsnü Erkan (Prof. Dr.) - 18 yıllık AKP iktidarı ülkeyi her açıdan uçuruma yuvarladı. Ülke kaynakları talan edildi. Üretim tesisleri bir bir satıldı ve sonuçta kapatıldı. Üretim ekonomisinden ticaret ekonomisine dönüşen ülke dünya sıralamasında ve kişi başına düşen milli gelir açısından gerileme sürecine girdi.

Ekonomi bu gün içinden çıkılmaz işsizlik, açlık ve yoksullukla yüz yüze geldi. En önemlisi de ülke sorunlarını çözmesi gereken devlet kurumları, başta parlamento ve yargı sistemi olmak üzere işlevsiz duruma getirildi. Şimdi ellerinde kalan tek çare olarak ülke toprakları parsel parsel başka ülke insanlarına satılıyor. Hem ülke içinde hem ülke dışında tüm ilişkiler gerilim, ötekileştirme ve çatışa sistemi üzerine kuruldu. Ülkenin rotası çağdaş uygarlık yerine, Ortadoğu ülkelerinin cahiliye devri rotasına yönlendirildi. Kutsal din siyasi ideoloji olarak, bağnazlık ve cehaletin emrine tahsis edildi. Bunun için tarikatlar baş tacı edilerek devlet kurumları bunlara teslim edildi. Çağdaşlık, bilim ve uzmanlık, liyakat ve başarı birer kriter olmaktan çıktı. Üstelik bitmiş tükenmiş ve emperyal güçlerce işgal edilmiş vatanı, bütün bunlardan kurtaran insanlara saldırmanın sistematik biçimde ve adım adım iktidar yandaşlarınca yapılması gündem olmuş durumda. Nihayet iktidar yandaşları, rota ve amaç olarak hilafet ister noktaya gelmiş durumdalar.
İşte böylesi bir ortamda yapılan CHP kurultayının, ülkenin kurucu partisi olarak, bir iktidar değişimine, ülkedeki tüm çağdaş zihniyetli, çoğulcu demokrasi yanlısı parti ve gruplarla birlikte ülkeyi yeniden fabrika ayarları olarak çağdaşlık rotasına oturtma isteği tarihi bir görev ve sorumluluktur. Buna acil ihtiyaç bulunmaktadır. Partide kimin ve kimlerin seçildiği, ikinci derecede bir konudur. Önemli olan büyük dahi Mustafa Kemal Atatürk’ün çağdaş uygarlık hedefi rotasına destek olarak, ülkenin önünün yeniden açılmasıdır. CHP Kurultayı 13 maddelik açıklaması ile bu iradeyi ortaya koymuştur.

Bu görev sadece CHP’lilerin sorumluluğunda değildir. Demokrasi ve çağdaşlık yanlısı olan her kesim ve kişinin görevi olmalıdır. Ayrıca CHP, bu sorumluluğu yüklenip, toplumun tüm kesim ve diğer partileri ile birlikte bu göreve soyunması, kendisine ilişkin toplumda var olan, “halktan kopuk, tepe ve devlet partisi” imajının silinmesine katkı yapacaktır. Esasen toplumdaki bu algı, Osmanlıdan CHP’ye kalmış olan bir kamburdur. Zira Osmanlı devlet düzeni Sarayda örgütlü iken, tabanı kendi haline eğitimsiz ve cahil bırakmış ve onları “koyun sürüsü” olarak görmüştür. Esasen AKP’nin uyguladığı bu sistem de bu mirasa soyunmuş; tarikatlar üzerinden cehaletin bağnaz gücüne dayalı olarak iktidarını pekiştirmek istemektedir. Ayasofya açılışının nihayet hilafet çığlıklarına dönüşmesi bu yüzdendir.

Ülkenin yeniden çağdaş bilim ve teknolojiyi, çağdaş çoğulcu demokrasinin gereği olan uzlaşma, barış, hoşgörü, güvenlik, başarı, liyakat ile uzmanlık bilgisi ve sosyal hukuk devleti değerleri üzerine yeniden kurgulanmasında görev almak aklıselime sahip her parti, kesim ve kişinin kaçınılmaz sorumluluğu olmak zorundadır. Bundan kaçanlar tarih önünde sorumlu duruma düşeceklerdir.

*******

 

“KURULTAY’IN ARDINDAN, CHP’DE ŞİMDİ HEDEF İKTİDAR”

Mehmet Şakir Örs (Gazeteci/ Yazar) –Türkiye’nin siyasal yaşamında ve tarihinde çok önemli bir konuma sahip Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), 37’nci Olağan Kurultayı’nı hafta sonu Ankara’da topladı. Pandemi süreci nedeniyle bir süre yapılamayıp ertelenen kurultay, bu kez salgın koşulları dikkate alınarak gerçekleştirildi.

Kurultay, CHP’liler arasında ve kamuoyunda daha çok bu yönleriyle tartışıldı. Oysa biz, fiziki koşullardan çok, kurultayın anlamına, içeriğine ve mesajlarına odaklanılması gerektiğini düşünüyoruz.

‘İktidar Kurultayı’ neden önemliydi?

CHP’nin 37’nci Olağan Kurultayı, Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu tarafından ‘İktidar Kurultayı’ olarak tanımlandı ve isimlendirildi. Aslında bu tanımlama, partinin iktidar hedefinin vurgulanması ve öne çıkarılması açısından büyük önem taşıyordu. Ancak bu iddianın altının doldurulması ve içeriğinin zenginleştirilmesi gerekiyordu.

Bu da ancak kurultayın üretken, verimli çalışmalarıyla ve kurultaydan çıkacak kararların - mesajların en geniş kesimlere ulaştırılmasıyla mümkün olacaktır. Tabii aynı zamanda yeni seçilenlerin üstün çabalarıyla…

Kısacası, ‘İktidar Kurultayı’ teması ve kurultayın mesajları kurultay salonlarında kalmamalı, ete kemiğe büründürülerek kitlelere ulaşmalıdır.

Halkın ve CHP tabanının kurultaydan beklentisi

CHP’nin kurultayları her daim kamuoyunun ilgisini çeker. CHP’liler de doğrusu kurultayları severler ve önemserler. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu partisi CHP’nin tarihi, bir anlamda kurultayların da tarihidir. Ayrıca kurultayların, genel anlamda sol ve sosyal demokrat siyaset dünyasında da önemli bir yeri ve geleneği vardır.

Ancak bu kurultay, içinde bulunduğumuz ekonomik, sosyal ve siyasal koşullar nedeniyle, gerçekten büyük önem taşıyordu. Günümüzde ülkemiz, iç ve dış politikada önemli sorunlarla karşı karşıya... Pandemi süreci nedeniyle daha da ağırlaşan ekonomik ve sosyal sorunlar, dar gelirli geniş kesimlerin belini büküyor. Başta işsizlik ve enflasyon olmak üzere, ekonomide yaşanan olumsuzluklar halkı derinden etkiliyor. 18 yıldır ülkeyi yöneten ve artık yorulan, yıpranan siyasal anlayış, bütün bu sorunların altında kalıyor. Ülke giderek yönetilemez hale geliyor.

İşte bütün bu nedenlerle, halk - seçmen yeni seçenek arıyor. Ülkemizin içinde bulunduğu ağır iç ve dış sorunları aşabilecek, ekonomide ve toplumsal yaşamda ferahlama yaratabilecek, halkın sesine kulak verecek yeni bir yönetim istiyor. CHP Kurultayı, bütün bu beklentilere cevap vermek durumundaydı.

İkinci Yüzyıla Çağrı Beyannamesi

İçinde bulunduğumuz 2020 yılında TBMM’nin kuruluşunun 100’üncü yıldönümünü kutluyoruz. 2023 yılında da Türkiye Cumhuriyeti’nin ve CHP’nin 100’üncü kuruluş yıldönümleri kutlanacak.

Bu tarihsel dönemeçler, Cumhuriyetin kurucu partisi olan CHP’ye önemli bir misyon ve sorumluluk yüklüyordu. Biz de CHP’nin hem önümüzdeki yüzyılı hedefleyecek ve hem de güncel siyasal - toplumsal görevleri vurgulayacak ‘100’üncü yıl tezleri’ ve ‘Sosyal Devlet - DemokrasiProgramı’ile halkın karşısına çıkması gerektiğinin altını çizmiştik.

Bütün bu beklentiler, Genel Başkan Kılıçdaroğlu’nun kurultaya sunup onaylattığı, ‘İkinci Yüzyıla Çağrı Beyannamesi’nde formüle edildi. Bu çalışmayla, hem CHP’nin tarihinde önemli bir yeri olan ‘İlk Hedefler Beyannamesi’ne gönderme yapılırken, hem de ülkenin içinde bulunduğu önemli güncel sorunlar sıralanarak, çözüm taahhütleri kamuoyuna sunuldu.

Kurultayın anahtar sözcüğü: ‘Dostlarımız’

Aynı zamanda ‘CHP’nin kurultay manifestosu’ olarak da kabul edilen 13 maddelik çözümlerin, CHP’nin ana omurgasını oluşturacağı yeni bir iktidarla gerçekleştirileceği vurgulandı. CHP lideri Kılıçdaroğlu, iktidarın, başta Millet İttifakı olmak üzere, ‘dostlarımız’ dediği siyasal çevrelerle birlikte kazanılacağının altını çizdi.

Üzerinde çokça konuşulan bu yaklaşım ve kavram, bir yandan kurultayın anahtar sözcüğü olarak algılanırken, aynı zamanda ‘iktidarın şifresi’ anlamına da geliyordu. Böylece, iktidara gidilen yolda, çok daha kapsayıcı olacak büyük bir şemsiye açılıyordu.

Kurultayda genel başkanlık tartışması ve çekişmesi olmayacağı zaten biliniyordu. Yerel seçim başarısından aldığı güçle, Genel Başkan Kılıçdaroğlu çok yüksek bir oyla seçildi ve kurultaya ağırlığını koydu. Parti Meclisi de isteği doğrultusunda şekillendi. Şimdi CHP’lilere ‘iktidar hedefi’ için çalışmak düşüyor.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

“Şimdiden” Cumhurbaşkanı Adayı’nın açıklamalarına ve ağır iddialarına CHP Genel Merkezi “tek tek” cevap verdi. “Söz düellosu” devam edecek; Cumhur İttifakı’nı memnun e...

GÖZLEM konuyu masaya yatırdı ve uzmanlara sordu. Türkiye namına olumlu bir tablo ortaya çıkmadı; işte görüşler…

Solda ''yeni bir partinin doğması ihtimali'' geçmiş dönemleri de hatırlattı. Sosyal demokrat tabanda 12 Eylül'den sonra Necdet Calp'in Halkçı Partisi ve Erdal İnönü'nü...

Türkiye yeni haftaya, altın ve dövizdeki sert yükselişlerle başladı. Covid-19’da ikinci dalganın başlayacağına dair haberler ve ABD ile Çin arasındaki diplomatik geril...

Müze statüsünden camiye çevrilmesinin ardından kimliği belirsiz (?) kişilerden oluşan bir grup tarafından Ayasofya’da, Afganistan’da on binlerce insanı öldüren Taliban...

Bergama'da İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü görevini yapan Nuri Kiraz, söylediği sözler ile tepki çekti.

''Biz Mardinliyiz. Her gelene bir MERHABAMIZ, her gidene bir EYVALLAHIMIZ vardır.''

Yazarlar
Website Security Test